✨Giriş✨
Onu bırakmak istemedim,zaten bir ailemide kaybetmiştim.Yine böyle olmasını istememiştim.Günlerdir onu kurtaracağımı söylerken,şimdi nasıl böyle olduğunu sorguluyordum,nerde hata yaptım...?
Eskiden Ai'nin gülümsemesiyle dolan bu ev şimdi sessiz terk edilmiş bir evden farkı yok.Her adımım da sesler odayı dolduruyor,her bir eşya geçirdiğimiz anılarla dolu.Onlara bakmak bile kalbime acı veriyor,özelikle çektirdiğimiz okul girişindeki fotorafımız...
Uzun zamandır hissetmediğim bir boşluk,dipsiz bir çukur gibi geliyor.Bazen bunun çok korkunç bir kabus olduğunu düşünüyorum,fark etmeden uyanmak ve tekrar Ai'ye sarılmak için içimden yalvarıyordum.Ama kardeşlerimin yüzü bana bunun bir kabus olmadığını hatırlatmaları için yeterli.Onların bu halde olmasıda benim suçum...
İçimde bir şeyin büyüdüğünü hissediyorum,ne olduğunu bilmesemde,her şeyi parçalamak istiyorum.Ağlamak istiyorum ama onun yerine her yeri kırıp döküyorum.Bütün her şeyin üstüme geldiğini hissediyorum,içimden bir ses hem kendimden hemde o kahrolası babamdan kurtulmam için kafamın etini yiyor.
••••••••••••••••••••
Ai'nin ölümünün ardından,Miyoko bizi evlat edinerek onların evine yerleştik.İnsanlar her zamanki gibi,o sahnedeyken överler,öldükten sonra da söverler.Bazıları buna üzülsede primciler saçma sapan yorumlar yapmaktan da geri kalmadı.Gerçi şuan bu insanları umursayan ben değilim,Ruby ağlamaklı bir şekilde telefona bağırırken,Aqua ve ben sessiz bir şekilde onu izliyorduk.
Üzgünüm Ruby...
Onun böyle olmasına dayanamadım.Dışardan ona üzgün ve ne kadar pişman olduğumu söylesem,kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramıyacak.İçimden kendimi tatmin edercesine özür dilerken,onların yanından yavaşça ayrıldım.
Başarısız oldum,b-b-en....
Gözlerimde yaşlar dolarken hızla kendimi bir odaya kapattım.Kimse girmesin diye kapının önüne oturarak sessizce ağladım.Dizlerimi göğsüme çekerek,kafamı kollarımın arasına gömdüm.
KENDİMDEN NEFRET EDİYORUM,BU HAYATTAN,HER ŞEYDEN!!!
Dudaklarımı ısırarak bir an olsun bağırmamı engellemeye çalıştım.Sinirden ellerimi durmadan sıkıyordum.Sessiz ağlasamda hıçkırıklarımın kaçmasını engelleyemiyordum.
"NASIL,NEDEN?...BUNUN OLMASINI NEDEN ENGELLEYEMEDİM??!!"
Ellerimle sinirlenerek saçlarımı çekiştiriken,dişerimin arasından sert bir şekilde fısıldadım.Gözlerimi kapatıp,anılar gözümün önüne gelirken,sesli ağlamamak için parmağımı ısırdım.
"Aimi"kapının arkasından tanıdık birinin adımı seslenişle,gözlerim fal taşı gibi açılarak,hiç bir şey yapmayıp sadece hareketsiz kaldım.Yinede bir anda hıçkırdığımda,hızla ellerimle ağzımı kapatak sessiz kaldım.
"İçeri gelebilir miyim?"Aqua ben yanlarından uzaklaşırken,beni takip etmiş.Ve aklındaki soruları sormak için bu fırsatı kullanacaktı.
"Ne istiyorsun?!"Sakin kalarak,ağlamaklı sesimle cevap verdim.Daha başka ne hata yaptığımın farkına varamamıştım.
"Önemli değil,başka bir zaman gelirim"Sesimin kötü olduğunu fark ederek,gözleri büyüdü.Şimdi ona sorular sormak daha da kötüye gidebileceğini düşünerek yalnız bırakmayı düşündü.Yavaşça arkasını dönüp,son bir kez kapıya bakıp uzaklaşmaya başladı.Fakat çok ilerleyemeden,kapının aniden açılmasıyla,şaşırarak arkasını döndü.
"BENLE DALGA MI GEÇİYORSUN?!...NE SÖYLEYECEKSEN SÖYLE!"Karşılatığı manzarayla bir an afalladı.Saçım dağınık,yanaklarm ağlamaktan hafif kızarmış,gözlerimdeki yaşları zar zor tutmaya çalışıyordum.Bağırırken sesimin titrediğini bile fark ettim.Ellerimle gözlerimdeki yaşları silerken,Aqua içinden yanlış zamanda geldiği için kendine lanet okuyordu.
"L-lütfen...Neyi söyleyeceksen söyle ve git"Kollarımı yanıma indirerek kekeleyerek,fısıldadım.Onun yüzüne bakmıyor,kısmış olduğum gözlerimle yere bakıyordum.Onun gözlerindeki tereddütü göremiyordum...
"Ai'nin bıçaklanacağını biliyor muydun?"Dediği şeyle,şaşkınlığa düşerek gözlerim büyümüş bir şekilde onun yüzüne baktım.
Nerden biliyor?...Onlara hi-
Düşüncemin devamını getiremeden,o an ne yaptığım gözümün önüne gelirken,kalbimin çok hızlı atmaya başladığını fark ettim.Ai'yi kurtaracam diye bağırarak onlara koştuğumda,o zaman daha adamın elinde bıçak yoktu.Şaşkınlığım etkisindeylen,etrafta sessizlik oluşmuştu.Ama bu kısa sürürek yere düşen eşya sesiyle ikimizinde dikkati dağıldı,duvarın hemen yanında şaşkınlıkla duran Ruby'i görmemle içimden ölmek için yalvarmaya başladım.
"Öleceğini biliyor muydun?"Bize doğru yavaşça yürürken,hepimizin duyabileceği bir şekilde fısıldadı.Hala gözlerindeki yaşlar taze,yanakları kızarmış bir şekildeydi.Çok korkutucu göründüğüne herkesle iddaya girebilirdim....
Kahretsin...
Stresle elimle oynuyor,alnımda ter damlacıkları oluşuyordu.Aqua'da onun bu durumuna şaşırmış görünüyordu.Bir iki adım hafiften geri çekilerek,onun daha da ksavetli bakmasını sağladım.
"Söylesene kardeşim... onun öleceğini biliyor muydun?"Dediği şeyle ikimiz de ürperdik.Daha da bana yaklaşırken,mantıklı düşünemiyordum.Ne diyebilirdim,bahane bulmam gerekiyordu ama hiç akıllı düşünemiyordum.Ortada sessizlik hakim olurken,Ruby tam önümde duruyordu.Gözlerindeki yaşlar yanaklarından düşerken,onları görmem daha çok kendimden nefret ettirdi.Dudaklarımı ısırarak ağlamamak için kendimi tuttum...
"B-bunun doğru olduğu anlamına mı geliyor?"Kafası eğikken,sesi titreyerek yine bıçak gibi saplanan bir soru yöneltti.Dudaklarım titreyerek,tutamadığım göz yaşlarımdan bir kaçı yanağımdan yuvarlandı.
"NEDEN?!.."Kafasını sinirle kaldırıp,kaşlarını çatmış ağlamaklı yüzüyle bana doğru bağırdı.Kalbim daha çok sızlarken,nefesimin ağırlaştığını hissediyordum.Elimle göğsümdeki sıkıca tutarken,bir iki adım geri gitmeye çalıştım.Ama Ruby hızla yakamdan tutarak kendisine daha çok bakmamı sağladı.
"Bildiğin halde annemizin ölmesine nasıl izin verdin?..."Kaşları kıvrılmış bana acıyla bakarken,ellerinden kurtulmak için ellerini tutuyordum.Aqua durumumu görünce Ruby'nin bileğinden tutarak,kaşlarını çatarak ona baktı.
"Yeter Ruby!..o bizim kardeşimiz,fazla üstüne gidiyorsun."Ruby sinirle bileğini tutan kolunu savurarak,Aqua'yı itti.Bu seferle sinirle ağlayarak onun yüzüne bakıyordu.
"NEDEN O ZAMAN ONU KURTARMADI!!?"Yakamdaki eli daha çok sıkılırken,görüşüm bulanıklaşıyor.Kalbim daha çok acıyordu,her sözcük bir iğne gibi kalbime acı verdiğini hissediyordum.Muhtemelen Aqua'ya bağırmamla buraya gelen Ruby duyduğu şeyle içindeki öfke ve üzüntü dışarı fırladı.Ama bunların hepsini hakettim,onun şuan bu durumda olması benim suçum...
"Ş-şuan yaşayabilirdi...yanımızda olabilirdi."Kafasını eğmiş,hala bana tutunurken sesi titreyerek fısıltıyla konuştu.Sinirle tekrar ellerindeki kumaşı sıkarak kafasını kaldırıp yüzüme baktı.
"BİZE NEDEN SÖYLEMEDİN?!!"Bana bağırdığını hissediyordum ama sesi zar zor geliyordu.Söylediği o kadar şey beynimde yankılanarak,karanlıkta kaybolduğumu hissettiriyordu.Artık bunların hiç birine dayanamayarak,sesli ağlayarak ona sarıldım.Daha bir şey diyemeden,sözümü keserek beni sinirle yere itti.
"BANA SARILMA!...SENDEN NEFRET EDİYORUM!!...BİZE YALAN SÖYLEDİN,ANNEMİZİ SEVDİĞİNİ SÖYLÜYORDUN ONA DEĞER VERDİĞİNİ GÖSTERİYORDUN.SENİNDE O İNSANLARDAN BİR FARKIN YOK!!"Ağlamaklı sesiyle boğazını yırtacak kadar bana bağırdı.Ona gözlerim titreyerek bakıyordum,ellerimle zar zor yere tutunuyordum.Göz yaşlarım yere düşerken,ağzım titreyerek yerde duran damlacıklara bakıyordum.Kelimeleri benim için o kadar ağır geldi ki,göğsümü daha çok sıkıştırıyordu.Aqua hızla koşarak Ruby'nin önüne geçerek onu sakinleştirmek için iki kolunu da tuttu.
"Ruby,sakinleşmelisin,düzgün düşünemiyorsun.Önce bir dinlememiz gerek..."Daha çok ağlarken,Aqua'ya sarılarak üstüne çöktü.Ona sıkıca sarılarak,kafasını onun boynuna gömdü.Sesi odada yankılanırken,onları titrek gözlerle izliyordum.Elimle göğsümün oradaki kıyafeti tutup,kendimi konuşmaya zorladım.
"Üzgünüm Ruby,Aqua.B-ben yapmadım...Ai'yi kurtaramadım."Son sözlerim titrek bir şekilde kekeleyerek söyledikten sonra bütün bedenimdeki gücün benden çekildiğini hissettim.Artık bundan sonra ne olduğunu göremeden,kalbimdeki vicdan azabıyla orada bayılmıştım.
Söylerken hiç biri yalan değildi,ben gerçekten yeni ailemi bu animeyi çok seviyorum.Hep içinde olsam,nasıl olurdu diye hayaller kurdum.Bunun gerçeği dönüştüğünü görünce,o gün benden mutlusu yoktu.Kendimi şanslı bir yandan da sırtımda bir sürü yükü olan hayvan hissetmekten kendimi alamadım.Her gün,uyumadan neler yapabileceğimi düşünürken,hem heyecanlanıyor hem de panikliyordum.Ama gün geçtikçe kendi evrenimi özlemeye başladım,çünkü burda ne kadar anı biriktirdiysem orda daha fazlaydı.Beni seven bir ailem,arkadaşlarım,öğretmenlerimle bile güzel anılarım olmuştu.Geceleri annemin kucağına yatarak uyumak,babamla balık tutmaya gitmek,arkadaşlarımla konuşup dertleşmek,ne kadar kardeşimle kavga da etsekte bazen beni düşünerek dışardan bir şey alırken bana da alması hoşuma gidiyordu.Bir gün üzüldüğümde kendimi okul tuvaletine kapattığımda,öğretmenimin telaşla beni araması beni mutlu etmişti...Olsun,yinede ben burda olmayı kabullenerek,burda yeni anılar biriktirmeye başladım.Ve en azından,sizinde benim gibi yada benden daha çok anılarınız olsun diye Ai'yi kurtarmak istedim.Özür dilerim...şuan bu kadar bağırarak,ağlamanı benden başkası yapmadı.Güzel bir anı derken,böyle olsun istememiştim.Kendimden nefret ediyorum,her huyumdan,her özelliğimden,bu animede olduğumdan bile nefret etmeye başladım.Şimdi napacağımı bilmiyorum ama artık kendimi bu evrenden sonsuza dek silip,burdaki hayatımı bitmiş bir kitap gibi kapatmak istiyorum...