İçeriğe geç

Öfke Şehri

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Öfke Şehri

Bölüm 2

2- KAYIP ÇOCUK

KAYIP ÇOCUK

“lamia hadi çıkalım artık”

“geliyoruum, baba tarağımı gördün mü?”

Uzun zaman sonra ormandan farklı bir yere gidebilecektim, aylar sonra samanta ile meydana gidiyorduk.

Diktiğim yeşil uzun elbisemi üzerime geçirdim, çiçek desenli korsemi bağlaması için samantadan yardım istedim.

“bu gece meydanda eğlence olacak daha özenli gitmeliyiz samanta”

“sen zaten her zaman özenli giyiniyorsun lamia, evlenmek istemediğini söylüyorsun ama elbiselerin tersini söylüyor.”

“heyy evlenmek için çok genciz. Ayrıca bu elbiseler benim tasarımım elbette hak ettiği ilgiyi görmeliler.” dediğimde beraber kıkırdadık.

“ne yazık ki artık o kadar da küçük değiliz lamia, 19 yaşındayız. Annem evlenmem için baskı yapmaya başladı. Aklın varsa rütbeli bir askerle evlenirsin diyor.”

“bu saçmalık” desem de haklıydı. Çocuk doğurmayan kadınlara hiç gözüyle bakılıyordu. Değer görmek isteyen her kadın zengin ve imparator için çalışan bir adam bulmak zorundaydı, ne acı ama... oysa samanta ve diğer kadınlar tek başlarına da değerli insanlardı.

Derin bir iç çektiğim sırada içeri elinde tarak ile babam girdi.

“kızım akşamları meydan tehlikeli diyorum, gel vazgeç evde kal” benim için endişelenmesini istemiyordum.

Elinden tarağı alırken “babacığım merak etme sadece eğleneceğiz” saçlarımı hızla tararken önlerinden küçük örgüler yapıp taç şeklinde bağlayıp arkasını açık bıraktım.

“jonn amca ben lamiaya göz kulak olurum ablalık yaparım merak etme” dediğinde etini hafif sıkıp “benden sadece bir ay büyüksün be” dedim.

“ayy acıdı” dediğinde kapının önüne varmıştım.

Babama sarılıp kendimi dışarı attım.

Samanta da bana yetiştiğinde atlarımıza doğru yürümeye başladık,

Atın üzerinde giderken samantaya sordum

“annen, çok baskı yapıyor mu? Yani evlilik için?”

Acı bir gülümsemeyle önüne baktı.

“beni gördüğü her an hatırlatıyor. Ona kızmıyorum iyiliğimi istiyor, biliyorsun.”

Biliyordum, ama bilmek istemezdim.

“bazen daha iyisini hak ettiğimizi düşünüyorum samanta. Imparator tahta çıkmadan öncesinde atalarımızdan kalan hikayalerden biliyoruz ki kadınlara çok değer verilirmiş.. “

“geçmişte kaldı o günler lamia. Imparator ve komutan bilinen tüm dünyayı yönetiyor, onu yenmek ve bir şeyleri değiştirmek imkansız.” imparator ölse de yerine komutan geçer ve bu durum yüzyıllarca yine devam eder. Mümkün değil.”

Haklılığı karşısında yüzüm düştü.

“üzülme ne yapalım? Bizim de elimizden gelen en iyi şey komutanın ordusundan bir asker ile evlenebilmek.”

“samanta sırf evlenebilmek için sevmediğin biriyle yaşayamazsın. Acele etmemeliyiz.”

Samanta iç çektiğinde meydana gelmiştik, bir sürü tezgahtar, çevreyi denetleyen askerler, göz alıcı ışıklar içinde eğlenceli bir ortam oluşturulmuştu. Halktan insanlara göz gezdirdiğimde içten içe biliyordum ki imparatorun yönetiminden hoşlanmasalar da hepsi susmak zorunda kalanlardı. Kadınlara baktığımda süslenip eğlenmek için gelseler de çoğunun acı bir hikayesi vardı, belki de çocukları sırf aradıkları sihirli bebek olmadığı için asker yapılmıştı, belki de öldürülmüştü.

Gözlerimi ayırıp bir grup içki içen genç adamlara baktım, benim yaşlarımdaydılar ve sohbet edip eğlenmeye başlamışlardı. Samanta kolumdan çekiştirdiğinde ilerlemeye başladık.

“hadi içecek bir şeyler alalım lamia”

“hadi alalım.” içecek tezgahından birer kupa alıp ilerlemeye devam ettik.

Birden bire göğsüme giren ağrıyla yüzümü ekşittim, başım dönmeye başlamıştı, ne oluyordu bana?

Derin bir nefes alıp kendime gelmeye çalıştım.

“işte geldiik!”

Samantanın beni getirdiği yer aşırı kalabalık bir ortamdı.

“gösteri birazdan başlayacak, aman tanrım hiç yer yok neredeyse!”

“pardon geçebilir miyiz” diyerek sonunda bir yere sıkışabildik, insanlar bu kadar heyecanla ne gösterisi bekliyordu? Cevabımı sahneye çıkan soytarı vermişti.

“bayanlar baylarr büyü gösterisine hoşgeldinizz!”

“hahaha büyü mü? Büyü diye bir şey yok samanta.”

“şşş “diye uyardığında bu işin ona ve tüm kalabalığa verdiği heyecana şaşırmıştım.

Sahnedeki adam sinsi bir gülümsemeyle kalabalığa göz gezdirdi,

“kayıp çocuğun efsanesini bilmeyen yoktur. Bu akşam sizlerle onu bulacağız.”

Bölüm sonu

1 yorum

  • Eline sağlık güzel olmuş ama biraz kısa

    1Yanıt