Saate baktım otobüsün gelmesine daha 45 dakika vardı başlarım sana da otobüsüne de ya oturdum ve karnımın guruldadığını fark ettim.
alla alla deli olucam her şey beni buluyor ya. yemek falan satan bir yer gördüm bavulla hareket etmek zordu o yüzden önce onu teslim etmeye gittim
sonra market mi bakkal mı olduğunu anlayamadığım yere girdim. çiğ köfte vardı bayılırımmm, bir de yanına ayrannn off.az önce sinirli olan ben yemekleri görünce sakinlamiştim
ödemeyi yapmak için kasaya geldiğimde önümde simsiyah giyinimli bir çocuk vardı.
o da benimle aynı şeyleri almıştı. ağzının tadını biliyor kralll
ben yemeğimi bitirdikten sonra biraz telefonda oyalanmak istemiştim ama elime alır alamz alarmım çaldı
allahım sana şükürler olsun ki artık başlıyor.
boşuna sevinmemem gerektiğini biliyorum çünkü daha öncede böyle yolcuklar yaptığım için ne kadar rahatsız olduğunu biliyorum.
koltuğuma kuruldum ve dışarıya baktım " görüşürüz İzmir " dedim mırıldanarak.
sonra yanıma biri oturdu kulağında kulaklık vardı ve kapşonu örtüktü sadece şakakları ve kulağının yakınları gözüküyordu. kulaklık olduğunu da oradan anlamıştım
işte 5 saat süren yolculuğum başlamıştı...