İçeriğe geç

Okuldaki zorbam

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Okuldaki zorbam

Bölüm 7

11. Bölüm

Eve geldiğimizde ise aynı küslük devam ediyordu. Abim anneme birkaç şeyi kırpıp öyle anlatmıştı. Ben de yanında sessizce onları dinlemiştim. Ardından odama gelip yatağıma yatmıştım.

Grupta olanları anlattığımızda aklıma tekrar abim gelmişti. Telefonu kapatıp kısa bir süre yanına gitsem mi gitmesem mi diye düşündüm ve gitme kararı aldım.

Odamda çıkıp onun odasına girdiğimde "abi..." diye seslendim. Telefonunu kapatıp bana döndü. Boş boş baktı bana.

"Abi özür dilerim. Amacım seni sinirlendirmek değildi. Ben sadece bir iki şeyden sonra beni bırakırlar diye düşünmüştüm, bu kadar ileri gideceklerini tahmin etmemiştim." Dedim yüzüne bakamayarak.

"Gel yanıma." Dedi sakince. Gidip yanına oturdum o da oturur pozisyona geldi ve sırtını yatağın başlığına dayadı. "Ben sana seni zorbalıyorlar mı derken benim de amacım seni korumaktı. Ama sen bana söylememeyi tercih ettin. Sakladın benden. Yalan söyledin bana."

"Özür dilerim." Dedim başımı eğerek.

Çenemden tutup başımı kaldırdı. "Eğme şu başını bir daha!" Diyerek uyardı. "Ben de özür dilerim hastanede üzerine geldiğim için."

Gülümsedim. "Barıştık mı şimdi?"

"Küs değildik ki, sadece kırgındım." Dedi o da gülümseyerek.

"O zaman beni okuldan almayacaksın değil mi?"

"Tabii ki de seni o okuldan alacağım egem." Dedi kesin bir dille.

"Ama abi... arkadaşlarım var benim orada. Hem zaten okulun ikinci dönemi sınava az kalmış, okul değiştirmek istemiyorum."

"Zarar veriyorlar sana egem. Duramazsın orda."

"Halledersin sen ya..." dedim ne dediğimi bilmeyerek.

Neyi halledecekti tam olarak?

"İyi sen bilirsin." Dedi. Kollarımı açıp sarıldım o da bana sarıldı. "Tamam kalk git odana."

Ertesi sabah uyandığımda aynı rutinleri gerçekleştirip kahvaltımı da yaptıkta sonra abim "birlikte gideceğiz." Dedi.

Dün abime her şeyi anlatmıştım ve bir daha ondan bir şey saklamamam için söz vermiştim. O da bana bir daha onlara yaklaşmamamı ve konuşmamamı söylemişti.

Botlarımı giyinip abimi beklemeye başladım o da geldiğinde birlikte merdivenleri inip arabaya ulaştık.

3 dakikanın ardından okula vardığımızda görüşürüz diyerek arabadan indim. Hızlı adımlarla okulun içine girdim ve sınıfa çıktım özgür ve tayfası hala gelmemişti.

Melisa beni görünce "egem!" Diye bağırdı ve sarıldı.

"Sakin ol." Dedim gülerek.

"İyi misin? Keşke gelmeseydin bugün okula, dinlenirdin en azından."

"Dün fazlasıyla dinlendim, merak etme."

"Abin alacak mı seni okuldan? Hala kararlı mı?" Dedi eda üzüntüyle.

"Hallettim o konuyu ben, almayacak beni okuldan. Beraberiz yani."

Melisa ve eda derin nefes verdiler. "Oh be!" Dediler aynı anda. Zil çaldığında yerlerimize oturduk hoca da geldiğinde yoklamayı almaya başladı. Özgürlerin hala gelmediğini farkettim. Hoca tam egehan dediğinde kapı açıldı ve "burdayız hocam" dedi egehan nefes nefese. Arkasına dönüp bağırdı. "Koşsanıza yok yazılacağız!"

Hepsi birlikte içeri girdiler. "Hocam şu alın terimiz hatrına yok yazmayınız lütfen."

Hepsinin yüzünde ufak ufak yaralar vardı. Ne çok belli oluyordu ne az belli oluyordu. Kavgaya karışmışlardı büyük ihtimal.

"Tamam evladım geçin yerinize." Dedi fizikçi.

Egehan arkadaşlarına dönüp "ben ne dedim size? Kıyamaz bana dedim. Bakın kıyamadı bana." Dedi.

Hepsi sırasıyla yerlerine geçerlerken özgürün gözleri bana takıldı. Anında önüme döndüm. Arkadan melisa "ne olmuş bunlara böyle?" Diye bir soru yöneltti.

"Yüzlerine bakılırsa kavgaya karışmışlar." Dedim ben de.

"Bence yüzlerine bakılırsa kavgadan çok dövülmüşler gibi." Dedi eda.

Hoca derse başlayınca sohbeti kesmek zorunda kaldık. Yanımdaki gökmen ise anında kafasını sıraya gömdü ve bana doğru dönerek uykuya daldı.

Şu hayatta rahatsız olduğum şeylerden biri de birinin beni izlemesiydi. Biri beni izleyince benim dikkatim dağılırdı ve yaptığım işin devamını getiremezdim.

Gökmenin gözleri kapalıydı ama beni izliyormuş hissi veriyordu ve ben derse odaklanamıyordum. Fısıltıyla "gökmen." Dedim ama duymadı. Elimi uzatıp koluna dokundum. "Gökmen." Dememle aniden uyandı. "Özür dilerim. Diğer tarafa döner misin?"

Anlamsız bakışlar attı bana "ne?" Dedi uykulu sesiyle.

"Diğer tarafa döner misin? Rahatsız oluyorum." Dedim tekrardan.

"Ne diyorsun ya?" Dedi tekrar kafasını gömdü fakat iki saniye sonra hızla kafasını kaldırdı. "Al işte uykumu kaçırdın!?" Diye bağırdığında birkaç kişinin bize döndüğünü gördüm.

Melisa "ne oluyor?" Diye sorarken hocada bize garip garip bakıyordu.

Hocaya yalandan gülümsediğimde tekrar tahtaya döndü ve dersi anlatmaya başladı.

Zil çaldığında kızlara derste olanı anlattım ardından telefonumu elime aldığımda abimden mesaj geldiğini gördüm.

Abim: yaklaşmıyorlar değil mi sana?

Abim: yaklaşıyorlarsa söyle yani bileyim.

Aradan 10 dakika geçtikten sonra tekrar yazmıştı.

Abim: cevap versene!

Abim: pardon dersteydin değil mi? Ezik!

Abim: tamam tamam ağlama hemen

Yazıp gülen bir sticker atmıştı.

Üsteki mesajına cevap verdim.

Siz: hayır abi yaklaşmıyorlar.

Siz: ayrıca senden bu yollardan geçtin, hatırlatırım.

Abim: dediğin gibi geçtim... sen hala geçmiş sayılmazsın.

Siz: aynen abi aynen.

Siz: şu yaşına kadar bir sevgili bile yapamamışsın, gelmişsin bana laf atıyorsun.

Abim: senin sevgilin mi var?

Abim: kim?

Abim: adresini ver iki şaplak atayım.

Siz: benim sevgilim olduğunu nerden çıkardın?

Abim: sen yazdın ya?

Siz: ben öyle bir şey yazmadım. O senin hayal dünyan.

Abim: bacak kadar boyunla bana laf mı sokuyorsun sen? Ha?

Siz: estağfurullah ne haddime size laf sokmak? Tövbeler olsun!

Abim: aferin, adam ol böyle.

Abim: neyse kaçtım ben kardiyoloji polikinliğine kalbini bende arayanlar geldi.

Abim: çıkışta görüşürüz. Alacağım seni, bekle beni.

Siz: tamamdır görüşürüz.

Kızlara döndüğümde melisa "çıkışta bir yere gidelim mi?" Diye sordu.

"Yani bir anneme sormam lazım." Dedim. Eda da aynı cevabı verince, melisa "o zaman çıkışta annelerimize soralım ona göre gideriz." Dedi.

Edayla ben başımızı sallayıp "olur." Dedik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.