İçeriğe geç

NEFES

Bölüm 1 · 4 dk okuma

NEFES

Bölüm 1

1.Bölüm :Tim

Poyraz babasının vatan haini çıkmasının üzerine timinin hep beraber oturdukları odada sürekli duvara vurup duruyordu.Elleri kan içinde kalmıştı hainliği kaldıramıyordu hemde hain babasıydı

"Yeter!" diyen yüzbaşıyla yerinden doğruldu." İfadesi alındı o iş tamam ama seninle konuşmam gereken bir konu var."

Diye konuşmaya devam eden yüzbaşıya bakmaya devam ediyordu Poyraz.

"Kardeşin hakkında" diye cümlesine devam etti yüzbaşı. Poyraz'da hemen masanın yanındaki sandalyeyi çekip oturdu. Tekrardan yüzbaşının konuşmasıyla gözleri tekrardan önüne döndü fakat yüzbaşının cümlelerinden sonra gözleri bu kez öfkeyle parlıyordu kardeşine bunu nasıl yapacaktı?

1.BÖLÜM

Bugün kafeyi açmaya gitmemiştim.Bu yüzden evde boş boş oturup televizyona bakıyordum fakat abimin sürpriz misafirleriyle üstümdeki battaniyeyi yere atarak doğrulmuştum. Tam yürüyeceğim zaman telefonumun ötmesiyle koltukta olan telefonumu alarak yönümü odama doğru çevirdim.

-Nefesim,misafirlerle yarım saat sonra evdeyiz

Görüldü atıp eve bir baktıktan sonra sadece oturduğum koltuktaki yastıkları ve yerdeki battaniyeyi düzenledikten sonra mutfağa doğru yola çıktım.Akşam gelecekleri için hemen duyunca çıkıp ekler ve bir çikolatalı pasta almıştım.Onları güzel bir şekilde tabağa koyduktan sonra içerideki masanın üzerine koymuştum o sırada çalan kapıyla hemen elimi yıkayıp kapıya doğru koştum.

Kapıyı açtığımda abimin buruk bir şekilde gülümsediğini gördüm morali bozuktu fakat bunu şu anda onunla konuşmam doğru olmazdı ama yine de bunu konuşmayı unutmayacaktım.

Onları içeriye doğru yönlendirtikten sonra bende tekli koltuğa oturdum. Karşımdaki tekli koltuktaki yeşil gözlü adam bana o kadar dikkatli bakıyordu ki onun bakışlarından kurtulmak için yapabilecek birşey arıyordum. O sırada abimin konuşmasıyla ona döndüm.

Yeşil gözlü adamı göstererek "Yüzbaşı Alparslan Demir" dediğinde kafamı aşağı yukarı sallayıp devam etmesini bekledim şu anda dokuz adamla birlikte aynı evdeydim bu da canımı sıkan diğer birşey di ben hiç bu kadar adamla aynı yerde durmamıştım bile.

Abim bu sefer eliyle esmer üç adamı gösterdi."Oğuz, Furkan ve Cenk" dediğinde devam etmesini bekledim o sırada sarışın mavi gözlü bir adam konuştu " Ben Caner " yanındaki kumral adamı gösterdi " Bu da Emir" dediğinde adam kafasını salladı. Diğer bı kumral adamda kendisini ve yanındaki adamı gösterdi " Ben Cem bu yanımdaki gereksiz de Enes"

"Bende Derya Nefes " dediğimde herkes bana bakmıştı. O sırada yüzbaşı bana döndü." Babanla iyi anlaşıyorsunuz sanırım" dediğinde ona bakmadan az önce baktığı aile fotoğrafımıza baktım. O fotoğrafı çekmeden önce neler yaşadığımızı pek hatırlamasamda babamın zorla bizi götürüp çektirdiği bir fotoğraf olduğunu söylerdi abim. Orada annem de vardı abimde niye babamı sorduğunu anlamasamda olumsuz bir şekilde başımı salladım.

"Pek anlaşamam kendisiyle" dediğimde yüzbaşı hala bana bakıyordu. " Pardon yüzbaşı neden öyle bakıyorsunuz?" Dediğimde herkesin gözü ikimizde dolaşmaya başladı. " Gözleriniz" dediğinde gözlerimiz hala birbirimizin üzerindeydi.

"Gözleriniz güzelmiş Derya Hanım" dediğinde bakışlarımda şaşkınlık olduğuna emindim çünkü gözlerim sadece normal bir kahverengiydi işte yüzümü buruşturdum."Hanım demeyin yüzbaşı kendimi yaşlı hissediyorum." Dediğime gülümsedi .

"Çay isteyen" deyip ayağa kalktığımda. Herkes çay istediğini söyleyince mutfağa doğru ilerledim kapıyı açtığımda ne ara mutfağa geldiğini bilmediğim abim mutfağın balkonunda sigara içiyordu.Balkona girdiğimde bakışları bana döndü "Neden böylesin abi" dediğimde gözlerini yeniden gökyüzüne çevirdi. "Nasılım?" Diye sorunca bende gözlerimi gökyüzüne çevirdim bu kadar ışığa rağmen yine de belli olan birkaç yıldıza değdi gözlerim.

"Mutsuzsun"

"Çok mu belli oluyo"

"Çok"

"Görev kötü gitti o yüzden" dediğinde bakışlarım tekrar ona döndü "peki" dedim hiç içime sinmesede " Çay ister misin? Herkese dolduracağım da"

"Olur "

"İçeriye geç daha da sigara içme" dediğimde bana baktı.

"Nasıl bu kadar dayandığını düşünüyordum ben de" dediğinde göz devirdim.

"Hızlı ol" dediğimde kafasını salladı.

Sigaradan nefret ederdim alkolden de hayatıma zarar veren herşeyden nefret ederdim. Abim de benim herşeyim di onu da çok önemsiyordum fakat mutsuz olduğunda benle inatlaşır dı bunun da kavaga ya dönmesini istemediğim den sadece az içmesini söyler geri çekilir dim ama dinlemezse çekeceği vardı.

O sırada çayları koymuş içeriye gidiyordum ki bir şeye çarpmadan ani bir şekilde duraksamamla dengem bozuldu az daha tepsideki çaylar dökülyordu ki son anda toparlamıştım.

Kafamı kaldırdığımda bu adamın ne kadar uzun olduğunu yeni fark etmiştim."Özür dilerim Alparslan Bey" dedim içeride söylediği Hanım kelimesine laf yaparak. Önüne geçmiştim yürüyordum ki kıkırtısını duyarak durdum.

"İçeride hanım dememe mi kırıldınız yoksa bana mı öyle geldi?" Dediğinde ona baktım omzunu mutfağın kapısına yaslamış ve kollarını da göğsünde bağlamıştı.

"Hayır" dediğimde gözleri elimdeki tepsiye kaydı daha sonra tekrar bana döndü." Bu kadar çabuk kırılmam yüzbaşı" dedikten sonra yoluma devam ettim.

...��

Misafirler gittikten sonra masayı toplamıştım. Abimle konuşmak çok istiyordum ama benle paylaşmak istemediği birşeydi ki benden önce yatmıştı normelde gece 1 de uyur beni de hiç uyutmazdı. İçimdeki merakı bir kenara atarak odama doğru yürümeye başladım kapıyı açıp içeri girdim ardından kapattım.Dolabımı açıp üstüme pijama takımımı giydim üstümdeki pantolonla pek rahat edemiyordum hem pantolonla uyuyacak değildim ya. Bir kot pantolon ve üstüme de beyaz bir t-shirt çıkarıp kenara koydum yarın bunları giyecektim

Yatağıma girdiğim gibi uyudum.Sabah erken kalkmam lazımdı sonuçta yarın kafeyi açmalıydım.

*****

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.