İçeriğe geç

Okuldaki zorbam

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Okuldaki zorbam

Bölüm 14

18. Bölüm

Çıkış zili çaldığında bahçeye indik kızlar da beni yalnız bırakmamak için gitmemişlerdi.

Onlar aralarında soğuk hava muhabbeti yaparlarken ben de hızlıca abimi aradım.

"Efendim egem." Dedi.

"Gelecek misin? Bekleyeyim mi?" Dedim bıkkın bir sesle.

"Okulun dışındayım, bekliyorum." Dedi.

"Tamam, geliyorum." Diyerek telefonu kapatırken eda bir anda "seninki geliyor!" Diye bağırdı.

Umarım abim duymamıştır!

Telefonu hızlıca kapatıp baktığı yöne baktım. Özgürü görünce sinirle eda ve melisaya döndüm. "Şuna seninki deyip durmayın!"

"Seninki ama..." dedi melisa.

"O kadar şeyden sonra bir de kalkıp onu seveceğimi düşünmediniz herhalde değil mi?" Dedim sinirle. Özgürün olduğu tarafa kaçamak bakış attığımda okul kapısının önünde arkadaşlarıyla konuştuğunu gördüm.

Melisa "tabi önce yaptıklarının hesabını verecek ve kendisini affettirecek. Ondan sonra seversin tabi niye sevmeyecekmişsin?" Dedi.

"Niye sevecekmişim ki?" Dedim ve gözlerimi devirerek bahçenin çıkışına doğru yürüdüm.

"Şuna bak bir de göz deviriyor!" Diye söylendi eda.

Kapıdan çıkacakken özgür seslendi bana. Ona döndüm. "Efendim?"

"Konuşabilir miyiz?" Dedi kibarca.

"Tabi tabi siz konuşun, biz de gidiyorduk zaten değil mi melisa?" Dedi eda hemen ve melisayı çekiştirmeye başladı.

"Eda!" Diyerek uyardım onu ama tınlamadı bile.

En son ise "Keyfinize bakın!" Diye bağırdı melisa.

"Onların adına özür dilerim," dediğimde "sıkıntı yok." Dedi.

Birlikte kapıdan çıktığımızda sola döndük ve iki adım attıktan sonra arkasında duran arabaya yaslandı ve "eğer eve tek gideceksen gelebilirim seninle?" Dedi.

"Abim alacak beni, teşekkür ederim yine de." Dedim gülümseyerek.

Cebinden küçük bir çikolata çıkardı ve bana uzattı. "İlk özür hediyem olsun o zaman." Dedi diğer elini ensesine götürürken. Utanmıştı...

Gülümsedim. "Teşekkür ederim." Diyerek elindeki çikolatayı aldım. En sevdiğim çikolataydı.

"Bu en sevdiğim çikolata, bunu sevdiğimi nerden biliyorsun?" Diye sordum.

"Tahmin ettim diyelim." Dedi elini ensesinden indirirken.

Ben bu haline gülerken aniden özgürün yaslandığı arabdan korna sesi geldi.

Nasıl yani arabada biri mi vardı?

Cam da yansıma olduğu için içinde biri var mı yok mu belli olmuyordu.

Özgür aniden irkilerek çekildi arabadan. Korkudan az kalsın yere düşecekti ki son anda arabanın önü tuttu ve toparlandı.

Arabanın içindeki kişi peşpeşe kornaya bastı. Ardından hızla kapıyı açtı. Abimi görmemle büyük bir şok geçirdim. Özgür ise benden daha çok şaşkındı.

"Abi!?" Diye bağırdım şaşkınlıkla.

"Ya abi!" Dedi o da arabadan inip. "Ne yapıyorsunuz lan burda!?" Hızla özgüre yaklaşıp kulağını tuttu. "Ne veriyordun kardeşime lan!?"

"Abi, çikolata verdi sadece bir şey yok. Sakin ol." Dedim elimdeki çikolatayı göstererek.

Abim özgürün kulağını bırakıp bana döndü "niye paran mı yoktu?" Dedi ciddi ciddi.

"Özür hediyesi niyetiyle aldım." Dedi özgür masum masum.

Abim yavaş yavaş özgüre döndü ve aniden bağırdı. "Sana mı sordum lan!?" Özgür bir adım gerileyince "sana sorunca cevaplarsın!" Dedi. Anında bana döndü. "Ne özründen bahsediyor bu pezevenk! Yaptıklarının özrü mü olurmuş!?"

"Abi tamam gel gidelim eve, evde ben sana anlatırım. Hadi." Dedim kolundan çekiştirerek. Tekrar özgüre döndü ve ters ters bakmaya devam etti. "Hadi üşüdüm hadi." Diye söylenmeyi de ihmal etmedim.

Bana döndü aniden "bunla konuşurken üşümüyordun ama, ne oldu birden ben gelince üşüdün bakıyorum da."

"Adım özgür." Dedi özgür ama abim umursamadı bile.

"Yok öyle bir şey abi. Kurma kafanda." Diyerek kapısına kadar çekiştirdim onu. Arabaya bindiğinde özgürün yanından geçerken "kusura bakma." Dedim.

Gülümsedi. "Sıkıntı yok." Dedi.

Niye bilmiyorum ama bir içim ısınmadı değil yani...

Abim tekrar peşpeşe kornaya basmaya başlayınca ters ters bakarak hızlıca ön koltuğa oturdum ve kapıyı kapattım. Özgürde arabanın önünden çekildiğinde abim özgüre attığı ters bakışlar eşliğinde gaza bastı.

Konuyu dağıtmam lazımdı.

"Ya sen nasıl bir hastanede çalışıyorsun da sürekli beni çıkışta almaya gelebiliyorsun acaba?" Diye sordum.

"Seni almayayım da o özgür andavalıyla git eve değil mi? Tabi eve gidip gitmeyeceğiniz de meçhul!" Dedi sinirle.

"Özgür ne alaka ya!?"

"Ne alaka olduğunu fazlasıyla bugün gördük bence egem." Dedi bağırmayarak. Hızla bana döndü. "O çikolatayı da bana ver ben yiyeceğim." Dedi ve tekrar önüne döndü.

"Bana verdi o çikolatayı, ben yiyeceğim." Dedim çikolatanın paketini açarken.

"Bir de gitmiş en sevdiğin çikolatayı almış. Sen mi dedin ona?" Dedi elimdeki çikolataya bakarken.

"Hayır abi." Dedim bıkkınlıkla.

"At şu çikolatayı ağzıma kan şekerim düştü." Dedi yalancı bir telaşla.

Zaten küçük bir çikolataydı!

Belki biraz da olsa susmasını sağlar diyerek çikolatayı ortadan ikiye kırdım ve üstteki parçayı ona uzattım. "Al."

"Tutamam şuan ağzıma at." Dedi.

"Ya al şunu işte! Yerim bak!" Dedim sinirle. Oyun mu oynuyordu benimle, anlamış değildim.

Elimdeki çikolata parçasını alıp ağzına attı. En azından bir kaç saniye susacaktı, bu da iyi bir şeydi.

Ben de diğer yarısını yerken eve gelmiştik bile. Hızla arabadan indim ve sorularından kaçmak için apartmana doğru koşmaya başladım.

Arkamdan bağırdı. "Sanki aynı eve gitmiyoruz!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.