Kapı metal demirle son darbeyi aldı ve gümbürtüyle içeri çöktü. Ahşap parçaları sahne arkası zemine saçılırken barın arkasındaki koridor bir anda sessizleşti. Toz bulutunun arasından üç kişi göründü. En önde, şapkasını geriye takmış, keskin bakışlı, ince yapılı bir genç yürüyordu. Telefon ışığı yüzünü aydınlatınca Sude’nin içi buz gibi oldu. Tan. Sena’nın nefesi değişti. Hafif ama fark edilen bir sarsılma… Sude hemen hissetti. Tan, Sena’yı görünce yüzünde alaycı, keskin bir gülümseme belirdi. “Vay vay… demek hâlâ kaçtığın yere dönmüşsün.” Sena dişlerini sıktı. “Tan, Sude’nin yanında saçmalama.” “Saçmalamayayım mı?” Tan kahkaha attı. “Sen beni bir mesaj bile atmadan terk ettin. Sonra da bu grupla takılıp kendine yeni bir hayat kurmuşsun. Bravo.” Sude kaşlarını çattı. “Ben seni tanımıyorum. Neden benim adımı karıştırıyorsun?” Tan ona doğru bir adım attı. Işığı Sude’nin yüzüne çevirdi. “Tanımaya başlayacaksın. Üstelik sadece sen değil… tüm internet.” Arkasındaki iki çocuk kameralarını kaldırmış, kayıt alıyordu. Arda sertçe öne atıldı. “Burası özel alan! Kayıt falan yapamazsınız!” Tan sakin bir tavırla başını yana eğdi. “Seni mi kıracağım? Bir şey yapmadım ki… şimdilik.” Ege homurdandı. “Belli ki yapmak istiyorsun.” Tan direkt Sena’ya yaklaştı. Ayak sesleri koridorda yankılanıyordu. “Sena. Beni bırakıp kaçtın. Sonra yeni bir kız bulmuşsun. Herkese karşı onu savunuyorsun ha?” Sude’nin yüzü kızardı. “Sena ile aramıza karışamazsın!” Tan bir anda döndü. Sude’ye karanlık bir gülümsemeyle baktı. “Demek aranızda bir şey var?” Sude donakaldı. “Ben… ben öyle demek istemedim—” Sena araya girdi. “Tan, yeter. Ne istiyorsun?” Tan kaşlarını kaldırdı. “Gerçeği.” Eliyle telefonunu kaldırdı. Videolar açılmıştı. Sude’nin odadan çıktığı an… Sena’nın kapıyı çektiği an… Kamera titrek ama netti. Sude şok oldu. “Bu videolar… nasıl—” “Takip ettim.” dedi Tan. “İsteyince çok şey bulunuyor.” Sena yumruklarını sıktı. “Sil onları.” “Ya silmezsem?” Tan’ın sesi karanlık bir neşeyle titredi. “Ya internete düşerlerse? Sude’nin, senin odandan çıkarkenki videosu çok izlenir.” Sude nefes alamadı. “Sena… sen… Tan senin eski sevgilin miydi?” Sessizlik ağırdı. Sena gözlerini kapattı. “…Evet.” Tan gururla gülümsedi. “Demek sonunda kabul ettin.” Sude’nin kalbi sıkıştı. “Sen… ona hiçbir şey söylemeden mi gittin?” Sena tam konuşacaktı ki Tan bağırdı: “BENİ BIRAKTI ÇÜNKÜ KORKTU! Ben sadece sevdim onu!” Sude irkildi. Tan bir adım daha attı. “Ve şimdi hiçbiriniz benim yerimi alamaz. Sude… özellikle de sen.” Sude geri çekildi. Sena hemen Sude’nin kolunu tuttu. Tan, telefon kamerasını Sude’nin yüzüne yaklaştırdı. “Şimdi söyle bakalım Sude… Sena senin için ne? Millet bilmek istiyor.” Sude’nin gözleri doldu. “Söylemek zorunda değilim!” Sena araya atılmak istedi ama Tan kolunu itti. O sırada Tan’ın arkasındaki çocuklardan biri kabloya takıldı. Bir ışık standı gürültüyle devrildi. Koridor bir anda karanlığa gömüldü. Sude korkuyla Sena’ya uzandı ama parmakları bir başka ele değdi. Sert, soğuk bir tutuş. “Benimle geliyorsun.” Tan’ın fısıltısı kulak dibinde titredi. Sude çığlık atamadan kolundan çekildi. Bir anda— Işıklar geri geldi. Sena gözlerini kırptı, karanlık dağıldı ve gördüğü manzara yüreğini parçaladı: Sude yoktu.
Bölüm 8
Sude.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.