Tam tetiğe bastığımda bay egoistin arkamda olduğunu fark ettim. Elimi tuttuğu gibi silahı Naz'a değilde çimenlere yönelttiği için çimenlere doğru sıkmıştım. Elimi kavradığı gibi beni kendine döndürüp belimi sıkıca sardı. Buz kesmiş ellerinin teması tüylerimi ürpertmişti. Silahı tuttuğum elimi sımsıkı tuttuğu için havada hareketsizce kaldı. Yoğun çikolata ve vanilya kokusundan etkisiz kalmıştım. Kokladıkça koklayasım geliyordu. Kahverengi gözleri gözlerimle buluşunca buz gibi yüz ifadesini takınmıştı gine. Hayatımda bu kadar soğuk kanlı biri görmemiştim!
Özellikle gözlerimin içine bakarak"Seni anlıyorum fakat onu öldürmen yanlış. Silahı oyuncak olarak kullanamassın güzelim"dedi.
"Güzelim? " dedim şaşgın bir şekilde. Kuzeyin dudağı kıvrıldı. Kafam karışmıştı ne yapıcağım hakkında gram fikrim yoktu. Bu adam Nazı öldürmeme engel olması yetmezmiş gibi birde benim dikkatimi dağıtmıştı! Sımsıkı tuttuğu elimi yavaşça sıkmayı bırakmıştı. Elini yavaşça silaha doğru kaydırdı.
"Bir sorunmu var? " dedi ve aniden elimdeki silahı kaptı. kendime geldiğimde belimi tutan elini çektim ve kuzeyden kuruldum. Arkama baktığımda Naz çoktan gitmişti.
"Harika" diye mırıldandım. Kuzey silahı abime verdi ve birşeyler konuştular. Kızlar yanıma gelirken balkon kapısının açık olduğunu fark ettim. Naz büyük ihtimalle içerideydi.
"O neydi öyle"
"Sanamı aşık acaba? "
"Çok romantikti"
"Bi an öpüşüceksiniz sandım"
"Oha abartma Eco" dedim.
Ecrin "Ama öyle" dediğinde ofladım. İçimde hayla şimşekler çakıyordu. Naz'ı gördüğüm gibi ellerimle onu boğmak istiyordum.
"Bence Kuzey seni seviyor" dedi Sevde. Ecrinde kafasını onaylar gibi sallayarak bana baktı.
"Sanmıyorum, sadece elimdeki silahı almaktı amacı" dedim. Ecrin "Hass" dedi.
"Aslında yakışıyorsunuz" dedi Sevde düşüncelere dalmış bir şekilde arkamdaki çimenlere bakarak.
"Yok daha neler, bir buzla ateşi karşılarştırıyorsun şuanda" dedim.
"Aman ya" dedi sevde. Abimin bise seslendiğini duyduğumda o tarafa baktık.
"Buraya gelin"
Abime doğru yürürken bir yandanda kuzeye ölümcül bakışlar atıyordum çünkü kuzey çok pis sinirimi bozmuştu. Güzelim ne demek kardeşim!
"Savunmaya geçiyoruz, Naz içeriye girde o bize katılmıyacak" aha biliyordum. Korkak tavuk!
Kuzey yürümeye başlayınca oflayak peşine takıldım. Herkes bahçenin ayrı bir köşesine dağılmıştı. Kuzey "başlıyoruz" dedi ve yumruk yaptığı ellerini vuracakmış gibi havaya kaldırıp pozisyonunu aldı.
"Ne yapıcağımı söyleseydin fena olmazdı bay egoist"
Kuzey dudağının kenarını sinsice kıvırdı. "Yumruklarımdan kaçıcaksın gerektiğindede saldıracaksın bayan sarı kafa"
Öfkemden enerjimi aldığıma göre artık başlayabiliriz. İnşAllah cacığım çıkmaz.
***
"Lan cıvığım çıktı vicdansız! " kuzeyin savurduğu yumruktan son anda kaçmıştım. Saatlerdir burada vıcığımı çıkartmıştı! Alnımdan terler sürü gibi akıyordu. Bacaklarım kaçmaktan ve kaçarken yere düşmekten yara bere olmuştu. Savunmayımı öğretiyordu yoksa direkmi benle dövüşüyordu lan bu? Zombilerin gelipte bana yumruk atacağı yoktuya! Bu söylediklerimi zihnimde canlandırdığımda sırıttım. Düşünsenize özürlü gibi yürüyen bi zombi gelip size yumruk atıyor ahahah. Sırıttığımı gören kuzey tek kaşını kaldırdı.
"Neye gülüyorsun? Komik bir halimmi var" dedi ve ayağımda hissettiğim acı yüzünden inledim.
"Zombiler bana gelip yumruk tekme atamazlar değilmi? Bu sahneyi kafamda canlandırdığım için gülüyorum! "Kafama doğru gelen yumruğu gördüğümde ellerimi birleştirerek kafama gelmesini engellemiştim ama kolumda hissettiğim acı yüzünden inledim. "Zombiler vuramazlar haklısın, ama insanlar vurabilir. Buraya gelirken türlü türlü insanlar gördüm. Herkes canının peşinde olduğunu biliyorsundur" haklıydı insanlar zombilerden kurtulmak için başka birini vermekten çekiniceklerini sanmıyordum.
"Evet biliyorum sağol" dediğimde kuzeye bir yumruk savurdum. Son anda kafasını eğmişti pislik!
"Bay egoist bana deminden neden güzelim dedin? Aslında nedenini biliyorum ama sendende duyayım dedim"kuzey duraksadı ve alnındaki birkaç teri elinin tersiyle sildi. Benim alnımdan sülalece ter fışkırıyo bu adamın nası birkaç tane teri olabiliyo! İyi kısmıysa hele şükür durdu!
"Kabullen sende istekliydin, seni tuttuğumda beni ittirmedin" dedi. Lan vicdansız o parfümün güzel kokması benim suçum değildi!
"Ne olduğunun farkında değildim. " deyip yumruğumu kuzeye savurdum. Kaçmayı başardığını gördüğümde sinirle tekme atmıştımki bacağımdan tuttu. Buz gibi bakan gözleri bu sefer ortalıkta yoktu.
"Geçiştiriyorsun " dedi.
"Beni tutan senisin kuş beyinli! Şimdi gelmiş bana beni seviyorsun kabullen demeye çalışma vallahi haşlarım seni!" Kuzeyin gözleri yüzümde gezintiye çıkmıştı.
"Erkeklerden nefret ederim kuzey, şansını deneme üzülürsün" dediğimde kuzey dudağına hüzünlü bir tebessüm yerleştirdi ve tuttuğu bacağımı bıraktı. anlamsızca bakışırken abim seslendi.
"İklim biz yatıyoruz, bugün yorucuydu sizde yatın artık" abimin yanında bana sırıtan elifi gördüm. Etrafıma bakındığımda herkes çoktan içeriye girmişti. Güneş batmak üzereydi.
"Ta-"
Kuzey sözümü kesip "siz yatın biz biraz daha çalışıcaz"
Kafamı aşşırı yavaş bir şekilde kuzeye çevirip ölümcül bakışlar attım. Kuzey bana döndüğünde dudağının kenarı kıvrıldı. Abim bi bana birde kuzeye bakıyordu.
"Tamam o zaman iyi geceler" deyip Elifle birlikte içeriye girdiler. Kuzey bana döndüğünde hiçbirşey demedim. İtiraz etmedim çünkü kendimi korumak istiyorsam dahada gelişmem lazımdı. Şuana kadar bile kuzeyden gördüğüm birsürü haraketi kafamın kenarına kazımıştım.
***
Tekmeden kaçmayı başara bilsemde ondan sonraki gelen yumruk tam göğüs kısmıma denk geldi. Yere dizlerimin üstüne düştüm. O kadar yorulmuştumki kendimi şuracıkta yere atmak istiyordum. Biraz nefes aldıktan sonra ellerimi yere bastırarak kalktım. Diz kapaklarım kanıyordu. Her yerim sızlıyordu. Ellerim vurmaktan kızarmıştı ama her seferinde kalkmıştım. Kuzeyi fazla zorladığım için oda yorulmuştu. En azından onu yormak bana hırs kazandırmıştı.
Omzuma gelen yumruğu tuttuğum gibikemdime çektim. Kuzey diğer eliyle vurmaya çalıştı fakat eğilip kurtuldum. Kuzey kafasını eğip ne yaptığımı anlamaya çalıştı. Gine yüzüme gelen yumruğu tuttum. İki ayağımda kuzeyin karnının üstüne vurduğumda ellerini bıraktım. Ayağa kalktım ve yerde kolunu bacağına koyup otıran kuzeye sırıttım.
"Noldu? Bu kadarmıydı" dediğimde dağılmış saçlarının arkasından bana baktı. Bu adam neden bu kadar yakışıklıydı? Açıkcası ona dağınık saç çok yakışıyordu. Sinsice sırıttı. Ben daha ne olduğunu anlamadan ayağımdan tuttuğu gibi çektiğinde inledim.
"Yeter lan yeterrr! " diye bağırdım.
"Ben bitti demeden bitmez" deyip ayağa kalktı kuzey.
"Tamam bay egoist şimdi bittimi? "
"Evet" dedi ve yanıma uzandı. Üstümüz başımız batmıştı. Yızdızları izliyorduk. Lacivertin en güzel tonunu almıştı gökyüzü.
"Çok güzeller" diye mırıldandım. Kuzeye baktığımda onunda bana baktığını gördüm.
"Bugün iyi iş çıkardın, aferim" dediğinde sırıttım.
"Sağol her yerim sızlıyor ve zavallı dizkapaklarım yara oldu! "Dediğimde kuzey küçük bir kahkaha attı.
"Neyse ben kaçar" dedim. Ellerimi zorla yere basarak ayağa kalktım. Dengemi zar zor sağlayıp içeriye doğru yürüdüm. Basmakları hızlıca çıkıp odama girdim. Hızlıca çamurla karışık çimen kokan üstümü çıkartıp makineye fırlattım. Sıcak suyu açıp hızlıca saçlarımı ve vicudumu sabunlayıp duruladım. Üstümü giyinip saçlarımı kuruttuktan sonra kendimi yatağa fırlattım. Çabucak uyumak ve dinlenmek istiyordum çünkü yarın zombilere karşı enerjimin olması gerekiyordu.



