Eğer bu bölüme geldiysen kitabım sanki ilgini çekmiş gibi;) Eeee o zaman canımın içi bir desteğini beklerim. Yorumlarda duygularını belirtmeyi ve bölüm hakkında ne düşündüğünü yazmayı unutma. Aşağıdaki yıldıza basarsan da iyi yaparssıınn>
•••
Saatlerdir Bora’ya mesaj yazmıyordum. Okula bile gitmemiştim. Çünkü hastaydım. Ateşim inmek bilmiyor, mide bulantım ise durmak bilmiyordu.
Normalde sınıflar arası futbol turnuvaları vardı. Sırf onu izlemek için gitmeye kalkıştığımda, evden iş için çıkmak üzere olan babam beni durdurarak dinlenmem gerektiğini söyleyerek bana engel oldu.
Ona yazmak için ise okul çıkışını bekledim. Şuan tamı tamına okuldan çıkmalarına beş dakika vardı. O beş dakika içerisinde aklıma Liya’ya yazmak geldi. Liya benim en yakın arkadaşımdı. Tekti. Başka kimseyle anlaşamazdım. Başka kimselerde benimle anlaşamazdı. Onlar için fazla agresif ve fazla gergindim. Demek ki onlar benim o yönümü görecek hareketler sergilemişti.
Whatsapp’ta ad kısmına kim olduğum anlaşılmasın diye direkt olarak Nerissa yazmıştım. Ama Liya’da Okyanus’um diye kayıtlı olduğumu biliyordum.
Nerissa:Liyaaaaaa ben çok hastayım:(Okul bitimine yakın çantasına koyduğu telefonu çıkarır ve mesajlara bakardı. Şuan bu mesajı görmüş olduğunu biliyordum.
Liya’m:
Lan ben de neden gelmediğini soracaktım. Geçmiş olsun kanka. Bora’yı göndereyim mi sana?
Nerissa:
Teşekkür ederimmm kanka. Tek dermanım Bora benim…
Liya’m:
O yüzden diyorum göndereyim sana. Zaten şuan sınıfta kafasını koymuş yatıyor. Büyük ihtimalle uyudu ve zilin çalıp çalmamasını takmıyor, uyandırmasak kalır burada öylece.
Liya ve Bora aynı sınıftaydı. Ben ise onlardan farklı sınıftaydım. Bora’nın numarasını Liya’dan aldığımı da söyleyebilirim değil mi?
Gülmeye bile dermanımın olmadığı şu hasta halimle silik bir tebessüm ettim. Yatakta öylece uzanmış bütün gün dizi izlemiş ya da reels kaydırmıştım. Başka yapacak bir şey yoktu. Aslında ders çalışmam gerekse de hastalığı bahane edip yatmıştım.
Liya’m:
Şimdi zil çalacak eve gidince yazarım sana.
Nerissa:
Tamamm.
Liya ile olan mesajlaşma bölümünden çıkıp Bora ile olana girdim.
Nerissa:
Selaammm nasılsın?
Hemen cevap vermeyeceğini biliyordum o yüzden beklemeye karar verdim. Ekran açık beklemek yerine ise telefonu kapatıp hemen yanıma bıraktım.Başım fazlaca ağrıyordu. Sol elimi şakaklarıma doğru kaldırdım ve masaj yaptım.Bir kaç dakika o şekilde masaj yaparken karanlığın git gide bana yaklaştığını ve beni içine çektiğini gördüğüm rüyadan anladım.
•••
Saat 18.49, gördüğüm rüyanın etkisinden hâlâ çıkabilmiş değilim.Yüzmek için atladığım denizde boğulup ölüyordum. Sanki bir an da yüzmeyi bilsemde unutuyor kendimi öylece bırakıyordum.Boğulmayı ben mi istiyordum?Uyanalı tamı tamına yedi dakika oluyordu. Rüyayı unutmayı deneyip telefonu elime aldım. Gelen beş mesaj vardı.
Dördü Liya’dan, biri Bora’dandı.İlk Bora’nın mesajına cevap verdim.
🖤:
Uykulu, sen?
16.45 geçe yazdığı bu mesaja neredeyse iki saat sonra yazıyordum.
Nerissa:
Hasta:(
Hemen bakmayacağını yine ve yine bildiğimden mesaj kısmımdan çıkıp bu seferde Liya’dan gelen mesajlara baktım.
Liya’m:
KANKA BORA, BANA SENİ SORDU.
Liya’m:
Dedi ki, Okyanus nerede? Görmedim bugün okulda.
Liya’m:
Bende dedim ki, hasta.Liya’m: O da sonra, Geçmiş olsun. Gelebiliyorsa en yakın zaman da gelsin çünkü müzik hocası artık çalışmalara başlamamız gerektiğini söyledi. Diye de ekledi.
Nerissa:
Ateşim 37.5 dereceydi. Ama artıl 40 derecr oldu. Sanırım ellerib titremeys başkdı. (Ama artık 40 derece oldu. Sanırım ellerim titremeye başladı.)
Anında mesajı görmüştü
Liya’m:
Allslslalssksklsls sakin ol.Kanka iyi misin bu arada?? Kaç saattir bakmadın.
Nerissa:
Uyuyakslsmışım. (Uyuyakalmışım.)
Liya’m:
Heee iyii. Yarın gelecek misin?
Nerissa:Geliriö büyüj bie ihtimalke. (Gelirim büyük bir ihtimalle.)
Liya’m:
Gitarını getirmeyi unutma;)
Derin bir nefes alarak kendimi toparladım. Titreyen ellerimin ritmi düzelmeye başlamıştı.
Nerissa:
Gitarı unutup okula gelirsem karşıma boş bir duvar çıkmasın. Boş bir duvar gördüğüm an kafamı o duvara gömerim.
Liya’m:
ĞHDLDIRIDDDMSMLD
Nerissa:
Çoook komik.
Yukarıdan gelen bildirime kaydı bakışlarım. Bora yazmıştı. Kalbim adeta yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. Bora’dan gelen bildirime tıkladım.
🖤:Geçmiş olsun.
Nerissa:
Teşekkür ederimm
🖤:
Rica ederim.
🖤:
Ve artık ciddi anlamda sabrım kalmadı. Bana kim olduğunu ya söyle ya da seni engelleyeceğim.
Nerissa:
Hazır değilim diyorum. Kim olduğumu söyleyemem ama yine ipucu verebilirim.
🖤:
Nelerle uğraşıyorum aq.
Nerissa:
İpucuyu da söylemeyeceğim.
🖤:
Engelliyorum.
Nerissa:
DUR
🖤:
Söyle o zaman.
Nerissa:
Ağlayacağım, görüşürüz.
🖤:
Neden? Ağlama gel şuraya.
Nerissa:
Yaptığın şaka çok gerçekçiydi. Bir an engelleyeceksin sandım.
🖤:
Şaka değildi.
Nerissa:
Çok iyi sakinleştirme yöntemi sürekli dene bunu.
Titreyen dudaklarımı, birbirine bastırarak engel olmaya çalıştım. Ona kendimi söyleyememek kalbimi çok acıtıyordu. Acaba ona hiç yazmamalı mıydım?
🖤:
Söyleyecek misin artık şu ipucuyu?
Nerissa:
Tamam söyleyeceğim. Müzikle uğraşıyorum ve bunu gizli yapmıyorum. Genelde beni tanıyanlar müzikle uğraştığımı biliyor.
🖤:
A ve C sınıflarından birindesin.
Nerissa:
Evet.
🖤:
Aklıma bir kaç sima geliyor.
Nerissa:
Mesela??
Sanki ben yürümüyor uçuyordum. Simaları falan sormamalıydım. Kendim ile alakalı söylediğim özelliklere uyan bir sima varsa aklında, ne yapacaktım?Belkide beni engellemesi daha iyi olurdu. Ona boşu boşuna yazmış olurdun Okyanus. Kendim ile barışık olmayan bir malın tekiyim.Değilsin Okyanus. Yalnızca kendi güzelliğinin farkında olmayan bir malsın…