İçeriğe geç

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 25 · 3 dk okuma

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 25

Bir Dans,Bir İddia

Defile sona erdiğinde salon alkışlarla yankılanıyordu.

Adrian Vesper sahneye çıkmış, zarif bir gülümsemeyle herkesi selamlıyordu.

Işıklar yüzüne vururken kendinden son derece emindi.

Mert ise alkışlamıyordu.

Meral Hanım koluna hafifçe dokundu.

"Sakin."

"Nasıl sakin olayım?"

"Mert."

"Az önce bizim çizimimize benzeyen ceketi bütün dünyanın önünde sergiledi."

Meral Hanım derin bir nefes aldı.

"Benzemesi, çaldığı anlamına gelmez."

"Sen de buna inanıyor musun?"

Meral Hanım cevap vermedi.

Çünkü o da aynı şeyi düşünüyordu.

Ama kanıt olmadan suçlama yapmak istemiyordu.

---

Diğer tarafta...

Lara büfeye doğru yürüyordu.

Tam çatalına küçük bir cheesecake almıştı ki arkasından tanıdık bir ses geldi.

"Hanımefendi."

Lara arkasını döndü.

Adrian Vesper.

Yüzünde yine o kusursuz gülümseme vardı.

"Defileyi nasıl buldunuz?"

Lara birkaç saniye düşündü.

"Şıktı."

"Sadece şık mı?"

"Ben kolay kolay etkilenmem."

Adrian hafifçe güldü.

"Dürüst insanları severim."

Lara da gülümsedi.

"Ne güzel."

Kısa bir sessizlik oldu.

Adrian elindeki kadehi masaya bıraktı.

"Sizce modanın en önemli kısmı nedir?"

Lara hiç düşünmedi.

"Hikâyesi."

Adrian'ın kaşlarından biri hafifçe kalktı.

"Neden?"

"Çünkü insanlar kumaşı değil..."

Lara elindeki çatalı masaya bıraktı.

"...kendilerini o kıyafetin içinde nasıl hissedeceklerini satın alırlar."

Adrian birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra gerçekten etkilenmiş gibi başını salladı.

"İlginç bir bakış açısı."

"Teşekkür ederim."

Tam o sırada...

"Affedersiniz."

Kerem aralarına girdi.

"Bir dakikanızı alabilir miyim, Lara?"

Lara Kerem'e baktı.

"Tabii."

Adrian son derece nazik bir ifadeyle gülümsedi.

"Elbette."

Kerem, Lara'yla birkaç adım uzaklaştı.

Lara kollarını bağladı.

"Ne oldu?"

"Hiç."

"Hiç için mi geldin?"

"Evet."

Lara şüpheyle baktı.

"Yalan."

Kerem iç çekti.

"Tamam."

"Ne?"

"O adamla fazla samimiydin."

Lara'nın gözleri büyüdü.

"Ne?"

"Adrian."

"Ne olmuş?"

"Hiç..."

Lara birkaç saniye Kerem'in yüzüne baktı.

Sonra dudaklarının kenarı yukarı kıvrıldı.

"Sen..."

"Ne?"

"...beni kıskanıyorsun."

Kerem neredeyse boğuluyordu.

"Hayır."

"Evet."

"Hayır."

"Evet."

"Hayır."

Lara zafer kazanmış gibi başını salladı.

"Tamam."

"Ne tamam?"

"Kıskanıyorsun."

Kerem iki elini havaya kaldırdı.

"Pes ediyorum."

İpek uzaktan onları izliyordu.

Ege yanına geldi.

"Yine mi?"

İpek kahvesinden bir yudum aldı.

"Bunlar evlenince de böyle kavga edecek."

Ege istemsizce güldü.

"Henüz sevgili bile değiller."

"Detay."

---

Sunucu yeniden mikrofonu eline aldı.

"Sayın misafirler..."

"Geceyi küçük bir sürprizle tamamlamak istiyoruz."

Salon sessizleşti.

"Canlı orkestramız eşliğinde serbest dans başlayacaktır."

İpek hemen Lara'nın kulağına eğildi.

"Lütfen dans et."

"Etmem."

"Neden?"

"Topuklu ayakkabıyla yürümekte zorlanıyorum."

"O zaman dans etmen daha komik olur."

Lara omzuna hafifçe vurdu.

"Sana destek olmak gerçekten zor."

---

İlk dans eden çiftler piste çıktı.

Salonun ortası yavaş yavaş dolmaya başlamıştı.

Tam o sırada...

Ege, İpek'e döndü.

"Dans etmek ister misiniz?"

İpek şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı.

"B-ben mi?"

"Evet."

İpek birkaç saniye durdu.

Sonra utangaçça elini uzattı.

"Olur."

Lara şaşkınlıkla arkadaşına baktı.

"Oha."

Kerem gülümsedi.

"Ben de aynı şeyi düşündüm."

İpek ile Ege piste çıktılar.

İlk başta ikisi de biraz gergindi.

Ege'nin eli İpek'in beline giderken ikisi de hafifçe utanmıştı.

Ama birkaç dakika sonra...

İpek gülmeye başladı.

"Neden güldünüz?"

"Çünkü siz dans ederken sürekli ayaklarınıza bakıyorsunuz."

Ege mahcup bir şekilde gülümsedi.

"Ya ayağınıza basarsam?"

"Henüz basmadınız."

"Henüz."

İpek başını iki yana salladı.

"Çok tatlısınız."

Ege bunu duyunca birkaç saniye gerçekten ne diyeceğini bilemedi.

---

Lara onları izlerken hafifçe gülümsüyordu.

Tam o sırada...

Kerem elini uzattı.

Lara dönüp baktı.

"Ne?"

"Dans."

"Hayır."

"Neden?"

"Çünkü istemiyorum."

"Yalan."

"Hayır."

"Arkadaşını izlerken canın çekti."

Lara burnunu havaya kaldırdı.

"Asla."

Kerem hâlâ elini indirmemişti.

"Bir şarkılık."

Lara gözlerini devirdi.

"Sen gerçekten pes etmiyorsun."

"Hayır."

Salondaki herkes dans ederken...

Lara sonunda iç çekti.

"Sadece bir şarkı."

Kerem'in yüzünde çocuk gibi bir gülümseme oluştu.

"Tamam."

İkisi piste çıktılar.

Lara ellerini nasıl koyacağını bilemiyordu.

"Bu çok garip."

Kerem hafifçe güldü.

"Rahat ol."

"Kolay söylüyorsun."

"Ben de ilk kez seninle dans ediyorum."

Lara şaşkınlıkla ona baktı.

"Gerçekten mi?"

"Evet."

"O zaman ikimiz de rezil olabiliriz."

Kerem gülümsedi.

"Birlikte olursak sorun olmaz."

Lara istemsizce sustu.

Şarkı devam ederken ikisi de ilk kez kavga etmeden, birbirlerine laf sokmadan birkaç dakika geçirdiler.

Salondaki herkes onları izlemiyordu.

Ama uzaktan biri...

Sessizce onları gözlemliyordu.

Adrian Vesper.

Elindeki kadehten küçük bir yudum aldı.

Yüzünde anlam verilemeyen hafif bir tebessüm vardı.

Sonra yanında duran asistanına sadece tek bir cümle söyledi.

"Kerem Yalın..."

Kısa bir duraksama.

"...beklediğimden daha büyük bir engel olacak."

Asistan başını eğdi.

"Anlaşıldı efendim."

Gece müzikle devam ederken...

Hiç kimse Adrian'ın bu sözlerini duymamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.