Şuan berabere gidiyorduk. Tam topa atlayacakken abimin itmesi ile geriye sendeledim. Ayı ya...
“EVET işte bu, oyun böyle oynanır burak bey!”diyen abime ters ters bakmaya başladım. Giray ile sarıldıktan sonra bana döndü. Sarılmak için kollarını açtığında onu ittim ama durmadı, abi ya illa kendi dediği olucak. Sarıldı ve bende kıyamayıp sarılmasına karşılık verdim.
Hepimiz içeriye geçtik ve ben direk odama çıkıp duşa girdim. Soğuk bir duş aldıktan sonra odaya geri döndüm. Dolabımdan iç çamaşırlarımı alıp giyidikten sonra üzerime dizlerimin üstüne gelen, minik mavi, pembe çiçekli elbiseyi üzerime geçirdim ve makyaj madamdan tarağımı alıp siyah saçlarımı güzelce taradıktan sonra aşağa indim.
Enes koltuğa oturmuş akşam yemeyinde ne yiyeceğini düşünmeye başlamıştı.
“abartmıyor musun enes?”
“neyi?”
“akşama daha var!”
“açım ben aç? Burada ki kimse neden beni anlamıyor ki?”
“anlıyoruz anlıyoruz da sen bizi anlamıyorsun.”
“her neyse, akşam yemek yapma sipariş vericem.”
“tamam enes,tamam.”
Merdivenlerden koşarak inen elife baktım. Yanıma geldi ve o da duş almıştı. Birkaç dakika sonra diğerleri de geldi.
Giray yanıma oturdu abim ile burak yan yana oturdu kayra ise enesin yanına geçti.
“ee milet ne yapalım?”dedi burak.
“sizi bilmem ama ben güzelimi alıp dışarıya çıkıcam.”
Giraya baktım. Gece çıkıcaktık neden şuan çıkıyoruz ki?
“nereye?”bakışlarımı giraydan çekip abime baktım.
“Sanane?”
“bak giray delirtme beni oğlum zaten kız kardeşimin sevgilisisin diye bir bok yapamıyorum akılı ol!”
“sakin şampiyon, alt tarafı gezmeye çıkıcaktık.”
“yok gelmiyor o.”
“ya abi nedenmiş o?”
“canım istedi. ”
Kimse bişey demedi ve ben gözlerimi devirdim. Bir süre enesi dinledikten sonra elif ile benim odama çıktık. İkimizde yatağa oturup sohbet etmeye başladık.
“ya gece bişey sora bilir miyim sana ama aramızda kalacağına dair söz verir misin?”
“tabiki aramızda kalacak merak etme, sora bilirsin.”
“burakın sevgilisi var mı?”
“benim bildiğim kadarı ile yok, yoksa sen buraktan mı hoşlanıyorsun?”
“evet ama korkuyorum.”
“kızım saçmalama neden korkuyorsun git söyle onu sevdiğini.”Dedim heyecanla. Elim rahat durmuyordu ve yapa bilseydim onu kucağıma alıp burakın yanına götürürdüm.
“ya korkmamın sebebi ya onu kaybedersem? Ya o beni sevmiyorsa? Enes bana birkaç kez anlatı hata birkaç kez üçümüz buluştuk ama ne biliyim ya off aklım çok karışık.”
“yaa yerim seni,bak napıyorsun bu gece biliyor musun herkes uyumak için odalarına dağılırken sen burakın odasına gir ve onu sevdiğini söyle. Ne kaybede bilirsin ki en fazla. Öbür gün onu bir başkasının yanında görüceğine kendi yanında gör daha iyi.”
“umarım yapa bilirim.”dedi umutsuzca. İkimizde çok bu konunun üzerine durmadık ama içten içe çok mutluydum ve burakın cevabı ne olacak diye merak ediyordum.
Akşam yemeyinden sonra giray ile dışarıya çıktık. Daha doğrusu kaçtık. Abimden kaçana kadar canımız çıkmıştı.
Giray ile el ele tutuşarak yürüyorduk. Hava hafif esiyordu ve çok güzeldi. En güzeli olan yanımda sevdiğim adamın olmasıydı. Ona bakıp gülümsüyordum, giray ise bu halime sırıtıyordu.
“bu gece odama gel beraber uyuyalım güzelim.“
“olur, gelirim.”
Yaklaşık birkaç dakika sonra yağmur yamaya başladı. Giray ile yönümüzü eve doğru çevirdik ancak ben eve gitmek istemiyordum. Olduğum yerde durdum ve girayda durup bana döndü.
“güzelim, neden durdun bir şey mi oldu?”
Ona cevap olarak dudaklarına yapıştım. Kolumu boynuna doladım ve saniyeler içerisinde o da bana karşılık verdi ve sırtımı bir binanın duvarına yapıştırdı. Gittikçe daha sert öpmeye başladığında ağızına inlememe rağmen durmadı devam etti onu itmek için kollarımı boynundan çektim, ellerimi tam onun omzuna koymuşken o tek bir eli ile ellerimi tutup arkamda birleştirdi.
Nefes ala bileyim diye birkaç saniyeliğine geri çekiliyordu ama durmuyordu. Gene nefed ala bilmem için geri çekildiğinde ise kafamı gökyüzüne kaldırdım ve gözlerimi kapatıp derin nefesler almaya başlarken giray rahat durmuyordu. Kafasını boynuma gömüp boynumu öpmeye başladı.
“dur, bir gören olucak.”
“burada öpüşürken bişey yok boynundan öpüyorum diye bir gören olacak ve duruyım öyle mi?”
Gülümsedim. Ellerimi elinde kurtarmaya çalıştım ama buna izin vermedi daha sıkı tutu ve çenemden öptü.
“hadi gidelim abin daha fazla çıldırmadan.”
Güldüm ve ikimizde eve doğru yürümeye başladık.
Eve gelir gelmez direk odama çıktım izerimdekilerden kurtulup yeni kıyafetler giyidim. Pijamanın verdiği rahatlık ile tam yatapıma yatıcakken aklıma girayın odama gel diyişi geldi aklıma ve odamdan çıkıp kapıyı çalma gereği duymadan onun odasına girdim.
Odanın içerisinde gözlerimi gezdirirken onu dolabının önünde gördüm. Altında lacivert bir eşorfman vardı ancak üstünde hiç bir şey yoktu. Geldiğimi anlamıştı ancak dönmedi. Kapıyı kapatım ve sırıtarak yanına doğru gittim.
Tam ona sarılacakken bana döndü ve belimden tutup beni yatağa doğru yürütü. Ikimizde yatağa uzandık ve ben kafamı girayın omzuna koydum, onun elini sıkıca tutum. Nedensizce içime bir üşüme geldi.
“yarın abinle birkaç işimiz var güzelim geç gele biliriz endişelenme tamam mı?”
“tamam da ne işi?”
“üzgünüm birtanem diyemem, hadi uyu bakalım.”
Gözlerimi kapatım ve diğer elimi de giragın göğüs kafesine koydum.
“iyi geceler yakışıklım.“
Tam o sırada kapı sertçe açıldı ve gözlerimi açtım gelen kim diye bakmak için. Evet şaşırmadım gelen abimdi...
