İçeriğe geç

Ölümün şiiri

Bölüm 12 · 3 dk okuma

Ölümün şiiri

Bölüm 12

12

"Aciz Gözlerim

En sevdiğim kitap

Bir şahesere benzer

Beni yansıtır adeta

İçinde tüm sevdiğim hislerin bir patlama yaşamasıdır

Beni alıp götürür; renkleriyle, uyumuyla

Parlak cildindeki yansımam bile güzel gelir

Her sayfasına işlemiş göz yaşları ve emek

Kahkahalarla sevmek

Öpmek

Asla bırakmak istememek

Böyle kalsa sonsuza dek

Zaman dursun

Evren dursun

Tam bu şekilde

Renklerinle beni kör et

Sözlerinle beni terk et

Dokunmayı bile men et

Zehiri içine çek

En güzel şeylerin bile bir kusuru vardır

Tek kusurun bu

Kusursuzsun

Küçük kusurların arasında gidip gelmek

Aklımı kaybetmek ile etmemek arasında bir şey seçmek

Bunun tek sebebi körlüğüm

Kendime çektirdiğim bu acıyla gözlerimi deliyorum

Kendimi boğmak istiyorum

Ancak dünya ne güzel

Sonsuz olasılıklar

Büyüleyici görüntüler

Sürükleyici renkler

Kusursuz renkler

Sonsuz renkler

Olasılıklara bürünmüş sonsuz renkler

Her yerde saklanır, asla gitmez

Güzelliğinin geniş serinliği

Herkesi hayran bırakır

Ama her güzel şeyin bir sonu mu vardır?

Sonsuzluk gerçek değildir

Hiç biri eskisi gibi değil

Bunun sebebi bendim

Sonsuz, mükemmel, geniş renklerin bile

Ne kadar dar bir alanın görer aciz gözlerim

Bunları yazdığım kağıdı ona uzattım ve fark edip elimden alması için büyük bir çaba gösterdim. Şaşkın ama biraz daha sakin bir şekilde başını kaldırdı. Hiç bir şey söylemeden gözlerimin içine bakarak kağıdı aldı. Ağır bir şekilde gözlerini kağıtta gezdirmeye başladı. Gözleri dolmaya başlıyordu. Yüzünden hafif yaşlar süzülüyordu. Kağıdın sonuna geldiğinde burnunu çekerek gülümsedi. Bana bakarak "Bu hayatımda gördüğüm en güzel şiir, teşekkür ederim." dedi.

O an delicesine yapmak istediğim bir şeyi yaptım. İçgüdülerimin asla yapmamamı ve bu düşünceyi anında unutmamı söylediği şeyi yaptım. Hiç bir şey şu ana kadar bu kadar cazip gelmemişti. Kollarımı onun etrafına sararak arkada birleştirdim. Yüzümü göğsüne dayayarak ona sarıldım.

Bir an şaşırdı ancak buna ihtiyacı varmış gibi aynısını yaptı.

Bir kaç dakika öylesine durduk. Hayatımda hissetiğim en büyülü duyguydu. Sanki hiç bir şeyin anlamı ve önemi yokmuş gibi geliyordu. On an her şeyi unutmuştum. Hiç bir şey bilmiyordum. Tüm dünya yanımdan geçip gidiyormuş ve tüm o kaos tüm o dramanın hiç bir sebebi yokmuş gibiydi. Kelimelerle anlatılamayacak kadar güzeldi. Sonsuza dek buna devam edebilirdim sanki. Onu sevmek zor değildi. İyi kalpli, nazik, sevimliydi. Gözleri büyüleyiciydi. Sevginin tek anlam ve önemiydi.

Bu iki kelime zihnimi esir almıştı. Artık bu sözleri tükürmem gerekiyordu. Ve sonunda, uzun süre tereddüt ettiktin sonra o delicesine şeyi yaptım. Başımı göğsünden kaldırıp kulağına "Seni seviyorum." diyerek fısıldadım. Biraz zaman sonra kollarını serbest bırakmaya başladı ve aynısını bende yaptm. Sonrasında hafif kısılmış sesiyle "Yanlız olmadığıma sevindim." dedi. Gülümseyerek gözlerine bakabilmek için yüzünü bana doğru çevirdim. Biraz öylesine durduk ve rastgele bir şey hakkında konuşmaya başladık. Ne konuştuğumuzun bir önemi yoktu. En sevdiğimiz yazardan tut dün markette ne gördüğümüze kadar ne konuşursak konuşalım zaman akıp giderdi, ayrı bir hızla... Saatlerce oturup sadece sohbet ettik. Kendimi hiç bu kadar sohbetin akışında kaybolmuş hissetmemiştim. En basit şeylerden konuşsak bile, en ufak hareketiyle bana dokunsa bile tüm vücudumu ifade edilemeyecek bir mutluluk kaplardı. Belki de gerçek mutluluğu hiç bir zaman tadamamıştım bu yüzden basit şeylir beni böylesine mahvediyordu.

Onun yanında hayatım boyunca söylemeye veya da sormaya utandığım her şeyi diyebilirdim. Çünkü asla beni utandırmazdı. O benim bu koca dünyada huzur bulabildiğim tek şeydi.

"Mükemmeliğe inanır mısın?" diye sordum.

"Bu cevaplaması zor bir soru çünkü mükkemeliyet dünya çapında mümkünlük taşıyan bir şey değildir ve bu öznel veya nesnesllikten ibarettir. Her insanın gözünde mükkemmel gözüken bir şey olur ama bu ona özeldir. Yani... Ben, bu soruda susma hakkımı kullanıyorum." diye karşılık verdi.

İkimizde güldük. "Doğru söyledin" dedim.

İşte, diye düşündüm. Mükemmellik buradan gelmeliydi. Gerçek kusursuz oydu. O iki kelime hala zihnimden çıkmıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.