İçeriğe geç

𝘒𝘪𝘴𝘴 𝘰𝘧 𝘧𝘭𝘢𝘮𝘦𝘴 | texting

Bölüm 22 · 2 dk okuma

𝘒𝘪𝘴𝘴 𝘰𝘧 𝘧𝘭𝘢𝘮𝘦𝘴 | texting

Bölüm 22

Bırakamamak

Sabahın ilk ışıkları kulübenin kırık tahtalarından sızdığında Elara çoktan uyanmıştı.

Kael hâlâ uyuyordu – sırtı duvara yaslı, başı öne düşmüş, nefesi düzenli ama hafif hırıltılı. Yorgunluktan çok, yılların birikmiş ağırlığı gibiydi o uyku.

Elara sessizce kalktı.

Çantasını topladı – içinde birkaç kıyafet, ruhsatsız tabanca, eski bir not defteri ve Kael’in bir zamanlar verdiği küçük bir anahtarlık. Hepsi bu kadardı.

Kapıya yöneldi. Adımları yavaş, kararlı.

Elini kola koydu. Soğuk metal parmaklarını üşüttü.

Dönüp Kael’e baktı.

Uyurken bile o sert ifade yoktu yüzünde. Sadece yorgun bir adam.

Elara’nın boğazı düğümlendi.

Gitmeliyim, diye düşündü.

Gitmeliyim ki kendim olayım.

Gitmeliyim ki o gölgeyi üzerimden atayım.

Gitmeliyim ki… özgür olayım.

Ama ayakları yerinden kıpırdamadı.

Kalbinde bir şey fısıldıyordu:

Gitmek, onu bırakmak demek.

Onu bırakmak, o sabah mutfaktaki sıcaklığı, diz değmelerini, omuz yaslamalarını, “dikkatli ol” deyişlerini, parkta gölgede duran o görünmez korumayı… hepsini bırakmak demek.

Ve hepsini bırakmak, sanki kendini de bırakmak gibiydi.

Elara’nın eli kapı kolundan kaydı.

Yavaşça geri döndü.

Kael’in yanına oturdu. Dizlerini kendine çekti.

Uzun süre öyle kaldı.

Gözyaşları akmadı. Sadece bir ağırlık vardı göğsünde – bırakamamanın ağırlığı.

Kael uyanınca önce irkildi. Sonra Elara’yı gördü.

“Gittin sandım,” dedi sessizce.

Elara başını salladı.

“Gittim,” dedi. “Ama… dönemiyorum.”

Kael bir şey söylemedi. Sadece baktı.

O bakışta zafer yoktu.

Korku vardı.

Çünkü Elara’nın kalması, artık onun da değişmesi gerektiği anlamına geliyordu.

Artık “koruma” yetmezdi.

Eşit olmak lazımdı.

Ve Kael eşit olmayı bilmiyordu.

Elara derin bir nefes aldı.

“Bir şartım var,” dedi.

“Artık benim adıma karar vermeyeceksin.

Mert’e yaptığın gibi, bana yaptığın gibi… bir daha asla.

Eğer kalacaksak, birlikte kalacağız.

Ama benim kurallarımla.”

Kael’in gözleri doldu – ilk kez.

Ama başını salladı.

“Tamam.”

Elara elini uzattı.

Kael tuttu.

Parmakları birbirine kenetlendi.

Ama bu kez sahiplenme yoktu o dokunuşta.

Sadece bir söz gibiydi:

Devam edeceğiz.

Ama bu sefer aynı değil.

Dışarıda dalgalar vuruyordu.

İçeride ise yeni bir sessizlik başladı.

Bu sessizlik, eskisi gibi güvenli değildi.

Ama gerçekti.

Ve gerçek, ikisini de korkutuyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.