"Sen ne diyorsun lan!" Dedikten sonra boğazına yapıştı yüzbaşının Poyraz.
"Sen benim kardeşim hakkında neler diyorsun lan!" Dedikten sonra yüzbaşının yakasını bırakıp elini saçlarından geçirdi.
"İzin veriyor musun?" Diyen yüzbaşına baktı Poyraz
"İzin vermesem de yapacaksınız yüzbaşım" dediğinde yüzbaşı ona bakmadan kapıdan dışarı çıktı.Araları iyiydi yoksa çok pis dayak yerdi ama şuan bu umurunda bile değildi.
Poyraz bu sefer olduğu yere sindi kaldıramıyor du olanları kardeşi hakkında hiçbir şüphesi yoktu zaten ama bilmiyordu işte ne yapacağı bundan sonra belirsizdi.
"Akışına bırakacağım" dedi kendine anlatmak ister gibi.
"Akışına bırakmak istiyorum" dedi ve tekrar masanın üstündeki zarfı alıp içindeki yazıyı okudu.
Sonra hızlı bir şekilde masadan kalktığında sandalye yere yuvarlandı.Duvara vurdu"Annemi" tekrar duvara vurdu"Babam olacak o şerefsiz öldürmüş "dedikten sonra yeniden yere çöktü bu sefer ne yapacağını bilmiyordu fakat deneyecekti bu sefer gerçekten akışına bırakacaktı.
2.BÖLÜM
Sabah kalktığımda abimi mutfak masasına oturmuş elinde kahvesiyle yeri seyrettiğini gördüğümde yanına yaklaştım. Kafeyi bugün Miray açacaktı geç çıkabilirdim evden. Ayak sesimi duyduğunda başını kaldırdı.
"Gittiğini sanıyordum." Dediğinde ona doğru yürümeye devam ettim. Tam yanına gelmiştim ki ayağa kalktı neden ayağa kalktığını anlamak için ona baktığımda kahve doldurduğunu gördüm. Kim bilir kaçıncı kahvesiydi.
O sırada gözünden akan yaşı gördüğümde hızlı adımlarla yanına gidip kollarımı boynuna doladım. Oda kafasını boynuma gömdüğünde ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
"Annem gibi kokuyorsun" dediğinde benimde gözümden bir damla yak akmıştı. Bugün annemin doğum günüydü. Ben kafamı kaldırdığımda o da kaldırdı.
"Abi, alışmalısın alışmalıyız evet kolay birşey değil hiç değil ama yapacak bir şeyimiz yok inan bana lütfen" dediğimde gözünden akan yaşı sildim.Ellerimi yüzünün iki tarafına koyduğumda gülümsedi.
"O kadar çok seviyorum ki seni, inan sana her zaman güvenen bir abin var arkanda ne olursa olsun sırtını yaslayabileceğin her zaman yanında olan ve" gözümdeki yaşı sildi.
"Her daim arkandayım işte be Nefesim" dediğinde kıkırdadım ve gözümdeki yaşı sildim ona bakıp gülümsedim. Bir, iki adım geriledim .
"Şimdi ben giyiniyorum sende beni kafeye bırakıyorsun anlaştık mı?" kafasını salladı.
Hala mutsuzdu." Hadi ama moral, motivasyon " derken odama doğru yürümeye başlamıştım bile arkamdan kıkırtısını duyunca gülümsedim.
Dünden ayarladığım kıyafetlerimi giyince dışarı çıktım.Abim çoktan hazırlanmış, arabasına yaslanmış beni bekliyordu. Koşarak yanına gittim. O sürücü koltuğuna geçerken ben de yolcu koltuğuna geçiyordum.
...��
Çoktan kafeye gelmiştim. Müşterilerin isteklerini de halletmiş. Miray' la oturuyorduk.
"Deniz nerede?" Dediğinde ona döndüm. "Babası hastaydı ya yardıma ihtiyacı varmış memlekete gitti."
"Peki" dediğinde ona döndüm bı hayli mutluydu.
"Bakıyorum da bugün çok mutluyuz desene senin için ettiğimiz dualar kabul oldu diye"
"Şey" dedi hala bana bakmıyordu.
"Ney?" Dediğimde müşterilerden birinin "garson" diye bağırmasıyla koşarak masaya gitmiştim.
Kafenin ilerisinde bir üniversite olduğu için öğrenciler buraya çok geliyordu fakat kahvaltı yapmak için gelen de vardı.
"Merhaba" dediğinde yüzüm adama doğru döndü yüzbaşının burada ne işi vardı? Böyle yerlere gelen biri olduğunu hiç sanmıyordum belki de çoğu zaman kahvaltı yapmıyordu Allah bilirdi.
"Burada çalıştığını bilmiyordum"
"Bende sizin buraya geldiğinizi bilmiyordum yüzbaşı" dediğimde kafasını salladı.
"Bir çay istiyorum"
" peki" deyip koşarak Miray'ın yanına gittim
"Bir çay" dediğimde koşarak mutfağa gitti.
"Garson" diyen adamın yanına gittiğimde etrafına baktı.kafede sadece o ve bize arkası dönük bir yüzbaşı vardı.
"Ne istersiniz" sırıtarak bana baktı.
"Seni" dedikten sonra beni masayla arasına alınca gözlerim açıldı ne yapıyordu bu adam böyle.
Adam işi bozdu sıçtık Nefes
"Şimdi ben buradan çıkayım abi" dediğimde beni kollarımdan tuttu.
Kardeşim salsana beni aaa
"Abi deme lazım olur" yüzümü buruşturdum.
"Yemin ediyorum bırakmazsan bağırırım"
"Bana bak"
"Baktım lan"
" Senin var ya" eli tam tokat atmak için kalmıştıki birisinin ona yumruğu geçirmesi bir olmuştu. Bu da bizim yeşil gözlü yüzbaşıydı siyah saçları alnına dökülmüştü.
"Sen kim bir kadına el kaldırmak kim pezevenk" dediğinde bir yumruk daha atmıştı.
Durdurmayalım da şu güzel manzarayı izleyelim he Nefes
Alparslan'ın gözü bana dönünce gülümsedi.
"İyi misin?"
"Sağ ol iyiyim"
"Ne demek" yerdeki baygın adama bir tekme geçirdi.
"Pezevenk"
"Efendim yüzbaşı"
"Size demedim Nefes" dediğinde suratına baktım. Hanım demesini bekliyordum.
"Sana demedim Nefes" dediğinde kafamı salladım.
"Senin benle resmi konuşman fakat benim senle senli benli konuşmam sinirimi bozuyor" dediğinde kafamı sağa eğdim.
"Peki bende size Alparsan abi derim o zaman"
"Olur çok iyi olur" dediğinde kafamı salladım. "Halledersin o zaman" dedim yerdeki adamı kafamla gösterirken .
"Sen işine bak bu iş bende"
"Tüh" dedim masadaki çayına bakarken ben gidemediğimden Miray götürmüştü muhtemelen. "Çayını içememişsin Alparslan abi"
"Başka zamana artık"
"Bu arada" kafamı masadan çekerek ona baktım.
"Böyle şeyler devam ederse abine söyle" kafamı salladım. Adamı bir çuvalmış gibi omzuna atınca cevap verdim.
"Peki"
"Görüşürüz Nefes"
"Görüşürüz Alparslan abi" elimi salladığımda o da bana dönerek elini sallamıştı.
Ama aklım adamda kalmıştı ya tekrar gelirse.
Yüzbaşı kurtarır seni
Yüzbaşı her zaman yanımda olamaz ki hem böyle tiplerin nereden çıkacağı belli olmaz.
O zaman hep adamın yanında dur sende
"Tövbe"diyerek yoluma devam ettim. Kulaklığımda en sevdiğim şarkılardan biri çalıyordu.
Yedinci ev- Birileri anlatsın bana
Çok çabuk aşık olan biri değildim. Sadece 1-2 kere sevgilim olmuştu daha da olmamıştı. Bu şarkıyı da aşk acısı çektiğimden dinlemiyordum yani.
Bu sırada eve varmıştım dış kayı açıp beşinci kattaki evimize çıktım. Abim taşınmaya karar verdiğinde beni de yanına almaya karar vermişti. O zamanlar ikimizin de babamla arası iyi değildi şu anda iyi değil zaten de çok kafama takmıyorum ama küçükken babamla aramın çok iyi olması için elimden geleni yapmıştım. Şimdiyse akışa bırakıyordum. Ne o bize geliyodu ne biz ona. Sadece rastlarsa abim rastlardı o da aynı yerde çalıştıkları içindi.
Eve geldiğimde anahtarla kapıyı açtım. Beni sessizlik karşıladı koca bir sesizlik abim büyük bir teröristi yakalamak için uzun bir süre karargahta kalacaklarını söylemişti.
Odama gidip kulaklığımı çıkardım kitaplığım önündeki masama yerleştirdim. Kitap okumayı gerçekten çok severdim tabi vakit ayırabilirsem. Üstüme pijamalarımı giydikten sonra yarın için Beyaz bir elbise çıkardım tam dizlerimde bitiyordu bu havada biraz daha pantalon giyersem pişeceğime emindim çünkü.
Yatağıma girip gözlerimi kapattım ama uyuyamadım bende kalkıp film izledim Saat on bir de eve gelmiştim şimdi ise saat gece birdi film bitmişti tekrar yatağıma uzandığımda biraz telefona bakıp uyumuştum. Yarın beni güzel bir gün bekliyordu.
*
