Nasılsınııızzzz? Umarım sizlerde öylesinizdiiirrr. Bana destek olmak istiyorsan aşağıdaki yıldıza basabilirsinnnn. Yorum yapmayı da unutma. Düşüncelerini ve eleştirilerini merak ediyorum canıııım. İyi okumalarrrr ••• 🖤: Ya da vazgeçtim ben kimseyi tanımıyorum. Aklıma gelen simalar ise senin özelliklerinle uyuşmuyor gibi. Nerissa: Simaları nasıl? Anlat. 🖤: Tanımıyorum ve özelliklerini bilecek kadar hafızamda yer almıyorlar. Sadece bir kaç kez müzik sınıfında gördüğüm kızlardı. Bir de A veya C şubesinde olduklarını hatırlıyorum. Nerissa: Biliyor musun? 🖤: Neyi? Nerissa: Kızların hiçbirini tanımaman hoşuma gitti;) 🖤: Ya aralarında sen de varsan Deniz kızı? Nerissa: Varsa da zamanı gelince benim simamı hafızandan silemezsin. 🖤: İddialı, sevdim bunu. Ama bir sorum var. O zaman ne zaman? Nerissa: Sana yazdığım zamandan itibaren bu süre azaldı. İstemesem de yakın bir süreç içerisinde. 🖤: İstemiyorsan bana neden yazdın? Nerissa: Durduramadım. 🖤: Kendini mi? Nerissa: Kalbimi. Görüldü. İşine gelen mesaja cevap yazıp işine gelmeyenlere görüldü atıyordu. Şu kısacık süreçte anlamıştım bunu. Bir kaç dakika ne o yazdı ne ben. Öylece ekrana baktım. Ekranda çok geçmeden yazıyor... diye gözükünce kendime gelmeye çalıştım. Ama nedenini bilmediğim bir şekilde gözlerim dolmaya başlamıştı. 🖤: Açık kahve saçlısın. Mavi gözlerin var. Müzikle uğraşıyorsun bir de ya A şubesindesin ya da C. Nerissa: Sana vereceğim en büyük İpucları verdim. Gerisi sende. 🖤: Gerisi ben de öyle mi? İçimde ne yaşıyorsam anlamadığım bir şekilde anlık bir patlama gerçekleşti. Beni seven böyle sevmeliydi. Ya da ben uyduruyorum. Ya da ben büyütüyorum. Hiç sevgi görmemiş bir kız sevgi görmekten korkardı belki de. Ama aldırmadım. Nerissa: Öyle. 🖤: Ya seni hiç bulamazsam ya da umursamazsam? Titrediğimi hissediyordum ama bu hastalıktan dolayıydı. Ateşim yine çıkmışa benziyordu. Üşüyordum. Nerissa: O zaman bunu şimdi söyle. Beni bulmak için çabalayacak mısın yoksa umursamayacak mısın? Bir kaç dakika mesaj yazıp silmişti. En sonunda daha fazla dayanamayıp yazacaktım. Ama attığı mesaj donup kalmama yetti. 🖤: Yalnızca bir ay boyunca. Bir ayın sonunda senin kim olduğunu bulamazsam bana kim olduğunu söylersin. Bilerek yaptığım bir şey olmayan ve gözlerimin yandığını hissettiğim şu dakikalarda bu mesajı görmek beni heyecanlandırmıştı. Nerissa: Tamam, kabul ediyorum. 🖤: Anlaştık. Sanki parmaklarım uyuşmaya başlamıştı. Mesajına siyah kalp atacağım sırada orta parmağını kaldırmış olan o eli atmıştım. Geçen gün Liya'ya attığım için kalmış olmalı... İlk başta fark etmesemde onun bana attığı mesaj ile büyük bir utanç duygusu bütün hastalığımı unutturdu. 🖤: Anlaştığımızı zannetmiştim? Orta parmak emojisini hemen kaldırıp siyah kalbi attım. Yüz ifademi ekşitmiş bu utançla nasıl yaşayacağımı düşünmüştüm. Nerissa: Yanlışlıkla oldu, özür dilerim. Hem anlaştık. 🖤: Sorun değil. Anlaşmamıza sevindim. Bu mesajdan birkaç saniye sonra tekrar yazdı. 🖤: Bu arada sen bugün okula falan geldin mi? Hastayım dedin ya ondan soruyorum. Nerissa: Gelmedim. 🖤: Anladım. Geçmiş olsun tekrardan. Tekrardan hasta moduma geçtiğimde yine yazacak halim yok gibiydi. Mesajına bu sefer biraz daha dikkatli olarak siyah kalp attım. Ve siyah kalp attığımdan emin olduğumda ise telefonu kapattım. Aklıma bu seferde gördüğüm o rüya geldi. Kendimi kötü hissetmemi sağlayan o kötü sahne tekrar tekrar aklımdan geçiyordu. Kafamı biraz daha dinlersem bu işin içinden çıkamazdım. Yatağımdan kalktım. Başımın ağrısı hâlâ daha sürüyordu. Ateşim ise tekrardan nüksettiği için ağrı kesici alsam biraz daha rahatlayabilirdim. Masamın üzerinde duran ağrı kesiciden bir tane hapı çıkarıp aldım içinden. Avucumun içine sakladım. Odamda içebileceğim bir su aradığımda ise bulamamak üşengeçlik seviyemi arttırdı. Oflayarak odamdan dışarı çıktım. Susuz içsem en fazla ne olabilirdi. Boğazımda falan kalırdı heralde? Mutfağa geldiğim gibi bardakların olduğu dolabı açıp elime ilk gelen bardağı kaptım. Su sebiline ilerledim. Tam karşımda kalan sebile bardağı yerleştirdim ve suyun bardağa dolmasını sağlayacak o tuşa dokunmuştum. Su hızla dolarken oflayıp pufluyordum. Gerçek anlamda halim yoktu. Ayakta dahi zor duruyordum. Yarına kadar da toparlanmalıydım. Sonuç olarak Bora ile müzik sınıfına gidip çalışma yapacaktık. Bu düşünce karnımı ağrıttı. Heyecan duygusu onu düşündüğüm her zaman hissettiğim bir duygu olduğu için yine hissettim. Ona kendimi açıklamak tuhaf hissettirirdi. Ama artık yenmeliydim bu korkumu. Sevilmemek... Fazla ilgi görmüş ya da sevgi hissetmiş bir çocukluk geçirmemiştim. Babam ve ben... Annem ise beni doğurduktan tamı tamına on dört gün sonra vefat etmiş, ben on dört günlük iken o hayata gözlerini yummuştu... Doğum tarihim, 14.02.2007... On dört sayısını sevmezdim. Her gördüğüm de aklıma annem gelirdi. Anne sevgisi tatmamak, içimde açtığım en büyük yaraydı. Babamı anlatacak olursam da işine düşkün bir adamdı. Çoğunlukla ilgilenmezdi ama umursardı. Dolan bardağı elime aldım. Hapı ağzıma attıktan iki saniye sonra ise bardağın içindeki suyu kafama diktim. Hapın boğazımdan su ile akıp gidişi çok uzun sürmedi. Mutfakta olan işimide böylece halletmiştim. Gidip biraz gitar çalmalı ve söyleyeceğim şarkı üzerinde durmalıydım. Aslında onları yapacak halimde yoktu. Ama çalışıp gitmek daha avantajlı olur çalışmamızı verimli geçirmemizi sağlardı. Zaten onunla bir çalışmada olmak beni yeterince strese sokuyordu. Başka bir hata kaldıramazdım. Her şey hocanın benim sesimi beğenmesiyle başlamıştı. Sonra ise benim ile ayrı bir şekilde çalışmak istediğini belirtmişti. O gün olduğumuz müzik sınıfına Bora'yı da çağıracağını ve 'siz ikiniz çok iyi iş çıkarırsınız' demesini hiç beklemiyordum. Mutlu olmaktan ziyade stres yapmıştım. Aylar geçmiş bir türlü bir proje ayarlayamamıştı müzik hocası. Ama artık belliydi. Okullar arası yarışmalar başlayacaktı. Bunun için çok iyi hazırlanmalıydık. ••• Bu bölüm diğer bölümlere göre kısa oldu kusura bakmayın canlar. En yakın zamanda bölüm atmaya çalışacağımm. Sizleri seviyorummm;)
Bölüm 4
4. BÖLÜM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.