İçeriğe geç

ON ÜÇÜNCÜ KAPI 1.KİTAP ARİSTOKRAT

Bölüm 17 · 30 dk okuma

ON ÜÇÜNCÜ KAPI 1.KİTAP ARİSTOKRAT

Bölüm 17

17.BÖLÜM KANIN HAFIZASI

17. BÖLÜM — KANIN HAFIZASI

Şahmar evindeki kalabalık gece ilerledikçe azalmıştı. Gün boyunca ortaya çıkan gerçekler herkesi yormuş, salondaki gürültünün yerini ağır bir sessizlik almıştı.

Damien üst kattaki küçük oturma odasında pencerenin önünde duruyordu. Leyla, birkaç metre arkasındaki koltukta sessizce onu izliyordu.

Kapı hafifçe çalındığında Damien dönmedi.

— Gir.

Asuman içeri girdi.

Bir an Leyla’ya baktı. Ardından oğluna.

— Yalnız konuşmak isterseniz çıkabilirim, dedi Leyla.

Damien hemen cevap verdi.

— Hayır. Kal.

Asuman da başını salladı.

— Ben de kalmasını istiyorum.

Damien sonunda pencereden ayrılıp onlara döndü.

— Güzel. O zaman anlat.

Asuman karşısındaki koltuğa oturdu. Nereden başlayacağını düşünürken Damien sabrını kaybetti.

— Annemin neden öldüğünü sanarak büyüdüğüm yerden başlayabilirsin.

Asuman’ın yüzü gerildi.

— Seni isteyerek bırakmadım.

Damien’ın ifadesi değişmedi.

— Bunu söyledin.

— Ama nedenini anlatmadım.

Damien bir şey söylemeyince Asuman devam etti.

— Babanı korumak için ondan uzaklaşmak zorunda kaldım. Sonra seni korumak için senden.

Damien acı bir gülümsemeyle başını salladı.

— İnsan çocuğunu korumak için ona öldüğünü düşündürmez.

— Normal şartlarda hayır.

— Bizim hayatımızda normal şart diye bir şey hiç olmadı zaten.

Asuman bu cümleye karşılık veremedi.

Bir süre sonra sessizce konuştu.

— Deden sana göründüğü adam değil, Damien.

Damien’ın bakışları sertleşti.

— Hazer’i suçlayacaksan iyi düşün.

— Suçu yalnızca ona atmıyorum. Ben de seçimler yaptım. Bazılarında korktum, bazılarında sustum. Ama Hazer’in kızlarına nasıl davrandığını sen de biliyorsun. Teyzelerinin evliliklerini düşün. Hiçbirine gerçekten ne istediklerini sormadı.

Damien’ın kaşları çatıldı.

Asuman gözlerini ondan kaçırmadan devam etti.

— Bana da sormadı.

— Ne yaptı?

Asuman’ın sesi kısıldı.

— Beni Aureth’e o verdi.

Odaya ağır bir sessizlik çöktü.

Leyla bile istemsizce doğruldu.

Damien birkaç saniye annesine baktı.

— Ne demek “verdi”?

— Şahmar ailesinin eski borcu ödensin diye beni onların hizmetine soktu. Babamın gözünde aile, insandan önce gelirdi. Aureth de bunun bir parçasıydı. Babanla kalırsam hem onun hem de senin öleceğin söylendi. Alistair zaten içeride öğrendikleri yüzünden hedef olmuştu.

Damien’ın çenesi gerildi.

— Ve gittin.

Asuman’ın gözleri doldu.

— Mecbur kaldım.

— Hayır. Gittin.

Asuman başını eğmedi.

— Evet. Gittim. Bunun seni nasıl yaraladığını değiştiremem.

Damien yüzünü başka tarafa çevirdi.

— Ben senin mezarınla konuştum.

Asuman’ın gözlerinden yaş aktı.

— Biliyorum demeyeceğim. Çünkü bilmiyordum. Kaç kez gittin, ne söyledin, geceleri ne düşündün… hiçbirini bilmiyorum. Zaten en ağır tarafı da bu.

Damien uzun süre konuşmadı.

Leyla araya girmedi. Asuman da onu zorlamadı.

Sonunda Asuman yavaşça ayağa kalktı.

— Beni şimdi affetmeni istemiyorum. Hatta affedeceğini bile bilmiyorum. Affetsen de bugün olmayacağını biliyorum.

Damien ona baktı.

— O zaman ne istiyorsun?

— Bir şans.

Damien’ın kaşı hafifçe kalktı.

— Annen gibi davranmama izin vermek zorunda değilsin. Bana güvenmek zorunda da değilsin. Ama burada kalmama, bildiklerimi anlatmama ve size yardım etmeme izin ver.

Damien birkaç saniye sustu.

— Neden?

Asuman’ın bakışları önce ona, sonra Leyla’ya geçti.

— Çünkü ikinizin de neyin peşinde olduğunu biliyorum.

Leyla dikkat kesildi.

Asuman Damien’a döndü.

— Sen Aureth’i yalnızca senden aldıkları için yıkmaya çalışmıyorsun. Bu yapının altında ne olduğunu öğrenmek istiyorsun. Kimleri kullandıklarını, kaç hayatı mahvettiklerini ortaya çıkarmak istiyorsun.

Sonra Leyla’ya baktı.

— Sen de babanı kimin öldürdüğünü artık biliyorsun.

Leyla’nın yüzü sertleşti.

— Victor.

— Victor emri verdi. Marcus iletti. Sinan yerini verdi. Lucien tetiği çekti. Ama bu sadece cinayetin zinciri. Victor’un Erdem’i neden susturmak istediğini ve yıllardır neyin peşinde olduğunu tamamen ortaya çıkarmadınız.

Leyla başını hafifçe salladı.

— Henüz.

Asuman masanın üzerindeki dosyayı açtı.

— İşte ben orada yardım edebilirim.

İçinden eski bir fotoğraf çıkardı.

Nevra Şahinler.

Leyla fotoğrafı hemen tanıdı.

— Annemin anneannesi.

— Evet. Nevra Şahinler, Şahinler gözcü kolunun son aktif isimlerinden biriydi. Yıllar önce öldü. Meltem’in bütün bunlardan habersiz büyümesi tesadüf değildi; Nevra özellikle böyle istedi.

Leyla fotoğrafı eline aldı.

— Peki Doğan Şahinler?

Asuman’ın yüzü ciddileşti.

— Nevra’nın erkek kardeşi.

Leyla ile Damien aynı anda ona baktılar.

— 1998’de Aureth tarafından alındı, diye devam etti Asuman. — Çünkü onun ‘Anahtar’ olduğuna inandılar.

Damien sordu:

— Kırmızı taş?

— Astér’le aynı şey değil. Astér mühür hattına bağlı. Kırmızı taş ise kapının diğer tarafındaki eski anahtar hattıyla ilişkili.

Leyla’nın yüzü değişti.

— O zaman ben anahtar değilim.

— Hayır.

Asuman doğrudan ona baktı.

— Sen kapıyı açacak kişi değilsin, Leyla. Sen onu kapalı tutması gereken kişisin.

Leyla kısa bir nefes aldı.

Geçen geceden beri duyduğu cümle ilk kez bu kadar açık söylenmişti.

Damien sordu:

— Peki Doğan Şahinler şimdi nerede?

Asuman başını iki yana salladı.

— Bunu henüz bilmiyorum. 1998’den sonra kayıtları kesiliyor.

— Öldü mü?

— Bilmiyorum.

Damien annesine baktı.

— Bu ailede gerçekten kimsenin öldüğünden emin olamıyoruz.

Asuman’ın dudaklarının kenarında acı bir gülümseme oluştu.

— Buna itiraz edemem.

Leyla fotoğrafı masaya bıraktı.

— Annem kardeşine neden Doğan adını verdi?

— Büyük ihtimalle Nevra’dan duyduğu bir aile ismiydi. Gerçek hikâyeyi bilmiyordu. Sadece ailede kaybolmuş birinin adı olarak hatırlıyordu.

Damien birkaç saniye düşündü.

— Lucien?

Asuman’ın yüzü yeniden ciddileşti.

— Graves ailesi Victor’un emrinde çalışmış olabilir ama eski yeminleri Victor’a ait değil. On İkinci Bekçi hattına bağlı.

Leyla sordu:

— On İkinci Bekçi ile On İki Işık Bekçisi aynı şey değil, değil mi?

— Değil. On İki Işık Bekçisi ritüelin muhafızları. On İkinci Bekçi ise çok daha eski, ayrı bir hat. Lale yıllar önce o hattın elçisiydi.

Damien başını salladı.

— Yani hâlâ elimizde bir sürü bilinmeyen var.

— Var. Ama artık birbirinden kopuk değiller.

Asuman dosyayı kapattı.

— Ve Victor’un da bilmediği şeyler var.

Damien’ın dikkati değişti.

— Mesela?

— Leyla’nın kapıyı açacak kişi olmadığını bilmiyor.

Leyla yavaşça konuştu:

— Beni hâlâ anahtar sanıyor.

— Evet. Ve bunu kullanacağız.

Damien gözlerini kıstı.

— Nasıl?

Asuman’ın ifadesi ilk kez biraz değişti.

— Önce Victor’un size güvenmesini sağlayacağız.

Damien kısa bir kahkaha attı.

— Victor bana güvenecek mi?

— Sana değil. Sana sunduğu şeye inanacağına güvenecek.

Damien başını yana eğdi.

Asuman bir anda Leyla’ya baktı.

Sonra yüzünde beklenmedik bir gülümseme oluştu.

— Bu arada…

Damien kaşını kaldırdı.

Asuman Leyla’yı baştan aşağı süzüp oğluna döndü.

— Gelinim de pek güzelmiş.

Leyla’nın gözleri büyüdü.

Damien birkaç saniye annesine baktı.

— Ne?

Leyla da aynı anda sordu:

— Ne?

Asuman gayet sakin görünüyordu.

— Yanlış mı gördüm?

Leyla Damien’a baktı.

Damien da Leyla’ya.

İkisi de ne cevap vereceğini bilemedi.

Asuman hafifçe güldü.

— İkinizin birbirinize nasıl baktığını anlamak zor değil.

Damien başını iki yana salladı.

— Yirmi yıl sonra geri geldin, daha gelir gelmez gelin seçtin.

Leyla seslendi:

— Damien!

Asuman’ın yüzünde yıllar sonra ilk kez gerçek bir gülümseme belirdi.

— Şaka bir yana, planın bir kısmı da bununla ilgili.

Damien karşılık verdi:

— Korkmaya başladım.

— Victor’un size inanmasını, kapılarını açmasını ve planlarını sizin yanınızda konuşmasını istiyorsanız birlikte hareket edeceksiniz.

Leyla kaşlarını çattı.

— Zaten birlikte hareket ediyoruz.

— Daha görünür şekilde.

Damien anlamıştı.

— Ne kadar görünür?

Asuman ikisine baktı.

— Birbirini çok seven, birbirine bağlı bir çift gibi.

Damien’ın kaşı kalktı.

Asuman devam etti:

— Gerekirse nişanlı rolü yaparsınız.

Leyla bir anda Damien’a döndü.

Damien da ona baktı.

Birkaç saniyelik sessizliğin ardından Damien’ın dudaklarında yavaşça bir gülümseme oluştu.

Asuman sordu:

— Ne?

Damien gözlerini Leyla’dan ayırmadan cevap verdi.

— Belki rol yapmamıza gerek kalmaz.

Leyla’nın gözleri büyüdü.

— Damien…

Damien yalnızca gülümsedi.

Asuman ise oğluyla Leyla arasında gidip gelen bakışları görünce hiçbir şey söylemedi.

Söylemesine de gerek kalmamıştı.

Leyla birkaç saniye Damien’a baktı.

Damien’ın yüzündeki o rahat gülümseme sinir bozucu derecede yerindeydi.

— Çok komik.

— Şaka yaptığımı kim söyledi?

Leyla’nın kaşları kalktı.

— Damien.

— Efendim?

— Annen burada.

Damien başını Asuman’a çevirdi.

— Farkındayım.

Asuman ikisinin arasında gidip gelen bakışları izlerken gülümsemesini gizlemeye çalışmadı.

— Ben yokmuşum gibi devam edebilirsiniz.

Leyla bu kez gerçekten utandı.

— Hayır, edemeyiz.

Damien koltuğa yaslandı.

— Ben edebilirim.

Leyla dirseğiyle koluna vurdu.

— Sus.

Damien güldü.

Asuman’ın yüzündeki ifade bir anlığına değişti. Oğlunun bu hâlini yıllardır hiç görmemişti. Damien bunu fark ettiğinde gülümsemesi yavaşça silindi.

Asuman gözlerini kaçırdı.

— Özür dilerim.

Damien kaşlarını çattı.

— Neye?

— Size bakıyordum.

— Fark ettim.

Asuman’ın sesi biraz kısıldı.

— Seni hiç böyle görmedim.

Damien birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Sonra yüzünü başka tarafa çevirdi.

— Çünkü yoktun.

Cümlenin ağırlığı odanın içine yeniden çöktü.

Asuman başını hafifçe salladı.

— Evet.

Leyla araya girmedi.

Asuman da bu kez kendini savunmaya çalışmadı.

Damien bir süre sonra derin bir nefes aldı.

— Sana bir şans vereceğimi söylemedim.

Asuman başını kaldırdı.

— Biliyorum.

— Ama gitmeni de söylemiyorum.

Asuman’ın gözleri doldu.

Damien hemen devam etti:

— Sakın ağlama. Fikrimi değiştiririm.

Asuman istemeden gülümsedi.

— Tamam.

— Ve bundan sonra hiçbir şeyi benden saklamayacaksın.

— Saklamayacağım.

— Dedemle konuşup arkamdan karar vermeyeceksin.

— Vermeyeceğim.

Damien gözlerini ona dikti.

— Bir şey daha.

— Söyle.

— Bana annelik yapmaya çalışma.

Asuman’ın yüzündeki gülümseme hafifçe söndü.

Damien devam etti:

— En azından hemen değil.

Asuman birkaç saniye ona baktı.

Sonra başını salladı.

— Sen ne kadarına izin verirsen o kadarına yaklaşırım.

Damien cevap vermedi.

Ama bu kez Asuman’a bakarken yüzünde öfkenin yanında başka bir şey daha vardı.

Henüz affetmek değildi.

Belki de yalnızca kapıyı tamamen kapatmıyordu.

Leyla bunu fark etti.

Asuman dosyayı yeniden önüne çekti.

— O zaman planı konuşalım.

Damien karşılık verdi:

— Sonunda.

Asuman birkaç eski belgeyi masaya yaydı.

— Victor, Erdem’in ölümündeki bağlantısının ortaya çıktığını öğrenecek. Hatta büyük ihtimalle çoktan öğrendi.

Leyla karşılık verdi:

— Sinan’ın kayıtları savcılığa gitti.

— Biliyorum. Bu da onu daha tehlikeli hâle getirecek.

Damien karşılık verdi:

— Çünkü köşeye sıkıştı.

— Hayır.

Asuman başını iki yana salladı.

— Victor köşeye sıkıştığında kaçmaz. Yeni bir kapı açmaya çalışır.

Leyla boynundaki Astér’e dokundu.

— Beni kullanarak.

— Evet. Hâlâ senin On Üçüncü Kapı’yı açacak kişi olduğuna inanıyor.

Damien sordu:

— Gerçeği öğrenirse?

Asuman’ın yüzü ciddileşti.

— Öğrenmemeli.

— Ne zamana kadar?

— Biz onun ne bildiğini öğrenene kadar.

Leyla sordu:

— Peki bize neden yaklaşsın?

Asuman Damien’a baktı.

— Çünkü Damien’ın Aureth’e karşı öfkesi onun için kullanılabilecek bir şey.

Damien hafifçe güldü.

— Bana “gel, birlikte Aureth’i yıkalım” mı diyecek?

— Buna yakın.

Damien’ın gülümsemesi azaldı.

Asuman devam etti:

— Victor kendini Aureth’in düşmanı gibi gösterecek. Size Divan’ın ikinizi kullandığını, Evren’in sizi gözden çıkaracağını, yalnızca onun size yardım edebileceğini söyleyecek.

Leyla kaşlarını çattı.

— Bize güvenmesi için de bizim ona inanıyormuş gibi yapmamız gerekiyor.

— Aynen öyle.

Damien sordu:

— Ve nişan meselesi bunun neresinde?

Asuman ikisine baktı.

— Victor insanları birbirinden ayırarak kullanır. Leyla’yı senden koparabileceğini düşünürse ikinize ayrı ayrı yaklaşır. Ama birbirinize bağlı olduğunuzu görürse ikinizi tek paket olarak kabul etmek zorunda kalır.

Leyla karşılık verdi:

— Yani yanına birlikte gireceğiz.

— Evet.

— Ve birbirimize çok âşıkmışız gibi davranacağız.

Damien hemen Leyla’ya baktı.

Leyla gözlerini kıstı.

— Sakın.

Damien masum bir ifadeyle karşılık verdi:

— Hiçbir şey demedim.

Asuman gülümsemesini sakladı.

Leyla ona döndü.

— Siz de gülmeyin.

— Ben hiçbir şey yapmadım.

Damien karşılık verdi:

— Aileye hızla adapte oldun.

Leyla başını iki yana salladı.

— İkiniz de başladınız.

Asuman gülümsemeyi bırakıp yeniden ciddileşti.

— Nişanlı olmanız, Victor’un gözünde sizi daha inandırıcı yapar. Özellikle de aranızdaki bağın ritüelden sonra ortaya çıktığını düşünürse.

Damien kaşlarını çattı.

— Ama bağ kesildi.

— Onun bunu bilmesine gerek yok.

Leyla’nın dikkati değişti.

— Yani Victor, hâlâ ikinci çemberin bizi birbirimize bağladığını sanacak.

— Evet.

Damien birkaç saniye düşündü.

— Güzel.

Leyla ona baktı.

— Sana bu kadar kolay gelmesi beni korkutuyor.

— Bana nişanlı rolü yapacağımız söylendi, Leyla. Dram çıkarmamı mı bekliyordun?

— Normal bir insan biraz düşünür.

— Düşündüm.

— Üç saniye.

— Yeterliydi.

Leyla gözlerini devirdi.

Asuman başını hafifçe yana eğdi.

— Gerçekten rol yapmanız gerekmeyebilir gibi geliyor bana.

Leyla karşılık verdi:

— Asuman Hanım…

— Tamam. Sustum.

Damien annesine baktı.

— İkiniz tehlikeli bir ikili olacaksınız.

Leyla hemen döndü.

— “İkiniz” mi?

Damien’ın yüzünde hafif bir gülümseme vardı.

— Annemle sen.

Bu kez Asuman ile Leyla birbirlerine baktılar.

Asuman karşılık verdi:

— Ben sevdim bunu.

Leyla şaşkınlıkla karşılık verdi:

— Daha yeni tanıştık.

— Yeterli.

Damien güldü.

Leyla ona ters ters baktı.

— Sen de çok keyif alma.

Damien gülümsemesini kaybetmeden önündeki dosyaya uzandı.

— Victor’a ne zaman ulaşacağız?

Asuman’ın yüzü yeniden ciddileşti.

— Biz ulaşmayacağız.

Damien’ın eli durdu.

Leyla sordu:

— O bize mi ulaşacak?

— Evet.

— Nereden biliyorsun?

Asuman birkaç saniye sustu.

— Çünkü Victor’un bütün bu karmaşada kaybetmek istemeyeceği tek şey Astér.

Leyla’nın eli yeniden kolyesine gitti.

Asuman gözlerini taşa çevirdi.

— Ve hâlâ Leyla’nın kapıya giden yol olduğuna inanıyor.

Damien karşılık verdi:

— O zaman bekleyeceğiz.

— Çok uzun değil.

Asuman saatine baktı.

— Victor sabırlı biri değildir.

Tam o sırada Damien’ın telefonu masanın üzerinde titreşti.

Üçü de ekrana baktı.

Bilinmeyen numara.

Damien telefonu eline aldı.

Leyla kaşlarını çattı.

— Açacak mısın?

Damien birkaç saniye ekrana baktı.

Sonra Asuman’a döndü.

Asuman’ın yüzündeki ifade değişmişti.

— Aç.

Damien çağrıyı kabul etti.

— Alo?

Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi.

Ardından tanıdık bir erkek sesi duyuldu.

— Damien Şahmar.

Damien’ın yüzündeki bütün gülümseme kayboldu.

Leyla hemen ona baktı.

Victor’un sesi telefondan devam etti:

— Sanırım artık konuşmamızın zamanı geldi.

Damien gözlerini Leyla’ya çevirdi.

Leyla hiçbir şey söylemeden başını hafifçe salladı.

Damien arkasına yaslandı.

— Ben de öyle düşünüyordum, Victor.

Asuman sessizce ikisini izledi.

Plan, düşündüklerinden daha erken başlamıştı.

Damien telefonu kulağında tutarken odadaki hava bir anda değişmişti.

Victor’un sesi her zamanki gibi sakindi.

— Bu kadar çabuk cevap vereceğini düşünmemiştim.

Damien arkasına yaslandı.

— Arayan sendin. Ben de açtım.

— Hâlâ aynı.

— Sen de.

Victor kısa bir sessizliğin ardından güldü.

— Demek Mardin’desin.

Damien’ın bakışları Asuman’a kaydı.

Asuman yalnızca başını hafifçe salladı.

Konuşmayı uzat.

— Nerede olduğumu öğrenmek için aramadın, dedi Damien.

— Doğru.

Victor’un sesi biraz ciddileşti.

— İkinci Çember’den sonra konuşmamız gerektiğini düşündüm.

Leyla hemen Damien’a baktı.

Damien yüzünde hiçbir değişiklik göstermedi.

— Ne hakkında?

— Sana ne yaptıkları hakkında.

Damien’ın kaşı hafifçe kalktı.

— Kim?

— Aureth.

Victor, kelimeyi özellikle vurgulayarak söylemişti.

— Seni ve Leyla’yı bir ritüelin parçasına çevirdiler. Sana sormadan. Ona sormadan.

Damien’ın yüzündeki ifade sertleşti.

Bunu rol yapmasına gerek yoktu.

— Bunu bana sen mi anlatıyorsun?

Victor kısa bir sessizlikten sonra konuştu.

— Benim Aureth’le hiçbir sorunum olmadığını düşündüğünü biliyorum.

Damien alayla güldü.

— Sen Aureth’in içindesin, Victor.

— İçinde olmak, ona ait olmak demek değil.

Asuman gözlerini kıstı.

Leyla da bunu fark etti.

Victor tam olarak Asuman’ın söylediği şeyi yapıyordu.

Kendisini örgütün dışındaki tek seçenek gibi göstermeye çalışıyordu.

Damien sakin kaldı.

— Devam et.

Victor’un sesi yumuşadı.

— Evren seni koruyamaz. Kadim Divan zaten seni kullanmaya karar verdi. İkinci çember bunun kanıtı.

Damien karşılık verdi:

— Sen koruyacaksın yani.

— Belki.

Damien güldü.

— “Belki” için fazla uzun bir telefon konuşması.

Victor’un sesi yeniden sertleşti.

— Sana bir teklif yapıyorum.

Damien birkaç saniye sustu.

— Dinliyorum.

— Yarın görüşelim.

Leyla’nın yüzü değişti.

Asuman hiç kıpırdamadı.

Damien sordu:

— Nerede?

— İstanbul.

Damien’ın dudaklarında hafif bir gülümseme oluştu.

— Ben neden senin ayağına geleyim?

Victor da güldü.

— Çünkü istediğin cevaplar bende.

— Bunu herkes söylüyor.

— Ama benim elimde Erdem Yankı’nın son dosyasından hâlâ görmediğiniz parçalar var.

Leyla’nın yüzü bir anda gerildi.

Damien bunu fark etti.

— Blöf yapıyorsun.

— Denemek ister misin?

Damien sustu.

Victor devam etti:

— Erdem yalnızca Astér’i araştırmıyordu. Leyla’nın ailesini de araştırıyordu. Şahinler’i.

Leyla nefesini tuttu.

Damien’ın bakışları ona kaydı.

Victor devam etti:

— Hatta Doğan Şahinler adını senden önce biliyordum.

Odadaki herkes sustu.

Damien’ın sesi bu kez gerçekten sertleşti.

— Nereden biliyorsun?

Victor’un cevabı gecikmedi.

— Yarın gel.

— Tek başıma mı?

Victor bir an sustu.

Tam da bekledikleri an buydu.

— Leyla da gelsin.

Damien’ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

— Neden?

— Çünkü konuşacağımız şey onun ailesiyle ilgili.

Damien Leyla’ya baktı.

Leyla hiç tereddüt etmeden başını salladı.

Damien karşılık verdi:

— Geliriz.

Victor karşılık verdi:

— “Geliriz.”

Damien cevap vermedi.

Victor’un sesinde hafif bir alay belirdi.

— Demek artık tek başına hareket etmiyorsun.

Damien gözlerini Leyla’dan ayırmadı.

— Uzun zamandır etmiyorum.

Leyla’nın yüzü değişti ama sesini çıkarmadı.

Victor kısa bir süre sessiz kaldı.

— Güzel.

— Nesi güzel?

— Birbirinize güvenmeniz.

Damien sordu:

— Sana ne?

Victor hafifçe güldü.

— Aureth’te güven pahalı bir şeydir.

Damien’ın sesi buz gibi oldu.

— Ben Aureth değilim.

— Biliyorum.

Victor bir an durdu.

— Yarın saat sekiz. Konumu göndereceğim.

— Şartlarım var.

Victor’un sesi değişti.

— Dinliyorum.

— Silahlı adamlarını kapının dışında tutacaksın. Leyla’ya kimse dokunmayacak. Ben istemediğim sürece kimse bizi ayırmayacak.

Victor hafifçe güldü.

— Oldukça korumacı olmuşsun.

Damien karşılık verdi:

— Şartlarım bunlar.

Victor birkaç saniye sustu.

— Kabul.

— Bir şey daha.

— Söyle.

Damien’ın gözleri Asuman’a kaydı.

Asuman bu kez çok hafif başını salladı.

Damien karşılık verdi:

— Bizi Aureth’e geri sokmaya çalışırsan görüşme biter.

Victor’un cevabı sakin oldu.

— Seni Aureth’e sokmak istemiyorum.

— Ne istiyorsun?

Victor’un sesi alçaldı.

— Aureth’i birlikte aşmak istiyorum.

Çağrı kapandı.

Odadaki sessizlik birkaç saniye devam etti.

Sonra Leyla derin bir nefes verdi.

— Adam resmen kendini kurtarıcı ilan etti.

Asuman karşılık verdi:

— Beklediğim gibi.

Damien telefonu masaya bıraktı.

— Doğan Şahinler’i biliyor.

Leyla’nın yüzü yeniden ciddileşti.

— Babamın dosyasında gerçekten bir şey varsa?

Asuman başını salladı.

— Vardır.

Damien ona baktı.

— Bundan emin misin?

— Erdem, ulaşabildiği her şeyi kopyalıyordu. Victor’un elinde kalan parçalar olması mümkün.

Leyla karşılık verdi:

— O zaman gitmemiz gerekiyor.

Damien hiç tereddüt etmedi.

— Gidiyoruz.

Asuman ona baktı.

— Bu kadar kolay değil.

Damien karşılık verdi:

— Biliyorum.

— Victor ikinizi ayrı ayrı okumaya çalışacak.

Leyla kaşlarını çattı.

— Ne yapacağız?

Asuman cevap vermeden önce Damien konuştu.

— Ayrılmayacağız.

Asuman başını salladı.

— Sadece fiziksel olarak değil.

Damien sordu:

— Ne demek istiyorsun?

Asuman ikisine baktı.

— Birbirinizin cümlesini boşa çıkarmayacaksınız. Biri bir şey söylerse diğeri onu düzelterek Victor’un önünde zayıflatmayacak.

Leyla hafifçe gülümsedi.

— Bu kısmı özellikle Damien’a söyleyin.

Damien ona döndü.

— Ben mi?

— Evet.

— Sen beni her fırsatta düzeltiyorsun.

— Çünkü yanlış konuşuyorsun.

— Bak yine yaptın.

Asuman istemeden güldü.

Leyla ona bakıp şöyle dedi:

— Bu uzun sürmez.

— Umarım.

Damien karşılık verdi:

— Annem daha ilk günden tarafını seçti.

Asuman karşılık verdi:

— Taraf seçmedim.

Leyla gülümseyerek karşılık verdi:

— Biraz seçtiniz.

Damien başını iki yana salladı.

Sonra yüzü yeniden ciddileşti.

— Victor bizi çift olarak görmek istiyor. Bunu kullanacağız.

Leyla ona baktı.

— “Çift” kısmını fazla rahat söylüyorsun.

Damien sordu:

— Sen mi rahatsız oldun?

Leyla bir an sustu.

— Konu o değil.

— Neymiş konu?

Leyla cevap vermeden Asuman araya girdi.

— Tartışmayı yarına saklayın.

Damien ona baktı.

— Sen de çok hızlı alıştın.

Asuman karşılık verdi:

— Yirmi yıl kaybettim. Biraz hızlanmam normal.

Bu cümle Damien’ı susturdu.

Asuman da üzerine gitmedi.

Dosyayı kapattı.

— Yarın Victor’un karşısına nişanlı gibi çıkacaksanız hikâyenizin aynı olması lazım.

Leyla sordu:

— Hangi hikâye?

— İkinci çemberden sonra birbirinizi kaybetmekten korktuğunuzu, Aureth’in sizi kullandığını düşündüğünüzü ve artık yalnızca birbirinize güvendiğinizi söyleyeceksiniz.

Damien başını salladı.

— O kısmın yarısı zaten doğru.

Leyla gözlerini ona çevirdi.

Damien yüzünde hiçbir şaka olmadan ona bakıyordu.

Leyla birkaç saniye ne diyeceğini bilemedi.

Asuman bunu fark etti ama bu kez gerçekten sustu.

Damien karşılık verdi:

— Bir de şu nişan meselesi var.

Leyla karşılık verdi:

— Hayır.

— Daha bir şey demedim.

— Yüzünden belli.

Damien gülümsedi.

— Victor’a daha inandırıcı olmaz mı?

— Yüzük nereden çıkacak?

Damien’ın bakışları yavaşça Leyla’nın yüzünden eline indi.

— O kolay.

Leyla kaşlarını çattı.

— Ne demek o kolay?

Damien cevap vermedi.

Asuman oğluna baktı.

Sonra birden anladı.

— Senin bir yüzüğün var.

Leyla’nın başı hızla Damien’a döndü.

— Ne?

Damien annesine baktı.

— Sen nereden biliyorsun?

Asuman’ın dudaklarında hafif bir gülümseme oluştu.

— Şahmar kadınlarının mücevherlerini ben unutmadım.

Leyla ikisine birden baktı.

— Bir dakika. Hangi yüzük?

Damien koltuğundan kalktı.

— Yarın görürsün.

Leyla da ayağa kalktı.

— Damien.

Damien kapıya yöneldi.

— Geç oldu.

— Konuyu değiştirme.

— Değiştirmiyorum.

— Hangi yüzük?

Damien kapıda durdu.

Başını çevirip Leyla’ya baktı.

Yüzündeki gülümseme geri gelmişti.

— Rol yapacaksak biraz gerçekçi olalım.

Leyla olduğu yerde kaldı.

Asuman başını önüne eğip gülümsemesini gizlemeye çalıştı.

Damien kapıdan çıkarken Leyla arkasından seslendi:

— Damien!

Koridordan sesi geldi:

— Efendim, nişanlım?

Leyla’nın ağzı açık kaldı.

Asuman bu kez kahkahasını tutamadı.

Ertesi sabah Şahmar evinde kimse tam anlamıyla dinlenmiş görünmüyordu.

Leyla aşağı indiğinde Damien çoktan salondaydı. Masanın üzerinde birkaç dosya, iki telefon ve Asuman’ın gece bıraktığı notlar vardı.

Ama Leyla’nın dikkati bunların hiçbirine gitmedi.

Damien’ın önünde küçük, koyu renk bir kutu duruyordu.

Leyla merdivenin son basamağında durdu.

— Sakın.

Damien başını kaldırdı.

— Günaydın sana da.

Leyla kutuyu işaret etti.

— O ne?

Damien gayet sakin görünüyordu.

— Kahvaltıdan önce insanlara günaydın denir.

— Damien.

— Efendim?

— Kutuyu açma.

Damien’ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.

— Daha açmadım.

— Açmayı düşünüyorsun.

— Çok kuvvetli sezgilerin var.

Leyla masaya doğru yürüdü.

— Dün gece “rol yapacaksak gerçekçi olalım” dedin. Ben onu şaka sandım.

Damien kutuyu eline aldı.

— Ben de senin “hayır” derken gerçekten hayır dediğini sandım.

Leyla kaşlarını çattı.

— Ne demek o?

— Beş dakika sonra hangi yüzük olduğunu sordun.

— Meraktan!

— Tabii.

Tam o sırada Asuman salona girdi.

Leyla ona döndü.

— Siz de bir şey söyleyin.

Asuman kutuyu görünce hafifçe gülümsedi.

— Ben karışmayacağım.

— Dün geceden beri herkes bunu söylüyor ama herkes karışıyor.

Damien kutuyu masanın üzerine bıraktı.

— İstersen takmayız.

Leyla bir an sustu.

Damien’ın sesindeki şaka kaybolmuştu.

— Gerçekten. Victor’a nişanlı olduğumuzu söylemek zorunda değiliz. Asuman’ın fikriydi. İşimize yarayabilir ama seni rahatsız ediyorsa başka bir yol buluruz.

Leyla ona baktı.

Bu kez Damien onu sıkıştırmıyordu.

Asuman da sessiz kaldı.

Leyla birkaç saniye sonra iç çekti.

— Göster bari.

Damien’ın kaşı kalktı.

— Emin misin?

— Aç şu kutuyu.

Damien kutuyu açtı.

İçinde gösterişli olmayan, eski işçiliğe sahip bir yüzük vardı. İnce altın halkasının ortasında küçük, koyu yeşil bir taş bulunuyordu. Kenarlarındaki işlemeler yeni yapılmış bir mücevherden çok yıllardır saklanmış bir aile parçasını andırıyordu.

Leyla’nın yüzündeki ifade değişti.

— Bu…

Asuman sessizce tamamladı.

— Şahmar ailesinden.

Leyla yüzüğe dokunmadı.

— Kimin?

Damien cevap vermeden önce Asuman konuştu.

— Benim değildi. Hazer’in annesinden kalmıştı. Ailede gelinlere verilen parçalardan biriydi.

Leyla hemen Damien’a döndü.

— Sen bunu gerçekten bana takmayı mı düşünüyorsun?

Damien omuz silkti.

— Plastik yüzükle Victor’un karşısına çıkmak istemedim.

— Damien.

— Ne?

— Bu aile yüzüğü.

— Farkındayım.

— Rol yapıyoruz.

Damien birkaç saniye Leyla’ya baktı.

Sonra sakin bir sesle konuştu:

— Yüzük de rol yapacak.

Leyla gözlerini kıstı.

Asuman yüzünü başka tarafa çevirdi.

Gülmemeye çalışıyordu.

Leyla bunu fark etti.

— Siz hiç yardım etmiyorsunuz.

— Ben hiçbir şey söylemedim.

— Yüzünüz söylüyor.

Damien kutuyu Leyla’ya doğru itti.

— Karar senin.

Leyla yüzüğe tekrar baktı.

Sonra Damien’a.

— Victor’un karşısında çıkaramam.

— Zaten amaç o.

— Sonra çıkarırım.

Damien’ın yüzünde anlaşılmaz bir ifade oluştu.

— Sonrasını sonra konuşuruz.

Leyla hemen başını kaldırdı.

— O ne demek?

— Hiç.

— Damien.

— İstanbul’a geç kalacağız.

Leyla derin bir nefes aldı.

Sonunda elini uzattı.

Damien kutudan yüzüğü aldı.

Bir an durdu.

— Hangi el?

Leyla ona inanamazmış gibi baktı.

— Gerçekten mi soruyorsun?

— Düzgün yapmaya çalışıyorum.

Leyla sol elini uzattı.

Damien yüzüğü parmağına geçirdi.

Yüzük şaşırtıcı şekilde tam olmuştu.

İkisi de birkaç saniye aynı yere baktı.

Damien’ın yüzündeki gülümseme bu kez daha küçüktü.

— Oldu.

Leyla parmağını çevirdi.

— Tesadüf.

— Tabii.

Asuman onları izlerken sessizce konuştu.

— Güzel oldu.

Leyla ona baktı.

— Plan için.

Asuman’ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.

— Ben başka bir şey demedim.

Leyla başını iki yana salladı.

— Bu aileyle uğraşmak zor olacak.

Damien hemen karşılık verdi.

— Daha şimdiden aile olduk yani.

Leyla ona döndü.

— Sakın başlama.

Damien güldü.

İstanbul’a gidiş planı kısa sürede netleşti.

Kael onlarla gelecekti fakat Victor’un belirlediği görüşme yerine girmeyecekti. Yakınlarda bekleyecek, Raven da uzaktan bağlantıda kalacaktı.

Asuman ise Mardin’de kalacaktı.

Damien bunu duyunca kaşlarını çattı.

— Biz Victor’un yanına giderken sen burada mı kalacaksın?

— Evet.

— Neden?

Asuman dosyalardan birini kapattı.

— Çünkü Victor beni öldü sanıyor.

Damien’ın yüzü ciddileşti.

— Öğrenmesi mi kötü?

— Şimdilik evet.

Leyla da ona döndü.

— Çünkü sizi görürse plan değişir.

— Sadece plan değil. Victor benim elimde hangi kayıtların olduğunu da anlamaya çalışır.

Damien sordu:

— Ya zaten biliyorsa?

Asuman başını salladı.

— O zaman çoktan bana ulaşmış olurdu.

Kael araya girdi.

— Mantıklı. Asuman’ın yaşadığı bilgisi şu an bizim elimizde avantaj.

Damien bundan hoşlanmadı ama itiraz etmedi.

Asuman oğluna baktı.

— Döneceksin.

Damien’ın yüzü hafifçe gerildi.

Asuman hemen devam etti.

— Sana emir vermiyorum.

— Öyle duyuldu.

— Eski alışkanlıklarım kalmamış olmalıydı.

Damien istemeden hafifçe güldü.

— Pek kaybolmamış.

Asuman da gülümsedi.

Sonra ciddi bir sesle konuştu:

— Victor’la görüşürken tek bir şeyi unutmayın. Size söylediği doğru şeyler olacak.

Leyla kaşlarını çattı.

— Bu neden daha tehlikeli?

— Çünkü en iyi yalanlar tamamen yalan olmaz.

Damien başını salladı.

— Bizi Evren’e karşı dolduracak.

— Evet.

— Divan’a karşı da.

— Evet.

— Ve bazı konularda haklı olacak.

Asuman’ın yüzü sertleşti.

— İşte o yüzden dikkat edeceksiniz.

Leyla yüzüğüne baktı.

— Biz ona inanıyormuş gibi davranacağız.

— Ama kendi aranızda hiçbir şeyi saklamayacaksınız.

Damien hemen Leyla’ya baktı.

— Duydun mu?

Leyla gözlerini devirdi.

— Özellikle sen.

Kael kısa bir kahkaha attı.

Damien ona döndü.

— Sen neden gülüyorsun?

— Uzun zamandır birinin sana böyle konuşmasını bekliyordum.

— Çok komiksiniz.

Öğleden sonra İstanbul’a vardıklarında Victor’un gönderdiği konum telefonlarına düştü.

Şehrin merkezinden uzakta, Valerian ağıyla doğrudan bağlantısı olmayan, restore edilmiş eski bir binaydı.

Damien ekrana baktı.

— Fazla sakin.

Leyla yanında oturuyordu.

— Sen sakin yerlerden mi korkuyorsun?

— Victor seçtiyse evet.

Leyla yüzüğünü istemsizce çevirdi.

Damien bunu fark etti.

— Rahatsız ediyor mu?

— Hayır.

— O zaman neden oynuyorsun?

Leyla elini bıraktı.

— Gerginim.

Damien’ın sesi yumuşadı.

— İstersen geri döneriz.

Leyla hemen ona baktı.

— Bu kadar yol geldik.

— Ciddiyim.

— Ben de.

Leyla birkaç saniye sonra ekledi:

— Babamın dosyası için gireceğim.

Damien başını salladı.

— O zaman birlikte giriyoruz.

Araç durdu.

Kael öne eğildi.

— İçeride yaklaşık kırk dakika sessiz kalırsanız ben girerim.

Damien karşılık verdi:

— Otuz.

— Kırk.

— Otuz beş.

Kael gözlerini devirdi.

— Çocuk musun?

Leyla karşılık verdi:

— Bazen.

Damien ona baktı.

— Çok destekleyicisin.

Leyla kapıyı açtı.

— Nişanlı rolüne girdim.

Damien’ın yüzünde yine o gülümseme belirdi.

— Hızla adapte oldun.

Leyla hiçbir şey söylemeden araçtan indi.

Damien da ardından çıktı.

Binanın girişine yürürlerken iki adam kapıyı açtı.

Silahlarını açıkta taşımıyorlardı.

Ama Damien ikisinin de silahlı olduğunu fark etmişti.

İçeri girdiler.

Uzun koridorun sonunda Victor onları bekliyordu.

Tek başına değildi.

Marcus da odadaydı.

Victor’un bakışları önce Damien’a, sonra Leyla’ya kaydı.

Ardından Leyla’nın sol elinde durdu.

Yüzüğe.

Victor’un dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

— Demek bazı şeyler düşündüğümden hızlı ilerlemiş.

Leyla hiç bozuntuya vermedi.

Damien kolunu Leyla’nın beline hafifçe yerleştirdi.

Leyla bir an ona baktı.

Ama rolü bozmadı.

Damien’ın cevabı sakindi.

— Bazı şeyler beklemeye gelmiyor.

Victor gülümsedi.

— Tebrik ederim.

Leyla karşılık verdi:

— Teşekkür ederiz.

Marcus’un bakışları ikisinin üzerinde gezindi.

Victor masaya doğru yöneldi.

— Oturun.

Damien yerinden kıpırdamadı.

— Önce dosya.

Victor arkasını döndü.

— Daha yeni geldiniz.

— Yol uzun sürdü. Sabrım kısa.

Victor kısa bir kahkaha attı.

Sonra masanın üzerindeki siyah dosyaya elini koydu.

— Erdem Yankı’nın son araştırmasından kalan parçalar burada.

Leyla’nın yüzü gerildi.

Victor bunu gördü.

— Ama önce bilmeniz gereken bir şey var.

Damien’ın bakışları sertleşti.

— Ne?

Victor dosyanın kapağını açtı.

İçinden eski bir fotoğraf çıkardı.

Masaya bıraktı.

Fotoğrafta 1998 tarihli taş oda ve zincirli genç adam görünüyordu.

Genç adam Doğan Şahinler’di.

Leyla’nın eli Damien’ın kolunda hafifçe sıkıldı.

Victor bunu fark etti.

— Sanırım onu artık tanıyorsunuz.

Damien karşılık verdi:

— Adını biliyoruz.

Victor başını salladı.

— O zaman asıl soruya geçebiliriz.

Leyla gözlerini fotoğraftan kaldırdı.

— Hangi soru?

Victor’un yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Doğan Şahinler neden hâlâ hayatta?

Leyla birkaç saniye Victor’a baktı.

— Ne dedin?

Victor fotoğrafın kenarına parmağını koydu.

— Doğan Şahinler ölmedi.

Damien’ın yüzü sertleşti.

— Nerede?

Victor hemen cevap vermedi.

— İşte sorun da bu.

Leyla sabrını kaybetti.

— Adamın hayatta olduğunu söylüyorsun ama nerede olduğunu bilmiyorsun, öyle mi?

Victor ona baktı.

— Nerede tutulduğunu biliyorum. Ama hâlâ orada olup olmadığını bilmiyorum.

Damien’ın eli Leyla’nın belinden çekildi.

— Açık konuş.

Victor dosyanın içinden ikinci bir sayfa çıkardı.

— 1998’de Doğan Şahinler, Aureth tarafından “Anahtar Adayı” olarak kayda alındı. Boynundaki kırmızı taşın sebebi buydu.

Leyla’nın gözleri fotoğrafa indi.

— Kızıl Astér.

Victor kaşını kaldırdı.

— Demek o kısmı da öğrendiniz.

Damien karşılık verdi:

— Biz senden daha fazla şey biliyor olabiliriz.

Victor hafifçe gülümsedi.

— Umarım.

Leyla sordu:

— Doğan gerçekten Anahtar mıydı?

Victor’un yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Hayır.

Odadaki hava bir anda değişti.

Leyla sordu:

— O zaman neden onu aldılar?

— Çünkü yanlış soyu takip ettiler.

Damien kaşlarını çattı.

Victor devam etti:

— Şahinler, taşıyıcıları saklayan ailelerden biriydi. Aureth bunu geç öğrendi. Doğan’ı aldıklarında onun kapıyı açacak kişi olduğuna inanıyorlardı.

Leyla’nın sesi sertleşti.

— Yanıldıklarını ne zaman anladılar?

Victor dosyadaki bir kayda baktı.

— Çok geç.

Damien sordu:

— Ne yaptılar ona?

Victor bu kez birkaç saniye sustu.

— Deneyler.

Leyla’nın yüzü gerildi.

— Ne demek “deneyler”?

— Kızıl taşı Doğan’ın kanıyla eşleştirmeye çalıştılar. Kapının açılma hattını zorla uyandırmak istediler.

Damien’ın çenesi sıkıldı.

— İnsan üzerinde ritüel denemesi yani.

— Evet.

Leyla fotoğraftaki zincirlere yeniden baktı.

— Nevra biliyor muydu?

— Kardeşinin alındığını biliyordu. Nerede tutulduğunu bilmiyordu.

Leyla’nın yüzünde acı bir ifade oluştu.

— Sonra?

Victor dosyanın başka bir sayfasını çevirdi.

— 2001’den sonra Doğan Şahinler’in resmî kaydı yok.

Damien karşılık verdi:

— Az önce hayatta dedin.

— Çünkü 2001’den sonra başka bir isim altında yaşamaya devam ettiğine dair kayıtlar var.

Leyla başını kaldırdı.

— Hangi isim?

Victor ona baktı.

— Onu henüz bilmiyorum.

Damien alayla güldü.

— Ne kadar kullanışlı.

Victor’un bakışları sertleşti.

— Biliyorsam söylerdim.

— Sana güvenmemiz için pek iyi bir başlangıç değil.

Victor arkasına yaslandı.

— Bana güvenmenizi istemiyorum.

Damien karşılık verdi:

— Dün telefonda başka türlü konuşuyordun.

— Bana inanmanızla bana güvenmeniz aynı şey değil.

Leyla araya girdi.

— Peki bu adam neden şimdi tekrar önemli?

Victor birkaç saniye sustu.

Sonra dosyanın içinden bir kâğıt daha çıkardı.

Bu kez üzerinde Aureth’in eski mührü vardı.

— Çünkü On Üçüncü Kapı yeniden uyandığında iki hat aynı anda hareket eder.

Leyla karşılık verdi:

— Mühür ve Anahtar.

— Evet.

Damien’ın bakışları Victor’un üzerine kilitlendi.

— Leyla mühür.

Victor’un yüzünde çok kısa bir değişiklik oldu.

Ama Damien bunu fark etti.

Leyla da fark etmişti.

Victor birkaç saniye konuşmadı.

Sonra sordu:

— Bunu nereden öğrendiniz?

Damien’ın dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.

— Demek sen bilmiyordun.

Victor cevap vermedi.

Damien arkasına yaslandı.

— Güzel.

Leyla ona kısa bir bakış attı.

Damien devam etti:

— Sen hâlâ Leyla’nın kapıyı açacağını düşünüyordun.

Victor’un yüzü ciddileşti.

— Bana söylenen buydu.

Leyla karşılık verdi:

— Yanlışmış.

— Görünen o ki.

Damien Victor’un yüzünü dikkatle izledi.

— Buna pek sevinmedin.

Victor gözlerini ona çevirdi.

— Çünkü eğer Leyla Anahtar değilse gerçek Anahtar başka yerde.

Leyla karşılık verdi:

— Doğan Şahinler.

Victor başını salladı.

— Ya da onun soyundan gelen biri.

Odadaki sessizlik bu kez daha ağırdı.

Leyla sordu:

— Çocuğu var mı?

Victor karşılık verdi:

— Bilinmiyor.

— Eşi?

— Bilinmiyor.

Damien karşılık verdi:

— Gerçekten çok şey biliyorsun.

Victor bu kez tepki vermedi.

Leyla fotoğrafa bakmaya devam etti.

— Annemin kız kardeşine neden Doğan adını verdiği de bununla ilgili olabilir mi?

Victor kaşlarını çattı.

— Doğan Yankı?

— Evet.

Victor birkaç saniye düşündü.

— Bilerek yapıldığını sanmıyorum.

Leyla sordu:

— Neden?

— Çünkü Meltem’in bu kayıtları bildiğine dair hiçbir şey yok.

Damien Leyla’ya baktı.

— Asuman da aynı şeyi söyledi.

Victor’un gözleri Damien’a döndü.

— Asuman?

Damien’ın yüzündeki ifade bir an dondu.

Leyla da ona baktı.

Victor bunu fark etmişti.

— Asuman Şahmar mı?

Damien hiç acele etmeden cevap verdi.

— Annemden kalan kayıtlar.

Victor’un bakışları değişti.

— Anladım.

Damien onu izledi.

Anlamamıştı.

Ama şimdilik üstelemiyordu.

Victor dosyayı kapattı.

— Doğan Şahinler’i bulursak kapının gerçek Anahtar hattını da bulabiliriz.

Leyla sordu:

— “Bulursak” mı?

— Evet.

Damien karşılık verdi:

— Ve sen bizim sana yardım etmemizi istiyorsun.

Victor başını salladı.

— Karşılığında ben de Erdem’in dosyasındaki bütün parçaları size açarım.

Leyla hemen sordu:

— Levent Arslan’ın ölümü de dahil mi?

Victor’un yüzünde belli belirsiz bir duraksama oldu.

Damien bunu fark etti.

— Ne oldu?

Victor karşılık verdi:

— Levent’in dosyası başka bir mesele.

Leyla karşılık verdi:

— Artemis’in babası öldürüldü.

— Biliyorum.

Damien karşılık verdi:

— Senin adamların yüzünden.

Victor’un bakışları sertleşti.

— Benim emrim değildi.

Damien güldü.

— Ne tesadüf.

Victor bir anda öne eğildi.

— Erdem için verdiğim emri inkâr etmiyorum.

Leyla’nın yüzü buz kesti.

Victor ona baktı.

— Bunu duymak istemediğini biliyorum.

— Hayır. Tam tersine. Bir daha söyle.

Victor’un yüzü değişmedi.

Leyla devam etti:

— Babamın öldürülmesi emrini verdiğini yüzüme bakarak söyle.

Marcus bir adım attı.

Damien hemen ona baktı.

— Yerinde kal.

Marcus durdu.

Victor’un bakışları Leyla’dan ayrılmadı.

— Erdem’in susturulması emrini ben verdim.

Leyla’nın elleri yumruk oldu.

Damien yanında sessizce duruyordu.

Victor devam etti:

— Ama o gece Lucien’in onu doğrudan öldüreceğini bilmiyordum.

Leyla acı bir gülümsemeyle karşılık verdi:

— Ne kadar rahatlatıcı.

— Rahatlatmak için söylemedim.

— O zaman neden söylüyorsun?

Victor birkaç saniye sustu.

— Çünkü Lucien o geceden beri yalnızca benim emrimle hareket etmiyor.

Damien karşılık verdi:

— On İkinci Bekçi.

Victor’un gözleri daraldı.

— Bunu da biliyorsunuz.

Damien karşılık verdi:

— Sandığından fazlasını.

Victor arkasına yaslandı.

— O zaman Lucien’i neden bulamadığımı da anlarsınız.

Leyla sordu:

— On İkinci Bekçi kim?

Victor karşılık verdi:

— Bilmiyorum.

Damien alaycı bir sesle karşılık verdi:

— Bugünün en sevilen cevabı.

Victor ona baktı.

— Ama bir tahminim var.

Leyla sordu:

— Kim?

Victor kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi:

— Lale Valerian.

Damien’ın yüzünde hiçbir değişiklik olmadı.

— Emin misin?

— Hayır.

— O zaman tahmin.

— Evet.

Leyla sordu:

— Soren Vale?

Victor’un bakışları ona döndü.

— O da ihtimal.

Damien kısa bir nefes verdi.

— Yani sen de bizim kadar karanlıkta yürüyorsun.

Victor hafifçe gülümsedi.

— Fark şu ki ben karanlıkta yürümeye alışığım.

Damien karşılık verdi:

— Biz de öğreniyoruz.

Victor’un bakışları yeniden Leyla’nın eline kaydı.

Yüzüğe.

— Nişan ne zaman oldu?

Leyla bir an durdu.

Damien hiç düşünmeden cevap verdi.

— Dün gece.

Victor kaşını kaldırdı.

— Hızlı.

Damien karşılık verdi:

— Bazı şeyleri çok bekletmenin anlamı yok.

Victor Leyla’ya baktı.

— Sen de aynı fikirde misin?

Leyla Damien’a kısa bir bakış attı.

Sonra Victor’a döndü.

— Ben istemeseydim o yüzük parmağımda olmazdı.

Damien’ın gözlerinde çok kısa bir memnuniyet belirdi.

Victor bunu da gördü.

— Anladım.

Marcus ilk kez konuştu.

— Bu kadar kısa sürede karar vermek riskli değil mi?

Leyla ona döndü.

— Bizim kararımız.

Marcus sustu.

Damien masadaki dosyayı işaret etti.

— Kopyasını istiyorum.

Victor karşılık verdi:

— Veremem.

Damien ayağa kalktı.

— O zaman görüşme bitti.

Victor kaşlarını çattı.

— Daha konuşmadık bile.

— Ben senin anlattıklarını ezberlemek için gelmedim. Kanıt istiyorum.

Leyla da ayağa kalktı.

Victor ikisine baktı.

— Oturun.

Damien karşılık verdi:

— Emir vermeyi bırak.

Victor birkaç saniye düşündü.

Sonra dosyadan üç sayfa çıkardı.

Masaya bıraktı.

— Bunları alabilirsiniz.

Damien sayfalara uzanmadı.

— Hepsi değil.

— İlk görüşmede bu kadar.

Damien yüzünde hafif bir gülümsemeyle Leyla’ya baktı.

— Ne dersin, nişanlım?

Leyla onun ne yaptığını anlamıştı.

Victor’un önünde kararları yalnızca Damien veriyormuş gibi görünmesini istemiyordu.

Leyla dosyadaki sayfalara baktı.

Sonra Victor’a.

— Şimdilik yeter.

Damien başını salladı.

— O zaman şimdilik.

Sayfaları aldı.

Victor onları kapıya kadar izlemedi.

Ama tam çıkacakları sırada seslendi.

— Damien.

Damien durdu.

Victor’un bakışları bu kez yalnızca ondaydı.

— Annenin kayıtlarını bir gün görmek isterim.

Damien’ın yüzünde hiçbir şey değişmedi.

— Ölü insanların kayıtlarıyla fazla ilgileniyorsun.

Victor’un gözleri daraldı.

Damien Leyla’nın elini tuttu.

Birlikte odadan çıktılar.

Kapı kapandığı anda Leyla ona döndü.

— Fark etti mi?

Damien hiç düşünmeden cevap verdi.

— Asuman’ın yaşadığını mı?

— Evet.

Damien birkaç saniye sustu.

— Şüphelendi.

Leyla yüzüğünü istemsizce çevirdi.

— O zaman geri dönüp bunu hemen söylememiz lazım.

Damien başını salladı.

— Evet.

Sonra Leyla’nın eline baktı.

— Ama bir şeyi iyi yaptık.

Leyla sordu:

— Neyi?

Damien yüzüğe işaret etti.

— Buna inandı.

Leyla gözlerini kıstı.

— Fazla sevinme.

Damien gülümsedi.

— Rolümüz çok başarılıydı.

Leyla yürümeye devam etti.

— Rol.

Damien arkasından geldi.

— Tabii.

Leyla ona dönmeden konuştu:

— O “tabii”yi hiç sevmedim.

Damien’ın gülüşü koridorda yankılandı.

Bölüm sonu

2 yorum