"İklim"
"İklimmm"
Abim aşşırı kuvvetli sarsarak beni uyandırmaya çalışıyordu. Gözlerimi açasım yoktu çünkü uyku çok tatlı geliyordu. Uyicam sal beni
"İKLİM KALKSANAA"
Abimin dahada hızlı sarsmasıyla yere yuvarlanmam bir oldu. Tiz bir çığlık atıp önüme gelen saçlarımı ellerimle kenara çektim. Her zaman yataktan düşerek uyandığım için artık alışmıştım.
"AA NOLUYO BEE VALLA BAK ZOMBİ BASTI FALAN DEME YEMEZLER" Deyip kafamı kaldırdım. Abim bana sırıtarak bakıyordu. Pencereden gelen güneş ışığı gözüme çarpmasıyla gözlerimi kısarak abime baktım.
"Yok ne şakası saat kaç olmuş haberin varmı senin? " kollarını birleştirip gülmeye başladı.
Komikmi.
"Uykucu bücür dün gece Kuzey seni fazla yormuş belliki daha gözlerini açamıyorsun" dediğinde sesli bir şekilde ofladım.
Sinirle gülümsedim"Sanada günaydın abicim! "Ellerimi yere bastırarak oturdum.
"Nerden haberim olsun ya dakka başı uyanıp saat kaç diye mi kontrol ediyorum? Ayrıca Kuzey'inde Allah belasını versin! " deyip ayağa kalktım. Abim çoktan giyinmişti. Harbiden saat kaçtı?
"Herkes aşşağıda plan hakkında konuşuyor, sende oyalanmadan in aşşağıya" deyip kapıya doğru yönelmiştiki aklına birşey gelmiş olsaki durdu. Belinden bir silah ve mermi çıkarttı ve yatağıma koydu.
"Bu senin, aman diyim Naz'a karşı kullanma"
Naz'ın adı geçince aklıma dün dedikleri geldi. Hayla ona karşı çok sinirliydim. "Hmm" diye mırıldanıp kıyafet dolabıma doğru yürüdüm.
Beyaz uzunkollu bir crop ve siyah bol kot pantolonumu alip giymeye başladım. Giyindiğimde boy aynama doğru birkaç adım attıp durup konbinime baktım. Bol kot hoş duruyordu fakat rahat haraket edemiyeceğimi düşünüp kot şort giyme kararı aldım. Kot siyah şortumun üzerine gri bir sweatshirt giyip yatağıma yöneldim. Yatağımız üzerinde duran silahı belime geçirdim ve mermileri arka cebime koyup daha fazla oyalanmadan odamdan çıktım. Hızlıca basamakları inip salona girdim. Herkes birileriyle konuşuyordu. İlk dikkatimi çeken şey Kuzey'in elindeki kağıt oldu. Sevdeye birşeyler konuşup kağıda yazıyordu.
"Naz ve bay egoist dışındaki herkese günaydın" deyip Elif'in yanına oturdum. Naz göz devirerek karşılık verdi.
"Sanada günaydın iklim" dedi sevde.
"Bay egoist kim? " diye sordu abim. Kuzeye böyle seslendiğimi daha yeni farketmişti sanırım. Ardından sevdede aynı soruyu sordu "harbi o kim" Kuzey küçük bir kahkaha atarak konuştu "bay egoist ben oluyorum" dedi.
Naz herzamanki gibi beni tersleyecek birşey bulup "Niye öyle diyorki saçmalık" dedi. Naz'ın gözünün içine bakarak konuştum."kızım bana ortada hiçbir neden yokken niye bulaşmaya devam ediyorsun kıskaçmısın yoksa takıntılımısın? "
"Sinir oluyorum bu aptal tavırlarına"dedi. Ne varmış tavırlarımda ya? Bence kendi tavırlarına bakmalı erkek peşinden koşuşturmaktan nasıl bi felaketin içinde olduğumuzu unutmuş biri diyor bunu.
"Sen kendi tavırlarına baksana erkekten başka birşey görmüyorsun" dedim. Kuzey kavga çıkacağını anlayınca direkt konuya girdi.
Kuzey konuşmaya başladığında herkes ona döndü.
"İlk önce işimizi daha hızlı bitirmek için 2 gruba ayrılıcaz Ecrin, Doruk, Naz ve Elif 1. Grup, Berk, Sevde, İklim ve ben 2. Grup. Saat 2 de yola çıkıyoruz. Biz yani 2. Grup AVM'ye gidip yiyecek, kıyafet ve diğer ihtiyaçları alırken 1. Grup karokoldan silah, mermi, telsiz, ve zırhlı araç alıcaklar. İşimizi hallettikten sonra hastanenin girişinde buluşucaz ve ordanda ilaç iğne falan aldıktan sonra ofise geri dönüyoruz. Saat 5'de hastanede buluşucaz yani işlerimizi halletmek için tam 3 saatimiz var. Bir aksilik yaşamazsak plan bu kadar."
"Tamamdır" dedi Ecrin
"Peki bir aksilik olurda hastaneye zamanında varamazssak? "Diye sordum.
"O zaman 2 kişi diğerlerine bakmaya gider" dedi Doruk.
"Birşey daha sorucam. Nehire kim bakıcak? "
"Nehiri yanımızda götüremeyeceğimiz için evde kalıcak, merak etme mutfak kapısını falan kilitleyeceğiz yani sadece lavobo salon ve kendi odasında duracak"dedi kuzey
"Tamam o zaman "
Herkes onayladıktan sonra Elif "hadi yemek yiyelim saat 2'ye gelmek üzere" dedi.
***
Yemeklerimizi bitirdikten sonra hepimiz bulaşıkları alıp lavoboya koyduk ve aşşağı kata inmek için yürümeye başladık. Merdivenin altındaki bir dolaptan inicektik. Abim dolabı açıp gizli geçidin önünü kapatan eşyaları kenara çekti. Çok büyük bi kapı değildi aslında. Geçidin anahtarı cebinden çıkarttı ve dolabın kilidine sokup çevirdi. Minnak kapı açılınca aşşağıya doğru uzanan merdivenler göründü En önden kuzey ve doruk iniyordu. Aşşağıya indikçe etraf iyice karanlaklaşıyordu.
"Çok karanlık" dedim. Kuzey cebinden bir fener çıkartıp aşşağıya doğru tuttu.
"Oldumu? "
"Hm"
Garaja vardığımızda ışıkları yaktım. 2 tane araba vardı. Ama bunlardan biri bizim değildiki. Şaşkınlıkla abime sordum "Bu arabayı nerden buldunuz bizim değilki? " dedim. Doruk bana döndü.
"Zombilerden kaçarken arabaya binmeye çalışan bir adam gördüm zombi onu ısırdığında kapısı açıktı işte bindik falan" dedi. Arabaya vardığında ayrılıp abimin arabasına doğru gittik. İlk önce sevde arka kolduğa oturdu ardından bende bindim. Hepimiz arabaya bindiğimizde kuzey arabayı çalıştırdı. Sevde heyecanlı görünüyordu birazda korkuyor gibiydi. Garajın kapısı açıldı ve doruklarla birlikte son sürat dışarıya çıktık. Hızlı gitmemiz hoşuma gitmişti aslında.Arkamızkan garaj kapısı kapandı.
"Bu aktiviteyi daha çok yapmalıyız" dedim.
"Kesinlikle katılıyorum" diyerek onayladı abim. Ağaçlar azalmaya başladığında ana yola çıktık. Yoldaki tökezleyerek yürüyen birkaç zombi vardı. kuzeye baktığımda araba yavaşladığını hissettim. Kuzey yan koltuğunda oturan abime dönüp"Zombileri ezicekmiyiz" dedi."fazla sıkıntı olmaz bence ama çok hızlı sür ki arabanın altında kalmasınlar."dedi.
Başka napabilirdikii. Düşünürken aklıma birkaç soru takılmıştı. Ya AVM'de yakalanan insanlar yiyecekleri aldıysa? Yada zombiler yiyecekleri mahfedip parçaladılarsa? daha fazla dayananayıp aklımdan geçenleri sıralayıp sordum.
"Ya yiyecekleri diğer insanlar aldıysa? Ya zombiler yiyecekleri mahfettiyse? Ya zombiler birimizi ısırırsa? AVM'ye giremessek? Çok fazla zombi olursa? İşler yolunda gitmezse? Yiyecek bulamassak? Zombiler etrafımızı sararsa.. " sevde ve abim bana şaşgın bir ifadeyle bakıyorlardı. Kısa sürede çok fazla soru sorduğum içindi.
"İklim abartma be kızım! " diyerek sözümü kesti sevde.
"Off" diyerek elimi cama koydum ve kafamı yaslayıp yolun kenarındaki aptal zombileri incelemeye başladım. Uyuşuk uyuşuk yürüyorlardı. Nefret ediyordum, bu dünyadaki çoğu şeyden nefret ediyordum. Bir taneside kuzeyin bana sarı kafa demesiysi. O bana sarı kafa dedikçe içimdeki bir ses"al silahı sık şunun kafasına"diyordu.bir ara şaçlarımı boyatmayı bile düşünmüştüm. Hayır tabikide güzel saçlarımdan vazgeçmiyecektim. Tamam bende herkese lakap takıyorum ama daha önce hiçkimse bana lakap takmadığındanmı bu kadar fazla tepki veriyorum yoksa lakap takmak cidden insanları sinirmi ediyor? Ama elimde olan birşey değil otomatiken beynime kodlanıyordu. Şehire vardığımızda zombilerin sayısı çoğalmaya başladı. İlk dikkatimi çeken buydu zombilerden sonra binalar ilgimi çekmişti. Bazıların camları kırılmıştı ve kanlar akmıştı. Dükkanlarda aynı şekildeydi içerler darma dağındı.
Araba durduğunda kafamı kaldırıp ön camdan karşımızdaki büyük AVM'ye baktım. Tahminimce 4-5 katlıydı. Yerlerde birkaç eşya ve yiyecek vardı. Bazılaeı parçalanmıştı ve küflenmişti. Kuzey "İşte burası" deyip kemerini çıkarttı. "Silahlarınızda mermi olduğundan emin olun" diye fısıldayarak uyardı abim. Zombiler sese doğru koştuklarını hatırladığımda bu bilgiyi unutmamam için beynimin bir kenarına kazıdım. Dışarıda 10'a yakın zombi vardı. 4'ü arkada 6'sı ön taraftaydı. "İklim sevde arka sizde" dedi kuzey. "Hazırsanız 3 dediğimde çıkıyoruz" dedi. Silahımı elime alıp hızlıca son kontrolleri yaptım. Sevde hızlıca çıkmak için diğer tarafın kapısına dayanmış bir şekilde kuzeyin saymasını bekledik.
"1.. 2..3! " hızlıca kapıları açtık ve arabanın üstüne silahımı koyup zombileri nişan aldım 1 tanesini vurduğumda sevdede diğerini vurmuştu. Silah sesleri havada uçuşuyordu. Hızlıca diğer 2 zombiyide vurduğumuzda önümüze dönük. kuzeylerin vuracağı zombilerinden son 1 tanesini vurup hızlıca AVM'ye koşmaya başladik. Vardığımızda kapıların camları kırık olduğu için girmemiz kolaylaştı. Cam kırıklarına basmamaya dikkat ederken girişin yanındaki ölü 2 zombi cesedi gördüm. Yolculuk boyunca insanların ısırılmasına ve cesetlere alıştığımdan fazla umursamadan yürümeye devam ettim. Önümüze çıkan zombileri bize gerek kalmadan kuzey ve abim halletmişti.
"Hızlıca birkaç parça eşya alın" dedi abim.
"Ayrılıyoruz o zaman"
"İklim benle gel" dedi abim.
"Hızlı olun ve dikkat edin" dedi kuzey. Abimle rasgele bir kıyafet dükkanına girdiğimizde hiç zombi yoktu. Yırtılmamış kıyafetlerfen3-4 tane alıp atl kısmına yöneldim. Abimde birkaç adım uzağımda eline birşeyler tutuşturmuştu. Gözüme çarpan çantayı almak için yavaşça yürüdüm. Bir yandanda zombilere sıkmakla meşkuldüm. Hızlıca büyük siyah bir çanta kapıp aldıkalrımı tıkıştırdım.
"Hadi abi" dedin ve kapıdan bize doğru koşan zombiye 2 kere sıktım. İleriden daha fazlası geliyordu.
"Tamam koş" hızlıca birkaç zombi vurduk ve koşmaya başladık. İleride zombilere sıkmakla meşgul olan kuzey ve sevde göründü. Öonlara koşarken önümüzdeki zombiye sıktığımda boşa geldi. Hızlıca cebimden bir mermi destesi çıkartıp koşarken silaha taktım. Sevdelerin yanına çoktan varmkştık. Kafamı kaldırdığımda girişten koşan 5 kişi gördüm. Kuzeyler yukar kata doğru koşarken ben durmuştum. Bunlar kimdi? sevde gelmediğimi fark etmesi uzun sürmedi"hadi iklim neden duruyorsun? " dediğinde bana döndü. "girişte birileri var" diye söylediğimde herkes o tarafa döndü. Abim gelen 2-3 zombiyi vurarken bize doğru koşan kişilere bakıyorduk.



