Atlas hâlâ kapının eşiğinde donmuş halde duruyordu. Gözleri… Alin’in etrafında asılı duran eşyalardaydı. Kalemler. Kitaplar. Hatta sandalyenin bir ayağı bile yerden kesilmişti. Ve hepsi… yavaşça titriyordu. “Bu… ne?” dedi Atlas, sesi neredeyse çıkmayacak kadar kısıktı. Alin gözlerini kapattı. Bir an. Sadece bir an. Ve sonra— Her şey yere düştü. TAK! TAK! TAK! Odadaki ses kulakları doldurdu. Sessizlik geri geldi. Ama bu sefer… daha ağırdı. Atlas içeri adım attı. “Alin…” dedi, bu sefer daha yavaş. “…az önce ne oldu?” Alin cevap vermedi. Sadece yere baktı. Ellerine. Titriyordu. “Ben…” diye başladı ama devamını getiremedi. Atlas yaklaşmaya çalıştı. Ama durdu. Çünkü hâlâ korkuyordu. Bu onun kardeşiydi. Ama az önce gördüğü şey… insan değildi. “Sen… bunu nasıl yaptın?” Alin başını kaldırdı. Gözleri dolmuştu. “Ben istemedim…” dedi fısıltıyla. “Kontrol edemedim.” Atlas kaşlarını çattı. “Yani bu ilk değil.” Sessizlik. Bu cevap yerine geçti. Atlas derin bir nefes aldı. “Bana neden söylemedin?” Alin’in sesi kırıldı: “Çünkü korkacaktın.” Atlas hemen cevap verdi: “Evet. Korktum.” Bu söz odada yankılandı. Ama Atlas devam etti: “…ama yine de bilmek isterdim.” Alin bir şey diyecekti ki— ışıklar bir anda söndü. Zifiri karanlık. İkisi de aynı anda dondu. Sonra… bir ses. Bu sefer dolaptan değil. Koridordan geliyordu. tık… tık… tık… Birinin yürüdüğü gibi. Ama… ritim yanlıştı. İnsan gibi değildi. Alin’in kalbi hızlandı. “Yine geldi…” dedi nefes nefese. Atlas hemen kapıya döndü. “Kim geldi?” Alin başını salladı. “Bilmiyorum…” Ama yalan söylüyordu. İçten içe biliyordu. O şey… onu bulmuştu. Aynı anda, evin biraz ilerisinde— Baran bisikletini yavaşça sürüyordu. Kulaklıkları boynundaydı ama müzik çalmıyordu. Çünkü az önce… tüm sokak lambaları sönmüştü. “Bu ne şimdi…” diye mırıldandı. Tam geri dönmeyi düşünüyordu ki— bir şey gördü. Yolun ortasında. Karanlığın içinde. Bir siluet. Baran gözlerini kısmaya çalıştı. “Hey!” diye seslendi. Cevap yok. Bir adım daha attı. Ve o an— Siluet… hareket etmedi. Ama… yaklaştı. Baran’ın kalbi sıkıştı. “Yok artık…” dedi fısıltıyla. Geri çekildi. Ama gözlerini ayıramıyordu. Çünkü artık daha net görüyordu. O şeyin… yüzü yoktu. Koridordan gelen ses durdu. Alin ve Atlas nefes bile almıyordu. Sonra— Kapının altından… bir gölge geçti. Yavaşça. Sanki biri kapının önünde durmuştu. Atlas fısıldadı: “Orada biri var…” Alin başını salladı. “Hayır…” Gözleri büyüdü. “…bir şey var.” Ve o anda— Kapı kolu yavaşça hareket etti. kııırt… Atlas geri çekildi. Alin’in eli istemsizce havaya kalktı. Kapı açılmak üzereydi. Ve bu sefer… o şey yalnız değildi
Bölüm 2
2. BÖLÜM — Görenler Artıyor
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.