İçeriğe geç

OKULDAKİ ZORBAM

Bölüm 25 · 7 dk okuma

OKULDAKİ ZORBAM

Bölüm 25

Kuzen

Eve gelir gelmez direk kendi odama çıkmıştım. Üzerimde ki kıyafetleri değiştirip daha rahat bir kıyafet giyimiştim. Üstüme crop alıma da eşorfman.

Odamdan çıkarken giray ile karşılaştım ve merdivenlere yönelmiştim ki beni elimden tutup kendi odasına çekip kapı ile arasına aldı.

Ellerini belime koyup sıktı ve daha ne olduğunu anlayamadan dudaklarıma yapıştı. Başta karşılık vermemiştim ancak birkaç saniye sonra benim de karşılık vermem gerektiğini anladım. Bende kolarımı boynuna dolayıp öpüşüne karşılık verdiğim sırada o beni daha çok kendisine çekmeye başladı.

Nefessiz kaldığımı his edince geri çekilmek istedim ama o buna izin vermedi ve öpüşünü daha da şiddetlendirmişti.

Artık dayanamayacak durumdaydım ve kollarımı boynundan çekip omzuna vurdum. İşe yaramıştı geri çekilmişti, sırıtarak bana bakmaya başladı ve bense derin nefesler alıp vermeye başlamıştım.

“Neden sırıtıyorsun?”

“Çok güzelsin”

“hımm, diyorsun”

Daha çok sırıtı ve bir anda bacaklarımdan kaldırdı. Düşmemek için bacaklarımı beline doladım ve o da tekrar ellerini belime doladı.

“Dedim bile. ”

“Uzun zamandır bu anı bekliyorum gece, seni bula biliceğimi düşünmüyordum, seni öpe biliceğimi sana dokuna biliceğimi, saçınla oynaya biliceğim aklımın ucundan geçmezdi.”

Onun gözlerinin içine baktım. Hiç bir şey demedim, sadece ellerimi yeni çıkmaya yüz tutmuş sakalarında gezdirdim. Şuan olduğum durumdan utanmıyor ola bilirim ama sonra bu anı hatırlayınca utanacağıma adım kadar eminim.

“Her ne kadarda bırakmak istemesem de aşağa inmek zorundayız güzelim ve inan bana bu burada bitmedi.”

Diyip beni serbest bıraktı ve tam kapıyı açıcakken dudaklarıma kısa bir öpücük kondurup geri çekildi. Gülümsedim ve kapıyı açıp merdivenlerden aşağa indim.

Salona geldiğimizde hepsi buradaydı ve kendi aralarında sohbet ediyorlardı. Tekli koltuğa geçip oturdum, yastığı alıp kucağıma koydum.

“Bu gece dışarıya çıkalım mı?”diyen enese baktım. Aslında çıksak iyi olurdu hem hava almış olurduk.

“Olur çıkarız.”diye cevap verdi burak. Abime baktığımda gözlerini benle girayın üzerinden çekmiyordu.

Abim ona baktığımı fark edince gülümsedi. Gülümsemesine karşılık verdim. Onu hala bulduğuma inanamıyordum. Ona bakarken hala bir rüyadaymış gibi his ettiğim anlarda olmuştu.

“Acıktım ben bişeyler mi sipariş etsek?”

“Yuh enes sen ne zaman doyucaksın oğlum seni bildim bileli hep açsın yeter doy artık.”kayranın dediği ile enes ona ters ters bakmıştı.

Gerçekten haklıydı burada kaldığım süre boyunca enesin ağızı boş durmuyordu sürekli birşeyler yiyordu ama buna rağmen förmundaydı ve bu kadar yiyen birisinin bu kadar iyi bir formda olması insano şaşırtıyordu.

“Akşama zaten az kaldı kayra bırak sipariş etsin, yemek yer çıkarız sonra.”dediğinde abim enes hızla telefonunu alıp yemek sipariş etmişti. Allah bilir neler sipariş etmişti. Yemek gelene kadar kitap okumaya karar verdim.

Odama çıktım ve kitaplığımdan çok sevdiğim yazardan okumadığım bir kitabı aldım ve yatağıma ilerledim. Yatağa uzandım ve yanıma hem postit hemde siyah tükenmez kalemimi alıp kitaba başladım.

Sayfa üstüne sayfa çeviriyordum. Gerçekfen akıcı bir dil kullanılmıştı ve kolay kolay elden bırakılmıyordu. O kadar hızlı okuyordum ki neredeyse yüzüncü sayfaya gelmeme az kalmıştı.

Kapım açıldığımda kim olduğuna bakmayacağım kadar heyecanlı ilerliyordu kitap. Gelen giraydı ve kafadını bacağıma koydu bende elimi saçlarına daldırıp saçları ile oynarken diğer yandan kitabı okuyordum.

“Bırak şu kitabı.”

“Ama en heyecanlı yerindeyim.”

“Ama bende seni özledim.”

“Hala hala.”

“Hala hala minik hanım.”

“bekle şu iki sayfayı da okuyım bırakacam.”

“tamam.”

İki sayfayı da okuduktan sonra kitabın kapaını kapatım ve girayın gözlerinin içina baktım. O da bana bakıyordu ve yerinden kalkıp yanıma uzandı. Bende uzanıp ona baktım. Saçlarımla oynamaya başladı.

“İnan bana eğer şuanda abin bu evde olmasaydı bu odadan dışarıya çımmayı planlamıyordum.”

“Nedenmiş o?”

“Abin ve diğerlerinin yanında istediğim gibi sana sarılamıyorum, öpemiyorum. ”

Küçük bir çocuk gibi isyan ediyor gibiydi. Ona gülümseyerek bakmaya başladım. Şuan gözüme çok tatlı gelmişti ve dayanamayıp yanağına öpücük kondurdum.

“Bu gece beraber uyumaya ne dersin güzelim?Zaten yarın cumartesi okul yok erken uyanmamıza gerek yok?”

“Olur, beraber uyuyalım.”

“Seve seve güzelim.”

Aşağıdan sesler gelince bizi çağırdıklarını anladım ve ikimizde yerimizden kalkıp aşağa indik. Yemekten sonra dışarıya çıktık. Bir parka gelmiştik ve bir çardağa geçip oturduk. Kendi aramızda sohbet etmeye başladık.

“Onu bunu bırakında yarın kız kuzenim beni görmek için gelicek bir iki gün bizim evde kalıcak.“dedi enes

“Ee ne var bunda oğlum gelsin.”diye karşılık vermişti kayra

“Gelsin gelmesine de başına bişey gelsin istemiyorum delinin teki nerede bela varsa o orada."

“Saçmalama oğlum ne alaka ya.”diye sormuştu burak. En fazla ne kadar başını belaya ala bilirki değil mi burada başına ala biliceği tek bir bela vardı o da ardalardı.

“Ciddiyim ya, daga geceç sene sırf kavga eden bir gurup gördü diye ayırmak niyeti ile gitti ancak geri geldiğinde saçı başı dağılmıştı, anlamıyorum ona neyse?”

Enesin dediğine gülmüştüm. Kız galiba kafadan sorunluydu. Ancak onunla iyi anlaşa biliceğimi düşünüyordum.

Hava gittikçe soğuk oömaya başlamıştı ve yavaştan eve doğru yürümeye başladık. Eve yürüken giray ile ben arkada el ele ilerliyorduk.

“Seni öpmek istiyorum.”

“saçmalama giray abim var.”

“Kolaysa sen dayan.”

Güldüm ve o da bana sırıtarak bakıp elimi bırakıp kolunu omzuma attı. Yol boyu kendi aramızda şakalaşmıştık.

“Ya yavaş ısır, ayı.”diye mızmızlandığımda sırada abim bize döndü ve kısa bir bakışmanın ardından önüne döndü. Bu haline gülmüştüm ve giraya baktım.

Sonunda eve varmıştık ve herkes kendi odalarına çekilmişti bende yatağımda ki kitalları kaldırdım. Yatağa uzandım ve tam kendimi uykunun kollarına bırakacaken kapı bir anda açıldı ve içeriye giray girdi.

Direk yanıma gelip uzandı ve yanaklarımdan tutup dudaklarıma yapıştı. Heyecandan karşılık vermeyi unutmuştum. Ona karşılık verdikten bir kaç süre sonra ikimizde geri çekilmiştik.

Elini yanağıma koyup yanağımı okşamaya başladı. Bir yandan yanağımı okşayıp bir yandan da minik öpücükler bırakıyordu yüzüme.

“Seviyorum seni.”

Bu dediğine gülümsedim ve biraz daha ona sığındım.

“Bende seni seviyorum.”

Gülümsedi ve beni kendisine çekti. Kafamı koluna koydum. Sanki beni daha fazla kendine çeke bilirmiş gibi daha çok çekti. Burnumun ucundan öptü ve ikimizde kendimizi uykunun kollarına bırakmıştık.

~~~

Sabah uyandığımda saat onikiyi geçmişti, sanırım diğerleri de hala uyanmamıştı. Giraya baktım ve dudağına öpücük kondurduktan sonra yataktan kalktım onun üzerini örtüp aşağa indim.

Mutfağa girdim ve yemek hazırlamaya başladım. Bugün enesin kız kuzeni gelecekti. Ne zaman geleceğini bilmiyorduk ama en azından bişeyler hazırda beklese iyi olurdu.

Sigara böğreği, kısır, kek ve birkaç sulu yemek yaptım. Masaya bizim için bişeyler koyduktan sonra yükarıya çıktım. Hepsini uyandırdıktan sonra aşağa indik. Hepsi uykuluydu ve bu halleri çok komikti. Tabi ened hariç yemekleri görünce gözleri altın görmüş gibi parlamıştı.

Yemekten sonra enes ve burak enesin kuzenini almak için çıkmışlardı evden bende ortalığı temizledik sonra odana çıkıp sıcak bir duş aldım. Duştan çıkıp üzerimi değiştirdim. Altıma rahat bir şort üzerime de siyah bir badi giyip saçlarımı taramaya başladım. Kurutma gereğinde bulunmadığım için telefonumu alıp aşağa indim.

Salonda sadece giray vardı ve yanına gittim. Kafamı onun göğüs kafesine koyup bacaklarımı da koltuğa koydum. Ona yaslanarak uzanmıştım. Saçıma öpücük kondurdu ve elinde ki telefonu bıraktı.

“Saçlarını neden kurutmadın.”

“Canım istemedi.”

“neden”

“ya hava zaten sıcak ne gerek var kurutmaya.”

“iyi tamam tamam hiç bişey demedim say güzelim.”

“gece beraber dışarıya çıkalım mı?”

“Çıkarız güzelim.”

Onun elinden tutum ve eli ile oynarken içeriye abimle kayra girmişti. Abim olduğu yerde durup bir bana bir giraya baktı.

"Lan sizi gebertirim.”

Diyip tam önümüzde durdu.Benle girayın arasına oturmaya çalıştı ve becerdi de. Bende kafamı onun bacağına koydum.

“Sizin bu kutayla çok işiniz var demedi demeyin.”diyip gülmeye başladı kayra. Bende ona katıldım.

“Sen sus lan.”

“off abi of.”

“ne abi ne?”

“Çok kıskançsın biliyotsun değil mi? ”

“Evet”

“aha geldiler.”

Kayra yerinden kalktı ve bizde onun kalkması ile kalktık. Dış kapı açıldı ve ardından salona giriş kapısı açıldıktan sonra içeriye enesler girdi ve enesin bahıs ettiği kız.

Kız hepimizle tanıştıktan sonra enesle mutfağa yemek yemeye gitti ve bende fırsat bu fırsat diyip girayın yanına geçtim. Abim arkasını döndüğünde beni girayın yanında görünce sabır çekti.

“En çokta ha bu giray salağından kıskanıyorum.”

“Neden abicim?”

“Çünkü sevgilin başka ne için ola bilir.”

“Of abi senin sevgilin olunca seni de görücez.”

Dediğimde benim dediğimi ciddiye almadı ve dalga geçmeye başladı. Yarım saat sonra enes ve kız kuzeni elif geldi. Elif tekli koltuğa geçip oturdu.

Benle elif sohbet ederken diğerleri de bizi dinliyordu.

“Siz bizi bu şekilde dinleyecek misiniz?”

“başka ne yapalım gececim”dedi kayra ve gülmüştüm.

“Voleybol oynamaya ne dersiniz?”enesin fikri gayet mantıklıydı hep oturmaktansa oynamak daha mantıklıydı.

“Olur o zaman ikişer takımlı ayrılalım.”

Abim direk konuşmaya başladı.

“Ben geceyi alıyorum şimdiden diyip, girayda iyi oynuyor o da bende”

“Oğlum sen ve giray zaten çok iyi oynuyorsunuz bare biriniz bu tarafa gelin iki kişiyi karşıya verim.”demişti burak.

“Hayata olmaz bu ikisini yanımdan ayırmam fırsat kolayıp giderler miderler aman”

“abartma istersen kutay, onu götürmek istesem şuan götürürüm zaten.”demişti giray.

“Bok götürürsün. ”

“Off yeter ya hadi bahçeye çıkıp oynayalım.”

Fileyi hazırladık ve oynamaya başladık. Oyun boyunca giray ile toplara koşarken abim ise gülümseyerek dolaşıyordu.

“Abicim sende mi bir topa koşsan hani sonuçta sende bizdensin ya?”

Oflayarak geldi ve sonunda o da bize katılmıştı.

Bölüm sonu

8 yorum