İçeriğe geç

ÖLÜM:YİTİK ORMAN

Bölüm 5 · 2 dk okuma

ÖLÜM:YİTİK ORMAN

Bölüm 5

Çok korkuyorum.

Sürekli başkalarının kötülüğünden söz ederek kendini iyi kılamazsın. - Oğuz Atay

(Yazardan)

Ne içindi, nedendi, ne yanlışları vardı ki, onlara bu uygun görülmüşdü. Oturmuş ölüm vakitlerini bekliyordular, kurtulmak için bir umutları bile yoktu. Hepsi sessiz hepsi çaresizdi.

(Kumsaldan)

Mert'in hâlâ nerede olduğunu bilmiyorduk. Prlini görmemek için ağacın arkasına koyduk. Bir hevse de olsa güle biliyorduk. Konuşuyorduk. Arada Alican gevezeliyordu. Bizde dinliyorduk.

-Açlıktan ölüyorum-Alican

-Ne yapalım bizde tok değiliz yani. -Zerrin.

-Dur ben bakayım çantamda bir şey var mı?

-Ha bak.

Çantamı açtım, içi ıslanmışdı. Defterlerim, kameram, telefonum, her şeyim ıslanmışdı. Elma buldum, son çaremizdi, son çare bu elmaydı.

-Su içemiyor musun?

-Ne suyu, Zerrin, suyum çok az kaldı. Zor zamanlar için saklıyorum.

-Elma var.

-Bir tane mi?

-Evet. Al sen ye.

Alican çantasından bıçağı çıkardı. Elmayı dilemledi. Hepimize verdi. Bir az da olsa bu açlığımızı yatışdırmıştı. Midem çok ağrıyordu, açlıktan dı qaliba. Elma da yedim, daha da ağrımaya başladı. Bir az geçdi qaliba. İyi hiss ediyordum.

-Acaba Mert nerededir? -Alican

-Bilmem, belki de, yolu bulmuşdur.-Zerrin

-Bulmuşmudur ki.-ben

-Bulsa kardeşini aldırtmaq, için buraya gelir, o yüzde biz kalkmıyalım. Onun gelmesini bekleyelim. Burdan gitmeyelim.

-Duğru söylüyorsun Zerrin, burada ölelim. -Alican

-Alican gevezeliğin sırası değil.

Yine tutmuşdu, ölmeyeceğiz. Umut var, olacakta. Yaşayacağız. Hiss ediyordum. Yaşardık.

Telefonu mu çıkardım çantamdan.

-Haydi, bu anı ölümsüzleşdirelim.

-Yine mi Kumsal. Hani akıllanmışdın.

-Öyle değil. Pelin öldü ya, onunla hiç anımız yok, bari sizinle olsun. Kurtulursak, bu foto ya bakar. Başardık deriz.

-Tamam kız gel duygulandım şu an. -Alican

Telefonu yukarı kaldırdım. Gülümsedik hepimiz. Ama bir terslik var, o da ne.

-A...arkada kı ne?

Hepimiz telefona odaklandık, kurt geliyordu. Alican hemen arkasını döndü. Yerdeki Uzun sopa yı eline aldı. Bizde kenara çekildik. Kurt, hırlıyordu. Çok korkduk.

Sopa yere düştü kurt Alicana saldlrıyordu. Yerde ki bıçağı aldım. Alicanın kolunu ısırdı. Çok kötü kanıyordu. Bunu hiç bir zaman yapmazdım, yapamazdım. Hışkıra jıçkıra ağlıyordum. Hemen kurt'un arkasına geçtim. Elimdeki, bıçağı sırtına, aonra da ayağlna sapladım. Kurt yerde acılar içinde kıvranıyordu. Alicanın eline baktım telaşla. Hemen pelinin yanına koşdum. Pelinin, hırkasını çıkardım. Alicanın koluna sardım. Kan bir az da olsun görünmüyordu. Alican ağaca yaslandı.

-Allah kahr etsin.

-A..cıyor mu?

-Hayır acımıyor, tabii ki acıyor.

-iyi ki telefonda görmüşüz. Alican sen tarafa geliyordu Allah korusun kafanı kopartırdı. Ucuz yırtdın.

-Evet haydi Zerrin, alkışlayalım. Ölüyordum be. Sağol Kumsal, valla gidiyordum. Ben de yerde oturdum. Adrenalimiz bitmiyordu..

Bölümün sonuu, beyenmeyi unutmayın

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

6. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

9 yorum