İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 13 · 5 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 13

~8. bölüm~

Elif'in yanına vardığımda kafasını kaldırıp bana doğru kızarmış gözlerle baktı

"Ne oldu? "

"İklim korkuyorum"derin bir nefes aldım. Elif çok korkak, çabuk kırılan ve saf biriydi.

"Tamam geçicek gel Ecrini bulalım" deyip Elifin kalkmasına yardım ettim. Elif elleriyle gözünü ovaladı ve yürümeye başladık.

"Hadi girelim"

4. Kata çıktığımızda nefes nefese kalmıştık. Biraz soluklanıp Ecrin'in evinin kapısına doğru baktığımda kapı kırılmış bir vaziyette içeri doğru açılmıştı!

"Hayır hayır hayır" deyip içeri daldım

"Ecrin! "

"Ecrin nerdesin! " demeye başladık Elif'le salondan ve tuvaletin ordan bağırdığımızı duyan zombiler bize koşışturmaya başladı yüzlerini inceledim hiç biri Ecrin değildi.

Bir zombiyi alıp kafasına kanlı bıçağımı geçirip kenara fırlattım. Çok fazla zombi vardı! Bir zombi melisanın üstüne atladı kurtarmaya gidemedik çünkü 7-8 zombi bize koşuyordu

"Mutfağa çabuk! "Deyip mutfağa girdik. Ardımızdan Elif hemen kafıyı kapatıp kilitledi ve kapıya yaslandı. Karşımızda buzdolabının orda tavuk yiyen bir zombi vardı. Yerlerde bir sürü kırılmış bardaklar ve yiyecekler vardı.

"Hey badboy hallet şu zombiyi"

"Emredersiniz sakarlar prensesi" deyip zombinin boynundan bıçığını geçirdi.

"Sakar değilim! Sadice taşa takıldım" deyince Elif sırıtıp:

"İklimciğim sen hergün ayağına takılıp düşüyorsun ama" deyince Batu sesli bir şekilde gülme krizine girdi.

"Benim suçum değil! "

"Kesinlikle " deyip Batu gülmeye devam etti. Ben ise batuya göz deviriyordum.

"Demin sevgilini zombiler yedi farkındamısın sen? " deyince Batu gülmeyi bıraktı. Herkes susunca kısa bir sessizlik oluştu.

"Tamam biz buradan nasıl çıkacağız? " deyip kafamı Elif'e döndürdüm . Tabikide Melisa için ağlıyordu fazla duygusaldı.

"Balkondan çıkabiliriz" dedi Batu ve balkona doğru yürüdü.

"Burada bir boru var"

"Harika! Çabuk inelim kapı kırılmak üzere" deyince Elif yaslandığı kapıdan kalkıp bolkona gitti. Balkondan aşşağıya doğru bir boru vardı fakat aşşağıda demirler vardı.

"İlk önce ben giderim" dedi Batu. Ve boruya tutunup aşırı yavaş bir şekilde inmeye başladı.

"Sıra sende Elif" dedim. Elif korkarak aşşağıya baktı.

"Hadii" deyince yavaş bir şekilde boruya tutunup aşşağıya inmeye başladı. Bende tam inecekken kapı kırıldı. Ve hızlıca boruya tutunup yukarıya bakarak inmeye başladım.

Elif çığlık atarak:

"iklim ayağımı birşey tutuyor! " deyince kafamı çevirip baktım. Elifin ayakkabısını bir zombi ısırıyordu.

"Elif zombi senin 36 buçuk ayakkabına bayıldı bence. Olum mal mısın tekme atsana! " deyince Elif bir tekme atayım derken ayakkamısı çıktı.

Sesli bir şekilde gülüyordum.

"Pis zombi şimdi ben nasıl yürüyeceğim! "

"Yemek ve diğer ihtiyaçlarımız için markete uğrayacaktık zaten merak etme"

tam 2. Kata gelmişken yukarıdan bir zombi atladı.

"EĞİLİN! "deyip kafamı boruya yaslayıp boruya sımsıkı sarıldım. Batunun çığlıklarını duyduk. Aşşağıdan yere çarpma sesi geldi. Yavaşca gözlerimi açıp aşşağıya doğru kafamı çevirdim. Biraz sağ tarafımızda Batu ve zombi yerde kanlar içindelerdi... Batunun karnından demir çıkmıştı. Aşşağıya bakmayı bıraktım ve inmeye devam ettik.

"Elif sakın aşşağıya bakayım deme tamammı? "

"T-tamam" dedi korkarak

Sonunda yere varınca o tarafa bakmamaya çalışarak yürüdük. Elif olanı anlamıştı ve bakamıyordu.

Ecrin'lerin evinden çıktık ve koşmaya başladık hava kararmak üzereyti ve hava soğumaya başlıyordu ben bugün kısa kollu giymiştim ve üşüyordum kahretsin! Elife uzun kollu kalın bir sweatshirt vardı. tüm şehrin elektirikleri kesilmişti. İğrenç kokuyordu heryer. Şehrin tam göbeğindeydik ofise gitmemiz baya uzun sürecek gibiydi. Çok fazla zombi vardı hepsiyle uğraşmadan var gücümüzle koşuyorduk.Etrafa bakıyorduk bulduğumuz bakkalların hepsi kilitliydi. 5 dakika sonra tekrardan büyük bir market bulduk.

"Ben burayı korurum sen içeriye bak" dedim ve Elif marketin kapısına koştu.

"Kilitli! Yardım edin içeride biri varmı? " diye bağırıyordu Elif. Ben ise önüme gelen zombileri halletmeye çalışıyordum. Zombi tam bana geldiğinde sağa kayayım derken çok fena yere düştüm.geriye doğru kaymaya çalışıyordum ellerim sürtülmüştü ve yanıyorlardı. Birkaç saniye sonra kapı açıldı ve bir kız bana atlamakta olan zombiye sıktı hızlıca beni kaldırıp koluma girdi ve içeri girdik. Kız arkamızdan kapıyı kilitledi içerisi sıcaktı

"Merhaba iyi misiniz? "

"Merhaba bizi içeriye aldığınız için teşekkür ederiz. İyi sayılırım " deyip ellerime baktım. Kolumda kanayan bir çizik, Ellerimde ise çizikler ve sürtülmüş yaralar vardı.

"Kötü olmuş gel pansıman yapalım, bu arada ben selin"Elif utandığı için konuşmuyordu

"Ben İklim yanımdaki kankam Elif"deyince gülümseyip yürümeye başladık. Marketin ortalarına vardığımızda bir insan grubu gördük. 2 erkek 7-8 yaşlarında bir kız çocuğu ve 2 kız vardı.bir dakika bu kız Sevdeydi! Elifle aynanda:

"SEVDE!" Diye bağırıp sevdeye doğru koştuk

"Kızlar! "

"İklim Elif! " deyip birbirlerimize aynanda koşup sarıldık. Hepimiz ağlamaya başladık.

"Yaşıyorsun yaşıyorsun!"dedi Elif sevdeye bakarak.

"Evet sizde yaşıyorsunuz şükürler olsun, nasılsınız, neler oldu herşeyi anlatın" deyince Elifle göz göze geldik. İkimizds çok yorulmuştuk ve acıkmıştık.

"Birazdan anlatalım şuanda çok yorgunuz yemek yiye bilirmiyiz? "Dedim ve hep beraber yere oturduk yerde halı ve minderler vardı.

"Tabi, istediğinizi yiyebilirsiniz "dedi bir teyze

Yaklaşık 40 yaşlarındaydı saçlarının diplerinden beyazlıklar gelmişti.

"Teşekkürler"dedin gülümsiyerek.

"Bugün ofise gitmemiz imkansiz bir günlük burada kalıp sabah gideriz, Elif gel yemek alalım" deyip ayağa kalktım

"Tamam bana uyar yüriyecek halim yok zaten" dedi Elif.

Markette gezinirken kapının ordaki birkaç zombiye gözüm kaydı. Camlar ve kapılar büyük tahtalarla kapalıydı.

Salam, marul, kaşar ve domates ile sandiviç yapmayı düşündüm. Bütün malzemeleri bulup ekmeklere doğru yürüdüm ve artık sadice bir meyve suyu ile sandviçi hazırlamak kalmıştı.

"Sana içecek olarak ne alayım? " dedi Elif

"Herzamanki gibi şeftalili meyve suyu"dediğimde elif gülümseyerek içeceklere doğru gitti ben de 2 tane sandiviç ekmeği alıp oturduğumuz yere doğru yürümeye başladım. Burdaki insanlar bizden önce yemişler gibiydi hiç biri aç değildi. Oturduğumuz bölgeye vardığımda Elif çoktan gelmişti hatta selinle konuşuyordu. Oturup sandwiçi hazırlamaya başladım ve ilk yaptığımı Elife uzattım.

"Selin istersen sizede yapabilirim? "

"Yok teşekkğrler biz yedik" deyince gözlerimi sevdeye çevirdim. Sevde neden baktığımı anlar gibi:

"Hayır demem walla" deyince gülmeye başladık

Ve 2. Sandviçi sevdeye uzattım. Kendimede hazırlayıp köşeme geçtim ve yemeye başladım.

Çok lezzetliydi yada sabahtan beri birşey yemediğim için lezzetli geliyordu şeftali suyumu açıp içmeye başladım. Selin ayağa kalkıp bir yerlere gitti. Birkaç dakika sonra elinde yorgan ve yaatıklarla geri geldi.

"Bunlar sizin alın" deyip bize uzattı. Selinin elindeki bir yorgan ve bir yasgığı alıp kenarıma koydum sıcacık yorgana kendimi sımsıkı dolamak istedim ama heryerim çok kirliydi. Seline dönüp:

"Kıyafet varmı? "

"Ve ayakkabı"dedi Elif

"Ecrinlerin binasından inerken Elifin ayakkabısını zombi kaptı"deyince hepimiz gülmeye başladık. Elif kızgın bir suratla

"Gülmeyin yaa" dedi. Kızınca çok tatlı oluyordu.

"Evet var üst katta"

Üst kata çıktık ve bir sire sonra kıyafetleri bulduk ben üstüme uzun kollu siyah düz bir sweatshirt aldım ama hiç alt olmadığını fark ettim. Neyseki şorta alışkın olduğumdan fazla üşüyeceğimi sanmıyorum sadice zombiler fazla sıkıntı.

"Kanka ben napıcam? " deyince Elif bana döndü ben ise şortuma bakıyordum

"Yokmu? "

"Hayır yok"

"Ah tamam bir süre idare et ofise az kaldı orada var? "

"Tamam" dedim üzgün bir sesle

Üstüme aldığım sweatshirti giydim . Elif kendine beyaz bir ayakkabı almıştı ve beyaz kanlı üstünü değiştirmişti. Aşşağıya indiğimizde koşup kendimi yumaşacık tüylü yorganıma sardım.

______________________________

Hadi fikir verin banaa söyle böyle olsun diyinn

Bölüm sonu

7 yorum