İçeriğe geç

O BİR ZORBA

Bölüm 12 · 4 dk okuma

O BİR ZORBA

Bölüm 12

Ep.12 : İntikam 😼

Arkadaşlar bu kitabı buraya attığımı bile hatırlamıyordum ben uygulamayı geçenlerde şans eseri indirip öyle fark ettim okuyan ve bölüm bekleyen birileri olduğunu. Aslında bölümler elimde vardı ama ben wattpadde yayınlıyordum. Şuan için 14 bölüm yayınladım devamı da yarın gelecek ve hikayenin bütünlüğü açısından çete mevzusunu daha derin işleme kararı aldım bu yüzden kitaba en baştan hızlıca bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim. Kusura bakmayın tekrardan keyifli okumalar ,)))

Urazdan

Hayvan gibi ettiğimiz kavga Alp ve tayfası tarafından son bulmuştu.

" Ne oluyor lan?"

" Uraz birden saldırdı!"

Alp hayal kırıklığı ile bana baktı.

" Uraz.. hayırdır oğlum?"

" Gözümün önünde sevgilime sulanıyor lavuk!"

" Kaan , ne diyor lan Uraz?"

" Yalan atıyor ya. Yok öyle bir şey."

" Uydurma lan. Gözümün önünde kıza ben varken sana bir şey yapamaz diyorsun , yavşak!"

" Hangi kız bu?"

" Uraz'ın kardeşi " dedi Kaan sırıtarak.

" Değil!" dedim bastırarak.

" Üvey?" dedi sorarcasına.

" O kız benim hiçbir şeyim değil!" dedim sinirle.

Ne dedim?

Siktir!

Zaten amacı bu değil miydi? Beni sinir edip , ağzımdan laf almak.

Aptalsın Uraz.

" Sevgilin değil yani?" dedi.

Zaten batmıştım. Daha fazla saçmalamama gerek yoktu.

Zaten Leyla da ona en çok ihtiyacım olduğu anda ortadan kaybolmuştu. Hem de ben sırf onun için kavga etmiş , ayrıcalıklarımdan vazgeçmişken.

Bu kız kafamı karıştırıyordu.

Ama görecekti.

Bundan sonra daha zor , daha bela bir Uraz vardı karşısında.

Ondan hiçbir şey için olmasa bile bugün ettiği ihanet için ömür boyu nefret edecektim.

Annesinin kızı annesini bile geçmişti.

Boynuz kulağı cidden geçiyormuş.

Tabiki de söylediğim yalanlar ve ettiğimiz kavga yüzünden elimdeki her şeyi kaybetmiştim.

Bir kız için..

Arkadaşlarıma , Kaan'a , Alp'e , tüm okula rezil olmuştum.

Bende onu rezil etmeden durmayacaktım.

Hain planlarım için bu gece çalışmalara başlayacaktım.

Sonuçta artık aynı evdeydik.

Ona bir nefes kadar yakın olacak , tam anlamıyla nefesi olduğum anda ise nefesini kesecektim.

Leyla Yılmaz hayatının yıkımını yaşayacaktı ve o yıkımın adı Uraz Korkmaz olacaktı.

Bunun için ne gerekiyorsa yapacaktım.

Daha sonra annesini de hayatımızdan kapı dışarı attıracak ve babamla huzurlu bir hayat sürecektim.

Annem yaşayamamıştı.

Ama bu kimseye annemin yaşayamadığı hayatı yaşama hakkı vermezdi.

Babamı da anlayamıyordum.

Kalbi kör bir adam nasıl görebilirdi ki?

Benim babam başka bir kadını nasıl görmüştü?

Annemle birlikte tüm duygularının da ölmesi gerekmez miydi?

Düşünceleri kafamdan savuşturdum.

Şuan bunları düşünemezdim.

Şuan tek amacım Leylaydı.

" Alp , iki dakika konuşalım. Yalnız" dedim son kozumu oynarak.

Alpte kredim olduğunu her zaman biliyordum. Beni daha çok severdi. Ve bana ihtiyacı olduğundan da emindim. Bu yüzden dediklerimi genelde yapardı.

Kantinden ayrılıp bahçeye çıktık.

" Noluyo lan sadece iki gün yoktum ve aşık mı oldun 2 günde?"

" Sen orasını karıştırma. Ama bak gerçekten kız benim sevgilim. Kaan iti gözümün önünde yürüdü kıza ne yapsaydım sen söyle? Ayrıca vurmadım bile. Vurmuş olsam ne hâlde olurdu sen iyi bilirsin."

Alp biraz düşünür gibi oldu.

" Bak Uraz , aramızda nasıl siktiri boktan bir ilişki var anlamadım. Bu kız kim neyin nesi onu da anlamadım ama ben okulumda huzursuzluk istemiyorum. Hele hele bir kız için görevlerini aksatmanı asla istemiyorum. O kızı oyundan çıkarmak zorunda bırakma beni."

" Alp!" dedim sertçe. " Sakın! Bu güne kadar sana asla bir yanlışım olmadı ama o kızın ufacık bir saç teli kopsun , kendime yapılmış sayarım. Hepinizi sikerim."

" Ağır ol Uraz , ağzını bozma benim karşımda."

" Ben diyeceğimi dedim. Ağırı falan yok bu işin. Herkes ona göre ayağını denk alsın sende cümlelerine dikkat edersin birdahakine."

" Tamam bak ikimiz de gerginiz kapatalım bu konuyu. Bu seferlik iki tarafa da hiçbir şey yapmıyorum ama tekrarı olmayacak. Anlaşıldı mı?"

Tamam anlamında geçiştirerek başımı salladım.

" Sen git çocukları da al. Yarın adam akıllı gelirsin."

" Arka bahçe?"

" Ne arka bahçe?"

" Benim."

" Bu hafta Ka-" hızlıca lafını kestim.

" Yarın Kaan çıkar ringe o zaman."

" Tamam lan senin." Bana çok ihtiyacı vardı.

İstediğimi alınca oturduğum banktan ayağa kalktım ve hiçbir şey demeden bahçeden çıktım. Kantine geri döndüğümde Kaan ve tayfası çoktan gitmişti.

Herkesin bakışları üzerimdeydi.

" Benimkini herkes biliyor. Herhangi birini yanında görürsem ben gelmeden kendini öldürsün. Kimse onunla konuşmayacak. Bunu tüm okula yayın. Kızlarla bile konuşmayacak. Anladınız mı?"

Kantinden onaylar mırıltılar yükselmeye başlayınca " güzeel" dedim ve sırıttım.

Bana muhtaç olacaktı.

Gün gelecek , ayaklarıma kapanacak ve konuş benimle diye yalvaracaktı.

Kurduğum hayalin ettiği tatminle sırıttım.

Elimle ıslık çaldım.

Bizim çete arkama toplandı.

Hep birlikte kantini terk ettik ve arka bahçeye gittik.

Burası benimdi.

Arka bahçeyi veremezdim.

Hemde Leylayla ilgili tüm hayallerimin tek mekanıyken..

Sadistçe sırıttım

ve Leyla'nın yüzünü gözümün önüne getirdim.

Sırıtışım daha da büyüdü.

Hazır ol annesinin kızı , kötü günlerin sona erdi. Sırada daha kötü günler var!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.