İçeriğe geç

ÖLÜMÜN SIRLARI

Bölüm 15 · 19 dk okuma

ÖLÜMÜN SIRLARI

Bölüm 15

HUZUR:

Chris herhangi bir şarkı açtı. Nereye gidiyorduk? Hava iyice kararmıştı. Bir orman yolundan gidiyorduk.

CHRIS:" Abriella , benim için önündeki kutuyu açar mısın?"

Önümdeki kutu mu? Yavaşça kutuya uzandım. Mavi bir kutu ve üzerinde siyah bir kurdele vardı. Kapağını kaldırdım. Bir telefon kutusuydu . İçini açtım, çok güzel bir telefon vardı. Ona dönerek,

CHRIS:" Nasıl, beğendin mi?"

ABRIELLA:" Çok güzel , kimin için?"

CHRIS:" Senin için."

ABRİELLA:" Benim için mi? Çok düşüncelisin , tessekkür ederim ama bunu kabul edemem Chris."

CHRIS:" Neden kabul edemez mişsin? Hem ben senin telefonunu almıştım ve kırmıştım. Ödeşmiş olduk. Lütfen benim için kabul et ."

Ona gülümseyerek, yanağına bir öpücük kondurdum.

ABRİELLA:" Peki senin dediğin olsun. Tessekkür ederim tekrardan. "

Telefonu kutuya geri koydum.

CHRIS:" Rica ederim . Geldik."

Çok güzel bir taş evine gelmiştik. Mavi çatısı vardı. Önünde küçük bir havuz vardı heryerde çiçekler vardı. Hayran kalmıştım. Chris arabadan indi. Daha sonra hızlıca benim kapımı açtı. Elini uzatıp, sesini kalınlaştırarak,

CHRIS:" Leydim, izninizle ."

Çok komik görünüyordu. Bir beyfendi gibi davranıyordu. Ona gülümseyerek,

ABRİELLA:"Minik boş konuşan'a ne oldu romantik bey?"

Boğazını temizleyerekve sesini tekrar kalınlaştırarak ,

CHRIS:" Onu unutun gitsin, lütfen gelin. "

ABRİELLA:" Burası çok güzelmiş. Nereden aklınıza geldi bu süpriz bay romantik dev?"

Kıkırdadı. Bende öyle.

CHRIS:" Dev? Herneyse . Siz gibi mükemmel bir kadın görünce aklıma neler gelmiyor ki? "

Bana göz kırptı. Yine utanmıştım. Kapının önünde durduk. Cebinden bir anahtar çıkarıp , anahtar deliğine soktu. Kapıyı açtı. Bana önce geçmem için işaret etti. Içeriye girdim. Içerisi de dışarısı gibi çok güzel di. Beni kocaman bir oturma odası karşıladı. Duvarlarda çok güzel tablolar vardı ama bitanesi gözüme çarpmıştı. Ona yaklaştım tam karşısında durdum. Bu tabloda ben vardım. Chris arkamdan bana sarıldı. Kollarını belime sardı. Kafasını boynuma yerleştirdi. Ellerimi ellerinin üzerinde gezdirdim. Benim için, mutlu olabilmem için bana birsürü sürpriz yapmıştı. Kimse benim için bu kadar uğraşmamıştı. Bu beni duygulandırmıştı.

CHRIS:" Gerçekte daha güzelsin. "

Burnumdan nefes vererek güldüm. Gözlerim dolmuştu. Arkama döndüm. Ellerimi Chrisin omzuna koydum.

ABRİELLA:" Chris, sen çok tatlısın... bütün bunlar için gerçekten çok teşşekkür ederim. Kimse benim için ..."

Gözlerim tekrardan dolmuştu. Gözümden bir damla yaş akmıştı .

CHRIS:" Aa hadi ama ağlamaya gelmediniz dimi leydim . "

Eliyle göz yaşımı sildi. Hızlıca Telefonundan bir müzik seçti. Kollarını tekrar belime sardı. Bende kollarımı boynuna doladım. Dans etmeye başlamıştık. Gülüyordu bende ona gülüyordum. Çok iyi dans ediyordu ama ben edemiyordum. Sürekli ayaklarına basıyordum. Ona gülerek,

ABRİELLA:" Bay dev romantik , gerçekten özür dilerim ama dans edemiyorum. "

CHRIS:" Sorun değil sadece ayaklarımı hissetmiyorum. "

Ikimizde gülmüştük. Birkaç dakika daha dans ettikten sonra Chris beni bıraktı. Telefonu eline alıp müziği kapattı.

CHRIS:" Daha sonra devam ederiz ama bir eğitmene ihtiyacınız var gibi tabi eğer isterseniz eğitmeniniz olmayı seve seve isterim. Bildiğiniz üzere işimi severek yapan biriyimdir."

ABRİELLA:" Bilmez miyim . Bende çok isterim dans eğitmenim olmanızı."

CHRIS:" Çok güzel. Acıktınız mı çünkü ben çok acıktım. "

ABRİELLA:" Bende acıktım. "

Merdivenlerden yukarı çıktık. Çok güzel bir masa bizi karşıladı. Masada 2 mum ve mumların arasında kırmızı güller vardı. Altlarında da gül yaprakları vardı . Bir şarap şişesi vardı. Herşey çok güzel görünüyordu. Sandalyeye oturmadan önce Chris sandalyemi bir beyfendi gibi geri çekti oturdum .

ABRİELLA:" Teşekkür ederim , Chris daha ne kadar beni şımartmaya devam edeceksin? Bütün bunlar çok özel ...seni seviyorum ."

CHRIS:" Bende seni seviyorum Abriella. Ömrümün sonuna kadar sizi mutlu etmeye ve şımartmaya devam edeceğim minik hanım. "

Chris hemen yan masadaki yemekleri boşaltmak için kalktı. Bende yardım etmek için kalkmaya yeltendim ama Chris ,

CHRIS:" Lütfen leydim, herşeyi ben yapacağım. "

Gülümseyerek geri oturdum. Merakla ,

ABRİELLA:" Chris bütün bunları gerçekten sen mi yaptın?"

CHRIS:" Evet, neden sordunuz? Yoksa bu kaslı kolları görmediniz mi ? Bu kollardan her iş gelir. "

Bu sefer kendini övmeye başlamıştı. Ona güldüm. Herşeyi tabağa yerleştirdikten sonra oda sandalye ye oturdu. Ikimizde yemeye başladık.

ABRİELLA:" Chris keşke hep böyle olsa."

CHRIS:" Öyle olacak."

ABRİELLA:" O adam... Jason hâlâ hayattayken bizim peşimizdeyken nasıl öyle olacak ki? "

CHRIS:" Şimdi bütün bunları düşünmeyi bırak ve şuana odaklan. Sana söz veriyorum o adamdan kurtulacağız. Bana güveniyor musun?"

Ona bakarak başımla onayladım. Yemeğimizi sohbet ederek ve keyifle yemiştik.

CHRIS:" Benimle gel sana bir şey göstereceğim. "

Sandalyeden kalktık. Chrisin elini tutmuşum. Yeni bir odaya girmiştik. Kocaman bir havuz ve karşısında kocaman bir televizyon vardı.

CHRIS:" Bir film seçelim ve izleyelim olur mu? "

ABRİELLA:" Olur da ben yanıma giyebileceğim bir şey getirmedim. "

Bana bakıp sırıtıyordu.

CHRIS:" Sorun değil kıyafetlerini çıkarman yeterli."

Üstündeki takımın düğmelerini yavaşça açmaya başladı. Gömleğini de aynı şekilde . O çok yakışıklıydı ve kıyafetleri olmadan daha çok yakışıklı görünüyordu.

Pnatolonunun düğmesini açtı. Önümde sadece baksır'la duruyordu. Bana bakıyordu. Kıpkırmızı olduğuma yemin edebilirdim.

CHRIS:" Utandınız mı minik hanım ?"

ABRİELLA:" Hayır. "

CHRIS:" Yüzün öyle demiyor ama."

ABRİELLA:" Sıcaktandır. Su çok mu sıcak ? Çok sıcaksa ben giremem."

Chris elini suya koydu. Bana dönerek,

CHRIS:" Hayır , ne sıcak ne soğuk. Tam kıvamında. "

Tamam Abriella bunu yapabilirsin, utanmana gerek yok. Sadece suyun içinde film izleyeceksiniz. Yere yavaşça eğilip ayakkabıyı çıkardım. Chris'e doğru yürüdüm.

ABRİELLA:" Elbisemin arka kısmı için yardımcı olur musun?"

CHRIS:" ıghhm"

Yavaşça elbisemin arka kısmını açtı ve omzumdan aşağı doğru itti. Sonunda karşısında iç çamaşırlarımla duruyordum . Arkama döndüm. Bana çok tuhaf bakıyordu birden sırıtmaya başladı . Bana bir adım attı ne yapacağını anlamıştım. Bende ona attım. Bir adım daha attı ona bir adım daha attım ve onu suya doğru ittim. Birden beni bileklerimden tutup düşerken beni de kendiyle suya düşürdü. Bu adamı fazla hafife aldığımı farkettim. Su derin olmasada boğulacağımı sandım. Chris tam karşımda duruyordu . Bana gülüyordu.

ABRİELLA:" Gülmeyi keser misin? Komik bir şey yok."

Hiç bir şey demeden suyun içinde daldı ve benim bacaklarımdan tutup aşağı çekti. Tekrar sudan çıktım bu sefer ona su fırlattım. Gözlerini kapatıp geriye çekildi.

CHRIS:" Tamam tamam! Özür dilerim küçük hanım. "

ABRİELLA:" Bencede özür dilemelisiniz bay huysuz dev."

Bana doğru gelmeye başladı. Ona tekrar su fırlattım. Yüz ifadesi çok komikti. Bu sefer gülen ben olmuştum. Onu kızdırmıştım . Hızlı bir şekilde bana doğru geldi. Beni iki kollarının arasına aldı. Vücudumu bacaklarının arasına aldı vücudu vücuduma değiyordu. Ona gülümsedim .

ABRİELLA:" Birileri çok çabuk ağlıyor anlaşılan. "

CHRIS:" Çok konuşma istersen bayan minik. Kimin ağladığı birazdan belli olacak."

Ellerimi onun yanaklarında gezdirdim.

ABRİELLA:" Chris biliyor musun hayatımdaki en güzel ve en değerli insansın. Senin yanındayken kendimi güvende hissediyorum . Her ne kadar abim olsada o herzaman kendi halinde takılırdı. Çoğu kızın gördüğü ama benim göremediğim baba sevgisini ve huzuru sadece senden aldım. O adam her ne kadar intikam için geri geleceksede birlikte onu alt edeceğimize inanıyorum. "

CHRIS:" Benim de itiraf etmem gereken şeyler var. Seninle tanıştıktan sonra hayatım, davranışlarım, kalbim, kendim değiştim. Seni seviyorum. Bilmiyorum ama ben sana çok fena aşık oldum.

Şımararak ,onunla biraz eğlenmek istedim.

ABRİELLA:" Doğru Eva 'dan sonra baya yıkılmışsın, baya kendini odalara kapamışsın kim bu kız ya?"

Şaşırmıştı. Bir kaşı havaya kalkmıştı .

CHRIS:" Bir dakika ya sen bunu nereden biliyorsun ki? Kim söyledi ki ? Tabi ya Valeria 'dan başka kim olabilir ki. Onu mahvedeceğim. Abri o kızla görüşmüyorum hatta nerede ne yapıyor onu bile bilmi-"

Cümlesini bitirmesine fırsat vermeden, onu boynundankendime çekip dudaklarına yapıştım. Evet sonunda onu öpmüştüm. Geri çekildim. Ona gülümsedim. Bana biraz şaşkın ama tatlı bakıyordu. Oda gülümsedi. Beni bu sefer o öpmek istiyordu. Beni havuzun duvarına yaslayıp bacaklarıyla bacaklarımı hapsedene kadar kıpırdandı. Öpücüğü bir damga gibiydi. Dilinin her dokunuşu kaslarımdaki gerginliği birer birer açıyor, bir sn için bile olsa rahatlamamı sağlıyordu. Chris öpücüğü kesse de fazla uzağa gitmedi. Dudağı dudağıma okadar yakındı ki gülümsemesini hissedebiliyordum.

CHRIS:" Tadının tıpkı kokun gibi olduğunu söylemiş miydim?"

Kahkaha attım.

ABRİELLA:" Hayır söylemedin huysuz devim."

CHRIS:" Kiraz ve ay ışığı gibi."

Ona gülümsedim. Ellerimi saçlarında gezdirdim.

ABRİELLA:" Seni seviyorum Christopher."

Boynuma bir öpücük kondurdu. İki kolunu belime sardı. Alınlarımız birbirine değiyordu .

CHRIS:" Bende seni seviyorum Abriella."

Yavaşça onun dudaklarına hafif bir öpücük kondurdum . Ona gülümseyerek,

CHRIS:" Eee ne yapalım? Film izleyelim mi?"

Benden ayrılmak istedi ama ben istemedim bu duyguya hasret kalmıştım. Buna ihtiyacım vardı. Onu daha çok kendime çektim. Şaşırdı.

ABRİELLA:" Biraz daha böyle kalsak."

Bana biraz baktı sonra anlımdan öptü. Bana sarıldı. Yüzümü çıplak ve ıslak göğsüne koymuştum. Yine duygulanmıştım böyle bir zamanda bile üzüldüğümü görmesini istemedim. Yüzümü gizledim. Gözlerimden yine yaşlar akmaya başlamıştı. Kendimi durduramıyordum. Babam, annem , Bianca, Hemşire, halam ve daha çok kişi. Benim yüzünden ölmüşlerdi. Ben bu yükü kaldıramıyordum. Chris olmasaydı belkide şuan burada olmazdım. Benim yaşama sebebim Chris'ti. O olmadan yaşayamam. O adam ona da birşey yapacak diye çok korkuyorum. Chris birşeylerin ters olduğunu anlamış gibiydi. Bir elini kafamı yüzüne doğru kaldırdı. Bana şefkatle bakıyordu . Ona gülümsedim ve göğsüne de bir öpücük kondurdum. Ona sarıldım ellerimi sırtında gezdirdim . Ellerini ıslak saçlarımda gezdirdi.

ABRİELLA:" İyi ki varsın. "

Chris birden sırıtmaya başladı.

ABRİELLA:" Ne? Neden gülüyorsun. "

CHRIS:" Yok birşey sadece aklıma birşey geldi. "

ABRİELLA:" Bana da söylesene ."

Bana baktı daha çok sırıtmaya başladı. Ona kaşlarımı çatarak bakmaya başladım bana bakıp daha çok gülmeye başladı. Ona su sıçrattım. Gözlerini kapattı sonra oda benim gibi kaşlarını çattı .

ABRİELLA:" Şimdi daha çok komik oldu . Gülmeye devam etsene."

Bu sefer ben gülüyordum.

CHRIS:" Bunu sen istedin!"

Beni belimden sıkıca tuttu ve yukarı kaldırıp suyun içinden çıkardı.

ABRİELLA:" Chris! Ne yapıyorsun ? Bırak beni. "

Kurutulmaya çalışıyordum ama olmuyordu . Beni iki kolunun üstüne aldı. Havuzdan çıktı.

ABRİELLA:"Chris lütfen yapma! Ben korkarım boğulurum. Benim ölmemi istemezsin dimi?"

Ona küçük bir yavru kediymiş gibi bakıyordum. Huysuz yüzü yine sırıtmaya başlamıştı.

ABRİELLA:" Chris lütfen! Tamam özür dilerim söyleme sende kalsın öğrenmek istemiyorum. Ne istersen yaparım lütfen yeterki bırak!"

CHRIS:" Çok korkuyorsun minik boş konuşan . Bozulmazsın merat etme ben seni kurtarırım. "

Beni ileri geri sallamaya başladı. İstemsizce küçük bir çığlık attım. Beni hızlıca suyun içine attı. Gözlerimi kapattım. Bir elimle de burnumu kapattım. Suyun içindeydim. Hızlıca yukarı çıktım. Boğazıma biraz su girmişti. Öksürmeye başladım ama çok büyük bir şey yoktu. Çok büyük bir kahkaha atıyordu. Sen görürsün Chris bunun intikamını alacağım . Karşımda durup bana bakıyordu. Halıca merdivenlere doğru yüzdüm . Havuzdan çıktım. Ona doğru yürüdüm. Çok sinirlenmiştim. Bacak arasına tekme atacaktım ama benden hızlı davrandı ve bacağımı tuttu.

CHRIS:" Merak etme küçük hanım artık bu numaraları yutmam. "

Bacağım havada kalmıştı ama hâlâ tutuyordu . Bacağımı indirmeye çalıştım ama tutmaya devam ediyor ve bırakmıyordu. Gözleri yüzümden ayrılıp yavaşça göğüslerime kaydı. Vücudumu incelemeye başladı.

ABRİELLA:" Chris rica ediyorum bacağımı bırakır mısın? Lütfen!"

Gözleri tekrar gözlerimle buluşmuştu. Bacağımı bıraktı. Yanındaki havluyu bana uzattı. Elinden sertçe çekerek aldım. Hâlâ bana bakıp gülüyordu. Yanından hızlıca geçmek istedim ama izin vermedi. Beni kolumdan tuttu .

CHRIS:" Tamam özür dilerim yapmamalıydım. Oldu mu?"

Aklıma bir fikir geldi. Ona gülümseyerek,

ABRIELLA:"Eğer istediğimi yaparsan seni affederim."

CHRIS:" Neymiş o istediğin?"

ABRİELLA :" Ne olursa olsun beni asla herkes gibi bırakmayacaksın. Hayatını asla tehlikeye almayacağına söz ver benim için olsa bile. Sonsuza kadar birlikte olalım."

Ona yaklaştım ve ona sarıldım. Geri çekildim. Yaptığı şeyden dolayı pişman olmuş gibiydi. Bana yaklaşıp anlımdan öptü.

CHRIS:" Söz."

ABRIELLA:" Tamammm ozaman intikamımı alabilirim."

CHRIS:" Bekle! Ne ?"

Onu hızlıca ittim ardından bende atladım.

CHRIS:" Gel buraya!"

Ona doğru yüzdüm . İkimizde çok eğleniyorduk. Bu anın hiç bitmemesini istedim. Bacaklarımı Chris'in beline sardım . Kollarımı da boynuna. Oda kollarını benim belime sarmıştı. Sadece suyun içinde birbirimize bakıyorduk. Ellerimi yanaklarında gezdirdim.

ABRIELLA:" Artık sudan çıkalım. Üşüdüm. "

CHRIS:" Tamam sen nasıl istersen. Ama dur nasıl üşüyebilirsin camlar ve kapılar kapalıydı . "

ABRİELLA :" Emin misin belki açık unutmuş olabilirsin."

CHRIS:" Eminim. Evde birileri var. Hemen kıyafetlerini giyin Abriella."

O şekilde sudan hızlıca çıktık hemen üstüme elbisemi geçirdim . Chris ise pantolonunu giydi.

CHRIS:" Arkamda dur . Sakın yanımdan ayrılma. "

Yavaş adımlarla odadan çıktık. Masanın üstünde silahı vardı . Hızlıca onu kavradı. Acaba bizi buldu mu, o mu gelmişti? Bir pencere açıktı. Chris ışıkları açtı, bana dur işareti yaptı. Durdum. Cama yaklaştı etrafa baktı . Sonra bana dönerek,

CHRIS:" Kimse yok ."

Derin nefes alıp verdim. Çok rahatlamıştım. Chris camı kapatmak için arkasına döndü. Ayaklarımda bir hareket hissettim. Hemen aşağıya baktım . Çiğlik atmamak için kendimi zor tuttum ama korkum boşunaymış çünkü ayaklarımda dolanan şey bir kediymiş . Onu kucağıma aldım .

ABRİELLA:" Chris baksana."

Arkasına döndü ve kucağımdaki kediyi görünce şaşırdı. İki elini beline doğru tutarak.

CHRIS :" Demek davetsiz misafirimiz sendin."

ABRİELLA:" Ama bu çok tatlı aww senin bir sahibin varmı tatlı şey. "

Üzerinde bir tasma yada benzeri birşey yoktu anlaşılan bu kedinin bir sahibi yoktu.

ABRİELLA:" Chris! Bu kedi bizim olsun mu? Çok sevimli baksana."

CHRIS:" Tamam olur."

ABRİELLA:" Acıktın mı sen gel sana bir şeyler verelim."

Ben kediyi severken Chris ıslak olmasına rağmen bir koltuğa oturmuştu . Telefonla ilgileniyordu. Diğer elinde ise bana aldığı telefonu tutuyordu. Dolabı açtım ona verebileceğim bir kedi maması yoktu ama biraz sosis vardı sosis kabını aldım . Yere koydum . Gerçekten de çok acıkmıştı yanına da biraz su koydum. Chris'e doğru yürüdüm. Hâlâ iki telefonla ilgileniyordu. Üstüne oturdum bir elimi boynuna diğer elimi karnın da gezdirdim.

ABRİELLA:" Ne yapıyorsun?"

Bir elini bacaklarımın üstünde gezdirdi. Biraz utanmıştım. Ben ona temas kurmaktan çok çekinmiyorum ama o yapınca garip hissediyorum . Gözlerini telefondan ayırıp bana baktı.

CHRIS:" Telefona birkaç ekleme yapıyorum."

ABRİELLA:" Anladım , yardıma ihtiyacın var mı?"

CHRIS:" Yok, sağol."

Başımı boynuna yerleştirdim. Bir elimle saçlarıyla oynadım. Baya uzamışlardı biraz kesime ihtiyaç var gibiydi. Galiba benim saçlarım da çok uzamıştı. Bir diğer elimide yanaklarında gezdirdim. Ne yaptığını incelemeye başladım. Aynı zamanda bir şarkı mırıldanmaya başladım. Dikkatimi çeken birşey olmuştu. Biri instagramdan sürekli takip isteği atıp duruyordu. Chris ısrar edercesine reddete basıp duruyordu ama bu kişi pes etmiyordu. Chris engellemeye karar vermişti ki .

ABRİELLA:" Bekle Chris kim ki bu kişi bu kadar ısrar ediyor? Kabul et lütfen. "

Chris ağzını açtı fakat konuşmaktan vazgeçti. Dediğimi yaptı. Kabul etti. Bir şeye sinirlenmiş gibiydi ama anlamamıştım bana mı kızdı yanlış bir şey mi yapmıştım. Chris kabul ettikten sonra yaklaşık 2 dakika sonra o kişi yazdı. Profil fotoğrafı yoktu. İsmi nick_xw1 'tü . Telefonu alıp yazmaya başladım.

_________________________________________

nick_xw1:

"Abriella sonunda kabul ettin. Aramalarıma cevap vermiyorsun. Beni engellemişsin bu ikinci hesabım . Lütfen gel sana ihtiyacım var."

Abriella Ruth:

" Kimsiniz?"

nick_xw1:

"Ben Nicholas , Abriella lütfen kendimi iyi hissetmiyorum sana ihtiyacım var. "

Abriella Ruth:

"Nick, iyi misin?

Neredesin?"

nick_xw1:

"Sana konumu atıyorum. "

________________________________________

CHRIS:" Oraya gidemezsin."

ABRİELLA:" Neden ? Onu sevmesemde bana ihtiyacı var gibi duruyor bunu ilk defa yapıyor galiba gerçekten çok kötü. "

Bacaklarımın üstündeki elini çekti. Bana sinirli bir şekilde bakıyordu.

CHRIS:" Onu ben engelledim çünkü sana yazıp duruyordu. O adam sinirimi bozmaya başladı. "

ABRİELLA:" Bak Chris sinirlenmekte haklısın ama o benim sadece okuldan bir arkadaşım. Onun bana olan hisleri gerçekten umrumda değil. Sesi iyi gelmiyordu. "

CHRIS:" Tamam ama eğer yanlış bir şey söylerse -"

ABRİELLA:" Söylemeyecek ."

Hızlıca üstünden kalktım, ona elimi uzattım elimi tuttu. Arabaya doğru yürüdüm . Telefona baktım çevrim içi değildi . Neler oluyordu? Attığı konumu açtım. Ikimizde arabaya bindik. Chris hâlâ sinirliydi . Yol boyunca hiçbir şey konuşmamıştık. Mezarlıktaydık. Korkmaya başlamıştım.

CHRIS:" Anlaşılan seninle dalga geçiyor yada başka planları var ."

ABRİELLA:" Bilmiyorum ama burası tanıdık geliyor."

CHRIS:" Çünkü burası Bianca'nın defnedildiği mezarlık."

Şaşırmıştım aynı zamanda korkuyordum. Buraya o günden beri hiç gelmemiştim. Nick neden bizi buraya getirdi? Hızlıca Chris'in yanına gittim. Bir eli herzaman ki gibi silahındaydı. Demir kapıyı açtık. Içeri bir adım attım. Etrafa baktım kimsecikler yok gibiydi. Bianca'nın mezarında olabilir miydi? Oraya doğru yürümeye başladık. Bir ışık gördük. Evet! Oradaydı. Bir taşa yaşlanmış hemen yanı başına bir ateş yakmıştı . Bianca'nın mezarının arkasında oturuyordu . Gözlerini kapatmıştı. Çıkardığımız seslerden dolayı gözlerini açtı ve bize doğru baktı.

NICK:" Sonunda geldiniz. "

ABRİELLA:" Neler oluyor Nick? Neden buradayız ?"

NICK:" Sana söylemem gereken şeyler var Abriella."

CHRIS:" Söyle bakalım hem tüm saçmalıklar neymiş öğrenmiş oluruz."

Chris'e baktım. Ellerini havaya kaldırıp kafasını salladı daha sonra bir yere oturup Nick'in karşısına geçti.

ABRİELLA:" Tamam dinliyorum. "

Chris'in yanına geçtim. Onu incelemeye başladım. Chris'e döndüm. Ona gözlerini kırpmadan bakıyordu.

NICK:" Herkes beni zengin şımarık tüm gün kızlarla dolaşan bir tip olarak biliyor. "

Burnundan nefes vererek güldü.

NICK:" Aslında biraz haklı olabilirlerde . Ben artık dayanamıyorum. Buraya geldim ve sizin de buraya gelmenizi istedim çünkü..."

ABRİELLA:" Çünkü ne?"

Chris hâlâ ona bakıyordu. Chris'e rahatça bakabiliyor du ama bana bakarken çekiniyordu sanki vereceği cevaptan korkuyordu. Nefes alıp verdi . Kendi kendine sırıtmaya başladı.

CHRIS:" Gidelim Abriella, görmüyor musun içmiş. Bu dalga geçmek ve oyalamaktan başka bir şey değil ."

NICK:" Hayır ! Yemin ederim dalga geçmiyorum evet biraz içmiş olabilirim ama hâlâ kendimdeyim. "

Chris kalktığı yerde dikilip ona bakmaya başladı benim gibi oda merak ediyordu .

ABRİELLA:" Evet? Bekliyorum."

NICK:" Ben bir hata yaptım ve bu hatayı üstlenmeye karar verdim. Sorumluluk sahibi bir insan değilim ama olmaya karar verdim çünkü Binaca için bunu yapmalıyım."

ABRİELLA:" Ne gibi bir hata?"

NICK:" Söyleyeceklerim karşısında lütfen sakin kalmaya çalış biliyorum haklısın da ama lütfen hatamı düzeltmeye çalışıyorum. Ben gerçekten pisliğin tekiyim. Bana istediğini söyle hakediyorum da zaten."

CHRIS:" Bana bak şerefsiz uzatma da söyle. "

Nick ona baktı ama onu umursamadan bana döndü.

NICK:" Ben , Travis ve Bianca'nın gittiği ama senin gelmek istemediğin Benim evimde olan bir parti vardı hatırlıyor musun? O zamanlar çok yakındık 4'ümüz çok iyiydik ama ben herşeyi mahvettim. O gün sadece 3'ümüz evdeydik. Ben çok içmiştim kendimde değildim. Bianca'ya saldırmaya başladım. Yemin ederim kendimde değildim. Bianca benden kaçmaya çalıştı ama başaramadı . O gün ona tecavüz ettim. Kendimden iğreniyorum. Nefret ediyorum. Keşke aşağılık gibi davranmasaydım. "

Duyduklarım karşısında şok olmuştum. Bunu nasıl yapabilirdi. Bianca yıllardır benden saklamış . Evet dediği gibi bir zamanlar çok yakındık ama Bianca ve o artık eskisi gibi davranmıyordu. Bianca yurt dışına çıkmak istedi ve bir yıl sonra geldi. Nick ise oda artık bizimle takılmıyordu değişmişti. Travis ise o ne yapıyordu bilmiyorum. O zamanlar Bianca gitti diye üzüldüğünü düşünüyordum ama şuan öyle değil .

Ona doğru yürüdüm. Sertçe omzuna yumruk attım . 1 kaç adım geriledi bir şey yapmıyordu sadece çaresizce bana pişmanmış gibi bakıyordu . Gözlerimden akan damlayı elimle sildim. Ona bir daha vurdum . Bir daha yapacakken Chris beni tuttu. Arkamdan kollarımı tutup bana sarıldı kulağıma yaklaşıp.

CHRIS:" Sakin ol abri , ben yanındayım lütfen sakin kalmaya çalış ."

Ben durunca beni bıraktı . Nefes nefese kalmıştım.

ABRİELLA:" Sen ciddi misin? Bunu iğrençliği gerçekten yaptın mı! Bianca senin yüzünden gitmişti. Ona nasıl böyle bir şey yapabilirsin birde onun mezarının bas ucunda anlatıyorsun bütün bunları burada da mı onun canını acıtmak istiyorsun! Bak! BANA BAK DEDIM! O YERDE YATIYOR! Biz onu görmesekte o bizi görüyor ve duyuyorda. Senden nefret ediyorum. Gidelim Chris ... daha fazla dinleyemeyeceğim."

Chris'in elini tuttum tam gidecekken önümüzde bir kız çocuğu belirdi.

KÜÇÜK KIZ:" Baba ben çok sıkıldım . Burası neresi? Bunlar kim? Hadi eve gidelim! Bana kedi alalım mı birde dondurma."

Nick göz yaşlarını sildi. Küçük kıza doğru yürüdü ona sarılıp onu öptü daha sonra kucağına aldı. Baba mı demişti o? Küçük kız bize bakıyordu.

NICK:" Bak clara bu Abriella teyzen buda Chris amcan. Annenin arkadaşları. Anneni görmeye gelmişler."

Nasıl olabilir? Bianca ve Nick'in kızı mı vardı .

CLARA:" Senin arkadaşların değil mi?"

Nick ona endişeli bir şekilde gülümseyerek,

NICK:" Ahg şey o kısım biraz karışık ama umarım eskisi gibi oluruz. "

Bunu söylerken gözlerimin içine bakıyordu. Gözleri tekrar dolmuştu .

NICK:" Hadi bakalım yarın tekrar geliriz ama şimdi arabaya git ben hemen geliyorum."

CLARA:" Ama baba! Ben gitmek istemiyorum!"

ABRİELLA:" Bak Clara benim bir kedim var onu sana verebilirim hatta daha ona bir isim bile vermedim sen vermek ister misin?"

Gülümseyerek,

CLARA:" GERÇEKTEN Mİ ! ÇOOOOOK İSTERİM."

ABRİELLA :" O zaman arabaya bakalım."

Tüm ruh halim ve duygularım aniden değişmişti. Biraz rahatlamıştım.

NICK:" Teşşekkür ederim Abriella. Bizim bir kızımız var ve ona iyi bir baba olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum . Yaptığım tüm hataları telafi etmek için daha çok uğraşıyorum. Kızımı çok seviyorum eğer Bianca olsaydı oda çok severdi."

ABRİELLA:" Sana tek şey soracağım tamam herşey iyi güzel iyi bir baba olacağım diye geziniyorsun kendini böyle hafifleteceğini sanıyorsun ama o gün Travis neredeydi?"

NICK:"O gün Travis bizi gördü ama hiç bir şey demedi. Çünkü zaten beni sarhoş edip Biancaya bunu yapmamı o sağladı."

ABRİELLA:" Ne?! Bir insan neden kız arkadaşına böyle bir şey yapmak ister ki?"

NICK:" O geceden sonra onunla konuşmaya gittim bana Biancadan ayrılmak istediğini ve onun suçlu gösterip onu aldattığını söyleyecekti . Kendisi Bianca'yla birlikteyken birden fazla kızla ilgileniyordu . Ben bütün bunları biliyordum. Ona bütün bunları Bianca'ya söyleyeceğimi söyledim ama beni susmaya zorladı ve intikam olarak bu planı kurdu."

ABRİELLA:" Kaç yaşında?"

NICK:" 4 ."

ABRİELLA:" Sana inanmak istiyorum Nick Clara için. "

NICK:" Değişmek için çabalıyorum abri...

Beni affedebilecek misin?"

Ne diyeceğimi bilemiyordum. Hepsi Travis yüzünden di. Kızını çok seviyordu. Clara da onu belkide herşeyi geride bırakıp yeniden eskisi gibi olabilirdik.

NICK:" Dost muyuz?"

ABRİELLA:" Evet."

Bunu duyunca bana sarılmak istedi ama geri çekildi. Sevinçten ağlayacak gibi olmuştu. Bianca'ya dönerek,

NICK:" Kalbim biraz daha rahatladı Bianca, kızımıza çok iyi bakacağım. "

NICK:" Benim gitmem gerek Abriella , Clara beni bekliyor daha sonra tekrar görüşürüz umarım. "

ABRİELLA:" Nick! Bekle!"

Arkasına döndü bana şaşkın bir şekilde baktı.

ABRİELLA:" Kedim var derken yalan söylememiştim bir gün buluşup kediyi ona vermeyi çok isterim."

Bana gülümsedi.

NICK:" Tabi buna en çok ben sevinmiş olurum."

Arkasına dönüp gitti. Chris'e döndüm aynı bakmıyordu ama hâlâ içinde bir öfke olduğunu hissedebiliyordum. Saat çok geç olmuştu. Eve dönmeliydik. Mezarlıktan hep nefret etmişimdir. Şuan her yer karanlıktı sadece ben ve Chris tabi birde toprağın altındaki ölü bedenler. Bianca'nın mezar taşına dokundum önümde sadece toprak vardı. Nick'e kızmıştım ama Bianca'nın burda olmasının nedeni bendim. Bunu her hatırladığımda kalbim sıkışıyordu. Gözlerimden yaşlar akmasına nu sefer izin verdim ve Bianca'yla konuşmaya ihtiyacım vardı.

ABRİELLA:" Az önce herşeyi öğrendim arkadaşım. Senin gibi çok güzel ve aynı zamanda çok tatlı bir kızın var . Bana seni hatırlatıyor. Sana çok benziyor gerçekten.... Bianca bak... ben gerçekten dayanamıyorum ve senden çok özür dilerim benim yüzünden buradasın senin yerinde benim olmam gerekiyordu. Beni affetmeni bekleyemem ama umarım orada mutlusundur. Seni çok özledim. Sana bir söz vermiştim katilini bulacağıma ve çok yaklaştık umarım onu alt edeceğiz."

Chris bana yaklaşıp sarıldı.

CHRIS:" Hadi , gidelim Abri."

Arkama döndüm, ona sarıldım. Birkaç dakika öylece durduk. Geri çekildim onun elini tuttum. Arabaya doğru yürüdük.

CHRIS:" Doğru olanı yaptın. "

ABRİELLA:" Bilemiyorum Clara olduğu için bu kadar çabuk kabul ettiğimi düşünüyorum. Bianca 1 yıl boyunca yurt dışında yaşamıştı. Şimdi anlıyorum kimse hamileliğini anlamaması için gelmemişti. Bu çocuk bunca yıldır kimdeydi? Nerede yaşıyordu bunları Nickholas'a sormalıyım."

Yarım saat olmuştu ama hâlâ eve varamamıştık. Çok yorgundum. Burada bile uyuyabilirdim. Chris aynı gibiydi ama ben pek dayanıklı biri değilim. 1 kaç dakika sonra eve varmıştık. Hemen kendimi içeri attım. Ayaklarımdaki topukluları çıkardım. İkimizde hasta olabilirdik . Kurulanmadan çıkmıştık. Acaba Nick bizi böyle görünce ne düşündü.

ABRİELLA:" Ben duşa giriyorum."

CHRIS:" Tamam sonra da ben girerim."

Hızlıca duşa girdim. Yaklaşık 10 dakika sonra duştan çıktım. Kıyafetim yoktu ama dolaplara baktım. Sadece erkek kıyafetleri vardı. Bir eşofman altı ve bir tişört giydim. Chris'e doğru yürüdüm. Beni görünce kahkaha atmaya başladı.

ABRİELLA:" Seneden izin almadan kıyafetlerini aldım sorun olmaz dimi ?"

CHRIS:" Hiç sorun değil minik hanım bundan sonra böyle giyinin hem başka erkekler de size bakmamış olur."

Gülmeye devam etti.

ABRİELLA:" O kadar mı kötü? Ne yapayım dev olan sensin. Bu arada yatak odası nerede çok uykum var."

CHRIS:" Sağdan 2. Kapı."

Ona doğru koşup yanağına öpücük kondurdum . Odaya doğru ilerledim. Sonunda uyuyabileceğim bir yer . Bugün birsürü şey öğrenmiştim ve beynim daha fazla kaldırabilir miydi bilemiyorum. Kendimi yatağa attım ve derin bir uykuya daldım .

Bölüm sonu

4 yorum

  • Sana bir doru sormak istiyorum...sakıncası yoksa,sen şimdi ne kadar yorgun olduğunu anlayamadamda yinede ellerine sağlık çok güzel olmuş hatta gerçekçi duruyor ,hakkaten gerçek yaşanmış olay mı bu yoksa kendi hayal gücün mü?

  • Merhaba reklam yapmam sizi rahatsız eder mi bilmiyorum ama ilk kez bir kurguyu paylaşma kararı aldım. Profilimden hikayeye ulaşabilirsiniz. Umarım bir şans verir ve okursunuz.

    1Yanıt