İçeriğe geç

𝘋𝘢𝘭𝘨𝘪𝘯 | wlw

Bölüm 6 · 3 dk okuma

𝘋𝘢𝘭𝘨𝘪𝘯 | wlw

Bölüm 6

Buluşma.

Ertesi gün öğleden sonra Zeynep’ten mesaj geldi:

Zeynep (14:22): Kızlar bugün müsait misiniz? Kahve içelim mi Alsancak’ta? Dedikodunuzu yüz yüze duymak istiyorum 😏 Saat 16:00’da Kafe Lila’nın karşısındaki küçük yer?

Mira’yla birlikte mesajı okuduk. O gün evde tembellik yapıyorduk; battaniyenin altında film izliyor, ara sıra el ele tutuşuyor, hafifçe birbirimize yaslanıyorduk. Mira mesajı görünce güldü ama gözlerinde hafif bir tedirginlik vardı.

“Gidelim mi?” diye sordum.

Mira bir an düşündü. “Gidelim. Er ya da geç konuşacağız zaten. Hem… belki iyi gelir.”

Saat 15:45’te hazırlandık. Basit şeyler giydik – ben kot ve tişört, Mira da aynı tarzda. El ele evden çıktık. Sokakta yürürken parmaklarımız iç içe geçti ama bu sefer biraz daha sıkı tutuyorduk. Sanki birbirimize güç veriyorduk.

Kafe küçük ve sıcaktı; ahşap masalar, yumuşak ışıklar, fonda hafif müzik. Zeynep çoktan gelmiş, köşede oturuyordu. Bizi görünce el salladı, yüzünde kocaman bir gülümseme.

“Hoş geldiniz aşıklar!” dedi yüksek sesle, bizi yanına oturttu.

Mira güldü ama yanakları hafif kızardı. “Abartma Zeynep.”

Kahvelerimizi söyledik. Zeynep hemen konuya girdi, gözleri parlayarak:

“Anlatın bakalım. Lila’da ne işiniz vardı? Ayça ‘el ele dans ediyorlardı’ diye mesaj attı. Gerçek mi?”

Mira bana baktı, sonra Zeynep’e döndü.

“Gerçek,” dedi sakin bir sesle. “Biz… birlikteyiz artık.”

Zeynep bir an sustu, sonra kahkaha attı – sevinç dolu bir kahkaha.

“Vay be! Tebrikler kızlar! Ben demiştim size bir şeyler var diye. Ne zamandır?”

“Yeni sayılır,” dedim. “Ama… güzel gidiyor.”

Zeynep fincanını kaldırdı. “Şerefinize o zaman. Mutlu olun, sakın bırakmayın birbirinizi.”

Konuşma rahat bir şekilde aktı. Zeynep sorular sordu – nasıl başladığı, ne hissettiğimiz, dün gece nasıl geçtiği. Biz de anlattık; utanarak ama dürüstçe. Mira elimi masanın altında tutuyordu, parmaklarımız birbirine kenetlenmişti. Zeynep fark etti, gülümsedi.

“Çok tatlısınız ya,” dedi. “Ama Ayça… biraz bozulmuş gibiydi. Kıskandı galiba.”

Mira kaşlarını kaldırdı. “Kıskanır mı?”

Zeynep omuz silkti. “Eskiden sana hafif göz kırpardı ya, hatırlasana. Şaka gibiydi ama… şimdi ciddiymiş galiba.”

Sessizlik oldu. Mira elimi daha sıkı tuttu.

“Bizim için sorun değil,” dedi Mira. “Ama Ayça’yla konuşuruz gerekirse.”

Zeynep başını salladı. “Konuşun bence. O da arkadaşımız. Ama siz mutluluğunuza bakın.”

Kahve bittiğinde kalktık. Zeynep bizi sarıldı. “Her zaman yanınızdayım,” dedi. “Ve lütfen bana da bir çiftlik bulun, yalnız kaldım resmen.”

Gülerek ayrıldık. Dışarı çıktığımızda hava serinlemişti. Mira elimi bırakmadı, sokakta yürürken omuzlarımız çarpıştı.

“Zeynep iyiydi,” dedim.

“Evet,” dedi Mira. “Ama Ayça konusu… biraz geriyor beni.”

Durduk, bir banka oturduk. Güneş batıyordu, gökyüzü turuncu-kırmızıydı.

Mira bana döndü.

“Kıskanma diye bir şey yok bende,” dedi. “Ama seni kaybetmekten korkuyorum. Henüz yeni başladık ve… her şey çok güzel.”

Elini tuttum, parmaklarını öptüm.

“Kaybetmeyeceksin. Ben buradayım. Seninleyim.”

Mira gülümsedi, öne eğildi. Dudakları benimkilere değdi – kısa, yumuşak bir öpücük. Ayrıldığımızda gözlerimiz birbirine kilitlendi.

“Eve gidelim mi?” diye sordu.

“Gidelim.”

Eve dönerken el ele yürüdük. Kapıyı kapattığımızda birbirimize sarıldık. Sadece sarılma – uzun, sıcak, güvenli bir sarılma. Başımı omzuna yasladım, kokusunu içime çektim.

“Bugün iyi geçti,” dedim fısıltıyla.

“Evet,” dedi Mira. “Ve yarın da iyi geçecek.”

O akşam koltukta yan yana oturduk. Film açmadık, sadece konuştuk. Ellerimiz iç içe, başlarımız birbirine değerek. Gece ilerledikçe yorgunluk çöktü. Mira odasına gitmeden önce kapıda durdu.

“İyi geceler,” dedi.

“İyi geceler,” dedim. Ama bu sefer ekledim: “Yarın görüşürüz.”

Mira gülümsedi.

“Kesinlikle.”

Kapı kapandı. Odama uzandığımda içimde garip bir huzur vardı. Dedikodu başlamıştı, arkadaşlar biliyordu. Ama korkmuyordum. Çünkü Mira yanımdaydı.

Ve bu yavaş yavaş ilerleyen şey… bana yetiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.