İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 35 · 4 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 35

~30. Bölüm~

Gün boyu kuzeyi terslediğimden dolayı kuzey birşeyler olduğunu anlamış ve sürekli kapımın ordan benimle konuşmaya çalışıyordı. Kuzey dışındakilerin odama girmesine izin veriyordum ama onu odama almıyordum. Kuzey şuanda kapının önünde oturup kendi kendine konuşuyordu. Aslında bana diyordu ama ben ona cevap vermiyordum. Kapımın önünde oturmuş can sıkıntısından kuzeyin gevelemelerini dinliyordum.

"Naptım ben sana seni kıracak birşeymi dedim? "

"Hiç dışarıya çıkmıyorsun küçücük odaya kendini kilitledin resmen"

"Ve o küçücük odaya ateş bile girebiliyorken beni içeriye almıyorsun! "

"Hergün onunla konuşuyorsun fakat bana gelinca nafile!"

"Cevap versene iklim orada olduğunu biliyorum! "

"Sussana artık kuzey! Siktir git odana kapat şu çeneni artık! "

Kuzeyi böyle çıldırtıp intikamımı almayı başarmıştım. Ateşle sürekli olarak konuşmuştum ve kuzey bunu gördükçe sinirden şekilden şekile girmişti. Arada kuzey bahçeye indiğinde onu çaktırmadan izliyordum. Günlük aktivitesi olan sporları yaptıktan sonra ilerideki puflara oturuyor ve havuzu izliyordu daha sonrada içeriye giriyordu.

"Tamam öyle olsun! " deyip odasına girmişti. Kuzeyin sesi kesildiğinde saat 1'e geliyordu. Bense uyuyamıyor sürekli olarak sağa sola dönüp duruyordum. Yatağımdan su içmek için sürahiye doğrulduğumda boş olduğunu fark ettiğimde bir küfür savurdum. En sonunda kalktım ve kapımı açıp sessizce aşşağıya indim. Herkesin kapısı kapalıydı buda demek oluyorduki herkes yemekten sonra uyumuştu. Mutfağa yöneldiğim ve kendime dolaptan bir bardak almak için uzandım. Arkamda durduğunu hissettiğim kişi elimi havada kavramıştı. Beni kendine doğru döndürdü ve elimi dolaba yasladı.

"Napıyorsun?" dedim karanlıktan belli olmayan gözlerine bakarak.

"Hiç hesap sorma küçük hanımefendi bana verilecek bir hesabınız var."dedi kulağıma fısıldayarak.

"Ve tesadüfe bak sende buradaymışsın"diye ekledi.

"Sana hesap falan vermek zorunda değilim ayrıca asıl senin bana verilecek bir hesabın var"

"Dinliyorum"

"İlk önce gerile" dediğimde yaklaşık 10 saniye düşündü ve sinirle geri çekildi.

"Dinliyorum"

"Aslında boşver önemsiz birşey ve sen neden hayla uyumadın benimi takip ediyorsun"

Sinirle sandalyeye oturdu. "İklim bak çıldırtma beni. Sadece sen böyle yapmaya başladığından beri uyuyamıyorum şimdi uyumadığımmı ilgini çekti gerçekten" dedi eliyle anlını ovuşturarak.

"Konu naz! "Deyiverdim sinirle.

"Maşallah güle eğlene sohbet ediyordunuz! Baş başa ne konuşuyordunuz? Naz hanım üşüdüğü içinde hırkanıda vermiştin!"dedim sessizce ama sinirli bir tavırla.

Kısa bir sessizlik sonrası dudağının kenarı kıvrıldı. "Kıskandınmı sen beni?"

Sinirden gözüm dönmüştü kuzeye doğru yürüyüp yakasından sıkıca tutup onun gözlerine sinirle baktım.

"Ah evet çok kıskandım! Bana bak kuzey benimle oyun oynayamassın tamammı? Böyle seninle asla konuşmayarak yakarım canını! Üstelik bunlada kalmam"diye kükrediğim sırada kuzey aniden kalçamdan tuttuğu gibi beni kucağına oturttuğunda afalladım. Yüzünü bana yakınlaştırdığında kalbimin bir anlığına yerinden çıkacağını sandım. Napıyor bu adam?

"Tam tersine asıl ben senin canını çok fena yakacağım"

Yutkunduğumda kuzeyin bakışları dudağıma çevrilmişti. Elleriyle bacaklarımı hafifçe okşarken resmen beni kışkırtıyordu.

"Naz'ı gıram sevmediğimi istersen sana kanıtlayabilirim güzelim... "

Gözlerine şaşkınca bakarken hayır demek istiyordum fakat itiraz bile edemiyordun.

"Kafayımı sıyırdın kuzey? Şimdi birisi uyanıcak git başımdan"

Cebinden bir paket çıkarttığında sorar gözlerimi kuzeye çevirdim.

"Bunlar ne biliyormusun? " dediğinde kafamı hayır anlamında salladım.

"Yemekten sonra herkes gün boyu derin uykuya yattı demek" uyku ilacı...

"Ve bir soru daha ateşi sırf beni kıskandırmak içinmi sürekli konuşup durdun? "

"Ateşle olan herşey eskide kaldı. "

"Peki, şimdi birdaha soruyorum güzelim, nazla aramızda birşey olmadığını kanıtlamamı istermisin? "

Ağzımdan "kanıtla" diye bir mırıltı çıktığında kuzey zevkle gülümsedi. Daha sonra bir eli bacağıma diğer eli kalçamdan aşşağıya kaydı ve dudağını dudağıma bastırdı. Hiç alıştırma gereği duymadan gine sert davranıyordu. Ona ilk başta karşılık vermediğim için boynumdan sertçe kavrayıp karşılık vermem için minik bir uyarı yaptı. Dediği gibi ona karşılık verirken sert olmasından hoşlanıyordum. Alt dudağımı sertçe emdikten sonra boynuma doğru yaklaştı. Boynuma ona ait olduğuma dair izler bırakıyorken kafamı istemsizce hafiften kaldırdım. Altımdaki sertliğini hissetmiştim. Hem aynanda öpüyor ve yalıyor hemde ısırıyor ve emiyordu. Son kez boynumu sertçe ısırtığında ağzımdan tiz bir inilti çıkmıştı.

"Hoşuna gittimi?"

Utançla kafamı sağa çevirdim ve güldüm. Gülümsedi ve ayağa kalkarken iki eliyle kalçamdan aşşağısını düşmemem için tuttu. Ayaklarımı belinin arkasından birleştirdiğim sırada beni tezgaha yaslayıp öpmeye başladı. O beni dakikalarca öperken hem korkuyor hemde zevk alıyordum.

"Sorun ne güzelim? Korkuyor gibisin eğer gerçektende istemiyorsan seni zorlamıyacağım... " dedi beni öpmeyi bırakarak.

"Ben sadece biraz tırstım sen fazla sertsin..."

Kuzeyin dudağının kenarı yukarıya doğru kıvrıldı. "Bana günlerce çektirdiğin işkencenin siniri... Ve o ateş denen pislikle konuşmanında faydası var" diye fısıldadı...

***

Kuzey hiç birşey demeden hızlı bir banyo yaptıktan sonra kabinden çıktı ve altına bir havlu sarıp eliyle diğer bornozu alıp yanıma geldiğinde suyu kapattım. Beni bornoza sımsıkı sardıktan sonra "Bekle burada geliceğim" deyip banyonun kapısını açıtı ve dışarıya çıktı. Birkaç dakika sonra tekrardan içeriye girdiğinde üstünü giyinmişti peşinden gittim. Yatağın örtülerini değiştirmişti ve benim için uzun kollu sweatshirt, kareli bir pijama ve iç çamaşırlarımı koymuştu. Odama gitmişti.

Her ne kadar kuzeyin onları ilaçla uyuttuğunu bilsemde sormadan edemedim. "Kimse uyanmadı değil değilmi? Yada birisi seni gördümü? "Dediğimde giyiniyordum.

"Hayır herkes derin bir uykuda ayrıca kapını tekrardan kilitledim kimse burada olduğunu bilmeyecek"

Yorgun olduğum için yatağa oturdum. Arkama geçip havluyla saçımın nemini aldıktan sonra hızlıca kuzeyin parfümü kokan yumuşacık yatağına kendimi attım. Kuzeyde saçını kuruladıktan sonra yanıma uzanıp üzerimizi örttü. Yorganı kafama kadar çektiğimde güldü.

"Üşüyormusun? Seni yeterince ısıttığımı sanıyordum" dedi ve bir elini belime koyup bana yaklaştı. Diğer elini kafamın yukarısına uzattığında kafasını eline koyup beni izlemeye başladı.

"Sana cevap veremiyecek kadar yorgunum kuzey sus artık..." deyip ayaklarımı kendime çektim. bana bakıyorken anlını anlıma yasladığında burnu burnumla temas etmişti.

"İyi geceler"diye uykulu bir sesle mırıldandım.

"Sanada güzelim"dediğinde tatlı bir şekilde gülümseyip gözlerimi kapattım...

Bölüm sonu

8 yorum

  • Ben bunu daha önce okuduğumda uzun şey yapmışlardı ama o kısmın silinmiş olduğunu farkettim neden sildin

  • Ben bunu daha önce okuduğumda uzun şey yapmışlardı ama o kısmın silinmiş olduğunu farkettim neden sildin

    1Yanıt
  • Wattpad de miyiz bir tek orda detaylı anlatanları görmüştümde

    2Yanıt
  • Güzel ama bilmiyorum 😓 hâlâ şokundayım okurken tüylerim diken diken oldu

    1Yanıt
  • Güzel ama bilmiyorum 😓 hâlâ şokundayım okurken tüylerim diken diken oldu

  • Ben ne okudum😮 bence bu biraz fazla oldu kuzeyin bu kadar sapık bir herif olabileceğini aklımın ucundan bile geçirmezdim ben de senin gibi çok fazla somut okumadım ama bunu kaldırabileceğimi sanmıyorum

  • Ben ne okudum😮 bence bu biraz fazla oldu kuzeyin bu kadar sapık bir herif olabileceğini aklımın ucundan bile geçirmezdim ben de senin gibi çok fazla somut okumadım ama bunu kaldırabileceğimi sanmıyorum

    1Yanıt