Bellanova gecesinin üzerinden üç gün geçmişti.
Maison D'Elior'da herkes normal temposuna dönmeye çalışıyordu.
Ama...
Hiç kimsenin aklından o defile çıkmıyordu.
Özellikle de Mert'in.
---
Sabah toplantısı yeni başlamıştı.
Meral Hanım elindeki ajandayı açtı.
"Bugünkü programımız oldukça yoğun."
Lara kahvesini masaya bıraktı.
"İnşallah yine prova sırasında biri üzerime düşmez."
Kerem hiç beklemeden cevap verdi.
"O bir kazaydı."
Lara ona döndü.
"Üzerime düşen sensin."
"Mezura yüzündendi."
"Suçu mezuraya atma."
İpek gülerek araya girdi.
"Bence mezurayı da dinleyelim."
Tam herkes gülerken...
Kapı çalındı.
İçeri Elena girdi.
Elindeki tablet her zamanki gibi doluydu.
"Günaydın."
"Günaydın."
Elena doğrudan konuya girdi.
"Bellanova'nın yeni talimatı geldi."
Mert dosyayı aldı.
Okudukça yüzü değişmeye başladı.
Meral Hanım da yanına yaklaştı.
"Nedir?"
Mert derin bir nefes verdi.
"İki hafta sonra Bellanova'nın VIP müşterilerine özel bir mini koleksiyon sunacağız."
İpek heyecanlandı.
"Harika!"
Mert başını iki yana salladı.
"Harika kısmı daha gelmedi."
Dosyayı Elena'ya uzattı.
Elena okumaya başladı.
"Her tasarım..."
"...bir CEO ve bir terzi tarafından birlikte hazırlanacak."
Atölye sessizleşti.
Lara'nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.
"Ne demek birlikte?"
Elena gayet sakindi.
"Her çift aynı tasarım üzerinde çalışacak."
Lara hemen itiraz etti.
"Olmaz."
"Neden?"
"Çünkü bu adam..." Kerem'i gösterdi.
"...çizim yaparken bütün masayı dağıtıyor."
Kerem şaşkınlıkla döndü.
"Bir kere oldu."
"Hayır."
"İki."
"Üç."
İpek parmak kaldırdı.
"Ben dört sayıyorum."
Ege gülmesini gizlemek için öksürdü.
Kerem çaresizce başını salladı.
"Herkes bana karşı."
---
Elena dosyayı masaya bıraktı.
"Eşleşmeler Bellanova tarafından yapıldı."
Lara gözlerini kapattı.
"Lütfen..."
Elena okumaya başladı.
"İpek Demir."
"Ege Arın."
İpek ile Ege birbirlerine baktılar.
İkisi de memnun görünüyordu.
"İkinci ekip..."
Lara içinden dua etmeye başlamıştı.
"Lara Yıldız."
Kerem kollarını kavuşturdu.
"...Kerem Yalın."
Lara sandalyesine yaslandı.
"Ben istifa ediyorum."
Kerem gülümsedi.
"Çok erken pes ettin."
"Hayır."
Lara ciddiyetle devam etti.
"Gerçekten istifa ediyorum."
Meral Hanım gözlüğünün üzerinden baktı.
"Etmiyorsun."
"Edemiyor muyum?"
"Hayır."
Lara derin bir iç çekti.
"Peki."
---
Öğleden sonra...
Çalışma odaları hazırlanmıştı.
Her ekibin kendine ait bir masası vardı.
Lara içeri girer girmez masanın başına geçti.
Bir defter açtı.
Kerem de karşısına oturdu.
İkisi yaklaşık otuz saniye boyunca sessizce birbirlerine baktılar.
Sonunda Lara konuştu.
"Önce kuralları belirleyelim."
Kerem başını salladı.
"Olur."
"Bir."
"Dinliyorum."
"Ben konuşurken sözümü kesmeyeceksin."
"Tamam."
"İki."
"Tamam."
"Üç."
"Tamam."
"Henüz söylemedim."
"Alışkanlık."
Lara gözlerini devirdi.
"İşte bundan bahsediyorum."
Kerem kahkaha attı.
---
İlk yarım saat...
Hiçbir şey üretemediler.
Lara bir tasarım çiziyor...
Kerem beğenmiyordu.
Kerem başka bir fikir söylüyor...
Lara beğenmiyordu.
Masanın üzeri kâğıtlarla dolmuştu.
En sonunda Lara kalemi bıraktı.
"Olmuyor."
Kerem de sandalyesine yaslandı.
"Evet."
İkisi de aynı anda sustu.
Tam o sırada...
Karşı masadan kahkaha sesi geldi.
İpek ile Ege birlikte kumaş seçiyorlardı.
İpek bir desen gösterdi.
Ege başını salladı.
"Harika."
"Gerçekten mi?"
"Evet."
İpek gülümsedi.
"Ben de tam bunu düşünmüştüm."
Lara onları birkaç saniye izledi.
Sonra Kerem'e döndü.
"Bak."
"Ne?"
"İnsan gibi çalışıyorlar."
Kerem omuz silkti.
"Biz de çalışıyoruz."
"Biz kavga ediyoruz."
"Biraz."
"Biraz mı?"
---
Tam o sırada...
Elektrikler gitti.
Bütün atölye karanlığa gömüldü.
Bir anda herkes olduğu yerde kaldı.
Lara istemsizce irkildi.
"Ne oldu?"
Mert koridordan seslendi.
"Sigorta atmış olmalı."
İpek telefonunun fenerini açtı.
Ege de aynı şeyi yaptı.
Kerem cebinden telefonunu çıkarırken...
Lara'nın sesi duyuldu.
"Dur."
Kerem şaşkınlıkla döndü.
"Neden?"
Lara telefonunun ışığını tavana doğru tuttu.
Karanlık atölyenin tavanında küçük yıldız desenleri oluşmuştu.
Meğer telefon kılıfının içindeki minik delikler ışığı şekillendiriyormuş.
İpek hayranlıkla baktı.
"Ne kadar güzel."
Kerem tavana bakarken gülümsedi.
"Çocuk gibi sevindin."
Lara omuz silkti.
"Bazen küçük şeyler insanın moralini düzeltiyor."
Kerem ilk kez ona uzun uzun baktı.
Lara bunu fark etmeyip tavandaki ışıkları izlemeye devam ediyordu.
O anda Kerem şunu düşündü:
- "İnsan bu kadar çok konuşup aynı anda bu kadar samimi olabilir mi?"*
Tam o sırada elektrikler geri geldi.
Lara telefonunu indirdi.
"Büyü bozuldu."
Kerem istemsizce gülümsedi.
"Belki de yeniden yaparız."
Lara ona baktı.
"Belki."
İkisi de bunun neden hoşlarına gittiğini anlayamamıştı.
Ama atölyedeki ilk gerçekten sakin anlarıydı.