Kitabımın 2. Bölümüne hoşgeldiniz ilk öncelikle bişey söylemek istiyorum yaşlarının bu kadar genç olmasına takılmayın lütfen zaten bu kitap bir hayal ürünü olduğu için gerçeklik barındırmıyordur. Daha fazla uzatmadan başlamak istiyorum size de iyi okumalar diliyorum, seviliyorsunuz.
~☆~
Şimdiki Zaman
Birinin belime dokunması ile irkilerek gözlerimi açtım, nerede olduğumu anlamak için etrafa baktığımda kütüphanede olduğumu gördüm. Kimin dokunduğuna bakmak için arkamı döndüğümde ise hem çok şaşırdım hemde çok mutlu oldum. Karşımda süt kardeşlerim Deren ve Barlas abi vardı onları çok özlemiştim ama neden burada olduklarını anlamamıştım. Onlara anlamsız gözlerle baktığımı gören Deren konuşmaya başladı, "Seni buradan götürmeye geldik kardeşim. Bizi gördüğüne sevindin mi?" Götürmeye mi? Nasıl yani onlar mı beni götürecek? Cidden annemin saçmalıkları bitmiyordu.
"Şimdi şöyle ki sizi çok özledim ilk öncelikle bunu söyleyeyim ama buraya tek geldik burada tek yaşadım ve tek de dönebilirim, neden bu kadar masrafa girme gereği duydunuz acaba?" Ayağa kalktım ve ikisinede kocaman sarıldıktan sonra eşyalarımı çantama koymaya başladım. Barlas abi dediğim şey üzerine hemen lafa atladı,"Ne masrafı Abiciğim saçmalama, hem seni kaç yıldır yalnız bıraktık şimdi de dönerken yalnız olmanı istemedik." Arkamı dönüp kocaman gülümseyip ikisini de yanaklarından öptüm.
"Hadi o zaman eve gidip bavullarımı alalım sonrasında havalimanına gideriz." Kütüphane çıkışına ilerlerken beni takip etmeye başladılar. Barlas abi soluma, Deren sağıma geçti bir süre arkadan bakıştılar benimle nasıl konuşacaklarını bilmiyorlar gibiydi, sonunda bu duruma el attım. "Benden çekinmeden istediğinizi konuşabilirsiniz merak etmeyin ben eski Nidan'ım." İkiside nefeslerini verdi. Barlas abi benden daha büyük olduğu için o daha fazla dayanamayıp benimle konuştu. "İstanbuldan neden apartopar gittin anlamıyorum, tamam senin için de sormuyorum, fakat neden soy adını değiştirdin ve bizi hiç aramadın abicim? Bütün yaşantını değiştirdin. Tek değişmeyen şeyin adın."
Başımı yere eğdim ne cevap vereceğimi bulmaya çalıştım. "Bunları İstanbula gidip yerleşince uygun bir zaman da anlatıcam. Şuan çok yorgunum. Ha bu arada yeni bir apartmana taşınmış annem, bende onunla yaşayacağım için bende orada taşınacakmışım doğru mu?" Aynı anda kafalarını salladılar. Bende bir taksi durdurdum kapıyı açtım ve Barlas abimin geçmesini söyledim, o sırada Barlas abim elini omzuma atıp sen geç deyince refleksle omzumu hızla çektim. Kendimi sakinleştirmeye çalışırken hemen bindim ama Barlas abi bir komiser olduğu için hemen anladı. Bunu yaptığım için kendime kızarken Barlas abi öne oturdu ve yol boyunca ikimizde hiç konuşmadık.
Eve geldiğimizde taksiyi ödeyecekken Deren elimi çekti ve Barlas abi ödedi, Deren'e kötü kötü bakarken hemen indim ve apartmana çıktım 1. Kattaydım bu yüzden asansöre binmiyordum. Eve girdiğimde zaten önceden bavullarımı ayarladığım için kapının önündeki bavulları dışarı aldım o sırada Barlas abi ve Deren geldi. Ben Barlas abiye bakamıyordum bu yüzden Deren'in yanına geçtim. Barlas abi bavulların ikisinide alıp aşağı götürdü. Bizi bekleyen taksiye bavulları koydu ve tekrardan bindik. Yarım saatlik bir yolda havalimanına vardık. Tam vaktinde geldiğimizden bavulları yerleştirip hemen bindik ben yanımda birisi oturmasın diye iki koltuk almıştım.
Barlas abi de olayı anladığı için bişey sormadı, Deren soracakken de susturdu. Tek istediğim uyumak olduğu için gözlerimi kapattım ve kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Uyandığımda İstanbul'a varmıştık sabah olmuştu Deren benim uyku mahmuru olduğumu görünce koluma girdi çantamı aldı ve beni dışarı çıkardı merdivenden inerken düşecekken refleks ile kurtulunca tamamen ayıktım. Kendimi zor götüreceğim için bavullar ile beraber onları yolladım, bir elim çantamı tutarken diğer elim ile saçımı düzeltiyordum ki duvar gibi bişeye çarptım. Tam yere kapaklanacakken birisi beni tuttu ne olduğunu anlamaya çalışırken kafamı kaldırdım.
Gördüğüm yüzle şoka girdim.Acar. Tam karşımdaydı beni tanıyacağından korkarken durumumuzun farkına vardım. Çantam yerdeydi ve ben onun kolları arasındaydım, hemen geri çekildim travmam tetiklendiği için derin derin nefes almaya çabaladım. Nefesimi zor alıyordum Acar durumumu gördüğünde görevlilerden bir su istedi, görevliler şu getirdiğinde bana verdi. Yere oturdum ve besmele çekip yavaş yavaş içtim. Pet şişenin kapağını kapatıp Acar'a baktım beni tanımıştı ama nereden tanıdığını çıkarmaya çalışıyor gibiydi. Çantamı alıp yerden kalktım başımı eğdim ve Sesimi tanımasın diye değiştirdim.
"Yardımınız için sağolun şimdi gitmem gerek." Arkamı dönüp hızlı adımlar ile havalimanından çıktım. Deren ile Barlas abinin yanına geldim takside beni bekliyorlardı hemen bindim. Deren,"Biz de sizinle aynı apartmanda oturuyoruz Nidan abla, apartmanda da çok iyi insanlar var abimin polis arkadaşları, benim okul arkadaşlarım, annemlerin arkadaşları, yani çok samimi bir apartman seveceksin." Dedi. Ona bakıp gülümsedim sonrasında camdan dışarı sokaklara bakmaya başladım. Kısa bir süre içerisinde mavi, beyaz çizgileri olan bir apartmanın önünde durdu taksi.
Barlas abi beni durdurmasın diye hızlı bir şekilde indim ve apartmana girmeye niyetlenmiştim ki Barlas abi seslendi. "Olduğun yerde kal Nidan sana apartmanın bahçesini göstereceğim." Bana birazdan ne göstereceğini iyi bildiğim için bende ona seslendim. "Aslında şimdi yol yorgunuyum sonra zaten burada yaşayacağım için gezebiliriz, Deren ile." Bunu dediğim an bana kötü kötü bakışlar attığı için mecburen kafamı eğdim, bu saatten sonra kurtulamazdım. Taksiden herşeyi çıkardıklarında Barlas abi birisini aradı buraya gelip bavulları almasını söyledi. 5 dakika sonra Barlas abi yaşında bir erkek çıktı apartmandan Barlas abi bavulları verdi ve Deren'i de onunla gönderdikten sonra yanıma geldi.
"Abicim gel hadi çardağa geçelim biraz konuşalım." Kafam eğik bir şekilde Barlas abiyi takip ettim arka bahçe gibi bir yere geldiğimizde orada çardağı gördüm. Bir yere bakmadan oturdum Barlas abi de karşıma oturdu. "Nidan'ım, abicim o gün ne olduğunu anlatmak ister misin? Kim yaptı bunu sana." Başımı kaldırdım ve mesleğimi en iyi şekilde kullandım. Gözlerimi karanlığa bürüdüm ve gerçekten gülümsedim, ben bir psikolog olarak en iyi yalanı söyleyebilirdim. "Ne dediğini anlamıyorum Barlas abi hangi gün ne oldu ki? Ve kim bana ne yapmış?" Barlas abi gözünü kısarak bana baktı yalan söyleyip söylemediğimi anlamaya çalışıyor gibiydi. "Abicim şimdi taksiye geçerken omzuna dokundum sende geri çekildin ya işte ben bunun anlamını biliyorum o kadar saf değilim ben bir komiserim farkındaysan." Hala üc maymunu oynamaya devam ederken gülümsememi bozmadım. "Barlas abi biliyorsun benim bebeklikten beri saçım hariç her yerimde tikim var arkamda senin olduğunu unutup ani bir refleks ile oldu o. Yoksa anladığın gibi bir durum yok."
Barlas abi ne yaparsa yapsın kabul etmeyeceğimi bildiği için pes etti. "Bu işin peşini bırakmayacağım bücür." Dediği şeyle gülümsemem soldu ve kaşlarım çatıldı. "Ben miyim bücür? Asıl sen devesin git başımdan ya." Ayağa kalktım ve çantamı alıp apartmanın girişine yürüdüm. Barlas abi arkamdan gelip kolumdan tuttu ve beni kendine çevirip sarıldı, bende ona karşılık verdim. "Seni çok özledim bücürüm sonunda döndün buraya kaç yıldır seni bekliyoruz be kızım, ha bu arada sana noldu ya? Devene ne oldu sürekli Barlas abi diyorsun?" Haklıydı eskiden daha iyi ve samimi konuşurdum artık kendimi düzeltecektim. "Tamam devem benim." Ayrıldık ve yanağından makas alıp hemen apartmana girdim bizim kata koştum 3. Kattaydık arkamdan devemin sesini duydum. "Gel kız buraya yanaklarını koparacağım." Daha hızlı koştum ve evin önünde durdum hemen zili çaldım. O sırada devede çıkıyordu ki Nefise Sultanım kapıyı açtı uzun zaman sonra ilk kez görmüştüm annemi, ayakkabımı çıkarıp sarıldım. Ayrılınca annemin arkasına geçtim.
"Anne şu deve oğluna söyle benim yanağımı koparacak." Annem bu duruma alışık olduğu için yalancıktan abime kızdı. "Barlas oğlum hımm kızıyorum bak karışma benim güzel kızıma." Güldüğünü görebiliyordum dudağımı büzdüm. "Güzel mi? Bundan olsa olsa çirkin ördek yavrusu olur." Şaşkınlıkla ağzım açık kaldı. "Senden de öküz olur deve, İnşAllah gelecekteki karın çukura düşerde üstü başı çamur olur." Abimin kaşları çatıldı. "Olayın benim gelecekteki karımla ne alakası var. O zaman olmayacak ama yinede diyeyim senin de olmayacak gelecekteki kocan götünün üzerine düşsün her yeri kirlensin." Bu sefer benim kaşlarım çatıldı. "Neden olmayacakmış olacak işte bende evleneceğim kocam olacak sen karışma." Bu sefer olaya annem el attı. "Çocuklar hadi kapıda kaldınız kavganıza sonra devam edin." Annemin lafıyla ikimizde birbirimize kötü bakışlar atarak salona geçtik oturduk. "Havalimanından inerken apartmandaki gençlere haber verdim birazdan çardağa inecegiz orada buluşacağız seni tanıştıracağım." Kafamı sallayarak onayladım.
10 dakika falan sohbet ettikten sonra çardağa indik bir sürü kişi vardı gittik oturduk ben abimin yanına oturdum herkes bana bakıyordu abim konuşmaya başladı. "Diğer üçü nerede? Onları bekleyeceğiz muhtemelen. " O sırada üç kişi daha buraya geliyordu birini tanıyordum o Acar'dı ikisi erkek biri kızdı. Acar'ın üstü başı toz topraktı kızın üstü ise çamur olmuştu olanları anlamaya çalışırken abim yeniden konuştu. "Pınar ve Acar sizin bu haliniz ne?" Kız kafasını kaldırıp abime baktı,"Barlas hiç sorma ya gelirken ki ormanlık yolda çukura düştüm." Ağzım beş karış açıldı abime baktım onun da benden kalır yanı yoktu, Acar'ın yanında ki çocukta gülmekten yarılırken korktuğum cevabı verdi. "Lan Barlas, bu Acar gerizekalısı düz yolda götünün üzerine düştü." Gülmeye devam ederken abim bana baktı ben de ona baktım ikimiz de şok içerisindeydik. Ağzımdan çıkan tek kelime, "Siktir!" Oldu.
~☆~
Evet bu bölümü nasıl buldunuz ben çok beğendim hele o son yeri baya iyiydi bence beğendiyseniz yorum yaparsanız sevinirim seviliyorsunuz öptüm.