İçeriğe geç

No 9

Bölüm 5 · 25 dk okuma

No 9

Bölüm 5

Bölüm 4: Parti

İyi okumalar...

Topuklu ayakkabılarım şimdiden ayağımı sıkmaya başlamıştılar bile

Yürürken Bartu ile Mert kavga ediyorlardı. Küçük çocuklar gibi didişiyorlardı. Bartu Merte daha onunla işinin bitmedigini bizim balkona atladıktan sonra açılan dilini eve gittiklerinde keseceğinden bahsetmişti. Önümde bizden daha önde yürüyen ikiliye tıp tip bakma başlamıştım. Cansu konuşurken ara ara Karunun koluna dokunuyor heycanlanlı heyecanlı ona bişeyler anlatıyordu. Karun ise ifadesiz bir yüzle onu dinliyor. Ara ara başını olumlu anlamda sallıyordu. Ne diye bizden daha önde yürüyordu bunlar ya? Konuşacak özel konuları mı vardı?

Bu seni niye ilgilendiriyor Hazel?

Bartunun dediği gibi on beş dakika kadar bir süre boyunca yürümüstük. Parti yerine yaklaştıkça müzik sesi de atıyordu. Biraz daha yürüdükten sonra parti yerine varmıştık. Parti yeri çok güzel bir şekilde dizayn edilmişti yuvarlak masalara koyulan örtüler çok şık duruyordu oturmamız için sandalyeler konulmamıştı bu Gülhan ablanın işi olmalıydı oturmamızı bile istemeyeceği bir gün olsun istiyor olmalıydı. Masalar biraz küçüktü

ama idare edecektik artık. Küçük sahne gibi bir yer vardı isteyen oraya çıkıp şarkı söyleyebiliyordu galiba

Masalardan göle biraz daha yakın duranına geçip ayakta dikilmeye başladığımızda konumumuz su şekildeydi. Karunun yanında Cansu denen kız duruyordu. Uzaktan bakanlar onları sevgili sanabilirlerdi. Onların hemen yanlarında Mert Mert'in yanında ben benim yanımda Yeşim onun yanına Bartu onunda yanında Barın vardı.

Bugün sadece anı yaşamak istiyordum. Mert bize ne içeceğimiz sorduğunda " Yeşimle bana alkolsüz bişeyler olsun" Dedim. Yeşim'in olduğu yerde kıvrandıgını gördüğümde elimi sallayarak ne var der gibi göz kırptım. " Bir kerelik bir kaçamak yapsam" alkol içmesine izin veremezdim.

" Hayır dedim Yeşim" Masadakilerin bakışları bizim üzerimizdeydi. Yeşim bana son kezz ısrarcı bir şekilde baktığında sert bakışlarımın bir saniye bile olsun değişmediğini gördüğünde olduğu yerde offlayarak pes etti.

" Kuzenin kendi karar verir bence çocuk değil sonuçta sen niye karışıyorsun ki" Cansu kendi fikrini sunduğunda dişlerimi sıkmaya başlamıştım.

" Kuzenimle arama karışmak sana mı kaldı? Sana ne neyi niye yapıyorsam!" Diye çıkımıştım. Buna ne oluyordu. Kuzenimle aramada olan şeylere karışmak ona kalmıştı sanki hiç bişe şeyimiz değildi. Karunun yanında gezinen adını bile dün öğrendiğim birisiydi. Yeşim ısrar ettiğine pişman olmuş gibiydi.

" Çocuk musunuz siz alkolle tanışma yaşınız geçmedi mi?" Yüzüne tırnaklarımı geçirmemek için zor duruyordum. Bir an önce sussa iyi olacaktı.

" Çocuk değiliz, sadece ergenliği sizden daha önce atlattık alkol içmenin senin sandığının aksine havalı bir şey olmadığını. Ve şu içtiğiniz siktiğimin içeceğinin nelere sebep olduğunun farkındayız şimdi çeneni kapasan iyi olur" elimi şakaklarıma götürerek ovusturup " fazla çenen var başımı şişiriyorsun Cansel" dedim umursamaz bir sesle

" Cansu benim adım" Diye bana adını yanlış telaffuz ettiğimi bildirmek istergibi konuştu.

" Tamam caner." Mert'in hafif bir kahkaha atmasının ardından Yeşim'in de gülmemek için zor durduğunu görmüştüm.

" Anlamakta Zorluk mu çekiyorsun?" Elimi yumruk yapmıştım tırnaklarımı avuç içime geçirmiştim. Şu an kendimi zor zapt ediyordum. "Yok, genelde umursamadığım insanları pek sikime takmam. Senii dinlemediğimden olabilir yani." Dedim.

Karuna bakmamaya özen gösteriyordum. Kesin şimdi her zamanki gibi alaylı bir yüz ifadesiyle bana bakıyordu.

Yeşim yanıma gelerek beni masanın biraz ilerisine çekti.

" Hadi bugün eylenelim takma kimseyi kafana" diye bağırıp müziğe ayak uydurmaya çalışmıştı. Çok geçmeden bende onun gibi kendimi müziğe kaptırmıştım. Yeşime ayak uydurmaya çalışıyordum. Şaka maka dans etmek insanı ciddi anlamda rahatlatıyordu. Yeşim Bedenini kıvrak bir şekilde salladığında ona ayak uydurarak ellerimi saçlarıma doladım. Saçlarımı gelişi güzel dağıtıyorken aynı anda da bedenimi Yeşimi taklit ederek hareket ettirdim. Göz ucuyla masaya baktıgımda Barının dişlerini sıkmıs olduğunu belirginleşen elmacık kemiklerine baktığımda anlamıştım. Doğrudan Yeşime bakıyordu. Mert'in olduğu yerde şans ettiğini görünce ellerimi saçlarımdan ayırdım ve onu da yanımıza çağırdım. Cansu Karuna yine bişeyler anlatıyordu bir bitmemişti şunun anlatacakları da

Karun'un bakışları bendeydi. Az önce Yeşimle yaptığımız hareketleri gördüğünde yumruğunu sıktığını görmüştüm. Onlardan biraz daha uzaklaşmıştık dans ederken. Mert yanımıza geldiğinde elimden tutarak beni kendi etrafımda tam üç kere döndürmüs daha sonra ellerini ellerime kenetleyip benimle deli gibi dans etmeye başlamıştı. Onun bu hareketleri kahkaha atmama sebep olmuştu. Bana yaptığı gibi yeşim'i de kendi etrafinda döndürdü. Masaya içeceklerimiz gelmişti bile

Mert bizden daha güzel kıvırtıyordu biz onun eline su dökemezdik. Masaya tekrardan baktığımda Barının burnundan soluduğunu gördüm. Bir an bize doğru bir adım atacak gibi olsa da Bartu onu durdurmuştu "Arkandayım kardeşim" diyen kişi ise Karundu Barın her ne yapacaksa ona onay vermişti. Barın bizim buraya niye gelmek istemişti ki? Bide böyle sinirli bir haldeyken

Şarkı yavaş yavaş durmaya başladığında Mert bı koluna Yesimi bir koluna beni alarak bizimkilerin olduğu masaya doğru yürüdük. Masaya geçtiğimizde Mert'in birazdan seni gidi topal sarkısını artıracağını duyunca gülmeye başlamıştık. Öyle bişey yapar mıydı diye bir an düşünmüştüm. Mertti bu yapardı. Bir iki kişi bizim masanın önünden geçerken Barınlara selam verip tokalaştıktan sonra başka yerlere gidiyorlardı. Bir iki kişi sahne gibi olaan yere çıkıp şarkı söylemişlerdi. Onları dinlerken kendimizden geçmiştik. Benim önüme katılan alkolsüz olan içeceğimden içmiştim. Cansu denilen kız sonunda yanımızdan ayrılıp Karuna da " Daha sonra uğrayacağım yanına Karuncum" deyip sonunda topuklularını biyerlerine vura vura gitmişti.

Karunla göz göze geldiğimde hafifçe kulağıma doğru eğildi

" benimle dans etmek ister misin komşucum" diye sordu. Yüzümü hafifçe sağ tarafa çevirdim. Bunu yapma amacım ona daha rahat bir pozisyondayken bakmaktı. Biz dans etmeden geldiğimizden sonra yerlerimiz değişmisti ben Karunla Cansunun yanında bulmuştum kendimi ama Cansu burdan giderek Karunla yan yana olmamı sağlamıştı. Şimdi ise olan buydu Karunla karşı karşıya duruyordum.

" Cevabını bildiğini sorular sorma istersen" diyerek onunla dans etmeyeceğimi belirtmeye çalışmıştım ama o benim düşüncelerimin tam tersini beyan etmişti.

" Bu teklifimi kabul ettiğin alamına geliyor o zaman" diye kendinden emin bir şekilde konuşmaya başlamıştı. Dans müziği başlamıştı bile şarkı söyleyenler sahneden inmislerdi masalarına geçerek yerlerini almışlardı.

" Rüyanda mı?" Dudaklarının arasından tiz bir ses çıkmıstı. Şimdi bana her zamanki gibi alayla bakıyordu. Bir anda belime dolanan elleriyle neye uğradığımı şaşırdım.

" Evet sende haklısın birçok kız benimle zaman geçirdiği zaman bunun rüya gibi bişey olduğunu söyler. " Şok olmuş bir şekilde alık alık ona bakmaya başladımm. Benimle dans ediyordu. Bundan kedimin haberi var mıydı? Dans edenlerin aralarına karışmak yerine göl kenarına biraz daha yaklaşmıştık. Ona engel olmaya çalışmıyordum. Neye uğradığımi şaşırmış bir durumdaydım.

" Ama şu an gerçek, biz partiye geldik ve ben ilk dansımı seninle ediyorum komşucumm" Genişçe gülümsediğinde bana ilk defa gerçekten gülümsediğini hissetmiştim. O serseri ve imalı bakışlarından eser yoktu. Bir an gülüşüne karışılik verecek gibi olmuştum.

" Ben seninle dans etmiyorum sen beni zorla kaldırdın" elinden kurtulamaya çalıştığımda kollarını bel boşluğuma bastırması bir olmuştu. Kolları belime daha sıkı sarılmıstı. Ondan kurtulmaya çalışsam da bana engel olmuştu.

" Şşşttt rahat durr!" Bide uyarıyordu nasıl bir yaratıktı bu ya

Göz devirmekle yetinmiştim. Beni rahat bırakacağı yoktu. Benimle uğraşmak cidden hoşuna gidiyordu bunun

Sol kolumu zarif bir şekilde parmaklarının arasına alarak beni Mert'in yapmış olduğuna nazaren nazık bir şekilde kend etrafimda döndürdükten sonra elleri tekrardan bel boşluğumu bulmuştu. Üzerime doğru eğilmeye başlamasıyla " başını geriye doğru at ve hafifçe yere eğil Hazel" diyerek bana yapmam gereken şeyden bahsetmişti. Yapacak bişey yoktu rezil olmaktansa dediğini yaptım ve başımı hafif geriye doğru yatırıp bedenimi aşağıya doğru hafifçe hareket ettirdim. " İşte böyle" gerildiğimi fark etmiş olacaktı ki kuruduğu cümleyle beni rahatlatmaya çalıştı. Bedenim onun cümlesini bekliyormuş gibi rahat bir hal aldı. Dışardan bakan birisi bizi uyumlu bir çift sanabilirdi ama aslı öyle değildi. Beni dansa kaldırma amacı bile sırf beni sinir etmek olmalıydı. Yırtmacım boydan boya açıldığında Karunun dudaklarının arasından anlayamadığım bir küfür savurmuştu.

Bedenimi tekrar eski konumuna getirmeme yardım ettiğinde az önce ne kadar yakınlaşmıs olduğumuzu şimdi anlamıştım. Gözlerini gözlerimden bir saniye bile ayırmazken derin nefesler alamaya başlamıştı.

" Bu kadar açık yırtmaçlı bişey giymek zorunda mıydın" kaşlarım kendiliğinden çatılmıştı. Benim ellerim onun boynuna dolanmıs onu elleri benim bel boşluğuma dolanmış durumdaydı. " Pardon da bundan saana ne?" Diye çıkıştım benim hiçbir şeyim olmuyordu bu şekilde bana hesap soramazdım Belimdeki elleriyle beni kendisine biraz daha yaklaştırmakla kalmamış yüzünü de boyun girintime yakın bir yerde tutmuştu. Bir anda düzensiz bir şekilde nefes almaya başlamıştım. Daha önce hiç bir erkekle bu denli yakınlaşmamıştım bana yakınlasmaya kalkışan olsa da patilerimi çıkartarak saldırgan bir hale geçiyordum. Şu an Karunu itip kalkabilirdim zaten onun istediği de buydu beni sinir edip cinnet geçirmemi sağlamakti onun amacı ama ben buna izin vermeyerek ona ayak uydurmaya çalışmıştım. Her ne kadar başta elinden kurtulamaya çalışsamda

"Bu gece eve kazasız belasız gitmek istiyorum bu sebepten dolayı o yırtmaçcına sahip çıksan çok iyi olur " Ne diyordu bu ya?

" Sen anlamıyorsun galiba bende sana zaten diyorum ki saaa-naa-nee bak heceledim anlaman için " Başını beni onaylamaz bir şekilde iki yana salladığında burnu çenemin biraz ilerisine sürtünmüştü bu onunda beklemediği bir hareketi olmuş olacakti ki bedeni gerilmişti.

Havale mi geçiriyordum ne oluyordu bana? Kendine gel Hazel!

Stresten terlemiştim yemin ederim. Alnimdaki ter damlacıklarını hissedebiliyordum. Bir iki dakikanın sonunda dans müziği bittiğinde Karunun belimi tutan elleri gevşemişti bunu fırsat bilerek bedenimi geriye doğru çekerek ondan kurtuluştum. Utanmış mıydım ben? Saçmalama Hazel daha neler kendine gel Sen karundan utanmazsın onunla kavga eden bir insansın utanmak ne demek ya adamın yüzüne su atmış birisisin sen.

Karunu beklemeden karının yanından ayrılarak bizimkilerin yanına masaya geçtim. Yeşim'le Mert bulunduğumuz masaya ellerini dayamış kafalarını da ellerinin arasına almış bizi izliyorlardı. Çenelerinden kurtulmazdım artık. Hele ki Yeşim evde kesin beni sorguya çekecekti açıklama yapana kadar havale geçirirdim gelirlerdi bana

Arkamdan Karunun geldiğini biliyordum. Masaya geçtiğimde Barının bir bana bir arkamdaki Karuna baktığını görmüstüm.

" Siz az önce ne yaptınız?" Diye pörtlek gözlerle bize bakmaya devam ederken sordu hayır yani ne yapmıştık ki hepsi bir dans etmiştik evet karuna engel olup çekip gidebilirdim ama ben gitmeyip karuna karşı gelmeyi tercih ettimm

" Dans derler bilme bilir misin" demiştim. Bartu burun kemerini sıktı ardından konuşmaya başladı

" Siz kedi köpek gibi birbirinize laf atmıyor muydunuz hayır yani ben mi yanlış anlıyordum diye bir sormak istedim yoksa öyle yaptığınızdan değil yanlış anlamayın beni arkadaşlar!" Yeşim'in onun bu cümlesine bıyık altından güldüğünü gördüğüm an ona yan yan bakmaya başladım. Benimle göz göze gelince ne kadar ciddi olduğumu anlamış olacaktı ki dudağındaki gülümseme hafifçe solmuştu.

" Kesin çenenizi!" Arkamdan gelen Karun hepsine bağırınca sus pus olmuş bir şekilde oldukları yerde boş boş etrafı izlemeye başlamışlardı. Mert'in bana attığı imalı bakışlar bile yetiyordu. Genzimde hafif bir yanma hissi oluşmuştu. Yutkunarak bunu bastırmaya çalıştım. Karun benim hemen yan tarafıma geçmişti. Yeşim olduğu yerde çalan şarkıya eşlik ediyordu. Karun ise belli belirsiz tebessümüyle onu izliyordu. O kadar azdı ki dudağındaki gülümseme resmen varla yok arasında bişeydi. Yeşim'in onun yanında dans etmesi hoşuna gitmişti. Ama az önce onlardan uzakta dans ettiğimiz zaman hiç de böyle bakmıyordu.

önümüzden geçen bir iki kişi Mertlere selam veriyorlardı. Mert elimi tutarak beni eğlendirmeye çalışıyordu. Tam anlamıyla dans ettiğimiz söylenemezdi. Biz deliler gibi hareket ediyorduk resmen. Bir kaç dakika öylece ne yaptığımızı bilmeden gelişi güzel hareket etmiştik. Daha sonra Mert'in aklına yeni gelen bişey olmuş olacaktı ki elimi tutan ellerini geri gece sonra bana onu bir dakika beklemem adına işaret parmağını doğrultup. Bı dakika bekle der gibi bir hareket yapmıştı. Bende hafifçe gülerek onu başımla onaylamıstım. Nereye gidiyor diye merak etmiyor değildim. Bizim masaya baktıgımda Karunla göz göze gelmiştik elektirik çarpmışçasına bakışlarımı geri çektim. Ona baktığım zaman tüylerim diken diken oluyordu. Karnimda nedenini bilmediğim sancılar oluşuyordu. Galiba bir Saniye göz göze gelmek bile midemi bulandırıyordu. Kafamı dağıtmak adına tekrardan Merte bakmıştım. Mert sahne gibi olan yerde şarkıları seçen çocuğun yanına doğru ilerliyordu ne yapacaktı ki o çocukla?

çocuğa bişeyler söylediğinde çocuk ona bakıp kahkaha atmıştı. Daha sonra onu başıyla onaylamıştı. Mert çocuğun yanından ayrıldığında çocuğun da bilgisayara eğilip bişeyler yazıyor olduğunu gördüm. Mert gülerek yanıma gelirken bir anda açılan şarkıyla gözlerim kocaman açıldı. Karunla göz göze geldiğimizde onun da sürat ifadesinin şaşkın olduğunu görmemle birlikte kahkaha patlattım. Karunun bakışları gülüşüme takılmıştı. Öyle hayvan gibi anırırsan çocuk da sana böyle bakar Hazel. Boğazımı temizleyerej gülüşümü bastırmaya çalıştım.

Mert yanıma gelerek beni insanların ortasına doğru yürüttü. Diğerleri de Mert'in topal sarkısını artırmasına şaşırmış gibilerdi. Kimis da oyunu oynayıp oynamamakta kararsız kalmış gibiydi. kolumdan çekiştiren Mert sonunda beni kolumdan çekiştiren Mert sonunda beni bırakmıştı. Ellerini havaya kaldırarak gelişi güzel sallamıştı. Şarkının bu kısmında hafifçe topallıyormuş gibi yaptım. Daha sonra az önce hiç topallamamışım gibi tekrardan eski halime döndüm ve ellerimi şıklatarak Mert gibi oynamaya başladım daha sonra tekrardan bacağım burkulmus gibi bacağıma doğru eğildim. Karunn ikinci içten gülüşü olduğunu düşündüğüm tebessümüyle biz izliyordu. Gerçek gülüşünü nadir görüyordum. Mertt elleriyle beraber başını da gelişi güzel sallıyordu. Hafifçe yere düşecekmiş gibi yaptı. Daha sonra ağır çekimde tekrardan doğruldu.

" Geliyorum Ankara'nın elindenn. Kaşıkları çekilmeden belinden" şarkının bu kısmında normal normal oynuyordum. Daha sonra şarkıyı söyleyen kişinin "seni gidi topal seni yayın topal" dediği yerde hafifçe eğildim bunu yaptığım zaman elbisemin sag kısmındaki yırtmaçtan bacaklarım ortaya çıkmıştı. Topallaya topallaya kendi etrafımda dönemeye başladım. Bizi izleyenlerin kahkaha attiklarina emindim. Mertt bacaklarını garip bı şekle sokarak benden daha komik hareketler yapıyordu. Ona bakarken kahkaha atmadan edemiyordum. Yeşim'in gülerek bizi izlediğini göz ucuyla görmüştüm

az önce Mert'in yaptığı gibi bu sefer ben yere düşüyormuş gibi yaptım. Daha sonra yamuk yumuk hareketlerle kendimi toplamaya çalıştım ama tekrardan topallama kararı alarak tekrardan topallama ya başladım. Mert bana doğru geldiğinde yer değiştireceğimizi anlamıştım. Topallaya topallaya ben Mert'in yerine Mert benim yerime geçmişti. Bizim masaya sırtım dönüktü su an benim. Mert bizimkilere orta parmak çekiyor diğer yandan da topallamaya devam ediyordu. Öne bir adım atmak istermiş gibi yaptıktan sonra olduğu yere çakılmıştı. Rolünü çok güzel oynuyordu.

izleyen herkesi güldürmeyi başarmıştık. Kimisi de bize katılmıştı. Hatta bir ara bir tane çocuk fazla abartıp Benim üstüme düşecekti. Ordan buraya ucmustu resmen. Bizim masanın orada bir hareketlenme hissetmiştim. Çocuktan kurtulmak adına geriye doğru kaçtım. Bizim masadaki hareketlenme de durmuştu.

Mertle beraber hafif yana doğru kaymıştık. Şu an sırtımdaki delice bakışları hissedebiliyordum.

Merttt üzerime doğru düşecekmis gibi olduğunda yerde sürüne sürüne ondan kaçtım Mert de yeri boylamış gibi yaptı. Mimikleri çok tatlıydı. Ben çekildiğimde yere düşmüş gibi yapacağının farkındaydım. Yerden destek alarak kalkmaya çalıştı ama rolü gereği tekrardan yere düştü. Topal bir insan olduğu için yerden kalkması zor oluyormuş gibi davranıyordu.

O bunu yaparken ona doğru topallaya topallaya yürümeye başladım. Tam dibine vardığımda ise üzerine düşüyormuş gibi yaptım. Benim yaptığım bu harekete karşı sanki refleksle yerden kalkıyormus gibi geri gitti ver ayaklarını garip şekillere sokarken yerden kalktı. Doğrulup iki saniye düzgün oynadı daha sonra elini aşağıya doğru kırdı ve yalana yaylana hem oynayıp hemde elleriyle dizini tutuyordu.

Bana koluyla gel işareti yaptıktan sonra topallaya topallaya bizimkilerin yanına doğru yürümeye başladı. Onu taklit ederken bende onunla beraber bizim masaya topallaya topallaya yürüyordum. Sadece bacaklarımız değil başımız ve kollarımız da gelişi güzel hareket ediyordu. Topuklu ayakkabıyla oynamam azcık zor oluyordu. Ama hallediyordum bir şekilde.

ara ara tam düzgün yürüyecekmis gibi olacağım zaman dizime elimi katarak sanki bacağım ağrıyormus gibi topalladım. Bunu yaparken canlı olsun diye yüzümü buruşturmuştum sanki canım aciyormus gibi. Yeşimle göz göze geldiğimizde gözlerimi şasi yaptım ardından dizimi tekrardan kırdım veee yere düşüyormus gibi yaptım.

Bizimkilerin yanlarına vardığımızda Mert Yeşim'in kolundan tuttup bizimle götürmeye çalıştı. Yeşim Mert'in onun koluna dokunan elinden kurtuldu daha sonra eliyle ağzını inanmiyormus gibi kapattı

" Sen ciddi mıydın bu konuda bayağı yaaa" diyeee bağırdı. Gerçekten bende Mert'in ciddi olacağını beklemiyordum. Mertten böyle enterasan şeyler görmeye artık alışmamız gerekiyordu.

" Yok yok.." Yeşim başını iki yana sallıyordu. " Ben utanırım yapamam ki" diyerek bizi bizimle

oynayamayacağına ikna etmeye çalışıyordu. Elimle Yeşimi gösterdim. " Yalan atıyor bu orta okulun mezuniyetinde bir güzel oynuyordu topal şarkısıyla anlatamam" barinın bakışları değişmişti Bartu sakin bir sekilde bizi izliyordu.

Karunla göz göze geldiğimde bakışlarımı anında ondan çekmiştim. Ona baktığımda gerçekten de bir ürperti kaplıyordu içimi sen niye ondan korkuyorsun ki kızım o senden korksun alla alla

Başımı kaldırıp tekrardan ona bakacaktım ki buna engel olan bişey olmuştu.

Cansunun Karunun koluna dolanan elleri.

Bir kaç saniye ikisinin birleşen ellerine baktım. Nedenini bilmediğim bir şekilde refleksle yumruğumu sıktım. Tırnaklarım avuç içime batıyordu. Birbirlerine kenetlenmiş kollarından zorla çektiğim bakışlarımı Karunun gözleriyle buluşturdum. Nasıl bir bakış attığımı bilmiyordum. Karunun yüzümdeki ifadeye baktıktan sonra tek kası havaya kalktı. Nasıl baktıysan artık Hazel

Mert'in koluma girip beni çekiştirmesiyle birlikte ikilinin üzerinde olan Bakışlarımı Merte çevirdim. " Hadi yürürsene kızım" ona bakmamla birlikte karunlara sırtımı dönmüş bir vaziyet almıştım. Mert hala niye orada öyle dikildiğimi sorgulayan baskılar atıyordu bana. Derin bir nefes aldım. "Yok ya benim tadım kaçtı" dedim. Mert bir anda ne olduğunu sorgularan gözlerle bana bakıyordu. Bir iki saniye bakışları bakışlarımda takılı kaldı daha sonra arkamdaki ikili onunda ilgilisini çekmiş olacak ki o da onlara bakmaya başladı.

Bir süre öylece dişlerini sıkıyorken onları süzüyordu. Daha sonra bakışları aşağıya doğru kaydım ikisnin birbirine dolanan kollarına bakıyor olmalıydı. Karun hiç de Cansudan kurtulmak istiyormuş gibi bakmıyordu. Allah mutlu etsin yaaa bana neee gerçi

Mert Cansu denilen kızın Karunun koluna girdiğini görünce daha çok gerilmiş olmalıydı. " Bu da kene gibi yapıştı Karuncuğumaaa biir salmıyor çocuğu" diye söylenmeye başladı. Sanki Karunda kıza azcık yetkiyi veriyor gibiydi. Hiç ters bir hareket yapmıyordu. Hayır tabi bizim önümüzde yapsın bende istemem kız kötü hissederdi kendisini ama Karun önceden kızı uyarmış olsa kız onun yanında durmakta bu kadar ısrarcı olmazdı bence

Mert resmen kızdan cekinmeyerek konuşmuştu. Kız duymuş muydu bilmiyordum Merte bakıyordum sadece onlara bakasım Yoktu

Mert son kez bana baktıktan sonra daha fazla ısrar etmedi ve Yeşimi de alarak insanların arasına karıştılar. Tabi biz nasıl topallayarak masaya geldiysek onlar da topallaya topallaya gidiyorlardı. Yeşim beceremeyecegini söylemişti bide benden daha güzel oynuyordu kız resmen

Bir kaç dakika sakın bir şekilde sadece topallamıslardı Yeşim hafifce sendeliyormus gibi yere edildiğinde elbisenin dekolte kısımları daha bir belirgin olmuştu. Onun yırtmacı benden daha üstte bitiyordu ve boydan boya göz önündeydi. Barının dişlerinin arasından "Bu nasıl elbise böyle amına koyayım" dediğini duyar gibi olmuştum. Sesi fısıltı şeklinde çıkmıştı. Ne dediği pek belli olmuyordu. Biraz kulak kesildiginizde anlayabilirdiniz ama

Barın hakkında kafamda bir iki şey vardı ama bunu dile getirmek için erkendi bence çünkü hemen öyle tanınabilecek birisine benzemiyordu.

" Bu şarkıdan sonra dans şarkısı calacaklarmış tekrardan, beraber dans edelim mi? " Diye sordu. Bu kızı birisi pataklayabilir mi? Söyle güzle bir dövün ama, yanlış ata oynuyor gibiydi evet Karun tepki vermiyordu Kızın hareketlerine engel olacak bir davranışı da hiç olmamıştı ama hoşlandığı da söylenemezdi. Çok fazla seviyor diyemezdim. Bazen sesli bir şekilde ofladığı zamanlar bile oluyordu.

Karunun bana baktığını hissetiğimde bende ona doğru hafifçe yüzümü çevirmiştim. Neredeyse bir dakika kadar bir süre içerisinde yüzümü incelemişti. Bakışlarını ilk çeken olmayı pek sevmiyordum.

Sanki bir ara elektrik çarpmış gibi hızlı bir şekilde bakışlarını çekmiştin sen Hazel?

Off iç sesim hatırlatmasan öleceksin dimi yanii gerçekten çok sağ ol hem sana ne genel olarak sevmiyorum. Hep bakışları son çeken birisi olmuşumdur demedim sonuçta alla alla git aklımdan sen ya ben başka iç sesi istiyorum seninle geçim zor oluyor.

Bakışlarını benden çektiğinde tekrardan Cansu denilen kızın olduğu tarafa tam kızın gözünü içine bakarak konuştu

" Bakarız ya" dedi.

" Bakarızla kurtulamazsınız Beyefendi" Cansunun Karunun lafına olan tepkisi dudağımın alayla yukarıya doğru kıvrılmasını sağlamıştı.

Sen git gide Karuna mı benzemeye başladın sanki?

Abart iç sesim az daha abart

Karundan bir cevap alamamıştı. Onlara bakmayı kesmiştim. Yeşimle Mert'in olduğu yere baktım. Ne ara bittiğini bilmediğim şarkı bittiği için yanımıza doğru yürümeye başladılar.

" Nasıldıkk?" Mert yüzündeki tebessümle meraklı bir şekilde konuşmuştu. Bu esnada Yeşim benim yanıma geçmişti. O bunu yaparken barının Yeşime alttan alttan bakışlar attığını gördüm. Yeşim onunla göz göze geldiği gibi bakışlarını çekmiş ve bana bakmıştı benim yanımda ayakta dikilmeye başladı.

" Merak etme kardeşim tam bir soytarı gibiydin" Bartunun Mert'in moralini düşürmek için söylemiş olduğu cümleden sonra Mert'in yüzü hafifçe düştü. Daha sonra ona dil çıkartıp " kıskanç pislik " dedi ardından bana baktı " çok güzel değil miydik ?" Diye sordu. Bakışlarımı ona çevirirken yüzüme de küçük bir tebessüm ekledim

" Çok da güzel oynadık. Sen çok şahaneydinnn ben böyle güzel oynayan partner görmedim. Tam anlamıyla harikaydın" Dedim

" katılıyorum" diyerek Yeşim de benim düşünceme katıldığını belli etti

" Valla herkesi eğlendirdiniz herkes üstünüze güldü"

Cansunun konuşmasıyla birlikte Mert baygın gözlerle ona baktı daha sonra yapmacık bir harekette buldundu. " Üstümüze gülen götüne baksın önce kene" gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Yeşime baktığımda onunda bana öyle bakıyor olduğunu gördüm. Mert Canere kene mi demişti.

Karunun Merte attığı olumsuz bakışlarla birlikte dudağımdaki gülümseme solmuştu. Mert omuz silkerek cansu denilen kıza tip tip bakmaya başladı. Cansu da yapmacık bir şekilde Merte güldü. Mert ona sadece göz devirerek önüne döndü.

Dans müziği çalmaya başladığında Cansu Mert'in de deyişiyle kene gibi yapıştı Karunun koluna. Şu an bin kez sırf Karunla dans etmek için aynı cümleyi tekrarlayıp durmuştu " Hadiii Karun ya beraber dans edelim işte söz vermiştin" öyle bişey de olmamıstı çocuk bakarız demişti. Bu her bakarız diyenin lafını söz olarak algılarsa çok işi var bunun

Karun canerin ısrarına daha fazla dayanamayıp onunla beraberr dans edenlerin arasına doğru ilerledi onları izlerken yudumladığım alkolsüz kokteyli sert bir şekilde masaya bıraktım. Onlar gitmeden önce çıkarttığım sesi duyan Karun bana kısa bir bakış attı daha sonra önüne dönerek cansu denilen ama bana göre Caner olan kızla dans edenlerin arasına karıştılar. Ağzımdaki ıslaklık hissini geçirmek için elimle dudaklarımı temizledim

Bartunun " az daha hızlı vursaydın öyle kırılmadı o" dediğini duyduğumda ona öldürücu bir bakış attım. Daha sonra teslim oluyormuş gibi ellerini havaya kaldırdı "yani ben senin iyiliğin için şey etmiştim" dedi

" şey etme tamam mı Bartu?"

" Tamam kızım, başkasına sinirlenip ne bana çatıyon" tekrar bir yudum aldığım içeceğimi hızlı bir şekilde yuttum. Ne demek başkasına sinirlenmek kime sinirlenmiştim ki ben? Gayet de sakindim.

" Ben kimseye sinrilenmedim tamam mı? " Diyerek kendimi saunmaya geçtimm. Mert yüzüme doğru hafifçe eğildiginde Karunların olduğu tarafa gözüm kaymıştı. Cansu resmen bir kolunu adamın boynuna dolamış değerini ise göğsüne katmıştı. Hayır resmen yapışmıstı

" O zaman kırmızı renk görmüş kızgın boğalardan daha kızgın bakma sebebin ne kızım " Mert ve Bartunun ne dediğini hiç anlamıyordum ben sınırlı değildim ki gayet sakindim. Neyin derdiydi bu. Cansu bir iki saniye Karunun gözlerinin içine izin istermiş gibi baktı Karun bişey demeyince de sanki izin vermiş gibi rahat bir şekilde kollarını Karunun boynunda gezintiye çıkarttı. Karunun boynunda gezen parmakları yavaşça göğsüne doğru iniyordu. Mert'in tekrar eski haline döndüğünü uzaklaşan nefes seslerinden anlamıstım.

Karun ellerini kızın beline dolamıştı. Göz göze geldiğimizde yüzümdeki ifadeyi gördüğü gibi tek kası havaya kalktı nasıl bir ifadem olduğunu bilmiyordum ama onun şüpheyle tek kaşını kaldırmasına yetmişti bakışlarım.

Cansunun parmakları karunun yanağını okşamaya başladığında gözlerim kocaman açıldı ohaa çekmemek için kendimi zor tutuyordum. Dişlerimi sıkmakla yetindim. Karunla çocukken tanışıyorsak ve ben onun dibinde bitiyorsam her seferinde bunu şu anda yapamaya hakkım var demek oluyordu bu bence

Ne yapacaksın Hazel gidip çocuğu kızdan mı ayıracaksın

Yok ya o kadar değil. Yok yapmam iç sesim saçmalama. Bana ne isterse gözümün önünde başka bişey yapsınlar ilgilenmiyorum

Ayırsam mı acaba?

İç sesimin bana güldüğünü duyabiliyordum. Ona hayali bir şekilde dil çıkardım.

" Azz yavaş bak Hazell" Mert hafifçe kulağıma eğilerek fısıldadıgında Karunla cansu denilen kıza kitlendiğimi daha yeni fark ediyordum. Resmen bakışlarım sabit bir şekilde aynı yere odaklı duruyordum.

" Yani biz değil de başkası yanlıs anlayabilir" diğer kulağıma doğru eğilen bir başka kişi de yeşimdi. Bu ne ara mertle içten pazarlık yapabilecek kıvama gelmişti Allah kahretmesin.

" Benim kimseye baktığım yok dans edenlere bakmayim de nere bakım yaa alla alla delirtmeyin beni" bir Yeşime bir Merte bakarak ciddi olduğumu belirttiğimi düşündüğüm bir sesle konuşmuştum.

" Yok canım tabi sen değil biz bakıyoruz af buyurun efendim" bu kızı en yakın zamanda kuzenlikten red falan mı etseydim. Hayır bide işleri yokmuş gibi ikisi de dibime girmişti. Biri hir kulağımı esir almıştı diğeri diğer kulağımı

"Cansuya bende gıcık oluyorum gerçi keneee" Mert'in söylenmesiyle birlikte"Ben gıcık alıyorum mu dedm Mert?" Diye sordum. Mert'in bu aralar avukatı kesilmeye yemin etmiş gibi duran Yeşim "Demene gerek mi var kızım bakışların yetiyor" diye araya girmişti daha fazla onların çenelerini çekemeyeceğimi anladığımda onların yanlarından uzaklaştım.

" Saçmalıklarınızı kendinize saklayın!" Dedikten sonra Bartu ve Barının arasına girdim. Mertle Yeşim'in beni darladıklarının farkına varmış olmalılardı.

" Bu kadar sinir bünyeye zarar" Bartunun onların yanına geçtikten sonra konuşmaya başlamasıyla ona kulak kesilmiştim "Ben sinirli değilim bir kere! " Diye çıkıstığımda teslim oluyormuş gibi kollarını havaya kaldırdıktan sonra " ya canım arkadaşım ben senin iyiliğini istediğim için diyorum hepsi senin için yani hem bağırma bana!" sonn kuruduğu cümleden sonra dudaklarını büzmüştü.

Başımı havaya doğru kaldırarak gök yüzüne doğru baktım.

" Allah'ım bir tane akıllı beni bulmaz mi yarabbil alemin bir tanecik istiyorum sadece ya çok mu fazla?" Başımı önüme eğdiğimde daha fazla masada bulunan gözlerin dikkatini üstüme toplamak istemediğim için masayı izlemeye başlamıştım. Mert yeşimi dans ettiriyordu ama çok komik gözüküyorlardı.

Bir anda bize doğru bir çocuğun geldiğini gördüm harbiden bizim masaya doğru geliyordu. Bartuyla Barının çocuğa ondan hoşlanmadıklarını belli eden bir bakış atmışlardı.

" Bu eceliyle tanışacakmıs gibi yürüyen akbaba bizim masaya mı geliyor ben mi yanlış görüyorum" Barının kurduğu cümleden sonra çocuğu gerçekten sevmediklerini anlamıs olmuştum. " Eceline susamış abisi bişey yok" Bartu alaycı bir sesle konusmustu bakışları ise sesinin alayına nazaren fazla sertti. " Şekilsiz" Mert'in çocuğa taktiği lakaptan sonra çocuk bizim masaya varmışto bile Mertlere selam verdikten sonra karşılık alamamıştı ama sanki buna alışıkmıs gibi hafifçe tebessüm etmişti.

Yeşim'in yanına giderek elini Yeşime uzattı. Yeşim de bu çocuğun masadaki yan komşularımız tarafından sevilmedigini anlamıs olacaktı ki bakışları tek tek hepimizin üzerinde gezindi en son barına baktığında Barının öldüresi Bakıslarıyla karşılaşmıştı.

Barın ona sadece bakmakla kalmamıştı. Olduğu yerde hareketlenip yeşim'in yanına doğru geçmişti. Karun hala cansuyla dans ediyordu. Daha adını bile bilmediğim çocuk alayla gülümsedi. Barın ise tıp tip bakıyordu.

" Barın seni sikmede bir an önce burdan git bence"Mert'in uyarı dolu çıkan sesini hiç aldırmadan ona da göz devirdikten sonra benim yanıma doğru geldi. NEEEE OO BANA DOĞRU MU GELİYORDU?

Derin nefes al Hazel

Çocuk bana bir adım daha yaklaştığında bacaklarım geriye doğru bir adım atmıştı. Bir süre durdu ve beni izledi. Karunun her zamanki çatık ifadesiyle buraya baktığını gördüm. Tam olarak hangimize bakıyordu anlamamıstım. "Sabahtan beridir sizi izliyorum leydim çok güzel dans ediyorsunuz" bir süre sustu. Karnunun cansuya güldüğünü gördüğümde gözlerimde anlamini bilmediğim duygular belirdi.

Ben sadece Karunla dans etmiştim onu mu görmüştü.

" Bugün Parti'nin en güzel kızıyla dans etmeden önce parti biterse huzurlu olamam " Bartunun piç kurusu diye söylendiğini duymustum.

" Bu dansı bana lütfeder mısınız leydim?" Bunu demesiyle birlikte bakışlarım masadakilerle buluştu. Yeşimm gözleri açık bir şekilde bize bakıyordu. Mert ise sıkılmış ve biseyin olmasını bekliyormuş gibi iki elini çenesinin altına koymuş bir şekilde bizi izliyordu.

Barın ve Bartu hala yanımızdaki adamdan rahatsız olmuş gibi duruyorlardı. " Ben dansımı ettim teşekkür ederim"diyerek teklifini red etmiştim.

Eliyle parmaklarımı esir aldı. Daha sonra beni çekistirerek " hadi ya gidelim dans edelim" diye çocuk gibi söylenmeye başlamıştı "olmaz" diyerek onu bir kere daha red ettiğimde beni kolumdan çekiştirmekten vaz geçmedi. Elinden kurtulmaya çalışıyorken bir anda adamın eli başka bir el tarafından parmaklarımın üzerinden çekildi. Ardından etin ete çarpma sesini duymustum.

Neler olduğunu anlamak için baktığımda Karunun az önce bana dans teklifi eden adamı yumrukladığını gördüm.

" Seninnn ona dokunan elini kolunu siker pirelere yem ederim irdevini siktiğimin oğlu sen kimsin lan kız istemediğini söylüyor ne ısrar ediyorsun hala" ve bir yumruk sesi daha. Neler olduğunu anlayamamıştım. Bu çocuk az önce cansucuğuyla dans etmiyor muydu? Ona mı kalmıştı beni kurtarmak

Yeşim " iyi misin" dedikten sonra bana sarıldı. Ben iyiydim ama Karuna biraz daha engel olmazsam polislik olacaktık.

" İşte geldii benimmm ultraaa yakışıklı ulttraaa karizzmaaa erkeğim karunnnnnnsuuucumm" Mert beklediği şey buymuş gibi Karuna bağırıyor Karunun adama her attığı yumrukta ise " işte bu saldır aslan parçası" diye bağırıyordu. Barın "işte benim kardeşim be" diyerek Karundan imrenerek bahsediyordu. Övünüyordu resmen ahh bu erkekler

Yeşime iyi olduğumu söyledim ddaha sonra onu bir kenara itmek zorunda kalmıştım. Karun kendinde geçmiş gibiydi. Hemen yanına koşarak adama yumruk atmak için doğrulttuğu elini tuttum. Eli havada asılı kalmıştı. Ona içimden ne geliyorsa söylemek istiyordum. Bu onu daha çok sinirlendirirdi sadece. cansu olduğu yerde bizi izliyordu.

" Karun korkuyorum ne yaptığını sanıyorsun?" Sakin çıkmasına çalıştığım bir sesle Konuştum. Kası patlamıştı. Canı acıyor olmalıydı. Ne yaptığının farkına yeni varıyormuş gibi bir bana bir az önce patakladıgı çocuğa baktı.

" O sana dokundu sen istemiyorum demene rağmen zorladı seni Hazel bak ben düşündükçe kafayı yiyecek gibi oluyorum" Sakın kal kızım sinirlenme

" Beni korumak sana mı kaldı?" Diye sordum.

" Bana kaldı lan bana kaldı" diye bağırmasıyla birlikte yüzüne yumruk yemesi bir olmuştu. Gün fazla hızlı ve aksiyonlu geçiyordu. Yerinde sadece hafif bir şekilde sendelediginde Barınla Bartunun oldukları yerde hareketlendiklerini gördüm. Karun el hareketi yaparak onları durdurdu.

Gözlerindeki sınırı görebiliyordum. Şimşekler çakıyordu gözleri resmen. Bir bana bir arkamdaki adama bakıyordu. Yanıma yaklaşmaya başladığında geriye çekilmek üzereydim. Ama bacaklarım çivilenmiş gibi bana ihanet ederek oldukları yerde durmayı tercih ettiler Karun şu anda korkutucu duruyordu.

Hiç beklemediğim bir anda elini yanağıma yerleştirdi. Yanağımı okşamaya başladığında ne ara bu duruma geldiğimizi sorguluyordum. Sakinleşmis miydi? Gözlerimin içine öyle bir bakıyordu ki sanki ne bileyim işte garip bakıyordu. Yanaklarımı okşayan parmakları bir saniye bile olsa durmuyordu. Yüzüme hafifçe yaklaştı. "Hazel sakın bana sakin olmamı söyleme tama mı? " Benden izin mi alıyordu o? Başka zaman olsa onunla dalga geçerdim. Ama şu an bunu yapacak durumda değildim. Parmak boğumları Kıpkırmızı olmuştu. Şimdi dudağı da patlamıstı benim cevabımı beklemekle bile uğraşmadan arkamdaki çocuğa doğru hızlı adımlar atmaya başladı.

Çocuk korkusundan bir iki adım geriye gitmişti şimdi göle biraz daha yakınlaşmıştık. Karun adamın yakasından tutarak ona yumruğunu indirdiğinde dudaklarımdan kopan çığlıklara engel olamamıştım kavgayı görenlerin bazıları videoya alıyorlardı bazıları da parti alanını terk ediyordu.

Adını bilmediğim adam yerden kalkarak Karuna vurmaya çalıştı. Yumruğunu onun yüzüne tam anlamıyla indirmişti diyemezdim Karun elinden tutarak ters çevirdi.

" Bacaklarindan as onuuu Karunnnsuccumm" Mertin bağırmasıyla birlikte Karun merte doğru döndü ve göz kırptı. Saçları dağılmıştı. Gelişi güzel anlina dökülen saçlar onu fazla çekici gösteriyordu.

Adını bilmediğim adam karunu çekistirmişti. Şu an yerde sürükleniyorlardı. Resmen gölün dibine varmıştık. Karun adamla yattığı yerden ilk kalkaan kişi olmuştu daha fazla tahammülü yokmuş gibi yumruklarını adamın yüzüne geçiriyor bacagiyla da tekme atıyordu adam acıyla inledi.

" Senin ölünü dirini yedi ceddini sikerim lan soysuzun oğlu!" Diye bağıran kişi Karundan başkası değildi. Yeşim korkuyla olduğu yere çökmüş ve kulaklarını kapatmıştı. Barının onu gördüğü gibi yanına gitmesi bir olmuştu. Yeşimi sakinleştirmeye çalışıyordu.

" Karunn yeterr !" Diye bağırdım. Karun beni dinlemedi. Adamla kavga etmeye devam etti. "Karun tamam hadi korkuyorum artık gel gidelim " sadece yumruk sesleri ve Karunun sesi yakılaniyordu. Küfür ediyordu. Şarkı sesi bile dinmişti.

Karun tekrardan adamın yakasını tutacak gibi olduğunda hızlı bir şekilde adamla arasına girdim. Ellerim hızlı bir şekilde göğüslerine dokunmustu. Düşmemek için destek almıştım. Karunun gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladım. "Hadi gidelim " yorgun bir şekilde konuşmuştum. Arkamdan birinin omzuma dokunduğunu hissetmemek kenara çekilmem ve etin ete çarpma sesi bir olmuştu.

Her şey bir anda gelişmişti. Degemi kaybetmiştim. Sarsılarak olduğum yerde dengemde durmaya çalışmıstım. Beni kenara iten kişi Karundu. Onun itmesiyle birlikte refleksle olduğum yerde sarsılmıştım. Bedenimin bir anda suyla kaplanması Yeşim'in

" Hazelll " diye bağırması bir olmuştu.

Ben gölete mi düşmüştüm

Bölüm sonu

12 yorum