İçeriğe geç

Ölümcül Saklambaç

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Ölümcül Saklambaç

Bölüm 6

Enkaz

Her yerimde dayanılmaz bir acı vardı. Ne kadar süredir baygın olduğumu kestiremiyordum. Gözlerimi zorlayarak açtığımda üstümdeki ağırlığı fark etmem nefeslerimi daha da sıklaştırdı. Olduğumuz ev üstümüze yıkılmıştı. İyi de neden tam üstümüze doğru yıkılmıştı. Bu ev bu kadar eski miydi Arsel? Diğerleri iyi miydi? Konuşmak istedim fakat susuzluktan dolayı kuruyan boğazım bana engel oldu. Boğazımı az da olsa yumuşatmak için yutkundum. Olabildiğince yüksek bir sesle bağırdım. "İyi misiniz?" Bir süre bekledim fakat hiç ses gelmemişti. "Kaya!" Ses yoktu. Ona bir şey olmamalıydı. Olamazdı. Gerçekten el alemin hayatını düşüneceğine kendinle ilgilen Arsel! İçimdeki sese hak verip kendimi yoklamaya başladım. Duvarlardan birisi tam belime doğru düştüğü için bacaklarımı göremiyordum ve bacaklarımda oluşan hissizlik ise beni oldukça rahatsız ediyordu. Tek çarem kurtarılmayı beklemekti ve bende beklemeye başladım.

…

Tahminimce saatler geçmişti fakat diğerlerinden hiçbir ses duymamıştım. Az önce duyduğum adım sesleri içimde bir umut yeşermesine sebep olmuştu. Susuzluktan tamamen kuruyan boğazımdan ötürü artık neredeyse sesim hiç çıkmıyordu. Son kalan gücümle zorlukla bağırdım. "Yardım edin!" Bağırışımdan sonra hemen yakınımdan matkap sesleri geldi. Kurtuluyordum. Peki öbürleri de kurtulmuş muydu? Bir süre sonra üstümdeki duvarlar kaldırıldı ve aydınlığa kavuştum. Beni kurtaranlarda aynı yarışmanın başında isimleri çeken adam gibi kar maskelilerdi. Vücut hatlarından kadın olduğu belli olan görevliyi incelemeye başladım. Saçları özenle topuz yapılmıştı ve gözleri... Gözleri çok tanıdıktı fakat bir o kadar da yabancıydı. Öbür görevliler bana bir sedye getirirken ben gözlerimi o kıza dikmiş duruyordum. Neden tanıdık geliyordu bu mavi gözler. Ceren. Gözleri Ceren'in gözleri gibiydi. Hatta gibi de değil aynısıydı! Sesimi çıkarmak istedim fakat başaramadım. Dudaklarımı oynattım. "Ceren." Görevli kızın gözlerindeki değişimi hissedebilmiştim. O Ceren'di. Delirdin mi Arsel! Ceren öldü. Hem de gözlerinin önünde. Görevliler beni sedyeye yatırırken ben içimdeki sesi susturmaya çalışıyordum. Bacaklarımı ve boynumu sabitlemişlerdi. Bacaklarımda kırıkların olduğunu düşünüyordum. Başımı yana yatırmış şekilde sedyede ilerlerken gözlerim başka bir sedyeye çarptı. Sedyedeki kişiye kalp masajı yaparak hızlıca ambulansa doğru götürüyorlardı. Gözlerimle sedyedeki kişiyi seçmeye çalıştım. Zorlukla sedyedeki kişinin yüzünü gördüğümde yanlış gördüğümü düşünmek istedim. Belki de gerçekten delirmiş, halüsinasyon görüyordum. Gözlerime dolan yaşlar görüşümü bulanıklaştırırken onu ambulansa bindirmişlerdi. Yerimde kollarımı çırpmaya başladım.

"Bırakın beni!"

Görevlilerden biri cebinden çıkardığı enjektörü koluma bastırdı ve vücuduma enjekte edilen ilaçla göz kapaklarım ağırlaşmaya başladı. Aniden gelen uyuma hissine karşı koyamadım ve gözlerimi kapattım.

…

Yattığım o rahatsız hastane yatağında tanıdık alarm sesiyle doğrulmaya çalıştım. Daha kaç kişinin hayatta kaldığını bile bilmiyorken yeni bir tur mu başlamıştı? Bedenime enjekte edilen ilaç ile uzun süre uyumuş olmalıydım. Yatakta doğruldum ve bedenimde bir göz gezdirdim. Alçıda olan sağ ayağım ve sargıda olan sol ayağım yürüyüşümü aşırı zorlaştıracak gibi duruyordu. Odayı ise incelediğimde ilk gözüme çarpan yatağımın hemen yanında duran değnekler oldu. Her turda duyduğum mekanik kadın sesi tüm düşüncelerimi bölüp konuştu.

"EBE SEÇİLDİ."

"ARAS KORHAN."

"ÖLÜMCÜL SAKLAMBAÇ OYUNCULARI, SAKLANMAK İÇİN 5 DAKİKANIZ VARDIR. SÜRENİZ BAŞLADI."

Ses kesildiği an değneklerime uzandım. Bu sırada odanın kapısı açılmıştı. Odaya giren kişi olduğum yerde donakalmamı sağlamıştı. Ağzımdan bir mırıltı döküldü.

"Kaya?"

Yaşıyordu, ona hiçbir şey olmamıştı. Sapasağlamdı. Biraz yüzü soluk görünüyordu sadece. Değneklerimi kavradım ve onlardan destek alarak Kaya'ya doğru ilerledim.

"İyisin değil mi?"

Bu soruyu merak ettiğimden değil de kendime onun iyi olduğuna inandırmak için sormuştum. Kaya başını salladı.

"İyiyim ama biraz daha beklersek iyi olamayacağım. Değneklerini de bırak bizi yavaşlatırlar."

Kaya sözünü tamamladığında beni neredeyse hiç zorlanmadan kucağına aldı. Bu sırada bende değnekleri elimden bırakmıştım. Hızlı adımlarla hastane odasından çıktık.

"Nerede saklanacağız?"

"Mecburen otoparkta çünkü burada hiç saklanma yeri bilmiyorum."

Merdivenlere ulaştık ve 1 kat indik. Karşımızda kocaman ve içinde yaklaşık 50-60 aracın bulunduğu bir otopark vardı. Kaya kafasını bir arabayı ararmışçasına hızlıca çevirdi. Aradığını bulmuş olacak ki tekrar hızlı adımlarla yürümeye başladı. Büyük bir SUV aracın yanında durduğumuzda beni temkinli hareketlerle yere bıraktı.

"1 DAKİKA 11 SANİYE."

Acaba ben kaç gündür uyuyordum? Ayrıca neden binanın yıkılışından sonra tek hatırladığım şey Kaya ve bana bir enjektör ile ilaç enjekte edildiğiydi? Kafamda kocaman soru işaretleri vardı.

"Kaya ben kaç gündür uyuyorum?" Sesimin otoparkta yankılanmaması için aşırı kısık bir sesle konuşmuştum.

"3 gündür."

3 gün çok uzun bir süreydi. Bana enjekte edilen ilaç güçlü olmalıydı. Bu düşüncelere dalarsam içinden çıkamayacağımı fark ettiğimde düşünmekten vazgeçtim. Başımı sırtımı yasladığım kolonun yanından uzattım. Hemen dibimde elindeki silahı kafama doğrultmuş bir erkek bedeni vardı. Hiçbir şey demedim, diyemedim. Sessizliğim çığlığımdı.

"Arsel iyi misin?"

Başımı hızlıca Kaya'ya doğru çevirdim. Acıyarak bakıyordu yüzüme. Başımı tekrardan o erkek bedeninin olduğu yere çevirdim. Kimse yoktu. Az önce bana silah doğrultan adamın olduğu yer tamamen boşluktu.

"Nereye gitti? Buradaydı. Beni öldürecekti!"

Avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Kaya yanıma ulaştı ve eliyle ağzımı kapattı.

"Orada kimse yoktu Arsel, oyun daha yeni başladı. Ayrıca bağırman bizi riske sokuyor."

Vardı, gerçekten orada biri vardı. Kendim görmüştüm. Uyan Arsel! Aklını kaybediyorsun. Hayır, aklımı falan kaybetmiyordum! Kaya yanımdan kalktı ve uzaklaştı. Ne kadar olmuştu oyun başlayalı? Zaman algımı da kaybediyordum sanırsam. Bu yarışmaya katılmamalıydım ama katılmasam Kaya'yla tanışamayacaktım. Arsel bu yarışmadan sadece biriniz çıkabilecek, hatırlatırım. Biliyordum fakat bilmezlikten geliyordum. Garajda bir anons sesi yükseldi.

"Sevgili oyuncularımız 4. tur sona ermiştir. Yerlerinizden çıkabilirsiniz."

Rahatlamış şekilde nefesimi verdim. Kaya bana bir bakış attı ve beni öylece bırakıp otoparktan çıktı. Gerçekten beni burada bırakmış mıydı? Sol topuğuma basarak ayağa kalkmaya çalıştım fakat başaramadım. Yerde öylece oturmaya başladım. Kısa bir süre sonra Kaya olduğum yere tekerlekli sandalye ile geldi.

"Gerçekten seni bu halde bırakacağımı mı düşündün?"

Gülümsedim. Kaya bana elini uzattı ve onun desteği ile tekerlekli sandalyeye oturdum. Ben oturunca o da tekerlekli sandalyeyi sürmeye başladı. Otoparka indiğimiz yoldan geri döndük fakat bu sefer asansörü kullandık. Odamın olduğu kata gelince kendim tekerlekli sandalyeyi durdurdum.

"Enkazdan herkes sağ çıktı mı?" Kaya başını salladı.

"Herkes sağ ama senin gibi kırıkları, yaralanmaları olanlar var."

"Bu yarışmadan kaçmamızın bir yolu yok mu peki? Yani hastaneden kaçsak kim fark edecek ki?" Kaya gözlerini devirdi.

"Sence bizi bulamazlar mı? Onlar her yerdeler. Hem yarışmaya başvururken şartları okumadın sanırsam."

"Pf içinde hiç umut kalmamış be Kaya."

Tekerlekli sandalyemi sürerek odama geçtim. Odamın kapısını açtığımda karşımdaki manzara bana tekrardan bu oyunun acımasızlığını hatırlattı . Kuzey, hastane yatağımın önünde yatıyordu. Cansız bir şekilde.

"Kaya!"

Bağırışımdan hemen sonra Kaya içeriye girdi. Duvara sprey boya ile yazılmış 'SIRA SANA DA GELECEK.' yazısı Kaya'yı da şoke etmişti. Enkazdan çıkmıştım fakat bedenim başka bir enkaza sürükleniyordu. İki seçeneğim vardı. Ya kurtarılmayı bekleyecektim ya da kendi çabalarımla kurtulacaktım. Fakat ben 3. bir seçenek yaratmıştım. Enkazı yok edecektim.

Bölümü okuduğunuz için teşekkürler! Bölüm hakkındaki fikirlerinizi yorumlarda belirtirseniz çok sevinirim!

Bölüm sonu

1 yorum

  • Bombaaaa gibiii olmuşşşş bu bölümmm bende bir hikaye yazmaya başladım yeni daha bir bölüm ama konuya falan tam girmedim bakmak istersen bakabilirsin🤍