İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 24 · 5 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 24

~19. bölüm~

Kuzey kolundan tutup çevirdiği zombiyi bir diğerinin üzerine atıp gözleriyle zombilerin aralarından kaçacak biryer aradı.

"Bak şurada kapısı açık bir araba var! "

Göz ucuyla nerede olduğunu görebildim. Zombilere hızlıca sıkarken kulağım kuzeydeydi.

"Hadi koş"

Arabaya vardığımızda kuzey hızlıca binerken arabanın anahtarı olmadığını gördü.

"Lanet olsun bana biraz zaman kazandıra bilirmisin? "

"Denerim"

O an aklıma sadice bağırıp zombileri üzerime çekmek gelmişti.

Ne diyeceksin iklim Heyy zombilerr buradayım! Falanmı?

"Buradayım sizi pis yamyamlar! "

Zombileri üstüme çekmeyi başardığımda vakit kaybetmeden koşmaya başladım. Kuzey arabanın kablolarıyla arabayı çalıştırmaya çalışıyordu. Yolun sonunda birsürü koşan zombileri gördüğümde bir küfür savurdum.

"Bi kerede yolumu kesmeyin be! "

Söylenerek sağdaki yola saptığımda dahada söylenmemi sağlayan birşey oldu.

Mermim bitti.

Sakin ol iklim seninde yumrukların ve tekmelerin var kızım. Benim bile inanmadığım bu avutmadan sonra karnımın acıdığını hissettim. Çok fazla koştuğumdan dolayıydı. Her ne kadar yorulsamda yavaşlıyamazdım.

"Nerde kaldın bay egoist karokola kalmış şurada 2 dakikalık yol!" diye söylendim.

Sola doğru ayrılan yol ayrımından iki tane aracın geldiğini gördüm. Camlarda kaplama olduğundan dolayı içeride olan kişileri göremiyordum. İçlerinden Kuzeyin çalıştırdığı arabada yoktu. Siyah arabalar tüm hızıyla arkamdaki zombileri ezdiğinde içimde garip bir his vardı. Evet bu insanlar kesinlikle iyi niyetli değildi. Arabalar sanki avıyla oynadmışcasına etrafımda dönerken kaçacak biryer arıyordum fakat bu imkansız birşey gibi görünüyordu. Arabalar durdu ve kapıları açıldı.

Harika al başına belayı!

"Bu hayatın seni s*ktim deme şekli falanmı! "

Öylece durmuş arabadan çıkacak kişileri merakla bekliyordum. En sonunda arabalardan tahminimce 22-23 yaşlarında toplam 5 kişi çıktığında ne yapıcağımı bilmez bir haldeydim. Hiçbirini tanımıyordum ve en kötüsü ciddende kötü niyetli gibi bir halleri vardı.

Adamlardan liderleri yada en üstünleri olarak tahmin ettiğim kişi konuşmaya başladı.

"Bak bak bak burada zombilerden kaçan bir güzellik varmış"

Tam sinirden sövecekken ellerimdeki silahları birkez daha gördüğümde sinirden dilimi ısırdım.

"Ne istiyordunuz benden" sesim çok ciddi bir şekilde çıkmıştı fakat adamlar gülüyordu.

Evet iklim kelimenin tam anlamıyla sıçtın kızım!

"Eğlenmek"

"Öyle birşey olmuyacak seni sapık herif! "

Diğer adamlar zombileri sıkarken liderleri yanıma yürümeye başladı. Yüzündeki sapık ifade miğdemi bulandırıyordu. Yavaş yavaş gerilerken adamlardan biri kolumu kavradığında çığlık attım. Diğer lider adam diğer kolumu dahada çok sıkarken deli gibi titriyordum.

"Ne o güzellik zombilerden yardımmı istiyorsun? Kimse sana yardım edemez boşuna bağırma ve kapat o çeneni! "

"BIRAK BENİ"

Adam beni arabaya doğru sürüklemeye başladığında bileğinden kavrayıp elinin altından döndüm ve tam bacaklarının arasına bir tekme attım.

"SENİ KÜÇÜK P*SLİK! "

Arkamı dönüp hızlıca koşmaya başladığımda bir diğer adam benim arkamdan peşime takıldı. Bugün çok fazla tükendiğim için hızlı koşamıyordum!

"Hopp dur bakayım nereye küçük hanım daha eğlence başlamadı bile"

Adamın beni yakalaması 5 saniye bile sürmemişti. Saçlarımdan kavrayıp çektiğinde tiz bir çığlık attım. Öyle bir çığlık atıyordumki mahalledeki tüm zombiler buraya koşuyordu resmen. Adam öfkeyle cebinden bir bıçak çıkartıp koluma bir çizik atıp ağzımı kapattı. Acı içinde çırpınırken beni arabaya kadar sürükledi. çaresizlik içerisindeydim. Çok fazla halsiz olduğumdan ve silahları olduğu için hiçbirşekilde karşılık veremiyordum. Korkak gözlerle arabanın kapısına baktığım sırada bir tane arabanın son sürat görüş alanımıza girmesiyle duraksadım. Arabanın lastikleri zeminde sürtündüğünden dumanlar çıkıyordu.

"Kuzey... " diye mırıldandım sessizce.

Öfkeyle kapısı açıldı ve çıkar çıkmaz silah sesleri havada uçuştu. Beni tutan arkamdaki kişinin dikkatinin dağılmasını fırsat bilip dirseğimle sol omzuna vurum. Daha sonra yüzüne bir yumruk attığımda "Kuzey! " diye bağırdım.

"İklim! Geliyorum korkma burdayım" sesi öfke ve nefret doluydu. Nefreti bana değildi o sapık adamlaraydı. Kuzey adamlardam 3 kişiyi vurmuştu sadice beni tutan adam ve o sapık herif kalmıştı.

Ben kuzeye bakarken arkamdaki adam arabanın içinden bir ip almıştı ve aniden arkamdan boğazıma doğru çektiğinde nefessiz kaldığımı hissettim. Adam hızlıca kapıyı açıp beni içeriye sokmaya çalışırken kuzeye son birkez bakıtım. Gözlerim kararmaya başladığında çoktan arabanın içerisindeydim. Ve birkaç saniye sonra bilincim tamamen kapandı. Son gördüğüm şey kuzeyin adama bir yumruk atmasıydı.

***

Gözlerim yavaş yavaş açılmaya başladığında burnuma vanilya karışımı tarçın kokuları ele geçirmişti. Üstümde bir ceket duruyordu. Kafamı halsizce ve tedirginlikle sola çevirdiğimde kuzey'i görmemle neredeyse sevinçten havalara uçacaktım. Arabayı kullanırken benim uyandığımı gördüğünde bana baktı. İçimdeki kara bulutlar aniden güneş açmıştı ve hepsi dağılmışti sanki. Rahatlamıştım.

"İklim"

"İyimisin sana birşey yapmadılar değilmi? "

"İyiyim... "Dedim sessizce. Kuzeye baktığımda yüzünün çizildiğini fark ettim.

"Neler oldu yüzün ve kolun çizilmiş " dedim endişeli bir sesle.

"Boşver önemli birşey değil"

O kadar yorgundumki konuşmakta zorlanıyordum.

"Hepsi benim hatam nasıl göndere bildim seni!"öfkesinden dolayı yüzü kasılıyordu.

"Hayır sen birşey yapmadın kendini suçlama bunun ne anlamı varki sonuçta gine senin yanındayım değilmi"

Kuzey bana baktığında deminki öfkesinden eser kalmamıştı. Gözleri koluma kaydığında hızlıca üstüme örttüğü ceketle kapatmaya çalıştım fakat çok geç gibiydi.

"Koluna ne oldu daha önce bu çizik yoktu"

Gözlerimi kaçırarak aklıma gelen ilk yalanı söyliyiverdim

"Zombilerden kaçarken biryere sürtmüşümdür... "

Kuzey arabayı karokolun biraz uzağında durdurdu.

"O adam yaptı değilmi" hiçbir cevap vermeden sustum. Kuzeyi daha önce hiç bu kadar sinirli görmemiştim. Ne diyeceğimi bilemiyorum ona kendimi acındırmak istemiyordum bu zamana kadar abimden başka birisi yaralarımı sarmamıştı.

Önümdeki çekmeceye uzanıp açtı. İçerisinden sargı bezi çıkartırken kendimi kötü hissettim. Uzanıp koluma baktı.

"Onlara karşılık vermemenin nedeni göründüğü gibi değil, onlar önümü kesmeden önce mermim bitmişti ve silahları olduğu için bir süre karşılık veremedim ve birşey sorucağım... "

"Dinliyorum" dedi gözlerimin içine bakarak.

"Beni nasıl kurtardın? "

"Adamı yaraladım ve diğerlerini öldürdüm arabaya geldiğimde bayılmıştın"

"Anladım... "

Kuzey gözleriyle karokolu gösterdi. "Yorgunmusun istersen gelmeye bilirsin ben hallederim"

"İyiyim sadice bana mermi versen yeter"

"Yok hepsi bitti"

"Hepsimi? "

"Hepsi"

Birkaç saniye anlamsızca gülümseyip arabadan indik. Hızlıca içeriye girip teker teker odaları kontrol etmeye başladık. Çekmecelerde dolaplarda hiçbir yerde silah mermi vb. yoktu.

İçerisi ürpertici bir şekilde sessizliğe bürünmüştü ve zombi cesetleriyle doluydu yerler.

"Garip..." diye mırıldandı kuzey.

Tam konuşacakken yerde kan birikintisi görüp duraksadım. Heryerde kanlar vardı ama birikintinin üzerinde duran insan bedenini nedenini bilmediğim bir şekilde bakmak istemiştim. Cesedin sırtı bize doğruydu. Bu kıyaftler bana tanıdık geliyordu. Kalbim çok hızlı atıyordu ve sızlıyordu. İçimde kötü bir his olmasına rağmen tüm cesaretimi toplayıp cesede doğru yürüdüm

Gittiğimi fark eden kuzey "Nereye? " dedi

Cevap vermeden cesetin yanına eğilip omzuna elimi koydum. Yüzünü bana doğru çevirdiğimde şok geçiriyor gibiydim. Gözlerim şaşkınlıkla açılmış dizlerimin üstüne düşmüştüm çığlık atmak istiyordum fakat boğazımda sesim takılı kalmış gibiydi sanki.

"Ecrin... "

Hemen önümde

Kan lar içinde

Göğsünden vurulmuş

Ecrinin ölü bedeni duruyordu...

Bölüm sonu

6 yorum