İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 17 · 5 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 17

~12. Bölüm~

Mia kafamın hemen yanında yüzümü yalayarak beni uyandırmaya çalışıyordu. Ne yalan söyliyeyim onun bu salyalı uyandırmasını bile çok özlemiştim. Üstümdeki yorgani kenara çekip oturdum. Mia kafasını bana sürterek miyavladı ve toz pembe minnak patileriyle kucağıma oturdu. Sanki bana günaydın diyordu. İçten bir gülümsemeyle kafasını okşayıp minnak bir öpücük kondurdum.

"Günaydın pamuk şekerim seni çok özledim" deyip kafasını sevmeye devam ettim. kocaman göz bebekleriyle bana doğru döndü ve aşşırı tatlı bir şekilde "Miyav" dedi. Onu ellerimle bembeyaz ve uzun tüylerini sıktırmamak için kendimi zorluyordum.

"Her zamanki gibi çok tatlısın mia"

Şimdi mia nerden geldi ve nasıl ölmedi diyeceğimizi biliyorum. Mia her zaman ofiste duruyordu. Salgından bile haberdar değildir belki Minnoşum.

"İklimmm yemek hazır! " diye bağırdı sevde.

"Geliyorum! "

Ayağa kalktım ve Mia'nın yemeğini alıp kabına koydum. Mia hemen koşup yemeğe dadandı. Kıkırdanıp "Afiyet olsun aç canavar"

Mutfağa vardığımda Kuzey ve Abim tavadaki yiyeceklere bakarken Sevde ve Elif elindeki tabakları ve çatalları masaya yerleştiriyordu. Sevde geldiğimi görünce:

"Ecrinle Doruğu uyandırırmısın iklim, ben seslendim ama duymadılar"

"Peki" diyerek Ecrin'in odasına yöneldim. Kapıyı açtığımda Ecrin'le Doruk sarmaş dolaş uyuyorlardı. Yatağın yanına gittim tam uyandıracakken aklıma gelen fikir yüzünden durdum ve sinsice sırıttım. Ecrinleri korkutacaktım! Endişeli bir şekilde bağırdım

"Ecrin Doruk! Kalkın çabuk eve zombiler girdi! "

Dediğimde Ecrin anında kalkıp uykulu gözlerini fal taşı gibi açıp bana baktı. Şaçları dağılmıştı ve aşşırı komik duruyordu. Ardından Dorukta uyandı ve ayaklandılar.

"NE? "

"Nerdeler? Bizimkiler nerde! "

Kendimi tutamayıp kıkırdadım. Ecrin kıkırdamamla gerçek olmadığını anladı ve kaşlarını çatıp hızlı bir hareketle yatağındaki yastığı kaptığı gibi bana fırlattı.

"İklim seni varya! "

Kapıya doğru ani koşmamla yastık beni ıskaladı. Ecrinde peşimden koşmaya başladı. Mutfaktan girerken "İMDATT ŞİDDET GÖRÜYORUM" diye bağırdım ve herkes bize döndüp güldü. Masanın bir ucuna kaçtım. Ecrinde diğer tarafa geçti ve ne tarafa gideceğimi bekliyordu.

Sağ yada sol.

"Gel buraya! "

"Yok kalsın" dedim ve sırıtınca Ecrini dahada sinirlendirmeyi başarmıştım.

"Noluyor? " dedi Elif.

Ecrin sol tarafı gittiğini gördüğümde koşarak diğer tarafa geçtim. Masanın etrafında 1 tur attıktan sonra Arkandaki Ecrine bakarak tezgaha doğru koştum. Ve önüme bakmadığım için birine tostladım. Çarptığım kişi abimdi.

"İklim Ecrin kavga etmeyi bırakın"dediğinde Ecrin koşmayı bıraktı. Sesli bir nefes alarak masaya oturdu. Biz koşuştururken nerdeyse herkes oturmuştu. Abimden ayrılıp sofraya oturduk. Naz kuzeyle konuşuyordu fakat kuzey memnun değil gibiydi. Tabağıma aldığım zeytin ve peynirleri yerken Naz'ın "Nasıl silah kullanmaya başladın" diyen bilerek inceltmiş sesini duydum. Nazın halina cidden acıyordum bir erkek için bir amuda kalkmadığı kalmıştı. Hele hele yakışıklıysa. Evet kuzey yakışıklıydı fakat sinir bozucuydu. Ama bu sinir bozucu tavırları sadice banaydı. Ecrine veya sevdeye böyle davranmıyordu.

Herkes yemeğini bitirmiş ve kalkıp odalara dağılmıştı. Üstüme siyah kısa kollu bol bir tişort ve altıma kot şortumu giydim. Ecrin odaya daldı ve yanıma geldi. Bir şeye sinirlenmiş gibi burnundan soluyordu.

"Noldu? " dedim

"Naz pisliği Dorukla konuşmaya çalışıyordu. Pick me gibi sesini inceltmiş ve birşeyler geveliyordu. Sinirlenip onu ittirdim. Küfredince kavga çıktı. Aptal oruspu!" aklına geldikce gözlerinden alevler çıkıyordu resmen.

"Tamam sakin ol. "

"Nasıl sakin olayım iklim? "

"Bir planım var"

"Ne? "

"Biz ihtiyaçlarımızı almaya AVM'ye gidicezya. İşte yolda felan kafasına sıkarız. Abimler sorarsada zombiler öldürdü deriz? "Dediğimde Ecrinin gözleri parladı.

"Evet! Güzel bir plan"

"Tamamdır şimdi daha fazla bekletmeyelim sonra abimden bin tane azar işitiyorum"dediğimde Ecrin güldü ve yürümeye başladık. Dışarı çıktığımızda Sevde ve Elif bir şeyler konuşup gülüyorlardı. Doruk, berk ve kuzey yan yana durmuş birşeyler düşünüyorlardı. Naz ise kuzeye çaktırmadan bakıp bakıp gülüyordu. Abim bizim geldiğimizi gördüğünde

"Başlıyoruz" dedi ve cümlesini devam ettirirken doruk yandaki 5 tane hedef tahtalarını yan yana dizmeye başladı"Ecrin seni doruk eğiticek"dediğinde Ecrin sırıtarak Naz'a küçümseyici bir bakış attı. Nazın içinde fırtınalar koptuğu çok belliydi. "Sevde ve Elif sizi ben eğiticem" Sevde Elif'in kulağına birşeyler fısıldayınca Elif kızardı. "Ve son olarak Naz ve iklim sizide kuzey eğiticek"dediğinde yüzüm düştü. Nasıl yani Naz ve Kuzeylemi birlikteydim? İki aptalla uğraşmak zor olucaktı. Bu iki kendini bilmişle kavga etmekten başka birşey yapmazdık. Abim hedef tahtalarına döndğ ve:

"Genellikle silah kullanırsınız ondan ilk önce silah kullanmayı öğreticez"

Hepimiz bizi eğitecek kişinin yanına geçtik ve anlatmaya başladılar. Naz kuzeyin yanına gelip koluna girdi ve söyle dedi:

"Selamm"

"Selam" dedi kuzey ve kolunu çekti.

"Gerekmedikçe bana dokunma" diye sert bir şekilde uyardı. Bunu duyan nazın suratı düştü.

"Sohbetinizi bölüyorum fakat artık şu silah kullanmayı öğretircekmisin? "Dediğimde kuzey belinden bir silah çıkardı ve bana uzattı

"12'den vurmaya çalış" dediğinde uzattığı silahı alıp hedef tahtasına doğrulttum.

Kuzey yanıma yaklaştı ve sol kolumu sağ koluma destek amaçlı birleştirdi. Yüzü yüzüme çok yakındı. Yoğun çikolata ve vanilya kokusu beni etkisiz bırakıyordu. Duruşumu düzeltip geri adım attı. Tetiğe bastığımda 10'dan vurmuştum. Naz beni ittirip yerime geçti

"Sıra bende" dedi sırıtarak. Başını bana doğru çevirdi ve elini uzattı.

"Silahı ver" dediğinde alaylı bir şekilde baktım.

"Az kibar olsana be"

"Olmassam nolur beni dövermisin? "

"Adam akıllı konuş yolarım o saçlarını bi bakmışsın kafan kel kalmış" dedim gülerek. Bunu duyan Ecrinde gülmeye başladı.

"Yolsanaa" dedi cıvık bir sesle.

Sinirlerim tavan yapınca ani bir hareketle Naz'a koştum ve kuzey önüme geçtiği için kafam kuzeyin göğsüne çarptı.

"Bırak beni! Şu varoşa haddini bildireyim! "Diye bağırdığımda herkes bize döndü fakat umrumda bile değildi.

Bu ani hareketim yüzünden naz gerilemişti. Korktuğunu belli etmemeye çalışsada gözleri onu ele vermişti. Kuzey beni sımsıkı kavradığında kurtulmak için çırpınıyordum. Beni nazdan uzaklaştırmak için kenara doğru çekiyordu.

"Bıraksana! "

Kuzey kaşlarını çatarak "Dur artık ruh hastası! "

Dediğinde kuzeyin gözleri benim gözlerimle buluştu.

"Lan bıraksana beni egoist! "Dediğimde Ecrinin sesini duymanla göğsünden tüm güzümle ittirip kurtuldum.

"LAN NOLİO"

"Birdaha bana dokunma" diyerek geriye doğru birkaç adım attım.

"Noluyo lan" dedi abim.

"Birşey olduğu yok" dedi kuzey ve yerine geçti.

Ardından ben ve Naz'da yerlerimize geçtik. Herkes önüne döndüğünde kuzey silahı nasıl kullanacağımızı anlatıyordu. Naz beni öldürecekmiş gibi bakıyordu. O kadar sinirliydiki gözlerinden alev fışkırıyordu. İlk başta neden sinirli olduğunu anlamasamda sonradan jeton düştü. Bu doruğa yavşaması yetmemiş gibi kuzeyede yavşıyordu bu yüzden kıskanmıştı.

________________________________

Uzun oldu diye burda bitirdimm beğenir misinizz

Bölüm sonu

11 yorum