Gözlerimi bedenimde ki ağırılarla açtım. Canım çok yanıyordu ve beni buna alıştırmaya zorlamışlardı. Aslında hiç bir kız çocuğu canının yanmasına alışmamalı ama ben mecbur kalmıştım buna ve şuanda da onu yapıyordum zaten.
Saate baktığımda okulun başlamasına daha 1 saat vardı o yüzden direk duşa girdim. Ilık bir duştan sonra odama geri döndüm ve okul formamı zar zor da olsa üzerime geçirip çantamı alıp evden çıktım.
Babam uyanık olsaydı evden çıkmam zor olacaktı ama neyse ki uyanık değildi.
Babamdan nefret ederdim. Annemi severdim çünkü bana bir kez bile olsa elini kaldırmamıştı. Babamdan nefret ederdim çünkü annemi öldüren kişi babamdı. Ona baba demek istemiyordum.
Annem 2 yıl önce babam denilen kişi tarafından öldürülmüştü sırf ben ve abimi korumak istediği için. Belki de korumasaydı şuan da hayata olurdu ve ne kadarda imkansız olursa olsun mutlu ola bilirdik. Her şeye ramen.
Abim o gece kaçmıştı evden. Annem bizim için kendini feda ederken abim kaçmayı seçmişti. Ona önceden kızgındım ama şuanda değildim. Belki de gittiği yerde yeni bir başlangıca başlamıştı.
Ben bunları düşünürken çoktan okula varmıştım bile. Sınıfın kapısını açıp içeriye girdiğimde bir sessizlik oluşmuştu ve herkesin bakışları benim üstümdeydi. Buna alıştığım için hiç bir tepki vermeden yerime geçip oturdum.
Yerime oturmamla birlikte başıma girayların gurubu toplandı. Çantamdan kitabımı ve defterimi çıkaracaken giray çantamı aldı ve fermuarını açıp çantamda ne varsa hepsini masama dökmüştü.
Herkes gülmeye başladı ama ben çantamı alıp eşyaları geri koymaya başladım. Koyarken annemle olan fotoğrafım defterin içinden çıktı ve girayın arkadaşı burak resmi elimden aldı ve tam yırtmaya yeltenmişti ki onlara ilk defa sesimi çıkarmıştım. Daha doğrusu ilk defa bir erkeğe sesimi çıkarmıştım.
“onu bana geri ver!”dedimi çokta yüksek çıkmayan sesimle. “neden vereyim hem sen bence git annenle yenilerini çek her zaman ki gibi çok kötüsün fotoğrafta bile”dedi ve güldü. “bana onu geri ver burak”dedim. Şansımı son kez deneyerek.
Aslında vericeğini düşünmüyorum. Ama o bana annemden kalan son şeydi ve o da elimden giderse ona dair hiç bir şeyim kalmayacaktı. Burak bana baktı ve o an hiç beklemediğim bir şekilde resmi bana geri verdi. Fotoğrafı aldım ve hemen onu cebime koydum. Herkes sessizleşmişti ve bunun sebebini bilmiyordum.
Hocanın sesini duyunca herkes yerlerine geçti. Ders boyu girayın bakışları üzerimdeydi ve bu çok rahatsız ediciydi.Bakışlarımı giraya çevirdiğimde onun bana baktığını gördüm ve bileğime bakıyordu. Bileğime baktığımda babamın bıraktığı izi fark ettim.
Babam bileğimden çekmeye çalışırken canımı yakmıştı ve izi kalmıştı. Bileğim mos mordu. Hemen bileğimi kapatıp önüme döndüm.
Ders bittikten sonra tam yerimden kalkacaken birinin omzumdan itmesi ile geri yerime oturmuştum. Kimin olduğuna bakmama gerek yoktu çünkü kim olduğunu biliyordum. Giray ve gurupları.
“ne o gece bizden mi kaçmaya çalışıyorsun” dedi enes. Onları belki de umursamamalıydım ama elimde değildi.
Önüme gelen saç tutamını geriye attı. Atan kişiye baktığımda girayı gördüm. Gözlerimin içine çok derin bir şekilde bakıyordu. Derince bakmasının sebebi neydi?
Elleri hala siyah saçlarımdaydı ve ben geriye çekilmemiştim. Normalde korkup geriye çekilirdim ama şuanda onu bile yapmamıştım.
İkimizde birbirimize bakıyorduk be ne yapmaya çalıştığımızı anlayamıyordum. “gece bileğinde ki morluğu kim yaptı”dedi burak ve güldü. “yoksa sevgilin mi yaptı”dedi ve bu sefer daha çok güldü. O gülünce diyerlerinde güldü.











