İlk iki saat gerçekten kitabıma dalmıştım.
sakince kendi halimde kitabımı okuyordum. sonra gerçekten beklemediğim bir şey oldu. omzuma bir ağırlık geldi. kafamı çevirdiğim anda şaşkınlığımı gizleyemedim.
şaşırdığım şeyin yanımda oturan çocuğun omzumda uykuya dalması değildi boydunun az altında kalan kısımda gerçekten derin duran bir o kadarda eskiye benzeyen bir yara izi vardı
biri beni görse sapıkmısın neden adamın içine bakıyorsun derdi haklıydı çünkü kitlenmiştim. 5 dk sonra kendime geldim ve tekrar çocuğa baktım. yakışıklıya benziyordu hatta benzemiyordu direkt yakışıklıydı. ses etmedim çünkü epey derin uyuyordu
5 saatlik yolculuğumun bittiğini ya da yaklaştığını düşünmeye başlamıştım ki
-sayın yolcularımız durağımıza yaklaşmak üzereyiz *********** iyi yolculuklar diler.
dedi neşeli bir ses ve hala omzumda yatan adama baktım o kadar durmuş mola vermiştik ama uyanmamıştı.
-aaaşşkıımmm
-efendim
-aaaşşkıımmm
-iyi misiniz beyefendi
ses kesildi neye uğradığımı şaşırmış şekilde adama bakıyordum.
-neee
sıçrayarak uyandı altıma yaptım salak adan ne bağrıyon.
-efenim
-sen kimsin?
-pardon da sorumu çalıyorsunuz şu an
adam kendine geldiğinde
-ah, pardon özür dilerim hanımefedi
-sorun değil
-isim neydi bu arada, tabii sakıncası yoksa öğrenmemim
-hayır yok, adım Ayza siz?
-şey ben Eray
-tanıştığıma memnun oldum
-bende
sonra biraz konuştuk zaten durağa yaklaşmaya başlamıştık fazla konuşamadık telefon numarasınıda almadım. yani 5 dk dır tanıdığım birinin neden numarasını alayım ki
otobüsten inmiştik bana el sallayıp zıt bir yöne gidince nedense geri boşluğuma geldi. babamla olan konuşmam geldi
babam yıllar önce beni çok kırmıştı ve şimdi bunu telafi etmeye çalışıyordu.
para istemek için ve ya başka bir şey için tek mesajım yetiyordu anında hesabıma yatıyordu.
ama ben o nu affedememiştim, emin olun siz olsanız siz de affetmessizin.