İçeriğe geç

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 13

Gece Nöbeti

Maison D'Elior'un üst katı normalde oldukça sessiz olurdu.

Ama o gece durum biraz farklıydı.

Çünkü salondan gelen kahkaha sesleri bütün koridoru dolduruyordu.

İpek saçlarını havluyla kurulayarak odadan çıktı.

"Ne oluyor?"

Lara da hemen arkasından geldi.

"Pek hayra alamet değil."

İki kız salona girdiklerinde manzara oldukça ilginçti.

Kerem yerde bağdaş kurmuş oturuyordu.

Ege mutfak tezgâhına yaslanmıştı.

Mert ve Meral Hanım ise yemek masasının iki ucunda oturmuş, birbirlerine şüpheli bakışlar atıyorlardı.

Masanın ortasında ise...

Bir kutu iskambil kâğıdı duruyordu.

Lara durdu.

"Hayır."

Kerem heyecanla başını kaldırdı.

"Evet."

"Hayır."

"Yağmur dinene kadar kart oynuyoruz."

Lara birkaç saniye düşündü.

"Tamam."

İpek şaşkınlıkla ona baktı.

"Bu kadar mı?"

Lara omuz silkti.

"Bedava eğlence."

---

Yirmi dakika sonra...

"Bu hile!"

Meral Hanım elindeki kartları masaya bıraktı.

Mert son derece masum görünüyordu.

"Kesinlikle değil."

"Az önce kartı kolunuzun altına sakladınız."

"Bu ağır bir suçlama."

"Çünkü yaptınız."

Kerem kahkahasını tutamıyordu.

Ege bile hafifçe gülümsüyordu.

İpek ise Lara'nın kulağına eğildi.

"Bence birbirlerini öldürmeden önce aşık olacaklar."

Lara ciddi bir ifadeyle başını salladı.

"Ben de."

---

Bir saat sonra oyun tamamen kontrolden çıkmıştı.

Kerem üst üste üçüncü kez kaybetmişti.

"Bu mümkün değil."

Lara sırıttı.

"Yetenek."

"Şans."

"Yetenek."

"Şans."

"Yetenek."

Kerem dramatik bir şekilde koltuğa yığıldı.

"Ege, dostum, beni destekle."

Ege sakince çayından bir yudum aldı.

"Lara daha iyi oynuyor."

"İhanet."

İpek gülmeye başladı.

Kerem hemen ona döndü.

"Sen de mi?"

"Üzgünüm."

"Bu evde bana değer veren kimse yok."

Lara hiç düşünmeden cevap verdi.

"Çünkü burası senin evin değil."

Mert kahkahayı bastı.

Kerem ona döndü.

"Siz de mi?"

Mert omuz silkti.

"Objektifim."

---

Gece ilerledikçe herkes yavaş yavaş yorulmaya başlamıştı.

İpek mutfağa su almak için gittiğinde Ege'nin balkonda durduğunu gördü.

Balkon kapısı hafifçe açıktı.

İpek yanına yaklaştı.

"Üşüteceksiniz."

Ege dışarıdaki yağmuru izlemeye devam etti.

"Uyuyamadım."

İpek yanına geçti.

Birkaç saniye sessizlik oldu.

"Bugün fuarda olanlar..." dedi İpek.

"Atelier Vesper mı?"

"Evet."

Ege başını salladı.

"Endişeliyim."

İpek şaşırdı.

"Sizin de endişelendiğiniz şeyler oluyor mu?"

Ege hafifçe gülümsedi.

"Ben de insanım."

İpek gülümsedi.

"Henüz emin değilim."

Ege ilk kez açıkça güldü.

Bu sesi duyan İpek şaşkınlıkla ona baktı.

"Ne?"

"İlk kez kahkaha attığınızı duydum."

Ege birkaç saniye sustu.

"İlk kez birisi bunu fark etti."

İpek bir şey söyleyecekti ki gök gürültüsü duyuldu.

Refleksle Ege'nin koluna tutundu.

İkisi de aynı anda durdu.

İpek hemen elini çekti.

"Özür dilerim."

Ege sakin görünmeye çalışıyordu.

"Sorun değil."

Ama ikisi de yanaklarının hafifçe kızardığını fark etmişti.

---

Aynı dakikalarda salonda...

Lara mutfaktan dönerken karanlık koridorda birine çarptı.

"Ah!"

Dengesini kaybettiğini hissederken güçlü bir çift kol onu tuttu.

Kerem.

Lara birkaç saniye boyunca onun kollarında kaldığını fark edince hızla geri çekildi.

"Önüne baksana!"

Kerem şaşkın görünüyordu.

"Bana sen çarptın."

"Detaylar önemsiz."

Kerem güldü.

"Lara."

"Ne?"

"İyi misin?"

Lara bir an durdu.

"... Evet."

İlk kez sesi eskisi kadar sert çıkmamıştı.

Tam o sırada salonun ışıkları tekrar söndü.

"Harika." dedi Lara.

Kerem telefonunun fenerini açtı.

Ama fener doğrudan Lara'nın yüzüne tutulmuştu.

Lara gözlerini kıstı.

"Ben bir melek değilim, ışığı indir."

Kerem gülmeye başladı.

---

Ertesi sabah.

Herkes kahvaltı için salonda toplandığında Meral Hanım ve Mert çoktan masadaydı.

Ancak ilginç olan şey, ikisinin de kahve hazırlıyor olmasıydı.

Aynı kahve makinesinin önünde durmuşlardı.

Ve yine tartışıyorlardı.

"Kahveye tarçın konmaz."

"Konur."

"Konmaz."

"Konur."

Lara sandalyeye otururken fısıldadı:

"Evli çift gibiler."

Meral Hanım ve Mert aynı anda ona döndüler.

"Değiliz!"

Lara sırıttı.

Tam o sırada Meral Hanım'ın telefonu çaldı.

Arayan Bellanova temsilcisi Alessandro'ydu.

Meral Hanım telefonu açtı.

Birkaç saniye sonra yüzündeki ifade değişti.

Herkes ona bakıyordu.

Telefon kapandığında salonda sessizlik oluştu.

Mert kaşlarını çattı.

"Ne oldu?"

Meral Hanım yavaşça konuştu.

"Alessandro bu akşam ilk tasarım sunumunu görmek istiyor."

İpek şaşırdı.

"Bu akşam mı?"

Meral Hanım başını salladı.

"Evet."

Lara derin bir nefes verdi.

"Harika."

Mert ciddi bir ifadeyle dosyalarını topladı.

"O zaman çalışmaya başlamalıyız."

Çünkü artık zamanları tükeniyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.