“Sen ne diyon enes?”diye sordum. Bana kaşları çatık bir şekilde bakıyordu. Abimlerde gözlerimi gezdirdim. Onlar normal bir şeymiş gibi karşılıyorlardı bu durumu. “Neyse hal ederim ben bu durumu”dedi enes.
Dalgamı geçiyordu bilmiyorum ama birşey demedim zaten sinirliydim onlara patlamak istemiyordum. “Uyuyorum ben uyandırmayın”dedim ve kafamı sıraya koydum. Girayın ellerini saçlarımda his ettim. Saçımla oynaması beni rahatlatıyordu.
Gözlerimi açtığımda çıkış zilin çalmasına 20 dakika vardı. Yanıma baktığımda giray beni izliyordu. “Uykucum benim”diyip beni kendisine çekti ve saçımdan öptü. “Dur saçım bozulacak ya”dedim ve geri çekilip saçlarımı düzeltim. “bozulsun herhalinle güzelsin sevgilim”dedi ve alnımdan öptü.
Gülümsedim ve önüme döndüm. Önüme döndüğümde abimle burağın bakışları ile karşılaştım. “biz yokmuşuz gibi davranın siz, hiç çekinmeyin”dedi burak ve abim buraka bakıp sabır diledi. “önünüze dönün karışmayın bize ya siz”dedim ve altan girayın elini tutum. Abim giraya son bir bakış atıp önüne döndü.
Zilin çalması ile hepimiz eşyalarımızı toplayıp sınıftan çıktık. Ben ve enes en önde yürüyorduk abimlerde peşimizden geliyorlardı. “arabaya kadar yarışmaya var mısın?”diye sordu enes. Ona döndüm gülümseyip onayaldım ve koşmaya başladık. Abimler bize bağırıp birşeyler diyorlardı ama onları duymazlıktan geliyorduk.
Okul binasından çıkıp merdivenleri ikişer ikişer inmeye başladım ve az daha düşmek üzereyken dengemi korudum.
Adımlarımı hızlandırdım ve enesi geçip arabaya yaslanarak gelmelerini bekledim. Enes benden bir kaç saniye sonra yanıma geldi ve o da arabaya yaslanıp beni izledi. “benden daha hızlı koşuyormuşsun helal”dedi ve elini omzuma koyup nefes alışverişini düzene sokmaya çalışıyordu.
“biz sabah yürüyerek gelmemiş miydik kim arabayı getirdi?”diye sordum. “abin bir ara eve gitti gelirken de araba ile gelmiş”dedi ve elini saçlarıma koyup saçlarımı karıştırdı.
“yapmasana oğlum”dedim ve elinden kurtuldum. Güldü ve bende güldüm ta ki görüş alanıma zümrüt girene kadar.
Derin bir nefes alıp verdim ve zümrüte bakmaya başladım. Yakından bakınca yüzünde ki çiziklerin daha derin olduğunu ve kapanmaya yüz tutuklarını gördüm. “daha senle işim bitmedi gece”dedi ve dik dik bakmaya başladı.
“sen kimsin ya ne hakla beni tehdit edersin sen?”dedim ve öne bir adım attım. Onu gördükçe sinirim artıyordu. “zümrüt girayın ilk ve tek aşkıyım kızım ben seni kullanıyor anlasana bunu”dediği an gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Enes birkaç şey söylüyor ama ben onu duymuyordum.
Gözlerimi sinirle açtım ve bir anda zümrütün saçından tutup kafasını yan yatırdım. “benim sabrımla oynama zümrüt yoksa yemin ederim seni kimse elimden alamaz anladın mı beni”dedim ve karnına tekme geçirip onu geriye ittim.
“geberticem seni bekle sen geceleri sana zehir edicem”dedi ve hızla uzaklaşmaya başladı. “sakin ol onu ciddiye alma bom boş konuşuyor işte”dedi ve beni sakinleştirmeye çalıştı enes ama sakinleşmek ve ben şuan da birbirine zıt bir kelimeydik.
“Ben yürüyerek gelicem eve sakinleşmem gerek”dedim ve tam okulun çıkış kapısına gidicekken abim elimden tutup beni arabaya doğru sürüklemeye başladı. Arabanın kapısını açıp beni bindirdikten sonra kendisi yanıma diğer tarafıma da giray ve burak oturdu. Eneslerde öne oturdu.
“Hiç bir yere gidemezsin”dedi kayra ve enes arabayı çalıştırıp eve doğru sürmeye başladı. “gene ne söyledi sana zümrüt”diye sordu burak. İsmini duymak bile midemi bulandırıyordu. “bom boş konuşup sinirlendirdi”dedim ve kollarımı göğüsümde birleştirip önüme bakmaya başaldım. “girayın onun tek aşkı falan olduğunu söyledi işte mal mal konuştu”dedi enes. Dikiz aynasından enese ters ters bakmaya başladım. “ne sanki öğrenmeyecekler”dedi. “yok bir şey tamam dön önüne.









