İçeriğe geç

𝘋𝘢𝘭𝘨𝘪𝘯 | wlw

Bölüm 4 · 3 dk okuma

𝘋𝘢𝘭𝘨𝘪𝘯 | wlw

Bölüm 4

Lila.

Mesajlaşma ve o ilk öpücükten sonraki birkaç gün tuhaf bir dengede geçti. Evdeyken yakınlaşmalarımız artıyordu – battaniye altında el ele tutuşmak, omuza yaslanmak, kısa ama derin öpücükler – ama dışarı çıktığımızda hâlâ temkinliydik. Kampüste el ele yürümek bile bizi biraz geriyordu; bakışlar, fısıldaşmalar… Henüz alışmamıştık.

Cuma akşamı Mira mesaj attı:

Mira (18:12): Bu akşam bir şey yapalım mı? Evde değil, dışarıda.

Mira (18:13): Alsancak’ta bir yer var, duydum. Kadınların daha çok gittiği, rahat bir bar. LGBT dostu, müzik güzel, kimse yargılamıyor. Gidelim mi?

Kalp atışım hızlandı. Daha önce böyle bir yere hiç gitmemiştim. Arkadaş grubuyla bara giderdik ama bu farklıydı. Bu sefer “biz” olarak gidecektik. Bir çift gibi.

Ben (18:15): Gidelim. Saat kaçta?

Mira (18:16): 21:00’de evin önünde buluşalım. Hazırlanırken heyecanlandım bile 😅

Akşam hazırlanırken aynanın karşısında uzun süre durdum. Siyah dar bir jean, beyaz crop top ve hafif makyaj. Saçlarımı açık bıraktım. Mira kapıyı çaldığında o da benzer bir tarzdaydı – siyah deri ceket, altına sade bir tişört ve kot. Göz göze geldiğimizde ikimiz de gülümsedik ama gergindik.

“Güzel görünüyorsun,” dedi Mira, sesi biraz titrek.

“Sen de,” dedim. Elini tuttum. “Hadi gidelim.”

Alsancak’ın ara sokaklarında yürüdük. Mekanın adı “Lila”ydı – küçük, loş ışıklı, kapısında gökkuşağı bayrağı dalgalanan bir yer. İçeri girdiğimizde müzik hafifti; indie-pop karışımı, kadın vokaller ağırlıklı. Kalabalık çoğunlukla kadınlardan oluşuyordu – bazıları el ele, bazıları arkadaş grubu, bazıları yalnız dans ediyordu. Hava samimiydi, kimse bize “yeni gelen” diye bakmadı.

Bir köşede yüksek masaya oturduk. Mira iki kokteyl söyledi – mojito. Bardaklar geldiğinde kadeh tokuşturduk.

“İlk kez böyle bir yere geldim,” dedim fısıltıyla.

“Ben de,” dedi Mira. “Ama… güzel hissettiriyor. Kimse garipsemiyor bizi.”

Etrafta bakışlar vardı ama yargılayıcı değil, daha çok “hoş geldiniz” gibi. Birkaç kadın gülümsedi, biri yan masadan “İyi eğlenceler kızlar” dedi. Mira elimi sıktı, parmaklarını benimkilerle iç içe geçirdi. Bu sefer çekinmeden, açıkça.

Müzik biraz hızlandı. Dans pisti dolmaya başladı. Mira bana baktı, gözleri parlıyordu.

“Dans edelim mi?”

“Evet,” dedim hemen.

Piste çıktık. Müzik ritmi kalçalarımızı sallatıyordu. Mira beni kendine çekti – belimden tuttu, ben de kollarımı boynuna doladım. Vücutlarımız birbirine yapıştı. Kalabalık arasında kaybolduk. Kimse bize dikkat etmiyordu; herkes kendi dünyasındaydı.

Mira kulağıma eğildi:

“Burada seni öpebilirim, değil mi?”

Güldüm, başımı salladım.

“Evet. Öpebilirsin.”

Dudakları benimkilere değdi – bu sefer utangaç değil, kendinden emin. Öpücük derinleşti, elleri sırtımda gezindi. Ben de onun belini sıktım, kendime bastırdım. Etraftaki müzik, ışıklar, kokteyl kokusu… her şey birleşti. O an sadece ikimiz vardık.

Dans ederken ara sıra göz göze geliyorduk. Mira’nın gözlerinde hem heyecan hem de bir tür özgürlük vardı. Ben de aynı şeyi hissediyordum. İlk kez “gizlenmeden” biriyle birlikteydim.

Bir süre sonra piste geri döndük, masaya oturduk. Nefes nefese, gülerek.

“Burası… inanılmaz,” dedim.

Mira elimi tuttu, parmaklarını öptü.

“Seninle her yer inanılmaz.”

Gece ilerledikçe birkaç kişi yanımıza geldi – sohbet ettik, şakalaştık. Bir kadın “Yeni misiniz?” diye sordu. Mira gülerek “Evet, ilk randevumuz gibi bir şey” dedi. Kadın güldü, “Hoş geldiniz o zaman. Burası sizin yeriniz artık.”

Saat 02:00’ye yaklaştığında yorulduk. Dışarı çıktığımızda hava serindi. El ele yürüdük, sokak lambalarının altında.

“Eve mi?” diye sordum.

Mira durdu, bana döndü.

“Eve. Ama bu gece bitmedi.”

Eve vardığımızda kapıyı kapattığımız anda birbirimize sarıldık. Öpüşmelerimiz koridorda başladı, yatak odasına kadar sürdü. Bu sefer acele yoktu – yavaş, keşfedici, ama daha cesur. Kıyafetler yere düştü, tenlerimiz birbirine değdi. Mira’nın elleri bedenimde gezindi, ben de onunkinde. İnlemelerimiz odada yankılandı.

Zirveye ulaştığımızda birbirimize sarıldık, ter içinde, mutlu. Mira kulağıma fısıldadı:

“Bugün… özgür hissettim. Seninle.”

Ben de onu öptüm.

“Ben de. Ve bu daha başlangıç.”

O gece uyurken kollarında, biliyordum ki yarın yine aynı heyecanla uyanacaktık. Ve bu sefer, saklanmaya gerek yoktu.

Bölüm sonu

1 yorum