İçeriğe geç

Okuldaki zorbam

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Okuldaki zorbam

Bölüm 4

7. Bölüm

Sonunda bu hafta bitmişti ve haftasonuna girecektik. Buz gibi soğuk havada yürüyerek eve geldim. Adi abim evde olduğu halde beni okuldan arabayla almamıştı.

Zili çaldığımda titreyerek kapının açılmasını bekledim. "Açsanıza kapıyı!" Diye söylendim. Apartmanın içinde olduğumuz için fazla bağıramıyordum.

Adi abim sırıtarak kapıyı açtı. "Geldim geldim."

Hızla ayakkabılarımı çıkarırken "bir de okula gelseydin ne güzel olurdu." Dedim ve içeriye girdim.

Annem oturma odasında oturmuş televizyonda sevdiği bir programı izliyordu. "Anne senin bu oğlun var ya bu oğlun! Beni bu soğuk havada okuldan almadı! Dondum dışarda!"

Annem sadece gülümsedi ve "hadi üstünü değiştir de yemek ısıtayım sana." Dedi.

Sinirle odama doğru giderken kapıyı yavaş kapatmak zorunda kaldım çünkü kapının belli kısımlarında camlar vardı. Sert kapatırsam kırılıp dökülürlerdi.

Ertesi sabah olduğunda birinin yorganı üzerimden çekmesiyle uyanmıştım. O kişi tabii ki abimdi.

Gözlerimi ovuşturarak açtığımda "ver şu yorganı." Diye mırıldandım.

Çok uykum vardı...

Birkaç saniye ses gelmeyince üstümde yorgan olmamayışını umursamadım ve tekrar uykuya gömülmeyi hayal ettim.

Boynumda soğuk ve ıslak bir şey hissedince bağırarak gözlerimi açtım ve pijamamın koluyla boynumu silmeye başladım.

"Ne yapıyorsun aptal!" Diye bağırdım boynumu hala silerken.

"Seni uyandırıyorum." Dedi sanki yaptığı çok normal bir şeymiş gibi.

"Bu mu uyandırmak Allah aşkına!" Dedim ve boynumu silmeyi bırakıp elimle dokundum ıslaklık var mı diye, yoktu ama var gibi hissediyordum.

"Huylandığımı biliyorsun! Niye inatla sevmediğim şeyleri yapıyorsun?" Dedim ve son kez silip yatakta oturur hale geldim. Yeni kalktığım için üşüyordum.

Arkasındaki çalışma masamın üzerinde duran hırkayı alıp bana attı. "Neden sevdiğin şeyleri yapayım ki?" Diye sordu.

"Kardeşiz ya hani... abi kardeş falan..."

"Bunlar daha çok senin sevmediğin şeyleri yapmam için olan sebepler." Dedi sırıtarak ve kapıya yöneldi. "İki dakika içinde kahvaltı masasında olmazsan senin hakkın olan pizzaları da ben yiyeceğim."

Pizzayı çok severdim. Özellikle de annemin yaptığı pizzaya bayılırdım.

"Defol!" Diye bağırdım.

"Zaten çıkıyordum." Dedi geniş geniş. Kapıyı açıp çıkarken "son 1 dakika 53 saniye." Dedi ve kapıyı kapattı.

"Gerizekalı." Diye söylenerek ayağa kalktım. Üzerimi değişip banyoya gittim ve işlerimi halledip ordan da çıktım. Hiç acele etme gibi bir niyetim yoktu. Çünkü o pizzalardan bana ayırmazsa neler yapacağımı çok iyi biliyordu.

Yavaş adımlarımla birlikte mutfağa giriş yaptım. Abim kafasını kaldırıp bana bakarken "2 saniye geç geldin." Dedi.

Sandalyeye oturduğumda bir elinde kendi pizzasını yerken diğer eliyle de benim hakkım olan pizzaya el atıyordu. Hızla eline vurdum. "Kendi pizzalarını ye bitir sonra benim tabağımda bana ait pizza bulursan yersin." Dedim uyuz uyuz.

Hızla elime pizzamı aldım ve ilk ısırığı aldım. Abim hızlı hızlı pizzasını yerken annem "oğlum yavaş boğulacaksın." Dedi.

Abim kafasını sallarken önündeki ilk dilimi bitirdi. Ben de hızla önümdeki pizzaları yerken annem tekrar konuştu. "Şu kahvaltılıkları boşuna mı koydum Allah aşkına! Şunlardan da yiyin. Daha pizza falan yapmam yoksa size."

Bu tehditle beraber önümdeki çatalı hızla aldım ve peynire uzandım. Abimde çatalını peynire batırdı.

Pizzamın son kısmını da ağzıma attığımda bir kısmı ağzımın dışında kalmıştı ama sonuçta bitirmiştim. "Bitti" dedim ama ağzımdan mırıltılı sesten başka hiçbir şey çıkmadı. Abim hızla bana döndüğünde ağzımın dışındaki parçayı çekti ve kendi ağzına attı. Karşılık olarak bir şey diyemedim çünkü ağzım tıka basa doluydu. O son kısmı almasaydı nefessizlikten ölebilirdim.

Kahvaltımız bittikten sonra biraz anneme yardım ettim ve ardından odama ders çalışmaya gittim.

Şuan ise türev sorusuyla boğuşuyordum. Kitabımı elime alıp abimin yanına gitmeye karar verdim. En azından yardım edeceğini düşünüyorum.

Odamdan çıkıp odasına girdim. Yatağında yayıla yayıla yatıyordu. Elindeki telefona bakıyordu. "Hayırdır manitanla mı yazışıyorsun?"

Bana baktı ardından telefonuna tekrar döndü. "Ne var yine?"

"Abi bir soruyu çözemedim de yardım eder misin?" Dedim tatlı tatlı.

Ters ters baktı bana. "Okullar kapalı bugün, götüremem seni. Pazartesiyi bekle hocaların yardım eder sana." Tekrar telefonuna döndü.

"Şaka mı yapıyorsun?"

"Hayır, okullar pazartesi açılacak. Kaç yaşına gelmişsin hala bilmiyor musun?"

"Abi!" Diye bağırmamla bana döndü.

"Ne var?" Dedi kaşlarını kaldırarak.

"Soruyu sen anlatır mısın bana?" Dedim en kibar bir şekilde.

"Anlatamam." Dedi dik dik.

"Doktor değil misin sen? Yapamıyor musun küçük bir soruyu?"

Kaşlarını çattı. Telefonunu kenara koydu ve oturur pozisyona geldi. "Ver bakayım şu küçük soruyu." Dedi hırsla.

Kitabı uzattığımda en başta yazan türev sorusuyla kaşlarını çattı. "Bu ne kızım! Al bunu!" Kitabı bana uzattı. Yere atmaması için mecburen elinden aldım.

"Ne ya? Çözmeyecek misin?"

"Türev bu türev. Korkulu rüyam. Al şunu git odana."

Göz devirip odasından çıkarken "aman yardım edersin sakın!" diye söylenerek çıktım odasından.

Odama girdiğim de gruptan mesaj gelmişti. Hemen gruba girdim.

Eda: ay ben sana söylemeyi unuttum melisa!

Melisa: neyi söylemedin?

Melisa: eğer okulda bir olay olduysa da bana söylemediyseniz fena bozuşuruz ona göre!

Eda: müdürün oğlu bizim okula geliyormuş. Hatta bizim sınıfa!

Melisa: vay anasını! Habere bak!

Eda: niye ikinizde önemsiz görüyorsunuz bu bilgiyi?

Melisa: önemsiz çünkü.

Eda: hayır değil.

Eda: şimdi bu çocuk bizim sınıfa gelince okulun sahibi olan çocukla yani özgürle kavga edecek. İllaki ederler yani.

Eda: yeni bir olay yani, yeni bir macera falan.

Melisa: vayy! Düşünmemiştim.

Melisa: aferin kız sana!

Eda: e heralde kızım. Ben de boş değilim yani.

Mesajların üzerinden iki dakika geçmişti.

Siz: melisa, kardeşin nasıl oldu?

Melisa: yani iyi şuanlık.

Eda: pazartesi gelecek misin okula yani?

Melisa: gelirim gelirim. İyileşir o zamana kadar zaten.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.