İçeriğe geç

ÖLÜM:YİTİK ORMAN

Bölüm 4 · 2 dk okuma

ÖLÜM:YİTİK ORMAN

Bölüm 4

Yanlışımız çoktur elbet.

Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.

~Dostayevski~

(Yazardan)

Evet, her şeyin en başlıcasıydı. KAYBETMEK yaşanılmışlıkları, ve dahi bir daha hiç yaşanamayacakları. Her güzide bir sorunun , vardır elbet bir ipucusu. Sadece, sabr etmektir, edeceksin ki, başlangıcı iyi olmasa da, sonu iyi olsun. Belki de, sonda kurtulursun, bu cehennemden. Yaşarsın en kısa sürede kendi cennetini. Bilinmezlik içinde bulmuşsun kendi, anlatılar bana, doğrusu anlatdı kalbin bana. Seni anlatdı. Senin suçun değildi... onu anlatdı bana.

(KUMSAI)

Kayb etmişdik pelini. Kayb etmişdik abartı makinemizi. Abartmadı bu kez, gerçekten öldü. Ölmeden önce de dediği gibiydi. "Bir yolunu bulun. Bu çok kötü" demişdi. Çok acı çektiyini anlıyoduk hepimiz. Cesed, önümüzdeydi. Üzerine kendi hırkasını atmışdık. Hepimiz oturmuş, ne zaman öleceğimizi bekliyorduk sanki. Kimse kıpırdamıyor, dizlerini kucaklıyorlardı. Bende tabii ki. Soğuktan donuyorduk. Pelin söylemişti. Havanın kötü olacağını. Ölme sebebini biliyormuş. Bir hafta bitmeden kimse anlamayacak burada olduğumuzu. 1 haftaya kim ölecek kim kalacak belki de. Kurtulada biliriz. Bu yerden.

-Açlıktan ölüyorum.

Dedi, Alican.

Çantamdan, 4 tane kalan böreği çıkardım. Her kese bir tane verdim. Mert'e verdim. İstemedi.

-Ben kardeşimin katilinin elimden yemek yemem.

Dedi. Çok kötü oldum. Gözlerim doldu. Ağlıyordum. Onlardan bir az uzaklaşıp, ağaca yaslandım. Bir az geçti. Yanlarına gitdim. Zerrinin yanında oturdum. Başımı omzuna yasladım.O'da kafasını başını benım başıma koydu. Mert aniden ayağa kalkdı.

-Ben gidiyorum. Siz bkr yol bulmadınız ama ben bulacağım. Sizin yanınızda oturdukça, kötü oluyorum. Peşimden gelen olursa yemin ederim öldürürüm. Sinirlerim, bozuk zaten yaparım.

-Mert salaklaşma. -Alican ayağa kalkıb ona yaklaşdı.

-Alican

Dedi, cebinden bıçağı çıkararak.

-Yemin etdim. Yaparım kardeşim. Uzak dur.

-Mert kendine gel.

-Uzak dur. Yaparım.

-Saçmalama diyorum Mert! -Zerrin

-Peşimden gelirseniz gprürsünüz, saçmalıyormuyum saçmalamıyormuyum.

Mert arkasına baka baka gitdi. Ben hiç bir şey söylemedim. Bana sinirliydi biliyorum beni öldürürdü. Yapardı. Gözden kayb oldu. Nerede olduğunu bile göremedik. Yarımsaat sonra, Alican peşinden gitdi. Ama, bulamayarak geri döndü. Hepimiz yine oturduk.

-Döner mi?

Diye sessizliği bozdum.

-Döner, kardeşinin cesedi burda, onu bırakmaz.

Zerrin, bir az da olsa rahatlamama sebeb oluyordu. Suçlu olsam da. Bunu bana hiss etdirmiyor du. Onu kayb edemem. Edersemde yaşayamam. Bemde ölürüm kesin. Her kes diyordur bu sözü. Ama ölmüyordur kesin.

-Kumsal iyi misin?-Alican

-Bilmiyorum ama değilim.

-Merak etme bunların hiç biri senin suçun değil.

Gülümseyerek söyledi. Ama o gülümsemekte sahteydi. Biliyorum. Her şeyin suçlusu sensin Kumsal! Her şeyin sebebi sensin Kumsal! Diyordu. Ne kadar gülsede. Kendimde en çok sevdiğim şey. İnsanların kalbinden ne geçiyor. Şıb diye anlaya biliyorum. Bu işe yarayacak en güzel şeydi.

-Tabii benim suçum değil di.

Dedim samimiyyetsiz biçimde.

-Hadi be, gerçekleri söylüyorum.

-Alican, bence daha da uzatma. Kötü olmama sebeb oluyor.

-Ne kadar söylersen söyle Kumsal. Benim için öyle. Sen masumsun. Bizi buraya gezmek için getirdin. Ve yanımızda koruma olacağını zann etdin. Bu senin suçun değil di.

Dedi, aslında doğruda söylüyor gibiydi. Ben yaptım bunları. Dikkatle gözlerine baktım. Masmavi gözleri vardı. Göz altları mosmordu. Soğuktan büzüşmüş yanakları, pembe renkde burnu. Güldüm.

-Yanaklarına allık mı sürdün?

-Ola bilir

Hepimiz güldük.

-Aile var burda gençler.

Zerrinin de lüzumsuzluğu tutdu.

Bölümün sonu.

4 cü bölümde sonunda geldi. İyi okumalar. Beyenmeyi unutmayın. Bb☆♡♡♤♤♤♤

Bölüm sonu

3 yorum

  • Mert geri dönmezse çok üzülürüm. Kardeş memleket Azarbeycan'a selamlarr💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖

    1Yanıt