İçeriğe geç

𝘚𝘤𝘢𝘳 𝘰𝘧 𝘣𝘪𝘵𝘦 | wlw

Bölüm 7 · 2 dk okuma

𝘚𝘤𝘢𝘳 𝘰𝘧 𝘣𝘪𝘵𝘦 | wlw

Bölüm 7

Kapanan kapı.

Kapı bir kez daha sarsıldı. Bu defa daha sert. Ahşap çerçeve, metal tokmağın titreşiminden ince bir ses çıkardı. Sude nefesini tutmuştu. Sena ise tam tersine, bir savaşçı sessizliğiyle bekliyordu. Arda ve Ege, sahne ekipmanlarının olduğu köşeye doğru kaymış, olası bir tehlikeye karşı yerlerini almışlardı. “Bu… sadece meraklı bir hayran değildir.” dedi Arda, sesi kısık. Sena gözlerini kapıya dikmiş halde konuştu. “Hayır. Bu planlı bir şey.” Kapı bir kez daha döndü, ama açılmadı. Sanki dışarıdakiler karar veremiyor, içeridekilerin tepkisini tartıyor gibiydi. Sude, Sena’nın arkasında bir adım geri çekildi. “Sena… ya gerçekten bizim için geldilerse?” Sena başını çevirdi, gözleri Sude’ninkilerle buluştu. “Korkmanı istemiyorum.” “Saçmalama, tabii ki korkuyorum!” Sena elini uzatıp Sude’nin koluna hafifçe dokundu. “Tamam. O zaman birlikte korkacağız.” Sude tam cevap verecekken— Kapı bir anda şiddetle itildi. Bu kez menteşeler bağıra çağıra dayandı. Dışarıdan üç kişinin gölgesi kapının altına düşüyordu. Ege ileri atıldı. “Bir şey yapmamız lazım!” Sena başını kaldırdı, sakin bir tonla: “Bize zaman kazandır.” Ege ve Arda, kapıyı içeriden desteklemek için omuzlarıyla yaslandı. Ama dışarıdaki baskı artıyordu; her itişte bir adım geri kayıyorlardı. Sude fısıldadı: “Ya kapı kırılırsa?” Sena gitarını sırtından çekti. “Kapı kırılırsa onlar bana ulaşır… bana ulaşmadan da sana ulaşamazlar.” “Sena—” “Konuşmayı bırak. Arkamda dur.” Sude’nin boğazı düğümlendi, kelimeler çıkmadı. Şüphe Sena yavaşça kapıya yaklaştı, ama hiç dokunmadı. Sadece dinledi. Dışarıdaki fısıltılar, ayak sesleri, kısa konuşma parçaları… Sena’nın yüzü dondu. “Bu ses…” dedi. Arda geri döndü. “Kimi tanıdın?” Sena bir an duraksadı. Dili sanki ağırlaşmıştı. “Videoyu atan çocuk burada.” Sude’nin dizlerinin bağı çözüldü. “NE!?” Ege küfretti. “O pislik tek başına takılmıyormuş demek.” Sena yumruklarını sıktı. “Sude’nin yüzünden prim kasmak için her şeyi göze almış… ama bunu beklemiyordum.” Kapı bir kez daha zorlandı. Bu kez bir ses duyuldu: “SE-NA! Aç kapıyı— konuşalım!” Sude’nin gözleri büyüdü. “Sena… seni tanıyor.” “Evet.” dedi Sena dişlerinin arasından. “Beni tanıyor.” Sude dondu kaldı. “Ne demek tanıyor?” Sena Sude’ye bakmadı. Bakarsa ne söyleyeceğini bilemeyecek gibiydi. “Uzun hikâye.” “Öyle bir bölümde anlatılacak ‘uzun hikâye’ gibi durmuyor!” Sude’nin sesi yükseldiğinde kapı tekrar sarsıldı. Sena başını çevirip fısıldadı: “Sude… şuan bunu konuşamayız.” “Konuşacağız! Videoları çeken, bizi takip eden, tehdit eden kişi seni tanıyor! Neden!?” Sena gözlerini kısmış, nefesini tutmuştu. Cevap verecek gibiydi— tam o anda bir şey oldu. Koridor karardı. Elektrikler kesildi. Bir saniyelik tam sessizlik. Sonra kapının dışından bir ses: “TAMAM. ZOR YOLDAN GİDİYORUZ.” Bir metal alet kapıya vurdu. Sude çığlık attı. Ege ve Arda yere kaydı. Sena, Sude’yi tutup duvarın arkasına çekti. Kapı çatlarken Sena fısıldadı: “Sude… beni dikkatlice dinle.” Sude titreyen gözlerle ona baktı. Sena nefesini tuttu ve hiç söylememesi gereken o cümleyi söyledi: “O çocuk… eskiden sevgilimdi.” Kapı bir anda paramparça oldu. Ve bölüm burada biter.

Bölüm sonu

1 yorum