Fuar dönüşü yolculuk, geliş yolculuğundan çok daha sessiz geçmişti.
Atelier Vesper ismi herkesin aklına takılmıştı.
Özellikle de Mert'in.
Maison D'Elior'a döndüklerinde akşam olmuştu. Herkes yorgun görünüyordu.
Lara kendini mağazadaki koltuklardan birine bıraktı.
"Bugün üç farklı duygu yaşadım."
Kerem kaşını kaldırdı.
"Sadece üç mü?"
"Mutluluk, korku ve açlık."
İpek güldü.
"Bence şu an sadece açlık var."
"Kesinlikle."
Tam o sırada Meral Hanım elindeki dosyayı masaya bıraktı.
"Yarın sabah Bellanova temsilcisi ilk taslakları görmek için mağazaya geliyor."
Sessizlik.
Lara doğruldu.
"Yarın mı?"
"Evet."
"Bizim henüz bir taslağımız bile yok."
Mert başını salladı.
"Bu yüzden bu gece çalışacağız."
Lara tekrar koltuğa gömüldü.
"Ben emekli oluyorum."
---
Bir saat sonra atölye tam anlamıyla savaş alanına dönmüştü.
Kumaşlar her yere dağılmış, masalar çizimlerle dolmuştu.
İpek eskiz çizerken Ege sessizce yanında oturuyordu.
"Bu renk hakkında ne düşünüyorsunuz?"
Ege çizime baktı.
"Güzel."
İpek gülümsedi.
"Bu çok açıklayıcıydı."
Ege birkaç saniye düşündü.
"Şey... zarif."
İpek hafifçe güldü.
"Teşekkür ederim."
Meral Hanım uzaktan onları izlerken farkında olmadan gülümsedi.
Mert bunu gördü.
"İyi bir ekip olmuşlar."
Meral Hanım hemen ciddileşti.
"İşlerine odaklanıyorlar."
"Tabii."
"Ne demek istiyorsunuz?"
"Hiç."
Meral Hanım ona şüpheyle baktı.
---
Diğer tarafta ise durum pek iç açıcı değildi.
"Lara."
"Cevap vermiyorum."
"Lara."
"Hâlâ vermiyorum."
"Lara."
Lara sonunda başını kaldırdı.
"Ne var?"
Kerem elindeki çizimi gösterdi.
"Bu nasıl?"
Lara çizime baktı.
Beş saniye sustu.
"Bu ne?"
"Takım elbise."
"Kerem Bey, bu bir takım elbise değil."
"Nasıl değil?"
"Bu bir sanat suçudur."
Kerem yaralanmış gibi elini kalbine götürdü.
"Çok kırıcısın."
Lara kalemi elinden aldı.
"Kenara çekilin."
Kerem sandalyesini biraz geri çekti.
"Patron sensin."
Lara birkaç dakika boyunca hızlıca çizim yaptı.
Kerem sessizce onu izliyordu.
Lara bunu fark etti.
"Neden bakıyorsunuz?"
"Odaklandığında çok farklı görünüyorsun."
Lara durdu.
"Nasıl yani?"
"Mutlu."
Lara bir an cevap veremedi.
Sonra hemen çizimine döndü.
"Çok konuşuyorsunuz."
Kerem gülümsedi.
"Bu bir evet sayılır."
---
Saat gece yarısını geçmişti.
İpek esneyerek saate baktı.
"Sanırım bugün eve gitsek iyi olur."
Tam o sırada dışarıdan gök gürültüsü duyuldu.
Ardından şiddetli yağmur başladı.
Birkaç saniye sonra mağazanın ışıkları bir anda söndü.
"KİM IŞIKLARI KAPATTI?" diye bağırdı Lara.
"Kimse kapatmadı." dedi Ege.
Meral Hanım pencereden dışarı baktı.
"Fırtına."
Mert telefonundan hava durumuna baktı.
"Şehir merkezine giden yolların çoğu kapanmış."
"Harika." dedi Lara. "Bugün gerçekten çok güzel gidiyor."
Meral Hanım derin bir nefes aldı.
"Bu saatte yola çıkmak tehlikeli."
İpek yavaşça sordu:
"Yani?"
Meral Hanım son derece sakin bir şekilde cevap verdi:
"Bu gece burada kalacağız."
Sessizlik.
Kerem sırıttı.
"İlginç."
Lara dehşetle ona döndü.
"Hayır."
"Evet."
"Hayır."
"Evet."
Ege başını iki yana salladı.
"Yine başladılar."
---
Bir saat sonra herkes mağazanın üst katındaki küçük yaşam alanına taşınmıştı.
Maison D'Elior'un üst katında misafirler için birkaç oda bulunuyordu.
Ancak küçük bir sorun vardı.
Üç oda.
Altı kişi.
Lara bunu fark ettiği anda ayağa kalktı.
"Ben İpek'le kalıyorum."
İpek başını salladı.
"Ben de."
Kerem hemen itiraz etti.
"Bu haksızlık."
Lara ona döndü.
"Ne?"
"Ben de seninle aynı odada kalmak istiyorum."
Sessizlik.
Sonra Lara'nın yastığı doğrudan Kerem'in yüzüne çarptı.
"Evet, bunu hak ettim." dedi Kerem.
Meral Hanım sonunda kararını verdi.
"Kızlar bir odada. Erkekler diğer odada. Ben üçüncü odada kalırım."
Mert hemen konuştu.
"Ben salonda kalabilirim."
Meral Hanım ona baktı.
"Fırtına sırasında misafirimi salonda yatırmam."
Mert hafifçe gülümsedi.
"Misafiriniz miyim?"
"Bu durumu romantikleştirmeyin."
"Denemeye değerdi."
Lara hemen İpek'e döndü.
"Kesin flört ediyorlar."
İpek başını salladı.
"Kesinlikle."
Ve böylece, Bellanova'nın kaderini belirleyecek ekip, ilk kez aynı çatı altında bir gece geçirmek zorunda kaldı.
Kimse sabahın ne getireceğini bilmiyordu.
Ama kesin olan bir şey vardı.
Bu gece uzun geçecekti.