İçeriğe geç

O BİR ZORBA

Bölüm 13 · 6 dk okuma

O BİR ZORBA

Bölüm 13

Ep.13 : Yüzleşme 🫨

Leyladan

Uraz ve zorba çetesinden kurtulmanın sevinciyle derse harika bir şekilde odaklanmış ve her şeyi anlamıştım.

Artık hayatım düzelecekti.

Uraz hiçbir derse gelmedi.

Belki de uzaklaştırma almıştır.

Zaferle sırıttım. Yaptıklarının bir cezası olmalıydı.

Okul bitimiyle kendimi daha mutlu hissettim.

Nefret ettiğim bu yer artık o kadar da kötü gelmiyordu gözüme.

Eve gitmek için okulun kapısından çıkacakken kolumu tutan bir el yüzünden geriye savruldum.

Bunu yapacak bir kişi tanıyordum.

Ama o hâlâ nasıl burdaydı?

Arkamı döndüğümde düşüncelerimde haklı olduğumu gördüm.

" Bıraksana"

" Eve gidiyoruz"

Ah tabi yaa.

Dün geceki mesaj..

" Böyle bir şey olmayacak. Saçmalama!"

" Herkes seni bekliyor evde."

" O eve adımımı atmayacağım."

" Korkma." dedi bakışlarını yumuşatarak.

" Bende yanında olacağım."

" Zaten bu daha çok korkutuyor ya."

" Hayatımız çok güzel olacak ' kardeşim' "

Çaresiz bir kabullenişle hafifçe kafamı salladım.

Daha 17 yaşındaydım.

Yani istememe lüksüm maalesef ki yoktu.

...

" Hoşgeldiniz çocuklar!"

Levent KORKMAZ'ın sesini duyunca kusmak istemiştim.

" Annem nerde?" dedim. Bu evde kalacak olmam onu seveceğim demek değildi.

" Banyoda." dedi.

Kapıda kaldım.

Yabancı bir evdi. Annem de karşılamaya gelmemişti.

Kimse de içeri buyur etmiyordu.

Levent arkasını dönerek salona ilerledi.

Uraz da içeri girmek için adım atmıştı ama hareket etmeyen benle durmak zorunda kaldı.

" Ne bekliyorsun?"

" Hı?"

" İçeri girsene kızım!"

" Yok ya ben rahatsız etmeyeyim hiç. Annem gelene kadar beklerim burda."

Uraz anlamazca bana baktı.

" Artık burada yaşayacaksın. Alooo? Kime diyorum ben?"

" Annemle konuşmam lazım. Baban beni hiç sevmiyor. Kesin annem de istemeyecektir."

Uraz gözlerini devirerek konuştu.

" Onlar seni kabul etmeseydi seni bu eve getirmezdim zaten. Az kafanı kullanır mısın?"

Tam bir şey daha diyecektim ki Uraz kolumdan tutarak beni de içeri sürükledi.

Tam o sırada merdivenlerden aşağı inen annemle karşılaşmıştım.

" Leyla?"

" Naber anne?"

" Ne işin var burda?"

Cidden sorduğu şey bu muydu?

Uraz " sana odanı göstereyim " diyerek beni çekiştirmeye devam etti.

" Ne odası? Kimin odası?" dedi Levent KORKMAZ.

" Size dün bahsetmiştim baba. Artık Leyla da bizimle yaşayacak."

" Ben.. şaka yaptığını düşünmüştük biz. " dedi bakışlarını anneme çevirerek.

" Leyla bunu teklif ettiğine inanamıyorum!"

" Anne benimle ne alakası var şimdi?"

" Benim fikrimdi " dedi Uraz.

Hepimizin bakışları ona döndü.

" Leyla bence artık eve gitmelisin."

Annem tarafından kovulmak da ayrı bir zevkliydi ha (!)

" Size meraklı değilim!" dedim birden yükselerek.

Ne oluyor ya?

'Sen benim annemsin , kendine gel! ' diye avazım çıktığında bağırmak istiyordum.

" Anne beni niye doğurdun ki sen?"

dedim dan diye.

Bunu hep merak etmiş ama bir türlü sormaya cesaret edememiştim.

" Durumu kavrayıp hamile olduğumu anladığımda 3 aylık hamileydim. Kürtaj yapmam yasaktı."

Beni hiç istememişti değil mi?

" Sonra da satmaya içim el vermedi. Sonuçta o kadar acı çektim sen doğarken."

İyi halt ettin anne!

" Anne ben daha fazla buna katlanamayacağım."

" Neye?"

" Senin kızın olmak canımı acıtıyor."

" Bende annen olmaktan mutlu değilim." dedi.

" Gidiyorum ben."

" Daha onsekiz olmadın. Başına bir şey gelse sorumlusu ben olurum. Otur oturduğun yerde. Onsekizden sonra nereye istersen oraya defolup gidersin."

Bir an bana bunları söyleyen kadın ölsün istedim.

Keşke beni doğururken ölseydi..

Hırsla Uraz'a çevirdim bakışlarımı.

" Bana verdiğin sırrı babanla da paylaşsak ya?"

" Sakın!" dedi uyarırcasına.

Söylemek istedim.

Avazım çıktığınca bu kadın seni aldatıyor demek istedim.

Çünkü annemi tam şuan , şu saniye silmiştim.

" Leyla biz en iyisi dışarı çıkalım." diyen Uraz'ı babası durdurdu.

" Ne sırrıymış o?" dedi şüpheyle.

Uraz gayet doğal bir tepki vererek yakalamanın ve kaçışı olmadığının bilinciyle derin bir nefes aldı ve omuzları yavaşça çöktü.

" Kavga ettim." dedi.

Babası sinirle baktı.

" Ama hallettim." dedi hızlıca. " Uzaklaştırma falan almadım yani."

Babası tamam der gibi kafasını salladı.

" Sen şimdi Leyla'yı evine götür. Kendin de bugün onunla kal. Yalnız hissetmesin. Sinem'in de canı daha fazla sıkılmasın.. hem de biz de küçük bir kaçamak yaparız ha?"

Anneme bakarak sırıttı.

Bana bakarken gözlerinin içinin ışığı sönen annemin bu adamın tek sözüyle gözlerinin içi gülüyordu.

Daha fazla buna dayanamayacağımı hissettim.

" Bu evden hiç kimseye ihtiyacım yok benim. Siz mutlu mesut bir aile olarak yaşamaya devam edin. Ben tek kalmaya alışığım."

Sinirle saçımı savurarak çıkışa yürüdüm.

Bahçeye çıktığımda arkadan bir el koluma sarıldı.

" Bekle. Kıyafetlerimi alıp geliyorum."

" Ne kıyafeti?"

" Sana taşınıyorum ya işte."

" Bana sordun mu? Ben istemiyorum ya seni evimde!"

" Teknik olarak babama ait olan bir eve gelmek için senden izin alacak değilim , annesinin kızı."

Başım ağrıyordu.

" Ne halin varsa gör."

" Yarın okula da birlikte gideriz."

" Sen hani bir ay olmayacaktın?"

" Hallettim o işi. Artık bomba gibi bir yıl bizi bekliyor sevgilim."

" Ne sevgilisi be?"

" Anlaşmayı unuttun sanırım?"

" Anlaşma falan yok Uraz! İstersen git söyle. O kadın için artık kılımı bile kıpırdatmam ben.!!"

" Canım ne isterse yaparım. Bana karşı koyamazsın sen!"

" Kaan beni korur." dedim.

Ne dedim ne dedim???

Uraz sinirle kahkaha atmaya başladı.

" Sikerim" dedi kahkahalarının arasından.

" Asıl o seni si-" diyecektim ki birden tek eliyle boğazıma yapıştı ve beni duvara dayadı.

" N-nefes alamıyorum"

" Bu cümleyi aklından bile tamamlayayım deme istenmeyen. Yoksa sikilen sen olursun."

Eli boğazımı bıraktı.

" Ne kadar terbiyesiz birisin ya sen.!"

" Hakettin."

" Uraz , git başımdan. "

Sinirle onu ittirdim.

" Ben eve gidiyorum."

" Bekle dediysem bekle!"

Canımı yakıyordu.

Suyuna gitmeye karar verdim.

" İyi hadi bekliyorum."

Elime bir anahtar fırlatarak karşıyı gösterdi.

" Ben gelene kadar çalıştır sende."

" Motorla mı gideceğiz?"

" Ne o korktun mu?"

" Daha önce hiç binmedim."

Uraz bir şey demeden yukarı çıktı.

Geri döndüğünde çantasını motorun arkasındaki kasaya koydu ve elindeki kasklardan birisini bana uzattı.

" Bin hadi."

" Nasıl binicem?"

" Önce sağ bacağını kaldırıp sağ tarafa koyuyorsun sonra koca kıçını kaldırıp oturuyorsun. En son da iki elini belime saracaksın."

" İnanamıyorum sana! Kalçama mı bakıyorsun Uraz? Sapık mısın yaaa?!!!"

" Yani arada gözümüz kayıyor tabii." Pis pis sırıttı.

" Bin hadi."

Arkasına dediği şekil bindim.

" Tamam hazırım ben."

" Sordum mu?"

Öküz diye mırıldandım içimden.

Birden motor hızlanmaya başlayınca ne olduğumu şaşırdım.

" Ay Uraz yavaşla , dur lütfen."

" Korktun mu?"

" Uraz midem bulanıyor dur lütfen yavaşla."

Hızlıca motoru durdurdu.

" iyi misin?"

" Bu çok hızlı. Biraz daha yavaş süremez misin?"

" Belki de sen sürmek istersin ha?"

" Ben mi?"

" Yok ebem. Burda senden başka sen diye hitap edebileceğim birisi mi var Leyla?!"

" Ay yok kalsın. Şimdi birden bağırıp bana kaza falan yaptırırsın gerek yok."

" Korkma sakin olucam."

" Söz mü?"

" Söz"

Tırsak adımlarla motorun ön kısmına oturdum. Uraz da arkama oturdu ama elleri kalçalarıma tutunmuştu.

" N'apıyorsun çek elini!"

Yerimde sağa sola sallanmaya başladım.

Dudaklarını kulağımın yanına getirdi.

" Şşş sen sür."

Fısıltılı niye konuşuyor ki? Sanki gizli bir konuşma yapıyoruz.

" Tamam."

Uraz ellerini ellerimin üzerine koydu ve motoru gazladı. Onun kontrolü altında motor sürüyordum.

Ve bu cidden eğlenceliydi.

" Biraz hızlansak mı?"

" Olur."

Hızlandık , biraz daha hızlandık ve biraz daha...

" Uraz bu çok hızlı oldu."

Ses gelmedi ama motor hızlanmaya devam etti.

" Uraz korkuyorum."

Uraz'ın ellerimin ya da vücudumun herhangi bir yerinde olan baskısını hissedemiyordum birkaç dakikadır.

" Uraz?"

Arkamı dönüp çok kısa baktığımda Uraz yoktu.

URAZ YOKTU.

VE BU MOTOR DURMUYORDU.

" Urazz!"

" Uraz nerdesin?"

Ses gelmiyordu.

" Uraz korkuyorum. Gel lütfen."

Motorun nerden durduğunu da bilmemekle iyice panik olmuş elim ayağım kitlenmişti.

Yavaşça ağlamaya başladım.

" Uraz nerdesin URAAAZ!"

Önüme çıkan ağaca korkuyla bakıp çığlık atarken birden motor acı bir fren sesiyle durmuştu.

" Korkma" dedi yakınlardan gelen bir ses. Kulağımın dibi gibi bir yakınlıktan...

" Ben burdayım.."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.