Öylece kan yığınının ortasında diz çökmüş ağzımı çığırmamak için ellerimle kapatmış ecrinin ölü bedenine bakıyordum. Herşeyi sorguluyordum neden böyle bir virüs var ?kim? niye? Kuzey kolumdan tutmuş yanıma diz çöküp yüzüme bakıyordu.
"İklim gitmeliyiz... "
Ecrine baktığımda eski anılarımız gözümün önünden bir film gibi geçti. Eskiden normal bir günde bir parkta buluşmuştuk bana biz hiç ayrılmayalım sözmü? demişti...
"Sözünü tutamadın ecrin... " Demiştim zar zor mırıldanarak. Kuzey içeri giren zombilerden dolayı beni kolumdan kaldırarak çıkışa doğru götürdü. Son kalan mermilerini zombileri kullandıktan sonra tam çıkıyordukki bir ses duyduk.
"YARDIM EDİN BURADA SIKIŞIP KALDIK! "
Duyduğumuz ses aşşağı kattaki zindanlardan geliyordu. Bu Naz'ın sesiydi.
"Aşşağı kattalar... " dedi kuzey bana bakarak. Düşmemek için kolumdan tutan kuzeyle birlikte aşşağı katta buldum kendimi.
"Kuzey! Kuzey geldi! "Diye cıvıldadı Naz.
"Nasıl girdiniz buraya? "
"Karokola girdiğimizde tanımadığımız 5 kişiyle karşılaştık daha sonra çatışma çıktı ve ecrin vuruldu "
"Ve bizim acımızı fırsat bilerek bizi buraya hepsettiler ve doya doya dalga geçtiler"diye ekledi elif ağmaklı bir sesle
Kuzeyle bizimkiler konuşurken zindanın duvarına yaslanıp yavaşça kayarak yere oturdum. Gözlerim dizlerimdeki ecrinin kanına doğru kaydı. "Sonumuz böyle olmamalıydı... "Dedim boğuk bir sesle
Aklıma eskiden bizim evde pijama partisi verdiğimiz gün geldi. Terasta 4'ümüz oturmuş film hakkında konuşuyorduk. İzlediğimiz film tabikide zombilerle alakalıydı çünkü ecrin zombi filmlerine bayılırdı...
Sevde:"Acaba zombiler gerçek olsa ilk kim ölür? "
Herpimiz elife baktığımızda elif oflayarak "Tamam kabulleniyorum ilk ben ölürdüm! " dediğinde gülmeye başladık
Ecrin:"En sona ben kalırım bence"
Hepimiz ecrinin zombiler hakkındaki ilgisi yüzünden birçok özelliklerini bildiğini bildiğimiz için güldük.
Elif:"O kadar film izleyip araştırsaydım bende sona kalırdım! "
...
Hani hepimiz bile ölsek ecrin sona kalıcaktı. Tam aksine ilk ölen o oldu...
Hiçbir sesi tam olarak algılayamadığım için neler olduğunu anlayamıyordum fakat kuzey önümden geçip biryere gitmişti.
"Bune ya hepinizin suratı beş karış "
Elif: "Ne yapalım naz? Ecrin öldü diye göbekmi atalım"Diye bağırdı
"Aman ne değerli ecrinmiş"
"Senden değerli olduğu kesin! "
"Yaa öylemi "
"Öyle!"
"O kız benden değerli olamaz bikere hepiniz salaksınız! "
"Kızım aranama bak şurda seni boğarım kimse bişey demez! "
"Boğsana! "
Naz ve elif zindanda bağır çağır söverken kuzey elinde bir anahtarla geldi.
"Sadice 2 dakika yoktum bi rahat duramadınız demi! "diyerek kapıyı açtı.
"kuzey ben hiçbirşey yapmadım bu elif sinirini benden çıkartmak istiyor"
"Yalancıya bak yuh be! "
"Tamam susun artık gidelim buradan"
"Doruk yürüye bilecekmisin"
"Elif doruğu kaldırmama yardım et"
"Tamam"
Kapıdan çıktıklarında doruk zar zor ayakta duruyordu. Ağlamaktan gözleri kızarmıştı. Hayattan bıkmış bir şekilde boş boş bakıyordu. Elifinde pek bir fakı yoktu. Sadice ağlıyordu. Naz tepemde dikilip bana ezikleyici bakışlar attı.
"Ne bu yapmacık depresyon halleri kül kedisi"
"Naz bulaşma kıza"dedi kuzey.
Naz arkasındaki kuzeye bakarak konuştu"Aman nolcak bu taş kalpliye arkadaşı öldü şunun haline baksana bari yalandan bi damla göz yaşı döker insan "
Sinirden gözüm dönmüştü ayağa kalkıp nazın saçından tuttuğum gibi duvara doğru çektim ve ellerimle boğazını sıktırdım"SENİ GEBERTİRİM YELLOZ! "
"AHH! ALIN ŞU DELİYİ ÜSTÜMDEN"
Kuzey hızlıca yanımıza koşup beni belimden tutup geriye çekti.
"NAZ! aptallık etme herkes bitkin bir halde hıncını çıkartacak yer arıyor kes artık şu saçmalığı haddini fazlasıyla aştın"
Naz göz devirip önden ilerleyen dorukların yanıda doğru yürüdüğünde kuzey belimden ellerimi çekti. Gözlerimiz buluştuğunda bana hüzünlü bir şekilde bakıyordu. Yaralarımdan haberdardı ve hepsini öğrenmek istercesine bakıyordu. İçimdeki fırtınaları görebiliyordu sanki ama hiçbirşey yapamıyordu.
Derin bir nefes aldım ve yürümeye başladık. Arabaya vardığımızda herkesin yüzü her an ağlaya bilecekmiş gibiydi.
"Kim yaptı... "Dedim
"5 kişiydiler "dedi elif. Bizim avmde karşılaştığımız kişilerde 5 kişiydi.
"Yani... Olabilirmi? "
"Olabilir"dedi kuzey soğuk bir sesle
"Kim onlar? " diye sordu elif
"Avmde 5 kişilik bi gurupla karşılaştık içlerinden biri melisamı neymiş iklimle kavga ettiler" deyince aynadan elifin tepkisine baktım. Şaşkınlıkla gözlerini açmış bana bakıyordu.
"Hah ne beklersin bu kız herkese aranıyor işte" dedi naz.
"Sen ilk önce kendine mi baksan bu haldeyken bile kavga çıkartıyorsunda" dedi kuzey son derece soğuk bir sesle.
Nazı umursamadan "Daha bu yarısı bile değil" dedim.
"Ne yani bide dahasımı var? "Dedi elif
"Hıhım"
"Birgün içinde bu kadarı çok fazla değilmi... "Diye mırıldandım.
"Diğerlerini hadi geçtim doruğu nasıl toparlıyacaz biz" dedi kuzey.
Doruğa baktığımda sanki ruhu bedenininden ayrılmış bir ölüden farkı yoktu. Hiçbir tepki vermiyor hiçbir şekilde konuşmuyordu.
"Bilmiyorum inanki bilmiyorum"
"Neyi biliyosunda bunu biliceksin zaten" diyerek göz devirdi naz.
"Yaa öylemi çok bilmiş naz hanım sen sanki çok biliyorsun anca beni ailemden ve arkadaşlarımdan vur sen"
"Ay bide ağla istersen ne kadarda zayıf çıktın bi kere laf ettik"
"Naz birdaha ofise adımını atmıyorsun hatta seni şurada bir yerde indiriyorum"
Nazın yüzü öyle bir hal aldıki şu haldeyken bile gülesim gelmişti. Ağlamaklı bir sesle "hayır yani öyle demek istemedim beni ofisten atmayın nereye giderim ben? "
"Onuda sen düşün artık "dedi elif.
"Hatta oylama yapalım sen şimdi beni zorla attılar falan dersin" dedim
"Kimler nazın gitmesini istiyor el kaldırsın"diye ekledim.
Doruk dışında herkes el kaldırınca naz doruğa baktı.
"Gördünüzmü doruk benim gitmemi istemiyor"
"Bahsine varırımki doruğun şuanda ne konuştuğumuzdan bile haberi yoktur naz hanım"dedim.
"Tamam ya sustum! " diyerek ellerini göğsünde birleştirdi ve arkasına oflayarak yaslandı.
"Silahları ne yaptınız hiçbirşeyi tam olarak görmedimde " dedim
"Bagajdalar"
"Güneş batmak üzere... "Dedi kuzey
"Hastaneye gece gece giremeyiz değilmi"
"Belli olmaz belki gireriz belkide berkler çoktan girmiştir"
"Abimleri çok beklettik" dedim
"Acaba ne yapıyorlar şuanda"diye ekledim
"büyük ihtimalle arabanın camına vuran zombilerle uğraşıyorlardır"
"Ah doğru zombiler kokumuzada geliyorlardı değilmi"
"Maalefki evet"
İç çektim ve arabayı karıştırmaya başladım. Arabyı karşıstırmak dediğim sadice önümdeki çekmeceye bakmaktı aslında. Kapağı çektiğimde içeride duran telefon dikkatimi çekti. Elime alıp telefonu açtım. Kilit ekranı siyahtı zevksiz biriymiş hıh sonra kayıtlı olan kişilerden rasgele birisini çaldırdım.
"Napıyorsun zeki kız"
"İyi izle"sesimi dalga geçermiş gibi yaptım ve konuşmaya başladım
"Alo zombi beylemi konuşuyorum acaba son dakika gelişmeler nelerdi-"
"Ne oldu? Ayrıca kendini komikmi sanıyorsun" dediğinde şok içinde telefona bakıyordum.
"İklim ne oldu? "Dedi elif
"Telefon çalıyor direk olarak kapanması gerekmiyormuydu? "
"Nasıl ya? "Deyip naz elimden telefonu aldı.
"Zombiler ülkeye bulaştığında herkes telefondan yakınlarına ulaşmak istediği için hatlar çoğunlukla çekmiyordu, şuanda çok fazla arama yapılmadığından çaliyor" dedi kuzey.
"O zaman telefonu neden açmıyorlar" dedi naz
"Şuanda birilerini yemekle meşgullerdir işleri bitince geri dönüş yaparlar"diyerek dalga geçtim.
Kuzeyin dudağının kenarı kıvrıldığında adeta yakışıklılığına yakışıklılık katmış gibi birşey oldu. Bu çocuk çok karizmatikti!
"Annemle babamı arıyacağım! "Dedi elif
"Tabi yaşıyorlarsa... "
"Şuanda olmaz çünkü hastaneye geldik bile"dedi kuzey. Görüş alanıma abimlerin arabası girdiğinde gülümsedim.
"Abimlerin arabası oradaa"dedim neşeyle.
Kuzey arabayı abimlerinkinin yanında durdurduğunda penceremi açtım. Abim ve sevde bize baktılar.
"Şükürler olsun bi an silahı siz üretiyorsunuz falan sandım"
"Yok aslında biz yatıya gitmiştik" dediğimde herkes güldü.
"O zaman neden geldiniz hiç gelmeseydiniz"
"Sadece ziyarete gelmiştik nasıldınız neler yapıyorsunuz diye canım olamazmı"
"Giriyormuyuz? " diye sordu abim.
"Çok az bi vaktimiz var hızlı davranmalıyız 4-5 kişi gidelim herkes gelmesin"
Herkes birbirlerine aptalca bakıp bahane aradı
"Ee benim ayağım ağrıyor ben gelemem" dedi elif.
"Ben burada kalabilirim sıkıntı yok birazdan zombi kavgası izleyeceğim heyecanı kaçmasın"dedi Naz. Kuzey kolunu koltuğa yaslamış bana dik dik bakıyordu.
"Ee söyle bakalım senin bahanen ne? "
"Ee... Şey... Heh şimdi aklıma geldi benim eniştem doğurmuştu! "Dediğimde kuzey küçük bir kahkaha attı.
"Öylemi gel o zaman hastaneye girelim hem eniştene bakarız? "
Aniden duraksadım. Eniştem doğurduysa hastanede doğurdu ben nerdeyim hastanede... Herkes kahkahalara boğulurken kendime lanet okuyordum
"Allah belanı versin pis egoist internette böyle olmuyordu! "
"Hadi iklim düş önüme"
"Of ya! neden ben heryerin ağrıyor naz gitsin işte! "Söylene söylene arabadan indiğimde abim ve kuzey bagajdan silahları alıyordu. Abim bana bakıp elindeki silahı aniden bana doğru hafifçe attı.
"Yakala koçum! "
Ani refleksle silahı tuttum ve abime göz devirdim. Kuzey ve abim gülerken sevdeyle birlikte önden önden yürüyorduk.
"Durun" dedi abim. Hepimiz abime baktığımızda gözünü arabadan alamıyordu.
"Ne bu doruğun hali? "Sevde arabaya bakıp birşey farketmişcesine gözleri açılıp bana döndü.
"Hey ecrin nerde? "
Kuzeyle aynı anda kafamızı birbirimize çevirdiğimizde nasıl söyliyeceğimi bilmiyordum. Kuzeye ne diyeceğimizi bilmez ve korku karışımı bir yüz ifadesiyle bakarken kuzey son derece soğuk bakıyordu.
"Size diyorum ecrin nerede? "
Kuzey bakışmamızı bölüp kafasını yavaşca berkleee çevirdi. Anladımki o söyliyecekti.
"Ecrin... "
Abim ve sevde pür dikkat kuzeyi dinlerken yüzlerindeki korkuyu çok net görebiliyordum.
"Onu kaybettik" dedi solgun bir sesle. Sevdenin gözleri yaşla dolarken abim donup kalmıştı.
***
10-15 dakika sonra olanları anca toparlayabilmiştik sevdenin ağlaması durmuştu zar zor sakinleştirmiştik. Sevde ve doruğun şimdiden ne kadar bıkmış oldukları çok belliydi. Arabalada oturmuş herkesin sakinleşmesini bekliyorduk. Sevde ağrıdığını tahmin ettiğim anlını ovuşturuyordu bense hemen bir elimle ağlayan elifin saçlarını okşarken diğer elimide sevdenin sırtına yerleştirmiştim. Geçen zaman içersinde elif ve sevde omuzlarıma başlarını koyup ağlamışlardı banada onları sarıp sarmalamak ve moral vermek kalmıştı.
"Sevde başınmı ağrıyor? " diye sordum.
"Evet... " diye yanıtladı bıkkın bir ses tonuyla. Başı öyle ağrıyor gibiydiki yüzü buruşmuştu.
"Tamam o zaman ağrı kesici almaya gidelim? "
"Hayır geçer birazdan eve gidelim ben girmek istemiyorum"
"Hava kararıyor buraya daha sonra gelemeyiz" dedi abim.
Kuzey sinirle konuştu "Tamam girelim hastaneye alalım şu s#ktiğimin ilaçlarını"
"Bende geliyorum" dedim.
"Naz sende geliyorsun burda insanları sinir edemezsin" dedi abim sinirle.
"Ama-"
"Aması falan tok geliyorsun işte! "Diye bağırdığında naz irkildi.
"Ay tamam be zaten canım sıkılmıştı bu duygusal hallerinize"
"İklim dikkat et senide kaybetmek istemiyorum... "Dedi elif masum ve ağlamaklı bir sesle. Elife zorlukla sahte bir gülümsemeyle bakıp ona sıkı sıkı sarıldım.
"Tamam ederim siz burada dinlenin daha fazla ağlamayın lütfen" dedim elifin ve sevdenin yanaklarındaki yaşları silerek.
"Söz veremem" dedi elif.
"Alışmamız gerek biliyorum hiç kolay değil fakat elimizden birşey gelmiyor... "Kısa bir sessizlik oluştu.
"Görüşürüz" dedim ikisinin arasından kalkarak. Abim kuzey naz ve ben hızlıca inip hastaniyeye girdik. Zombikere sinirden öyle bir sıkıyordumki hiçbirinin kurtulma şandı yoktu. Abimve naz ileriden koşarken kuzey yanıma yaklaştı.
"Sakin olmaya çalış yoksa işler dahada kötüye gidebilir"
Derin bir nefes alıp başımı salladım. Birkaç dakikanın sonunda toplam 3 tane odayı gezmiştik. Bulduğumuz tek tük ilaçları almıştık. Heryer çok dağınıktı bazı dolaplar yere devrilmiş dolaplardaki ve çekmecelerdeki herşey dağılmış beyaz yataklar kanla boyanmış ve herşey kırılmıştı. Vahşi zombiler heryerdeydi herşeyi yıkıyor, kırıyor ve yok ediyorlardı. Evet her güzel şeyi yok ediyorlardı. Koşarken yol ayrımındaki yolu tıkamış zombileri görünce diğer tarafa doğrulduk arkamızdan koşma seslerini duyunca çok fazla stres oluyordum. Sanki ölümcül bir ebelemece oyunu oynuyorduk.
Biz saklanarak kaçıyorduk onlar bizi ebelemek için koşuyordu.
Sürekli bir saağ birde sola saptıktan sonra yolumuzu tamamen kestiklerinde yanımızda duran bir odaya attık kendimizi. Kuzey ve abim kapıyı kapattıktan hemen sonra önüne bir dolap çekerlerken onlara bakıyordum.
"Burda birileri var" dedi naz arkaya bakarak.
"İklim? "
Duyduğum tanıdık gelen sesle kafamı arkaya çevirdiğimde gördüğüm kişi karşısında şoka uğradım. Şimdi bunun burada ne işi vardı lanet olsun bugünün kaçıncı şokunu yaşıyorum ben!




