İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 16 · 4 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 16

~11. Bölüm~

Gözlerim ağırca açıldı ve birkaç kere gözlerimi kırpıştırıp etrafa bakındım. Elif,Ecrin ve sevde yatağımın yanındaki koltuğa oturmuş konuşuyorlardı. Nehir ise üzgün gibiydi bir elini yanağına koymuş sadice kızları dinliyordu. Naz etrafta görünmüyordu. Karşı tarafta ise kuzey, Abim ve doruk duruyordu. Kafamdaki ağır sızıyla kafamı yastığa bırakıp inledim. Sesimi duyan herkes bana bakarak ayaklandı ve yatağımın etrafını sardılar.

"iklim! "

"İklim abla! İyi misin? " deyip nehir yatağıma atladı.

"Biraz kafam sızlıyor ama onun dışında iyiyim ablam" deyip Nehir'e gülümsedim. Nehir gülümsememe karşılık verdi. Aklıma bir soru takılmıştı ben buraya nasıl geldim?. En son bana zombiler vardı ve silah sesleri. Kafamı Elif ve Sevde'ye çevirip

"Ben buraya nasıl geldim?" dediğimde Elif biraz irkilmişti. Elifin konuşamayacağını anlayan sevde konuşmaya başladı.

"Seni kurtarmaya gelmek istedim fakat Naz izin vermedi. Ofise girdiğimizde silah sesleri yankılandı ve dışarıya koştuk sen ağacın orada değildin ve zombilerin hepsi yerde kanlar içerisindeydi" dedi ve kuzeye doğru baktı. Neden baktığını anlayan kuzey cümleyi devam ettirdi.

"Seni ben kurtardım. Ofise girerken senin çığlığını duyup geldim. Seni kurtarmamın 2 nedeni vardı" dediğinde afallamış bir şekilde kuzey'e döndüm. Merakla söyliyeceği nedenleri bekledim.

"1.si kankamın kardeşi olduğun için 2.si dünyada sayılı insanlar kaldığı için" dedi Kuzey ve gözleri yüzümde gezindi.

"He yani bu 2 neden olmasa beni kurtarmıyacaktın" dedim sırıtarak.

"Aynen öyle" yüzümdeki gülümseme solmuştu. tam itiraz edecektimki Abim lafımızı kesti.

"İklim neler oldu? "

"Abi senin sınıfana gelecekken zombiler önümüzü kesti ve gelemedim"

"Senin için çok korktum sınıfına gittiğimde yoktun" dediğinde ayağa kalkarak abime sımsıkı sarıldım.

"Bende senin için çok endişelendim"Abimin kokusunu bile özlemiştim. Herkesin başına neler geldiğini çok merak ediyordum. Abimden ayrıldıktan sonra Ecrin, Sevde, Nehir ve Elif koşarak bana bombalama atladılar. Az kalsın yere düşüyordum. Hepsi bana sımsıkı sarıldıklarında onlara karşılık vererek bende sarıldım.

"Bizi çok korkuttun" dedi Sevde. Kızlar benden ayrıldı ve birkaç adım geri gittiler.

"Tam tamına 1 gündür uyuyorsun" dediğinde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Nasıl yani koskoca 1 gün boyunca uyumuşmuydum? Kendimi tutamayıp:

"NE" dediğimde herkes sesli bir kahkaha bastı. Bu durumda bile onları güldürebilmek beni çok mutlu ettiği için bende güldüm. Birkaç saniye sonra hepimiz gülemyi bıraktık.

"Biz içeri geçiyoruz" dedi Abim ve kapıya yöneldiler. Kızlara döndüm ve

"Hadi gidelim"deyip içeriye geçtik. İçeride Naz koltuğun üstünde oturmuş boş boş bakıp sırıtıyordu.herkes oturduktan sonra Ecrin hemen lafa daldı. Konuşurken bir bana birde Sevde,Elif ve Nehir'e bakıyordu.

"Neler oldu İklim ve bu kız kim? "

"İlk başta okulun bodrumuna gittik ve orada 2 kişiyle karşılaştık... "

Tüm hikayeyi anlatmayı bitirdiğimde derin bir nefes aldım.

"Merhaba Nehirciğim ben Ecrin"

"Merhaba Ecrin abla"

"Tanıştığımıza memnun oldum"

"Bende memnun oldum hepiniz çok tatlısınız" deyince hepimiz güldük.

"Bu virüsten nasıl kurtulacağız? "Dedi Doruk korku dolu bir sesle.

"Bilmiyorum, sadice onları öldürebiliriz" Dedi Sevde.

"Okulda olduğum için haberleri izleyemedik, haberlere illaki çıkmıştır değilmi? " dedim.

"Evet bu virüs Ankara'da çıkmış"dedi Ecrin

"Tüm dünyayamı bulaştı şuanda? " dedim. Gözüme Naz takılmıştı. Sürekli kuzeye bakıp bakıp sırıtıyordu.

"Elektirikler virüsün ardından 1 saat sonra gitti. Hiçbir haber alamıyoruz" dedi Abim ve ardından Elifin korkakça söyledikleri karşısında hepimiz ona döndük. Hepimiz Elife garip bir bakış attığımız için Elif korkmuştu.

"Ölücekmiyiz"

Hepimiz aynanda:

"Hayır! "Dedik.

"Evet yani hayır" bu sefer diyen abime döndük.

"Nasıl yani? " dedi Naz. Herkes merakla Berk'e bakıyordu. Zavallı Elif'im ise eline aldığı yastığa sımsıkı sarılmıştı.

"Ofiste sadice 2 gün yetecek kadar yiyecek var. Ve ilaçların bazıları tükendi. Eminimki bu yolculukta elinde sonunda biri yaralanır? " dediğinde herkes Berk'i pür dikkat dinliyrolardı.

"Haklısın" dedi Kuzey. Birkaç saniye sessizlik oluştu.

"Bize silah var değilmi? "Dedi Naz.abim Naz'a doğru kafasını kaldırıp onaylar gibi kafasını yukarı aşşağı salladı.

"Var tabiki o kadar silah eğitimi alıyoruz, yedektekinleri alabilirsiniz" dediğinde aklıma iyi silah kullanamadığımız geldi. Tam konuşacakken Naz sözümü kesti

"Silah eğitimimi? " dedi şaşgın bir ifadeyle.

"Evet doğru duydun" deyince kuzey Naz'ın suratı bembeyaz olmuştu.

Burdaki erkeklerin hepsi silah eğitimi, savunma,saldırı ve savunma gibi birsürü eğitim almışlardı. Bunların hepsi Arda'nın ölümünden sonra olmuştu. Kuzey'i çok iyi bilmem ama Abim ve Doruk bu işte çok başarılıydılar. Herkesin susmasını fırsat bilip anında aklıma geleni söyledim.

"Biz iyi silah kullanamıyoruz" dedim. Ve kuzey bana sırıtarak:

"Biz size öğretiriz sarı kafa" dedi. Kuzeye göz devirdim. Kavga ediceğimizi anlayan abim hemen lafı geçiştirmeye çalıştı.

"Tamamdır. 2 gün sonra dışarıya çıkıp yiyecek vb. Almak için şehire gideceğiz. Kızlar siz gelmiyorsunuz biz alıp geri döneriz. "Deyince Elif ve Naz dışında kızlarla hepbir ağızdan:

"Olmaz bizde geliyoruz! " deyip hepimiz abime baktık. Evde kös kös oturmak canımı sıkıyordu ve biz neden gelemiyordukki?

"Iğreç zombileri birdaha görmek istemiyorum! O pis varlıklar yüzünden saçlarım mahfoldu! " dedince kızlarla kıkırdaştık. Erkeklerde belli etmemek için elleriyle ağızlarını kapatıp güldüler. Herkesin gülmesine karşı naz sinirlendi.

"Gülmeyin! " dedi kaşlarını çatarak.

"O zaman 2 günün sonunda iyi silah kullanabilirseniz gelirsiniz? " deyince abim onayladık.

"Öğreniriz bebek oyuncağı! " dedi Ecrin. Doruk sırıtarak "görücez" dedi.

_______________________________________

Bence bu bölüm harika olduu 💗

Yorum yaparmısınız lütfenn✨💖

Bölüm sonu

20 yorum