Operasyon hazırlıkları başlamıştı. Elara artık resmen dosyanın içindeydi. “William” kod adlı hedefin bağlantıları inceleniyor, geçmiş kayıplar tekrar açılıyordu. Elara sistemden eski kayıtları tararken bir dosya numarası dikkatini çekti. MERT — Kayıp şahıs. Parmakları klavyede dondu. Dosyayı açtı. Kaybolma tarihi. Kael’in kaybolduğu haftayla aynı. İfade notları: Son görüldüğü yer: Elara’nın evi civarı Telefon sinyali son kez şehir dışındaki eski sanayi bölgesinde alınmış Fiziksel müdahale şüphesi yok Profesyonel temizlik Elara’nın boğazı kurudu. Sanayi bölgesi. William dosyasında işaretli bölgelerden biri. Bir satır daha vardı: “Mağdur hayatta olabilir. Psikolojik çöküş ihtimali.” Elara gözlerini kapadı. Mert yaşıyordu. Ama bir şey olmuştu. Ve o “bir şey” çok netti artık. William sadece suçlu değildi. William hesap kapatıyordu. Elara sandalyeden kalktı. Dosyayı kapatmadı. İki dosya yan yanaydı artık: Mert William Ve ortada görünmeyen üçüncü isim: Kael. Operasyon Gecesi Eski sanayi bölgesi karanlıktı. Rüzgâr boş depoların arasında dolaşıyordu. Elara yeleğini düzeltti. Silahını kontrol etti. Nefesini dengeledi. “Hazır mısın?” diye sordu ekipten biri. Elara başını salladı. Hazır değildi. Ama geri dönmeyecekti. Kapı kırıldı. Ekip içeri dağıldı. Boşluk. Metal kokusu. Sessizlik. Bir odanın kapısı yarı açıktı. Elara yaklaştı. İçeride bir sandalye. Zincir izleri. Duvara atılmış çentikler. Mert burada tutulmuştu. Elara’nın kalbi göğsünü zorladı. Arkasından bir ses geldi. “Ateş etme.” Elara döndü. Kael. Aylar sonra ilk kez. Saçları biraz daha uzamıştı. Yüzü daha sertti. Ama gözleri… aynıydı. Silahlar kalktı. Ekip pozisyon aldı. Elara’nın silahı da kalktı. Ama elleri titremedi. “William,” dedi ekip lideri sertçe. “Teslim ol.” Kael’in gözleri Elara’dan ayrılmadı. “Beni o isimle çağırma,” dedi sakin bir sesle. Elara’nın içi sarsıldı. “Onu sen yaptın,” dedi Elara. Bu bir soru değildi. Kael cevap vermedi. Bu yeterliydi. “Mert,” dedi Elara, sesi ilk kez çatlayarak. “Ne yaptın ona?” Kael’in yüzünde pişmanlık yoktu. Ama gurur da yoktu. “Sana zarar verdi,” dedi sadece. Elara’nın nefesi kesildi. “Bu senin kararın değildi.” Kael bir adım yaklaştı. Silahlar gerildi. “Onu öldürmedim,” dedi. “Ama hak ettiğini yaşadı.” Bu cümle her şeyi bitirdi. Elara silahını doğrulttu. Göz göze geldiler. Aylarca cevap aradığı adam karşısındaydı. Onu korumak için karanlığa inmişti. Ama Elara artık korunmak istemiyordu. “Silahını bırak,” dedi Elara. Kael gözlerini bir an kapadı. O sabah mutfakta söylediği cümle aklından geçti: Dikkatli ol. Yavaşça silahını yere bıraktı. Ekip ileri atıldı. Kael yere yatırılırken bile gözleri Elara’daydı. Ne öfke vardı. Ne pişmanlık. Sadece şu: “Yine olsa yine yapardım.” Elara bunu duydu. Söylenmemişti ama anladı. Ve o an şunu fark etti: Kael onu terk etmemişti. Kael kendini terk etmişti.
Bölüm 10
Karşılaşma.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.