Her küçük kızın ilk aşkı babasıydı benim ise ilk yaram, her kadın babası gibi bir adamla evlenmek isterken ben her gece aglayıp Allah'a yalvarıyordum onun gibi biriyle evlenmeyeyim diye ama hayat o kadar acımasızdı ki ilk yaram babam olmuştu yetmemiş kendi gibi onun birine vermişti, üstüne bir çocuktum küçücük bedenimi onlarca canavardan korumaya çalışıyordum ,şimdi yine peşimdeydi bırakmaya niyeti yoktu ne o babam dediğim adamın nede o çocukluğumu çalan adamın
Karanlıktı hayatım vücudumdaki o geçmişin izleri yeniden açılmışcasına açıyorlardı ellerim titriyor konuşamıyordum,dilim tutulmuştu sanki konuşsam Demirhan ailesi herşeyi tüm geçmişimi öğrenecekler gibi hissediyordum " kızım iyimisin?" fatih beyin sesiyle irkilmiştim gözledimi demirin elindeki telefonumdan çektim
" İ iyim ben telefona bakayım" dedim
Ve yavaşça ayağa kalktım demirin elinden titreyen elimde aldım telefonu
Demirin kaşları çatılmıştı anlamaya calışıyordu biseyleri
Odama gittim ve telefonu kulağıma yerleştirdim
" efendim " dedim titrek bir sesle "aslı nazlıyı yanına gönderdim benimle konuşman için neden gelmedin" dedi otorite içeren bir ses tonuyla
" Gelmeyeceğim"
" Selim'le tekrar ortaklık kurduk git kocanın yanına"
Derin bir nefes aldım
" Ben senin kızın değilim her istediğini yapmak zorunda hiç değilim karşında 14 yaşındaki o küçük kız çocuğu yok gitmiyorum selime falan "
" O zaman bende nazlıyı veririm"
Yapamazdı nazlı onun canıydı ben değildim ama nazlı öyleydi
" Yapamazsın" dedim
" Öyle bir yaparım ki yarın eve gel konuşucaz gelmezsen olacakları biliyorsun" dedi
Yeter herkes olacakları diyerek tehdit ediyordu ne olacaksa olsundu bıktım korkulu bir hayat sürmekten
"Sadece nazlı için geleceğim"
" Biliyordum güzel kızım yarın bekliyorum" dedi
Yüzüne kapatım telefonu ve yavaşça yatağıma gidip uzandım kaç dakika geçti bilmiyorum titriyordum korkuyordum sanki ben şuanki ben değildim sanki 14 yaşındaki aslıydım gözlerimi kapatım
" Minik karıcım nerdesin" evin içerisinde saklanmıştım beni bulmaması için yalvarıp dua okuyordum " Aslı nerdesin hadi çık evden çıkmadığını biliyorum" dedi sesi çok yakındaydı
Birden kolumdan tutulmamla çığlık atmıştım " neden saklanıyorsun benden" dedi
Titrek bir sesle" bana birşeyler yapıyorsun canımı acıtıyorsun" dedim titrek ve kekeleyen bir şekilde
" Bu sefer canını acıtmayacağım" dedi
" İstemiyorum " dedim yüzüm indirdiği tokatla yere düşmüştüm üzerimdeki beyaz elbise kan lekesi olmuştu kendimi geriye doğru iterek kaçmaya çalışıyordum ayaklarındaki kunduralara bakıyordum saçımdan tutulmuş yine yüzüme tokatı atmiştı ağzımdan cıkan kan beyaz elbisemi daha çok kitletmişti
Beyaz elbise bendim o kan lekeleri ise onlardı beni kirletmek için elinden geleni yapıyordu
Kapımın açılma sesi geldi gözlerimi açmak istemiyordum içeriye adımlama sesleri geldi yatağımın birazı aşagıya doğru çöktü saclarıma degen yumuşacık ellerle mayıştım" güzel kızım Aslım " Zeynep hanımın sesiydi şefkat doluydu
Biraz daha seslensin saçlarimi okşasın istedim " güzel kızım hadi uyan annem " yavaşça araladım gözlerimi " yemek yemedin annem gel hadi bişeyler atiştir"
Ayağa kalkacağı sırada elinden tutum
"Saçımı okşarmısın" dedim dolan gözlerime engel olamadım gülümsedi heyecanla " okşarım annem sen iste her gece saçlarını okşayarak yatırırım seni" gözlerimden yaşlar aktı
" Yaparmısın bunu gerçekten" dedim
Gözümdeki yaşları sildi " yaparım annem" dedi
Yatağın başlık tarafına oturdu ve sırtını oraya yasladı elini başıma atı beni dizine yatırdı elini saçlarıma daldırdı ve okşamaya başladı
Saç diplerimdeki o ağrılar birden bire yok oldu
Hep çekilen saçlarım hiç değer görmeyen saçlarım hep acıyan saclarımı şimdi biri çekip acıtmak yerine annem okşuyordu
O kadar çok ihtiyacım vardı ki ona gözlerimden yaşlar aktı kendime ağladım bu gece diğer geceler gibi bu gecede geçmişime ağladım olmayacak geleceğime ağladım
" Annem iyimisin biri seni kırıcak bişey mi yaptı" dedi
" Yok kimse bişey yapmadı" dedim yalan söyledim
"Ben baban abilerin herkes senin yanında annecim egerki canın birşeylere sıkılıyorsa hic çekinme biz senin aileniz bize söyle biz seni koruruz" dedi şefkatli sesiyle
"Gerçekten korurmusunuz"dedim çocuksu bir sesle
" Gerçekten koruruz" dedi
Saclarimdaki elleri beni mayıştırıyordu yavaşça gözlerim kapandı ve derin bir uykuya daldım
Sabah gözlerimi açtığım da Zeynep hanımın koynunda uyuduğumu anladım
İlk defa huzurlu bir uykunun sebebi annemdi ne kadar önemliymiş bı insanın ailesinin olması sanki aile ev gibiymiş ben yıllardır evsiz kalmışım soğuk kaldırımları evim sanmışım meğerki evim annemiş ailem'miş bilmiyordum
Derin bir nefes aldım ve ayaklarımı yataktan çıkarıp yere bıraktım çıplak ayaklarla banyoya doğru adımladım
Aynadan kendime baktım göz altlarım çökmüş gibiydi elimi yüzümü yıkadım ve yine aynaya baktım içimde kötü bir his vardı öleceğini bilen bir insanın son günündeki çaresizlik gibiydi bu his
Odaya doğru girdim siyah dar pantolon üzerine kısa kolu beyaz tişört giydim yüzümdeki soluk görüntünün gitmesi için hafif bir makyaj yaptım sevdiğim kiraz kokulu parfümü sıktım en sevdiğim takılarımı taktım elime aldığım tarakla saçlarımı taradım arkamı dönüm Zeynep hanıma baktım huzurlu bir uyku uyuyordu telefonuma gelen bildirimle dikkatim dağıldı elime aldım telefonu ve gelen mesajı açtım şeref pisliğinden gelmişti mesaj akşam 20:00 da evinde olmamı istiyordu titreyen ellerimi makyaj masama yerleştirdim ve kendime gelmeye çalıştım biliyordum şeref beni selime verecekti nazlıyı veremezdi nazlı onun can parçasıydı biliyorum amacı beni tehdit etmek korkutmak başarıyorda
" Günaydın kızım" gelen sesle irkildim
Sesin geldiği yöne doğru baktım kapıya yaslanmış bir şekilde beni izliyordu fatih bey
" Günaydın" dedim gülümsemeye çalışarak
" Kapıyı tıklatıp seslendim ses gelmeyince uyuyorsunuz sandım uyandıracaktım" dedi
" Kusura bakmayın duymamışım sizi" dedim
" Sorun değil kızım bir sıkıntı yok değil mi tedirgin duruyorsun" dedi ellerimi kast ederek
Titreyen ellerimi hemen arkama alıp sakladım " bı sıkıntı yok fatih bey " dedim Zeynep hanıma baktım
" Uyandırmaniz gereken biri var aslında" dedim
Oda Zeynep hanıma baktı ve güldü
" Ne kadar güzel uyuyor değil mi Aslı" dedi
Onu onayladım
Fatih bey karısına yaklaştı ve anlından öptü "sultanım uyan hadi " diyerek uyandırmaya çalıştı
"Hatun bak hem sana hem kızıma özel kahvaltı hazırladım sadece size özel "
Zeynep hanım gözlerini açtı
" Öylemi " dedi cilveli bir ses tonuyla
" Öyle " dedi fatih bey
Zeynep hanımla kol kola girmiş merdivenlerden iniyorduk fatih bey dediği gibi gerçekten de hazırlamıştı kahvaltıyı
" Benim oğluşlarım nerde " dedi Zeynep hanım
"Alp ve sarp beraber çıktılar demir de odasında güzel torunumla beraber uyuyor" dedi
Zeynep hanımla oturmuş güzelce kahvaltimizi yapıyor bir yandan sohbet ediyorduk fatih beyde pür dikkat ikimizi izliyordu bol sohbetli bir kahvaltıdan sonra odama gitmiştim
Buraya geldiğimden beri çizdiğim bir resim vardı odamın koşesinde üzerine siyah bir örtü atmiştim örtüyü kaldırdım ve çizime devam ettim müzik eşliğinde
Hayatım boyunca çizdiğim en anlamlı bir resimdi benim için derin anlam içeriyordu aşağida kapı çalma sesi geldi
Siyah örtüyü örtüp hemen aşağıya koştum " kızım yavaş ol düşeceksin" dedi Zeynep hanım kalıyı açtım karşımda Alp ve sarp vardı onlara gülümsedim ve içeriye aldım
Onlarda salona fatih beyin Zeynep hanım ve demirin yanına gitti arkalarından bende girdim " hadi film izleyelim " dedi Alp
Herkes onu onayladı güzel aile konulu komik bir film izledik farkında olmadan fatih beye yaslanmıştım filmi pür dikkat izliyordum arada Alp ve sarpın şakaları giriyor ve komik olan film daha da komik oluyordu gözüm Zeynep hanıma kaydı ben ve fatih beye bakıyordu derin bir bakıştı içim burkuldu sanki bu gün son günümdü ailemle güzel bir vakit geçirmiştim sanki ölücektim bu gün
Bu gün şerefin beni öldürdüğü ikinci gündü unutamadığım günler arasındaydı
Biliyordum bu gün benim ikinci ölümümdü gözlerim doldu istemsizce
Saatler nasıl geçti bilmiyordum film bitmişti yavaşça salondan ayrıldım ve odama gittim deri ceketimi aldım elime telefonumu cebime yerleştirdim aşağıya indim evden çıkmadan önce bı bahane uydurmam gerekiyordu salona gittim
" Kızım nereye gidiyorsun" dedi fatih bey
" Şey ben arkadaşımla buluşucaktim da 1 saate gelirim " dedim
" Tamam kizim şoför bıraksın seni" dedi fatih bey
" Olmaz" herkesin gözü bana döndü
Demirin bakışları değişikti anlamlandıramamıştım " yani şey arkadaşım beni cadde'de alıcak gerek yok şoföre " dedim
" Peki dikkatli ol kızım"
Başımla onayladım herkese bı göz gezdirdim dolmuştu istemsizce gözlerim
Arkamı döndüm bir damla yaş düştü gözümden emin adımlarla yürüdüm ve çıktım evden
Bulduğum taksiye bindim ve evi tarif ettim camdan dışarıyı izledim gözlerimden akan yaşlar durmak bilmiyordu
Kapının önünde durdum elimi kaldırdım titriyordu yavaşça zile bastım en son yalvararak ağlayarak sürüklenerek çıktığım evden şimdi kendi ayaklarimla dönüyordum yine öldüğüm yere gelmiştim tekrar ölmek için sengül teyze açtı kapıyı şaşkın gözlerle süzdü beni onu umursamadan girdim içeriye ezbere bildiğim evde adımlarımı salona doğru atacaken gözüm küçük siyah kapıya takıldı saçlarımdan tutularak ceza diye o adaya atılırdım saatlerce orda dururdum
Köle gibiydim bu lanet evde
"Geldin demek" dedi şeref ona doğru baktım " geldim"
" Nazlıyı ateşe atmayacağını biliyordum"
" Nazlıya o kadar üzülüyorum ki bu evdeki herkese o kadar üzülüyorum ki senin gibi biriyle yaşıyorlar ben seni iki saniye görünce midem bulanıyorken"
Yüzüme indirdiği tokatla inledim
" Kimsin sen benimle böyle konusuyorsun haddsiz "
Ona baktım " ben mi haddsizim kızını iki kuruşa satan insan mı diyor bunu sana insan bile denmez ne istiyorsun benden"
Diye çıkıştım
"Selime geri döneceksin"dedi
" Neden döneyim söylesene neden döneyim sen kimsin bana emir veriyorsun" dedim
" Dönmek zorundasın " dedi
" Neden " diye bağırdım
"O sana aşık ,seviyor seni anlamıyorsun dimi o yeni ailen seni selimden kurtaramaz selim seni bırakmaz "
" Selim aşık falan değil takıntılı 14 yaşında olan bir çocuğa aşık olunmaz anlamıyormusun ,küçüktüm ben çocuktum sen beni selime satın Selim'in aklına sen beni soktun " diye bağırdım
" Neyse ne senin yüzünden ortaklığımı bozamam git dön adama hem bundan sonra kim ister seni "
" Ben kimseyi istemiyorum Allah hepinizin belasını versin beni ölüme atarken susan herkesin belasını versin"
Kapının ardından eski annemin beni dinlediğine emindim
"Sen buna mecbursun sen selime mecbursun sen bana mecbursun "kolumu tutup bağırdı
"Eğlendiniz mi ? "
" Ne" dedi
" Sen gerçekten ne yaptığının farkında mısın?
Ortaklık için Küçük bir kızı vahşice öldürdükten sonra bana mecbursun mu diyorsun "bağırıyor bı yandan ağlıyordum " ne istiyorsun benden ne yaptım ben sana neden nefret ettin benden küçük bir kız sana ne yapmiş olabilir bu kadar, neden satın beni o adama ,ben her gün öldüm " üstümdeki deri ceketi ve tişörtü çıkarıp yere attım
Gözlerini çekti vücudumdan " bunlar sizlerin eseri bunlar senin Selim'in bu evdeki herkesin izleri bak baba bak eserinden utanma bunları bana siz yaptınız yaparken utanmadın bakarken utanma bak bana ne yaptiğiniza bak " yere düştüm dizlerimin üzerine ağlıyordum " ne istiyorsunuz benden"
Birden üzerime atılan büyük hırkaya baktım koku tanıdıktı arkamdan iki kolumdan tutup kaldırıldım yüzümü yukarı kaldırıldığımda gördüğüm yüzle şoka uğradım
_______________
Evet yeni bölüm çok içime sinmedi ama uzun zamandır bölüm atamıyordum
Sizce aslıyı kaldıran kimdi?
Aslının Zeynep hanıma olan sevgisini nasıl yorumlarsınız
Aslı selime gidecek mi ?
Bölüm hakında yorumlarınıza ihtiyacım var bol bol yorum yaparmısınız
Yeni bölümü en kısa sürede atmaya çalışacağım
