Bir şey demedim ve oturduğum yerden hemen kalkıp koşarak oradan uzaklaştım. Keşke bana bunları yapan sevgilim olsaydı babam değil. Eğer bunları sevgilim yapsaydı sığına bilicek birim ola bilirdi. Babam...
Kızlar tuvaletine geldim ve elimi yüzünü yıkadım. Ağlamak istiyordum ama ağlayamazdım burada olmazdı. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra derin bir nefes aldım ve aynadan kendime baktım.
Ben yaşamayı hak etmiyordum. Neden yaşıyordum ki? Annem için yaşıyordum. O ben ve abim için kendi yaşamından vazgeçmişti şimdi gidip kendi canıma kıyamazdım bunu anneme yapamazdım olmaz.
Zilin sesini duyunca sınıfa doğru yürüdüm. Koridorda ilerlerken arkamdan biri beni sertçe itti ve dengemi koruyamayıp yere düştüm. Sertçe ittilmem ile yere düşmem bir olmuştu ve sanki canım yanmıyormuş gibi babamın bıraktığı izler sızlamaya başladı.
Kafamı kaldırıp beni itten kişiye baktığımda kayrayı gördüm. Bu da girayın arkadaşıydı. Gülüyordu ve gülmesi benim daha çok canımı yakmıştı. Neden benim canımın acıması insanların bu kadar hoşuna gidiyordu.
Bir insanın canı acıyınca mutlu olur mu bir insan. Evet olanlar vardı ve bu olan insanların hepsi benim çevremdeydi. Canımın acıması aslında en çok babamın hoşuna gidiyor. Bana her şiddet gösterdiğinde gözlerinde ki o mutluluğu görmemek imkansız.
Ben işte bu kadar şansızım. Babam tarafından hiç bir zaman sevgilmedim ve sevilmeyecemde. Küçükken kendimi babama sevdirmek için her şeyi yapıyordum ama sonradan her şeyin farkına vardım.
Tam yerden kalkacaken arkamdan biri kolunu omzuma bastırdı ve kalkmamı engelledi. Kimin olduğuna bakmama gerek yoktu. Giraylardan başka hiç kimse değildi ve olamazdı da.
Giray sırıtarak kayranın yanına geçti ve o da bana bakmaya başladı. Hepsi sırıtıyordu. Giray dizlerinin üstüne çöktü ve çenemden tutarak yüzümü incelemeye başladı.
O yüzümü incelerken bense sadece ona bakıyordum. Bana vurucak diye çok korkuyordum ama daha önce bana hiç bir zaman vurmamıştı. Ama arkadaşları yapmıştı ve hala yapmaya devam ediyordu.
Gözlerimi girayın gözlerinden ayırmıyordum o da yüzümden gözlerini ayırmıyordu. Bakışları dudaklarıma kayınca geri çekilmek istedim ama yapamadım. Omzumdaki el buna izin vermedi.
Giray çenemi okşamaya başladı. Bana normalde bağırıp rezil etmesi gerekirken neden şuanda iyi davranıyordu yoksa bir planı mı vardı.
“hadi giray gel”dedi kayra ve giray bakışlarını dudaklarımdan çekip kayraya baktı. O an ne döndüğünü anlamamıştım ama öğrenmem kısa sürmüştü. Girayın kayranın yanına gitmesi ile kafamdan aşa buzlu su dökülmesi bir olmuştu.
Anın şoku ile soğuktan yerimden kalkmıştım. Su o kadar soğuktu ki titremeye başlamıştım. Zar zorda olsa ayağa kalkmış ve duvara yaslana bilmiştim. Bakışlarımı giraya çevirdiğimde dolaba yaslanmış beni izlediğini gördüm ve yanında da burak vardı. Burak elinde telefon ile beni çekiyordu.
Şuan anlamıştım her şeyi bu çektikleri videoyu sosyal medyada yayınlayacaklardı ve beni herkese rezil ediceklerdi. Aslında bu hareketlerine alışmıştım.
Son bir kez giraya baktım ve hemen sonra koşarak oradan uzaklaştım. Soyunma odasına geldim ve dolabımdan kuru kıyafetler alıp üstüme geçirdim. Dolabımda uzun kolu yoktu sadece kısa koku vardı ve bu da bedenimde ki yaraları beli edecekti.
Üzerimi değiştirdikten sonra soyunma odasından çıktım ve sınıfa doğru ilerledim. Hoca çoktan sınıfa gelmişti zaten. Kapıyı tıkladım ve içerden gir sesini duyunca kapıyı açıp içeriye girdim. “geç kaldığım için üzgünüm içeriye gire bilir miyim hocam”dedim ve hoca bana gülümseyerek baktı. “tabiki de hadi geç yerine”
Dedi ve yerime geçtim. Sırama oturduğumda gene sırama yazdıkları şeyleri okumaya başladım. Ezik, mal, o***, git buradan kimse seni istemiyor. Gibi bir çok şey yazılıydı. Çantamdan kitabımı çıkartıp derse odaklanmaya çalıştım ama elimde olmadan sürekli sıramda yazılanları okumaya odaklanmıştım.
Derin bir nefes aldım ve tekrar hocaya odaklanmaya çalıştım. Hocadan bakışlarımı çekip giray ve gurubuna çevirdim. O an fark ettmiştim. Giray bana bakıyordu. Aslında bana bakmadığı ders yoktu ama neden baktığını hiç bir zaman çözememiştim. Ona baktığımı fark edince bakışlarını kollarımdan çekip gözlerime çevirdi. O an bir şey fark etmiştim. Girayı ilk defa sinirli görmüştüm.
Acaba benim yüzümden mi sinirliydi? İyi de ben ona ne yapmıştım ki benim yüzümden neden sinirli olsun ki. Bir anda giray yerinden kalktı ve herkesin bakışları ona döndü. Giray hızlı adımlarla benim yanıma doğru ilerleyerek kolumdan sıkıca tutup sınıftan hızlıca çıkarmıştı.
O an ne olduğunu anlayamamıştım her şey çok ani gelmişmişti. Giray hızlı adımlarla bodrum katına indi ve bir odanın kapısını açıp beni içeriye götürdü kendisi ile birlikte. Beni duvarla arasına almıştı.
Oda o kadar karanlıktı ki hiç bir şeyi göremiyordum. Girayın karşımda olduğunu nefes alışverişinden anlamıştım. “sana bunu kim yaptı!”dediğinde ne dediğini anlyamamıştım. Neyi kim bana napmıştı. Bana onun gurubundan ve babamdan başka hiç kimse bana zarar vermiyordu.
“ne diyorsun”demiştim zar zorda olsa. Çünkü korkuyordum. Babamdan korktuğum kadar giraydan da korkuyordum. “kolundaki morlukları kim yaptı?”dedi. Sesi o kadar kararlı ve sert çıkmıştı ki yutkunamadan edememiştim.












