İçeriğe geç

NEFES

Bölüm 3 · 4 dk okuma

NEFES

Bölüm 3

3.Bölüm:Arkadaşlar

3.BÖLÜM Elbisemi giymiştim altın küpe ve kolye taktıktan sonra saçlarımı yukardan toplamıştım ve şuan perçemlerimi yapıyordum.

"Bitti" diyerek hemen bez çantamı koluma takarak kafeye doğru yola çıktım.

Zaten 5 dakikalık bir yol olduğu için hemen gelmiştim. Miray ve Deniz etrafı düzenlemiş poğaça yapıyorlardı.

"Merhaba"

"Merhaba Derya" diyen Miray'la Deniz'e baktım. Normal de çok enerjik olan Deniz den eser yoktu.

"Deniz iyi misin?" Dediğimde bana döndü ağlamaya başlayınca ne yapacağımı şaşırmıştım enerjik kızlar olarak toplanmıştık ama hayatımızdan hiç dram eksik olmuyordu hatta bu aralar çok karşımıza çıkıyordu.

"Babam yoğun bakımda"

" Ne" dediğimizde arkadan bir ses duyuldu.

"Siktir" abimin burada ne işi vardı. Görevi yok muydu?

"Deniz" Koşarak Deniz'e sarılan abime gülümseyerek baktım. Ne zaman bu kıza çıkma teklifi edecekti. İkisi de birbirinden hoşlanıyo işte.

Abimin göğsünde ağlamaya devam eden kıza bu sefer üzülerek baktım. Babası çok zor durumdaydı. Benim babam o durumda olsaydı umurumda olur muydu sanmazdım. O da zaten biz ölüm döşeğindeyken bizi çok önemsemezdi. Cenazemize bile gelmezdi. Annemin cenazesine gitmediği gibi.

O sırada abimin arkasında gördüğüm timle gülümsedim yalan olmasın beklemiyordum.

"İsterseniz bu masaya geçebilirsiniz" elimle timin tam sığacağı büyük masayı göstermiştim.

Hepsi tek tek oturunca abim yanımıza geldi Deniz'in elini tutmuş dışarıya çıkıyorlardı.

"Nereye?" Diye bağırmamla abim arkasını dönüp gülümsedi.

"Güzelim biz dışardayız" Deniz'e baktı tekrardan , sonra bana geri döndü.

"Bazılarının neşeye ihtiyacı var" gülümsedim. Çok yakışıyorlardı benimde ilerde böyle güzel ,sakin ,huzurlu bir ilişkim olsa ne güzel olurdu.

Gözlerim tekrardan yüzbaşını bulduğunda time bakıyordu. O sırada Cem ve Enes tartışıyordu.

"Cemcim canım benim benimle kavga etmeye neden bu kadar meraklısın?"

"Sen başlattın lan neymiş "

"Susun lan!" Diye bağıran yüzbaşıyla Cem susmuştu.

"Bir şey ister misiniz?"

"Herkese çay"

"Tamam yüzbaşı" deyip arkama döndüğümde. Cem ile Enes'in ben uzaklaştıktan sonra tekrar tartışmaya başladığını ve diğerlerinin onları hiç takmadığını görmüştüm önüme döndüğümde Miray'ın çayları doldurduğunu gördüğümde şaşırdım çok hızlıydı.

"Ne ara oldu ki çay"

"Ben geldiğimde üçümüz içeriz diye çay koymuştum da" dediğinde gülümsedim

"Tamam iki tepsi yap birini sen al birini ben"

"Tamam, o iş bende patron"

Bir tepsiyi elime verdiğinde ikimizde çayları masaya koymuştuk.

Ben kapıya gidip "kapalı" yazısını "açık" yazısına çevirmiştim.

Miray'da masanın üstünde olan sandalyeleri indiriyordu. Bende gidip ona yardım ettiğimde beş dakika da halletmiştik.

"Yemin ediyorum cırtım çıktı Miray'ya"

"Daha çok işimiz var birde sen patron olucan ooo" dediğinde timin oturduğu masaya döndüm. Yüzbaşının ne giydiğine ilk geldiğinde bakmamıştım ama şu an çok yakışıklı göründüğünü bütün kızlar kabul edebilirdi. Üstünde kaslarını ortaya çıkaran siyah bir t-shirt vardı altında da siyah bir pantolon ve sandalyesine astığı deri ceketi aslında buradan bakarsan çok zıttık. O siyahtı ben de beyaz.

"Deryaaa" bağıran Miray'a döndüğümda başıyla kapıyı gösterdi.

O sırada arkadaş grubunun devamını görmemle gülümsedim. Miray,ben ve Deniz dışında da üç kişi vardı bunlar da Can, Yiğit ve Emre' ydi.

"Oo hoş geldiniz siz buralara gelir miydiniz? Biz sizi Avrupa'da tatillerde kız tavlamaya çalışırken görmeye çok alışmışız da" dediğimde üçü de gülerek bana baktı. Yiğit kolunu omzuma attığında Miray yanımıza geldi

"Bugün biraz erken mi kapatsak" desiğinde gülümsedim. Yiğit'e baktığımda yüzlerimizin çok yakın olduğunu fark edince geri önüme döndüm.

"Peki o zaman ama fazla mesai yapmalıyız bir de erken açmalıyız yarın iyice güzel güzel süpürelim ki kafe güzel gözüksün hem yarın bunları da çağırırız hem" sözümü devam ettirmeme mani olan şey Can'ın elini ağzıma koymasıydı.

Elimi uzatarak elini çektiğimde Yiğit' te çoktan kolunu omzumdan çekmişti.

"Biz gelince çenen tekrardan açılmaya başladı çilek kız" dediğinde güldüm eskiden çok çilek yediğim için yiğit bana sürekli çilek kız derdi diğer çocuklardan daha yakındım ona çocukluk arkadaşımdı bütün zamanımız birlikte geçmişti.

Beni düşüncelerimden çıkmamı sağlayan ses yüzbaşının yüksek bir sesle öksürmesi oldu. Yiğit bana döndü.

"Hadi çilek kız çil k kız burayı toparla da gidelim" dediğinde kafamı salladım. O sırada Emre'de "Açık" yazısını "kapalı" ya çevirmişti. Yanımızdan geçip yan masaya oturuken " Çok acıktım" diye yine mızmızlanmasını duyduğumda gülümsedim küçüklükten beri hep böyleydi ağzı hiç durmazdı onlar benim çocukluğumdu. Üçüde benim için çok değerliydi. Abimin etrafı erkeklerle dolu olduğu için de benim daha çok erkek arkadaşım olurdu zaten.

Yiğit'in çenemi kaldırıp yanağımdan öpmesini yine beklemiyordum tabii. O sırada yüzbaşıdan daha çok öksürük sesi gelince Yiğit'in yanından ayrılıp yüzbaşının yanına doğru ilerlerken Yiğit'in arkamdan gülen sesini duymuştum. Bugün bir değişikti.

"Sanırım kapatıyorsunuz. Sevgilinle sana iyi günler"

"Hayır sevgilim değil " dediğimde kaşınlarını yukarı kaldırdı.

"Yani abime söylemezsin değil mi?"

"Tamam Nefes"

O an kalbimin çok hızlı attığını hissettim neden bilmiyorum ama kalbimin yerinden çıkacak gibi atmasının iyi bir sebebi olmalıydı çünkü bu hayra alamet değildi. İsmim onun ağzından çok güzeldi.

"O ismimi sadece abim kullanıyor"

"Bende kullanabilir miyim?"

"Hayır" dedim net bir sesle şu an ne yaptığı hakkında hiçbir fikrim yoktu ve ona kanacak değildim.

Nefes bu adam abayı yakmış kızz

İç sesimi susturmaya çalışarak ona baktım.

O sırada tim neredeyse çıkmıştı. Enes'in bana el salladığını görünce gülümsedim. Bende el salladım. Cem ile yanıma geldiğinde ne oldu anlamadım gözlerim ikisindede gezip duruyordu. Enes üstündeki gömleğinin iki düğmesini açarken kolunu omzuma attı.

"Cem ile güvercin olup herkesin kafasına sıçma hayalimiz vardı ama sen kurtuldun" dedikten sonra tekrardan el sallayıp gittiğinden kıkırdamadan edemedim.

......

Tim gittikten sonra üstümdeki elbiseyi çıkarıp. Pantolon ve üstüne sıfır kol crop giymiştim. Elbiseyle daha rahat ederdim fakat bizimkiler çok ısrar etmişti.Daha sonra bir restorana gitmiş yemek yemiştik.

Şu anda uyumaya çalışıyordum o sırada bana bir mesaj gelmesiyle yatağımda doğruldum.

-Hain sen misin?

Ne oluyordu böyle ne haini

*

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.