İlk öncelikle herkese selam kitabıma bir şans tanıdığınız için çok teşekkür ederim.Sınav senem olduğu için şimdiden çalışıyorum,zaman ayırabildiğim kadar hızlı yapmaya çalışacağım bölümleri.İyi okumalar.
~☆~
GEÇMİŞ
"Neden bu kadar çalışıyorsun? Gençliğine yazık yavrum,gel takılalım biraz sende şu dersten bir başını kaldır artık." Diyerek isyan etmesine devam etti Kutay.Artık dayanamayarak isyanına cevap verdim"Çok sıkılıyorsan sen gidebilirsin Kutay.Ben seni zorla tutmuyorum burada,hem dersler benim için önemli bilmiyor musun?"dedim ve yeniden derslerime döndüm.Dönmem ile elimden kalemimin çekilmesi bir oldu hemen Kutay'a baktım.
"Kutay sen ne yaptığını sanıyorsun ya şurada bir ders çalışalım dedim onu da burnumdan getirdin." O sırada Kutay çantama eşyalarımı koyup kapattı ve bileğimden tutup dershaneden çıkardı."Kutay canımı acıtıyorsun,nereye gidiyoruz? Bıraksana ya."Bileğimi çekiştirince daha çok acıdığı için onunla beraber ilerlemeye başladım.Dershanenin ilerisindeki ıssız bir sokağa girince korkmaya başladım.
"Kutay neresi burası? Neden geldik buraya? Lütfen çıkar şurdan beni."Kutay durdu ve üzerime yürümeye başladı her adımında bende bir adım geriye gidiyordum ki sırtım duvara çarptı.Üzerime daha hızlı geldi ve kollarını iki yanıma koydu."Farkındaysan ben senin sevgilinim,şu dersler yerine biraz da bana vakit ayırsan şuan seni zevkten uçururdum.Fakat sen bana yanaşmıyorsun bile bunu bitirmenin vakti geldi bence."vücudunu bana bastırdı ve bir elini eteğinin altına sokup kalçama dokundu.
Bunu yaptığı için Kutay'ı hızla ittim hemen kaçmaya çalıştım ama kolumdan tutup beni sertçe duvara vurdu.Okul formamın düğmelerini açmaya başlayınca dizimle bacak arasına tekme attım acıyla kıvranırken birde ayağımla tekme atınca yere serildi.Yere düşen çantamı sırtıma takıp caddeye hızla koşarken formanın düğmelerini ilikledim.Caddeye çıktığımda çantamdan telefonumu çıkarıp arkadaşımı aradım.2 çalışta açtı.
"Alo,Hilal neredesin? Lütfen yardım et Kutay beni..." ağlamaya başlayarak işlek bir caddeye koştum.
"
"Olmaz Hilal,ben şikayet etsem kamera olmadığı için inanmayacaklar sonra serbest kalınca peşimi bırakmaz.Çok korkuyorum nerde...ah."Birine çarptığım için telefonum,çantam ve ben yere kapaklandık.Ben zaten ağlarken daha çok ağlamaya başladım.
"Hanımefendi iyi misiniz? Kusura bakmayın bu kadar canınızın acıyacağını bilemedim zaten bilerek olmadı.Yardım edeyim."Elini uzatınca hızla geriye doğru sürükledim kendimi.
"Lütfen yaklaşma lütfen,korkuyorum, lütfen dur orada."Ellerimle yüzümü kapatıp daha çok ağlamaya başladım.Şoktaydım çok korkmuştum.
"Hanımefendi kimlik kartıma bakabilirsiniz ben polisim korkmanıza gerek yok size zarar vermem,ne olduğunu anlatacak mısınız?"Yüzümü açtım ve elindeki kimlik kartına baktım fakat bu rahatlamam için gerekli değildi.Titreyen elimle hemen telefonumu ve çantamı alıp kalktım hızla arkamı döndüm,başımı eğip telefonumu açacağım sırada arkada birisi koluma dokundu hızla arkamı döndüm."Dokunma! Dokunma bırak! Bişey olmadı lütfen dokunma sadece birinin dokunmasından hoşlanmıyorum."Elini çekti ve yanıma yaklaştı uzaklaşmaya çalıştım ama yapamadım içimden bir ses ona güvenmemi söylüyordu."Arka sokakta bir adam var size bakıyor ve yanınızdan ayrıldığım an yanına gelmeyi planlıyor gibi belkide ben öyle sanmışımdır, bişey yoksa ben gidiyorum iyi günler."Arkasını dönünce hemen kolunu tuttum.
"Yalvarıyorum beni burada tek bırakmayın,güvenli bir yere gitmek istiyorum bana yardım eder misiniz? Lütfen."Beni takip et dedi ve yoluna devam etti hemen yanına geldim başım eğik bir şekilde onu takip ettim.Siyah lüks bir arabanın önünde durdu binmemi işaret edince hemen arka koltuğa geçip oturdum.O da şoför koltuğuna geçip arabayı sürmeye başladı,olanları hatırladıkça daha fazla ağlıyordum."Adın ne?"Sorusu üzerine bakışlarımı dışarıdan çekip Aynadan ona baktım."Nidan,Nidan Sakar.Sizin?"Yaşadığım şey yüzünden rahatsız hissettiğim için sürekli eteğimi çekiştiriyordum bu yaptığımı ben bile fark etmezken o fark etti."Acar Kara,tanıştığıma memnun oldum Nidan Hanım şimdi anlatır mısınız? Olay nedir?"
"Olay yok sadece bir kaç arkadaşımla sözlü kavgaya girdim üzüldüm ağlarken size çarptım bu yani."Polis olduğu için yüksek ihtimalle inanmayacaktı ama yinede şansımı denemek istemiştim."Lütfen gerçeği anlatır mısınız?"daha fazla kaçamayacağımı anlamıştım yoksa zorla emniyete bile götürebilir sorgumu alabilirdi tek çare anlatmaktı."Şey oldu... şimdi ben derslerime çalışıyordum dershanedeydim yani dershanedeydik erkek arkadaşım da vardı yanımda sürekli şikayet ediyordu bende artık dayanamadım bişeyler söyledim,sonra o da ders eşyalarımı elimden alıp çantama koydu ve çantamla beni dışarı sürükledi.Nereye gidiyoruz falan diye sordum fakat hiç bir şekilde cevap vermedi ara sokağa girdi korktum biraz.Sonra..."Hıçkırarak ağlamaya başladım elim ile yüzümü kapattım ve devam ettim."İlişkimizde bişeylerden şikayetçi oldu ve... beni sıkıştırdı arkadaşımı aradım kaçtım, kaçarken de size çarptım."Artık hıçkırıklarım durmuyordu bunu başka birine anlatmak beni çok kötü etkilemişti.Vücuduma ellerini sürdüğü için kendimi kötü hissediyordum.Araba durunca nereye geldiğimizde baktım karakola gelmiştik.Ağlamamı durdurmaya çalıştım çünkü karakola gidip şikayet edemezdim.
Acar denen polis bana tam dönmemeye dikkat ederek konuşmaya başladı."Nidan Hanım,ben karakolun bahçesinde sizi bekliyorum siz de kendinizi toparlayınca gelip ifadenizi verirsiniz."kaçmak için onayladım.Acar arabadan inip karakol bahçesine girdi.Daha çok beklemeden telefonumu çıkardım ve Hilal'i aradım.Tek çalışta açtı.
"Kızım sen sabahtan beri nerdesin? Aklım çıktı bişey oldu diye."Diyerek söylendi."Hilal 2 dakika sonra sana canlı konum atıcam gittiğim yere gel ve beni al"bişey demesine izin vermeden kapattım.Arabanın kapısını açtım ve kafamı eğerek çıkıp kapıyı kapattım.çantamın kolundan tuttum ve hızla kaçmaya başladım.Kaçarken Hilal'e canlı konum attım,arkama baktığımda uzaktan Acar'ın beni gördüğünü ve bana doğru koşmaya başladığını gördüm daha hızlı koştum önüme gelen ne kadar ara sokak varsa girdim en sonunda izimi kaybettiğime emin oldum.Yere oturup soluklandım nefesimi kontrol edemiyordum elimi kalbime koydum ve nefes almaya çalıştım.Nefesim düzenlenince ayağa kalktım.Ana caddeye çıktığımda polis arabaları gördüm ne olur ne olmaz diye kafamı eğdim bir cafeye girdim en köşedeki masaya oturup Hilal'i bekledim.
Gelen garsona Limonata istediğimi söyledim.Neredeyse bütün müşteriler kalkmaya başlayınca içim daha iyi oldu ne kadar az insan o kadar iyi benim için.Saçımdaki tokayı çıkardım ve yüzüm saklaması için saçımı kullandım.Garson önüme limonatayı koyduğu an karşımdaki sandalye çekildi sonunda Hilal gelmişti."Hilal sonunda geldin çok korktum sana şimdi herşeyi anlatacağım.Ondan önce sende bir şey iç-"kafamı kaldırdığımda Acar'ı görmeyi beklemiyordum.Gözlerimi şokla açıp yerimden kalktım."İçerim içerim otur sen şöyle.Anlat bakalım neden kaçtın?"
Kaçış olmayacağını anladığım için geri oturdum."Kaçmadım sadece evime gitmek istedim bunda ne var? Ayrıca sen neden buradasın?"Acar yüzüne alaycı bir gülüş ekledi"Yalan mı söyledin bana birini mi kazıkladın da ondan kaçıyordun?"Sinirden kendimi kontrol etmeye çalıştım krize girmemek gözümü kapatıp derin nefes aldım ve açtım."Birincisi ben size neden yalan söyleyeyim? İkincisi inanıp inanmamanız umurumda değil. Üçüncüsü işte sizin yaptığınız şey yüzünden polislere güvenmem ve onlara kimseyi şikayet etmem,çünkü suçlular hep serbest kalır ve mağdurlar yeniden mağdur olur."ayağa kalkıp cafeden çıktım sinirden şuan heryeri parçalayabilirdim.Hilal geldiğinde ilk işim eve gidip soyadımı değiştirmek için elimden geleni yapmak olacaktı...
~☆~
Evet ilk bölüm bu şekildeydi bir sonraki bölümde şimdiki zamanı okuyacaksınız inşAllah sevmişsinizdir.Okuyan ve kitabıma şans veren herkesi çok seviyorum görüşürüz.