İçeriğe geç

O seni seçti

Bölüm 3 · 2 dk okuma

O seni seçti

Bölüm 3

3. BÖLÜM — Kapının Ardındaki

Kapı kolu hareket etmeyi bıraktı. Ama bu… iyi bir şey değildi. Çünkü artık ses yoktu. Hiç. Alin nefesini tuttu. Atlas kapıya bakıyordu, gözlerini kırpmadan. “Gitmiş olabilir…” dedi Atlas, ama kendi bile buna inanmıyordu. Alin başını yavaşça salladı. “Hayır…” dedi fısıltıyla. “Gitmedi.” Ve o an— TAK! Kapıya sert bir şey vurdu. İkisi de sıçradı. Sonra tekrar— TAK! TAK! TAK! Sanki dışarıdaki şey içeri girmek istiyordu. Atlas geri çekildi. “Bu normal değil!” dedi. Alin’in sesi titriyordu: “Zaten hiçbir şey normal değil…” Kapı kolu bu sefer hızlıca aşağı indi. Ama kapı açılmadı. Çünkü Atlas refleksle kilidi çevirmişti. Bir saniyelik sessizlik oldu. Ve sonra… fısıltılar başladı. Ama kapının arkasından gelmiyordu. Duvarların içinden geliyordu. “…Alin…” Alin’in gözleri büyüdü. Atlas dondu. “Bunu sen de duydun mu?” diye sordu. Alin cevap veremedi. Çünkü o ses… onun adını söylüyordu. “…Alin… seni bulduk…” Alin kulaklarını kapattı. “Kes!” diye bağırdı. Ama ses kesilmedi. Daha da yaklaştı. “…sen bize aitsin…” Ve o anda— Alin’in gözleri bir anlığına karardı. Atlas bunu gördü. “Alin?” dedi korkuyla. Ama Alin artık orada değildi. Baran koşuyordu. Bisikletini bırakmıştı. Nefesi kesiliyordu ama durmuyordu. Çünkü arkasındaki şey… onu takip ediyordu. Yere bakmaya korkuyordu. Ama yine de baktı. Ve gördü. Gölgesi… tek başına değildi. Yanında bir gölge daha vardı. Ama o gölge… ona ait değildi. Baran hızlandı. “Saçmalıyorum…” diye mırıldandı. Ama içten içe biliyordu. Yalnız değildi. Alin yavaşça başını kaldırdı. Ama bu hareket… onun hareketi gibi değildi. Daha sert. Daha… yabancı. Atlas bir adım geri attı. “Alin…?” Alin ona baktı. Ama gözleri… farklıydı. İçinde hiçbir duygu yoktu. Sadece boşluk. Ve dudakları kıpırdadı. Ama çıkan ses… ona ait değildi. “Geç kaldın.” Atlas’ın kalbi duracak gibi oldu. “Ne… diyorsun sen?” Alin başını hafifçe eğdi. “…onu koruyamazsın.” Atlas artık korkusunu gizleyemiyordu. “Sen… Alin değilsin.” Bir anlık sessizlik oldu. Sonra— Alin gülümsedi. Ama o gülümseme… insan gibi değildi. “Zaten hiç olmadım.” O anda odadaki cam patladı. ÇAT! Soğuk hava içeri doldu. Perdeler savruldu. Atlas yere düştü. “ALİN!” diye bağırdı. Ama Alin hareket etmiyordu. Sadece duruyordu. Ve sonra… yavaşça başını pencereye çevirdi. Sanki biri onu çağırıyordu. Baran sonunda durdu. Nefesi kesilmişti. Arkasına baktı. Hiçbir şey yoktu. “Geçti…” diye fısıldadı. Ama o anda— Bir ses duydu. Çok tanıdık bir ses. “Baran…” Baran dondu. Bu… Alin’in sesiydi. Yavaşça başını kaldırdı. Ve gördü. Karşıdaki evin penceresinde— Alin duruyordu. Ama bir sorun vardı. Baran az önce… onun evinden kaçıyordu. Yani… o nasıl oradaydı? Alin başını eğdi. Ve gülümsedi. Aynı o yabancı gülümsemeyle. Baran’ın içi buz kesti. Çünkü artık emindi. O gördüğü şey… Alin değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.