İçeriğe geç

NİLÜFER

Bölüm 5 · 2 dk okuma

NİLÜFER

Bölüm 5

Yeni bir kurban mı?

"Almina"

Beni kendime getiren yardımcımın bana seslenişiydi. Aklımı tam toparlayamamıştım ve önceki cinayetin üzerinden 3 gün geçmişti. Bu sırada da tarihi eser kaçakçılığı yapan çeteye ulaşmıştık. Ancak çeteinine baskın yaptığımız zaman çete başını elimizden kaçırmıştık. Bütün olaylar 7 yıl önceki cinayetle örtüşüyordu.

Masadaki yeni birikmiş evraklarla bakıştım. Çete üyeleri bizim katana hariç bütün tarihi eserlerini karaborsada satmıştı. Hepsi yüksek fiyata yurt dışına satıldığından izlerini bulmak zorlaşıyordu. Ancak sorguda dediklerine göre katana onlar karaborsaya vermeden önce çalınmıştı. Yani elde yine hiçbirşey kalmamıştı. Başa dönmemek için çete başını yakalamalıydık.

Yardımcıma döndüm ve "Bugün çok yoruldun. Eve gidip derin bir uyku çekelim. Belki de uykusuzluğumuzdan dolayı odaklanamıyoruzdur."

Yqrdımcı kafasını salladı ve

"O zaman ilk ben çıkıyorum izninizle"

O çıktıktan sonra biraz daha dosyalarda boğulurken kapı çaldı. Bakmadan "giir" dedim.

Kafamı kaldırmadan görüş açıma bir çift beyaz spor ayakkabı ve sıcak dumanı üstünde kahve girince yavaşça kaşlarım havaya kalkarak bana kahve bardağını uzatan elin sahibine baktım. Saçları özenle taranmış bana canlı gözlerle bakan başkomiser Eymeni görmek beni şaşırtmıştı. Otomat makinesinin orada yaşanan o olaydan sonra iki üç kez daha odama dosyalarla gelmiş ve sohbet açmaya çalışmıştı. Kızıl nilüfer onun çözemediği bir seri katil vakasıydı. Benim de o vakaya ilgim olduğunu önceden sezmiş gibi sürekli sorular soruyordu. Ancak bu soruların cevaplarını ya eksik ya da yarım alıyordu.

"Neden geldin?"

Tepkim birden gözlerindeki ışığı söndürmüştü. Hevesi kırılmış çocuk gibi omuzlarını kaldırıp indirdi.

"Bilmen" sonraysa devam etti. "Ayaklarım beni buraya getirdi."

"Yani bilmeye bilmeye mi geld-" sözümü bölen şey çalan telefonuydu. Telefon zil sesi sinir bozucu şekilde odayı doldurdu. Eli telefona uzandı sanki bütün hareketleri ağır çekimde gibiydi. Açtı kulağına koydu. Karşı tarafı dinlerken birden elini masaya vurmasıyla irkildim.

"Kahretsin yine aynı kişi mi?"

Nasıl yani yeni bir ceset mi vardı? Seri katilimiz kızıl nilüfer yine harekete mi geçmişti? Daha yeni çökerttiğimiz çetenin elebaşısına hala ulaşamamıştık ve elimizde yeni bir ceset vardı.

Korka korka fısıldadım.

"Yeni bir ceset mi?" Başkomiser Eymen kafasını salladı. Karşı tarafın son cümlelerini de dinledikten sonra telefonu kapattı. Kafasını bana doğru çevirdiğinde gözleri sanki beni yutacak bir deniz gibi masmaviydi. Çenesi kasılmıştı ve kaşları çatılmıştı.

"Hazırlan dedektif hanım yola çıkıyoruz."

Bölüm sonu

2 yorum